Sayfa: [1] 2  Hepsi   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yusuf Olmak Zor Çok Zor !  (Okunma Sayısı 3772 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Melâl
∂ανєтуσℓυ мσ∂
*


''O GÜN GELECEK BİLİYORUM!''

Puan: 209
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3413
Üye ID: 4830

Nerden:


« : 06 Mayıs 2010, 03:06:52 »



Yusuf’san önce sevmekle başlayacaksın çileye…

Öyle bir seveceksin ki; şüphe olmayacak içinde. Öyle saf, öyle temiz olacak işte.
En yakınların kesecek başını… En yakınların itecek seni karanlıklara… En yakınların yakacak her zerreni. Ve sen güzel görecek, güzel bakacaksın her şeye…

Dedim ya; Yusuf olmak zor çok zor...

Bu dünya perdesinde Yusuf olmayı seçtiysen, önce dar kapılardan geçeceksin… Dört duvara dokunacaksın, her köşe başında bir kuyu olacak sen girecek – sen çıkacaksın. Her çıkış bir başlangıç, her düşüş bir devrin bitişi olacak. Ve O’ndan başka kimseyi imdada çağırmayacaksın.
Zindanların yakın edecek bütün yaratılmışı…
Dağlar yoldaşın, taşlar arkadaşın, kuyular sırdaşın olacak. Önce sıla yakacak içini… Sonra adı hasret olan tüm özlemler gelecek peşinden… Sabırla başlayacak dünya sürgünün.

Yusuf olmak zor çok zor…

“Nurunda hoş, narında” diyeceksin. Tüm ateşleri gül diye tutacaksın. Kor önce avucunu, sonra yüreğini yakacak, susacak susacaksın “ Ah” demeyi bile çok göreceksin diline. Şikâyet kapılara gelip gelip gidecek eski yerine.. Sevmenin ne zor olduğunu elbet anlayacaksın.

Yusuf olmak zor çok zor…

Köle olup önce pazarlarda satılacaksın… Saraylara ayağında kelepçeyle gireceksin. Toprak değecek tenine, rüzgâr savuracak tanelerini gözlerine Kimse inanmazken sana, yitirmeyeceksin hiç ümidi. Hamken yanacak, yandıkça pişeceksin, “Elhamdülillah” kemerini kuşanacaksın, Çileden geçmeden gidilmez hiçbir yere.. Çekecek çekecek hep pişeceksin…
İmtihanı öyle kolay olmayacak aşk yolunun Her adımda bir kez daha bileneceksin.

Yusuf olmak zor çok zor…

Her yanışında anlayacak; Yusuf olmak zor diyeceksin. Sonra aşkın ne zehir olduğunu tadacaksın, Kılıçtan keskinliğini, nankörlüğünü, acizliğini Yolun zindanlara düşecek, edep perdesinin ardında bekleyeceksin. Beyaza değen siyah temizlenene kadar sürecek bekleyişin. Öyle kolay olmayacak siyahtan arınmak, Yani seneler sürecek bekleyişin. Kapılara asılacak Yusuf gömleğin, Bakıp bakıp, eğeceksin başını Ama mahcubiyetten değil, yine edepten olacak sakınışın.

Ne zamanki sebepler kapısını kapatıp tümden, Dönünce yüzünü Rahmana bir haber gelecek gaybtan:
 “Yusuf tertemizdir günahtan” Sultanlığın yolu zindandan geçecek bileceksin…

Dedim ya; Yusuf olmak zor çok zor..

Yusufken sultan olmakta zor Hele Yusuf’un Yakup’u olmak, işte o hepsinden zor…
Logged

فَفِرُّو إِلَى اللَّهِ

''SONUNDA BİR ESPRİ YAPACAĞIZ
ZULÜM GÜLMEKTEN ÖLECEK''
Melâl
∂ανєтуσℓυ мσ∂
*


''O GÜN GELECEK BİLİYORUM!''

Puan: 209
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3413
Üye ID: 4830

Nerden:


« Yanıtla #1 : 06 Mayıs 2010, 16:39:50 »



Gömleğin di önce kana bulanan,
Gömleğin di yine arkadan yırtılan,
Yakub'un Gözünü açan da gömleğin di Yusuf!
Gömleğin adı iffet,
Gömleğin adı izzet,
Gömleğin adı hikmet,
Giymek gerek.
Yusuf olmak için giymek gerek,
Giymek için Yusuf olmak gerek.
Onun gibi dürüst, saf ve temiz.
En dipsiz kuyulara atılsan da,
Köle gibi satılsan da,
Dünya ya sultan olsan da,
Sahib çıkmak taşıdığın gömleğe.
Çünkü inancın o senin, iffetin, izzetin.
Yırtılacaksa gömleğin, arkadan yırtılmalı,
Belki kana da bulana bilir,
Kör olan gözleri açmasa bile,
Maneviyata muhtaç gönülleri açmalı.
Ey müslüman gençlik,
Daha ne duruyorsun,
Yusuf olmak zor iş olsa da
Hep hedefin Yusuf olsun.
Sen Hz Muhammed'in ümmeti
Ve biricik Yusuf'usun
Logged

