Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
Puan: 281
Çevrimdışı
Üye ID: 30
Nerden:
|
 |
« : 09 Mayıs 2008, 09:32:33 » |
|
 |
|
 |
 |
Zevahiri'den El Kaide militanlarına uyarı

Eymen ez-zevahiri soruları cevapladı Ekhlaas internet sitesinin geçtiğimiz aylarda yaptığı çağrı üzerine öğretmen, öğrenci, memur, gazeteci, yazar, mimar ve daha birçok meslek dalından ve sınıftan insan El Kaide örgütü hakkındaki yüzlerce soruyu bizzat muhatabına sordu.
Zevahiri’nin sorulara verdiği cevap ise adı geçen internet sitesinde geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Sizler için bu sorular ve cevaplarından önemli gördüklerimizi derledik. Ve 1. bölümünü sizlere sunuyoruz: Eymen ez-Zevahiri’ye sorulan soruların en önemlisi belki de masum sivillerin ölümü. İşte bu konuda sorulan sorulardan ikisi ve Zevahiri’nin cevabı. Coğrafya Öğretmeni soruyor: “Affedersiniz Sayın Zevahiri, ama Sizin emrinizle Bağdat’da, Cezayir’de ve Fas’da masum insanlar ölüyor. Siz cihad için kadın ve çocukların öldürülebileceğini mi savunuyorsunuz? Ben sizi ve hareketinizi bunları Tel Aviv’de yapmaya çağırıyorum. Neden siz bugüne kadar bu saldırıları hiç İsrail’e taşımadınız? Veya pazarlardaki Müslümanları öldürmek daha mı basit? Belki de sizin biraz coğrafya dersi almaya ihtiyacınız vardır, çünkü sizin haritanız sadece Müslümanların devletlerini gösteriyor.” Zevahiri ise bu soruyu şöyle cevaplıyor: “Biz masumları öldürenleri öldürüyoruz” “Benim Coğrafya Öğretmeni’ne cevabım bizim ne Bağdat’da ne Fas’da ne Cezayir’de ne de başka her hangi bir yerde hiçbir masumu öldürmediğimiz yönündedir. Eğer Mücahitlerin operasyonlarında bir masum ölmüşse, bu istem dışı yapılan bir şey veya Teterrus (düşmanın insanları kalkan olarak kullanması) olaylarında olduğu gibi mecburiyettendir. Teterrus’la ilgili detayları “İman Edenlerin Göğüslerinin Ferahlaması” adlı kitabımda ve “Beraat” kitabımın 8. bölümünde anlattım, Ebu Yahya el-Libi kardeşim de “Çağdaş Cihad’da Teterrus” adlı kitabında anlattı. Ben masumları öldürmediğimiz konusunda soruyu soran kardeşimi aydınlatmak istiyorum: Aslında biz masumları öldürenlerle savaşıyoruz. Masumları öldüren bu kişiler Amerikalılar, Yahudiler, Ruslar, Fransızlar ve onların ajanlarıdır. Soru sahibinin iddia ettiği üzere çılgınca masum katleden bizler miyiz? Belki, kalabalık Pazaryerlerinde onlardan binlercesini öldürsek bizim için bunun doğru olması mümkün olabilir, ancak biz sadece Müslüman Ümmetinin düşmanlarını karşılıyor ve hedef alıyoruz. Bu iddia ancak bu zamanlarda mümkün olabilir, yani bir sivil istemeyerek ve kaçınılmaz olarak ancak bu karşılama ve hedef alma esnasında ölebilir. Mücahitler Müslümanları defalarca Amerikalıların, Yahudilerin, işbirlikçilerinin ve ajanlarının toplandığı yerlerden uzak durmaları konusunda uyarmıştır. Haçlı-Yahudi propagandası Mücahitlerin masumları öldürdüğünü iddia ediyor. Ancak Müslüman ümmeti kimin düşmanları olduğunu kimin kendilerini savunduğunu bilmektedirler. “Biz ALLAH’ın hükümleri baz alıyoruz, almayanlara nasıl güvenelim?” Zevahiri devamla şöyle diyor: "Şeyh Usame bin Laden son konuşmasında şöyle diyor: "Ben genelde bütün Müslümanları ve özelde komşu ülkelerdeki insanlarımızı temin ediyorum ki onlar Mücahitlerden sadece iyilik görecekler ALLAH'ın izniyle. Çünkü biz Ümmet'in dinini savunan evlatlarınızız ve aynı yolla biz ümmetin evlatlarını savunuyoruz. Ve imansızlara, Haçlılara veya onların gaspçı ajanlarına kaşı gerçekleştirilen operasyonlarda Müslümanların evlatları arasındakilerin kurban olarak şehit düşmesi asla kasıtlı değildir. Ve ALLAH bizim bundan dolayı büyük bir üzüntü duyduğumuzu biliyor ve onun sorumluluğu bizim üzerimizdedir. ALLAH'dan bu sebeple bizi bağışlamasını niyaz ediyoruz ve de Onlara (bu şehit düşen kurbanlara) rahmet etmesini ve onlara geniş cennet bahçeleri nasip etmesini ve de Onların ailelerine ve yakınlarına sabır vermesiniz diliyoruz. Siz de biliyorsunuz ki düşman kasten Müslümanların arasında pozisyon alıyor, onları kendilerine siper olarak kullanıyorlar. İşte bu noktada Mücahit kardeşlerimi Teterrus konusunu genişletmemeleri konusunda uyarıyorum. Ve operasyonlarındaki hedeflerinin şeriatın kanunlarıyla düzenlenen sınırlar çerçevesinde olduğu ve Müslümanlardan mümkün olduğunca uzakta olmalarından emin olmaları konusunda uyarıyorum. Bizim düşmanlığımız kukla yöneticilere karşıdır Tam olarak bizim düşmanlığımız kukla yöneticilere karşıdır, gerçek şu ki biz onları devirmeden ve Şeriat mahkemelerinin önüne getirmeden güvende olmayız. Biz nasıl onlardan güven içinde olabiliriz ki, onlar Ümmetin düşmanlarını kendilerine müttefik edinir ve bu ittifak için her şeyi yaparlarken… Biz nasıl onlardan güven içinde olabiliriz ki, onlar insan yapımı kanunları Allahu Teala’nın kanunlarının üzerinde tutarken? Ve nasıl biz onlardan güven içinde oluruz ki, Filistin'in özgürlüğü için en geniş cephenin yolları onların kontrolündeki arazilerin içinden geçerken?" Bu kelimeler O'na (Şeyh Usame) aitti. “Neden sadece Filistin’e odaklanıyorsunuz? Siyonistlere karşı cihad birçok bölgede devam ediyor.” Soru sahibinin şu ifadesine gelince; "Ben sizi ve hareketinizi bunları Tel Aviv'de yapmaya çağırıyorum." Ben bilmiyorum soru sahibi El-Kaide'nin Tunus Jerba'da Siyonistleri vurduğunu duymadı mı? Veya Kenya Mombasa'da onlara ait otellerde İsrailli turistleri vurduğunu? Sonra onlardan bazılarını taşıyan El-Al yolcu uçağına 2 füze ateşlendiğini? Soru sahibi Şeyh Usame bin Laden'in (ALLAH onu korusun) son konuşmasında bahsettiği, Mücahitlerin taburlarının Irak’tan işgalcileri kovduktan sonra, Kudüs'e doğru ilerleyecekleri yönündeki sözlerini duymadı mı? Soru sahibi ALLAH'ın uluslar arası küfrün başı Amerikan ve İngiltere, İspanya, Avustralya ve Fransa gibi müttefiklerinin rüzgârının Afganistan, Irak, Arap Yarımadası, Yemen ve Cezayir'de dağıtılmasıyla bizi şereflendirdiğini duymadı mı? Ve onlar İsrail'in babaları, yaratıcıları, güçlendiricileri ve koruyucularıdır. Ve ayrıca neden soru sahibi Filistinli cihad hareketlerinin Çeçenistan, Afganistan ve Irak’taki kardeşlerine yardıma gelmesini talep etmiyor da, özellikle El Kaide'nin İsrail'de saldırı yapması gerektiğine odaklanıyor. Eğer bu sözler onun El Kaide hakkındaki güzel görüşlerini yansıtıyor ve her yerdeki İslam düşmanlarıyla savaşılmalı diye düşünüyorsa, biz bu güzel görüşünden dolayı teşekkür ederiz ve Müslüman kardeşlerimize söz veriyoruz ki ALLAH'ın yardımıyla İsrail'in içinde ve dışında yapabildiğimiz kadar iyi bir şekilde onları vurarak Siyonist rüzgârını dağıtacağız. ALLAH'dan bize yardım etmesini niyaz ediyorum. “Cezayir’de hedef okullar ve hastaneler değil; Birleşmiş Milletler ve hükümet binalarıydı.” Masum ölümleri hakkında sorulan ikinci soru Cezayirli bir Tıp öğrencisine ait. Soru sahibi diyor ki; "İslami Magrib'de El Kaide hareketi çocuk ve kadınları sizin görüşünüzle mi öldürüyor? Ben Zevahiri'nin Cezayir'deki insanların ölümü hakkında bana cevap vermesini istiyorum. Masumları öldürmenin meşru delili nedir? 11 Aralık'da Cezayir'de 6 Müslüman kanı döküldü ve El Kaide tek ALLAH'a ibadet eden Müslümanların öldüğü patlamayı üstlendi. ALLAH'dan başka güç ve kudret sahibi yoktur. Bu yüzden tebrikler şampiyon Zevahiri ve masum öğrencileri, çocuk ve kadınları Kurban Bayramında öldürdüğünüz için. Masumların günahı neydi? ALLAH bize yeter ve bizi size karşı koruyanların en iyisidir.” Zevahiri soruya şöyle cevap veriyor: Cezayirli Tıp Fakültesi öğrencisine cevabım önceki soru sahibine verdiğim cevapla aynı olacaktır. Fakat Cezayir'de 11 Aralık'ta ölenlerin masum olmadığını eklemek istiyorum. Tercih ettiğimiz görüşe göre; İslami Magrib'deki El Kaide'deki kardeşlerimizin açıklamasına göre onlar Haçlı kâfirler ve onları koruyan hükümet askerleridir. İslami Magrib'deki El Kaide'deki kardeşlerimiz Cezayir'i Amerika'ya satan ve Haçlıların lideri için, Amerika için ve onları memnun etmek için İsrail'e kur yapan Fransızların evlatlarından daha doğrucu, daha adil ve daha dürüsttürler. Şeriata tüm güçleriyle ve teçhizatlarıyla saldıran ve onu hükümetten uzak tutan, binlerce masum Müslüman’ı öldüren ve milyonlarca Müslümanı öldürmeleri için Amerikalılara ve onların haçlı müttefiklerine yardım eden bu mücrimlerin doğru ve adil olmaları olası değildir. 11 Aralık operasyonu Birleşmiş Milletler karargâhına, Kurucu Meclise ve Polis Akademisine gerçekleştirildi, çocukların okullarına veya kadınların hastanelerine karşı değil. Ve Birleşmiş Milletler İslam'ın ve Müslümanların düşmanıdır ve o; İsrail Devleti'nin kurulmasını sistemleştiren, meşrulaştıran ve O'nun Müslüman topraklarında hâkim olmasına çalışan bir kurumdur. O, Çeçenistan'ı Haçlı Rusya'nın ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve Ceuta ve Melilla'yı da (Bu şehirler Avrupa’ya en yakın Fas topraklarıdır ve İspanya’nın sömürgesi halindedir) Haçlı İspanya'nın ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Ayrıca bu kurum Bonn konferansıyla Afganistan'da Haçlı varlığını düzenlemiş, çeşitli kararlarıyla Irak’ta Haçlı varlığını düzenlemiş ve de Doğu Timur'un Endonezya'dan ayrılmasına karar vermiştir. Böylece o ne Çeçenistan'ı, ne Müslüman Kafkasya'yı ne Keşmir'i ne Ceuta ve Melilla’yı ne de Bosna'yı tanımıştır. “BM, İslami hassasiyetleri yok etmek için İslam ülkelerinde konuşlanmaktadır.” ALLAH o kahraman Emir'e başarıyı nasip etti ve –biz öyle düşünüyoruz- Ebu Musab el-Zerkavi şehit oldu. O, Haçlıların Irak işgalinin hemen başında Bağdat’da Birleşmiş Milletler karargâhını patlatmıştı ve binanın artıkları havaya uçuşmuştu. Ve böylece O, Haçlı istilasını örtbas etmek için Arap ve İslami hassasiyetleri teşvik etmeyi engellemeye yönelik Haçlıların planlarını yıktı. Bu hilenin aynısını Haçlılar Lübnan'da kullanmaktadır. Yani Hizbullah kuvvetleri 30 km geriye çekildi ve Müslümanların topraklarını işgal etmek için uluslar arası Haçlı varlığı onaylandı. Hatta Hizbullah kuvvetleri Müslümanların topraklarını işgal eden Haçlı kuvvetlerin güvenliğini korumaya söz verdi. Eymen ez-Zevahiri'ye sorulan sorular bununla bitmiyor. Ancak biz kimisi tekrarlardan oluşan yüzlerce soru arasından seçtiğimiz ilginç ve bir o kadar önemli olan bu soruları ve cevaplarını, bölümler halinde yayınlayacağız.
pressmedya |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
|
|
|
Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
Puan: 281
Çevrimdışı
Üye ID: 30
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #1 : 09 Mayıs 2008, 09:43:10 » |
|
 |
|
 |
 |
Zevahiri'den eleştirilere kitapla cevap Eymen el-Zevahiri "eski mücahid" Abdulkadir bin Abdulaziz'in yazdığı "Dünya ve Mısır'daki Cihad Amelinin Doğru Yola İletilmesi" adlı kitabına reddiye yazdı. ,

El-Kaide örgütü içersinde Usame bin Ladin’den sonra en etkin isim olan Dr. Eymen el-Zevâhiri’nin “Zayıflık ve Gevşeklik Suçlamasından Kalem ve Kılıç Ümmeti Uzaktır” ismiyle yeni bir kitabı yayınlandı. Kitap bir dönem Arap “mücahidleri” tarafından çok okunan ve eserleri onlarca dile çevrilen eski Mısır Cihad Cemaati lideri Dr. Fazl olarak tanınan el-Umde fî İ’dâdi’l-Udde yazarı Abdulkadir bin Abdulaziz’in “Dünya ve Mısır’daki Cihad Amelinin Doğru Yola İletilmesi” adlı kitabına reddiye mahiyetinde. Dr. Fazl özelde Mısır’daki, genelde ise dünya üzerindeki cihadçı hareketlere bu kitabında yoğun eleştiriler getiriyor.
Zevahiri'nin kitabının kapağı "Yahudiler ve Haçlılara hizmet edecek bir kitap" Zevahiri, yazarın niyeti ne olursa olsun kitabı Haçlı ve Yahudi çıkarlarına hizmet etmekle itham ediyor. Zevahiri “Bu risale niçin yazıldı?” diye soruyor ve cevap veriyor: “Müslümanların Haçlılar ve Siyonistler karşısındaki direnişini kırmak ve beldelerimizdeki işbirlikçi liderlerin işini kolaylaştırmak için…” Zevahiri kitabın her bölümde Abdulkadir bin Abdulaziz’in bir iddiasını ele alıyor, eski ve çağdaş alimlerden nakiller yaparak tezlerini destekliyor. Kitabın ikinci bölümünde “mürted” yöneticilerin tekfiri konusunu ele alan Zevahiri bazı alimlerin bu konuyu bile bile saptırdıklarını vurguluyor. Kitabın altıncı bölümünde halkı Müslüman olan ülkelerin “mürted” liderlerine karşı ayaklanmanın gerekliliğini ele alıyor ve onların İslam halklarının geçmiş ve şimdiki ilim önderlerinin ortak kabulüyle, iki yönden kafir olduklarını söylüyor: 1) ALLAH’ın kanunları (şeriat) dışındaki kanunlara hükmetmek, anayasalarını vahiy dışı esaslara dayandırmak 2) Müslümanlara karşı Yahudi ve haçlılarla dostluk kurmak. On üçüncü bölümde Zevahiri Batılı ülkelerde yapılan saldırılara eleştirileri reddediyor. Şiiler bütünüyle hedef alınamaz; Hedefimiz şii milislerdir Irak’taki el-Kaide’nin ABD bombardımanı esnasında öldürülen lideri Ebu Mus’ab Zerkavi’nin bütün Şiileri hedeflediği iddiasını da reddeden Zevahiri, bu iddianın basında çıkmasından iki gün sonra Irak’taki El-Kaide Örgütü’nün Şer’i Heyeti’nin bildiri yayınladığı ve bütün Şiilerin hedeflenmediği, sadece Şii milislerin hedeflendiğini ifade ettiklerini belirtiyor. Kitabın on beşinci bölümünde ise geçmişte Abdulkadir bin Abdulaziz’in şiddetle reddettiği İmam’ın izni olmadan cihada çıkılmaz anlayışını savunduğu dikkatleri çekiyor ve Zevahiri bu iddiayı da reddediyor. 216 sayfa olan kitabın sonuç kısmında Zevahiri küresel işgale karşı küresel cihadın sürdüğünü vurgulayarak “müslümanların zayıf ve aciz olmadığını” şu cümlelerle ifade ediyor: “Şüphesiz ki ümmet Irak, Afganistan, Ceayir ve Somali’de Haçlı ittifakını hasara uğratmıştır, o yüzden ümmet zayıf değildir. Ümmet aciz değildir, 4,5 asırdır Kafkasya’da vahşi Rusya’ya karşı direnmektedir. Gazze’den Yahudi’yi kovan ümmet felçli bir ümmet değildir. İmam Şamil, Ömer Muhtar, Hasan el-Benna, İzzeddin el-Kassam, Seyyid Kutub, Halid İslambuli, Isam el-Kameri, Abdullah Azzam, Ebu Ubeyde el-Penşiri, Ebu Hafs el-Kaid, Muhammed Atta, Hattab, Şamil Basayev, Aslan Maşhadov, Selimhan Yandarbiyev, Ahmed Yasin, Abdulaziz Rantisi, Ebu’l Velid Ğamidi, Ebu Ömer Seyf, Abdullah Reşûd, Ebu Mus’ab Zerkavi ve Molla Dadullah’ı doğuran bir ümmet kısır değildir.”
Abdulkadir bin Abdulaziz kimdir?
 Asıl ismi Seyyid İmam Abdulaziz eş-Şerif’tir. Cemaat içindeki lakabı ise Doktor Fazl’dır. Mısır Cihad cemaatinin önde gelen kurucularındandır. Cemaatin lideri 1987’de Peşaver’de yapılan seçimleri kazanan Eymen ez-Zevahiri’dir. Ve bugüne kadar da cemaatin bil fiil liderliğini yapmaktadır. Abdulaziz eş-Şerif 1950 yılında Mısır’ın güneyinde Bani-Suweyf şehrinde doğmuştur.
Dr. Fazl adıyla tanınan Abdulkadir bin Abdulaziz 1974’de Kahire Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, Kasru-l Ayn Tıp Fakültesi’nde Cerrahlık bölümünde asistanlık yapmış ve burada yüksek lisans diplomasını alır. Enver Sedat’a yapılan suikast sebebiyle 1981 yılında hakkında tutuklama kararı çıkmıştır, ancak Abdulaziz’in yurtdışında olması nedeniyle bu karar infaz edilememiştir. Abdulkadir bin Abdulaziz bu dönemde Peşaver’de Hilalu-l Kuveyt’te hastane müdürü olarak çalışır; 1993 yılında bazı iç baskılar nedeniyle Pakistan’dan ayrılmak zorunda kalır ve Sudan’a döner. 1999 yılında kendisi hiç Arnavutluk’a gitmemesine rağmen Arnavutluklardan dönenler davasında aleyhinde idam kararı verilmiştir. 11 Eylül olaylarından sonra 28 Ekim 2001 yılında son yazdığı “Terör İslamdandır. Kim Onu İnkar Ederse Kafirdir” isimli kitabını bitiremeden Yemen’in başkenti San’a’da tutuklanarak 28 Şubat 2004 yılında Mısır yönetimine iade edilene kadar siyasi tutukluların kaldığı bir hapishanede kalmış, bu dönemde kendisine okuması ve yazması yasaklanmıştır.
Abdulaziz önce Filistinli bir bayan ile evlenmiş ve bu evlilikten biri kız olmak üzere beş çocuğu olmuş ve daha sonra da Yemen’li bir bayan ile evlenmiş ve bu evlilikten de bir kız çocuğu olmuştur. |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
|
|
|