فَفِرُّو إِلَى اللَّهِ

''SONUNDA BİR ESPRİ YAPACAĞIZ
ZULÜM GÜLMEKTEN ÖLECEK''
Melâl
∂ανєтуσℓυ мσ∂
*


''O GÜN GELECEK BİLİYORUM!''

Puan: 209
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3413
Üye ID: 4830

Nerden:


« Yanıtla #2 : 06 Mayıs 2010, 16:41:03 »



YUSUF KUYULARA MAHKÛM, KUYULAR YUSUF’A ZİNDAN

Ve bir kor düştü yüreklere acısı Yusuf olan
Ve bir feryat yükseldi göğe özünde Yakup susan
Ve bir yaş süzüldü gözden Yusuf, Yusuf damlayan
Ve bir ses duyuldu yağmuru satan bulutların ardından


YUSUF KUYULARA MAHKÛM!
YUSUF KUYULARA MAHKÛM!


Yusuf ki kuyuların eşsiz sultanı…
Yusuf ki Züleyha'nın çaresiz kurbanı…
Yusuf ki Yakup’un kurumaz çağlayanı…
Yusuf ki güzelliğin hiç yazılamamış destanı
Yusuf…

Yusuf niyazda, kuyu Yusuf'u seyranda
Yusuf ağlamakta, kuyu rabbine niyazda
Günler Yusuf'u karartmakta, kuyu Yusuf'a yanmakta
Yusuf suya susamakta, kuyu Yusuf’a ağlamakta

Ey Yusuf!
Yazılmak üzere sana, bir destan daha;
O kuyunun mahkûmu annesiz çocuk;
Yazılmak üzere bir günah daha;
O günahkârların en güzeli olan Züleyhalar adına.


Yusuf bilmiyordu kuyunun karanlık zindanını
Bilmiyordu Züleyhalar’ın çaresiz bırakan yanlarını
Mısır’a sultan olmanın çetin Züleyha savaşını bilmiyordu
Yenilmişti Yusuf
Gömlekler yalan söylemişti Yusuf’a
Arkadan yırtılmak bir suç sayılmıştı

Zindanlar, zindanlar çağırdı birden Yusuf’u
Yusuf koşarak vardı zindana
Zindan biliyordu, taşlar biliyordu Yusuf’un günahsızlığını
Herkes biliyor, her şey biliyordu da Yusuf’u
Bir Züleyha bilmek istemiyordu
Günahın kendisinde olduğunu


Ey nefsinin mağduru, sevdasının mağruru züleyha
İşte zindan, işte duvar, işte cellât şahit Yusuf suçsuz,
Söyleyin ey taşlar dile gel ey duvar söyle Yusuf günahsız diye
Ne olur söyleyin kılıçları pas tutmuş cellâtlar
ALLAH aşkına söyleyin Yusuf, suçsuz, Yusuf günahsız
Neden kimse konuşmuyor,
Neden bütün sesler sessizliğe terkedilmiş
Ne olur bir ses verin, bir ses…

Zaman, Yusuf’un yargıçlığını üstlenmiş
Oysa zindanın karanlığı, Taşların soğukluğu
İspatlamıştı Yusuf’un günahsız olduğunu
Yusuf suçsuzdu, kuyu suçsuzdu, zindan suçsuzdu

Ey kendini bilmez züleyha!
Ey günahın sevdalı kadını!
Ey Yusuf’un zulümlere kalkan ahı!
Yusuf kuyudan, Yusuf zindandan çıktı
Şimdi senin gönlünün tahtına sultan
Şimdi
Senin aşkına, yapılan bütün dualar
Senin aşkına bütün mahkûmluklar

Senin aşkına, Seni var edenin adına
Yapılmış ve yapılacak olanlar…
Ey sevdanın günahkâr kadını

ZÜLEYHA, ZÜLEYHA !!!



“BÜTÜN KARANLIK BİR YUSUF’A DÜŞMAN BİR YUSUF BÜTÜN KARANLIĞA HAYRAN. ”


Logged

فَفِرُّو إِلَى اللَّهِ

''SONUNDA BİR ESPRİ YAPACAĞIZ
ZULÜM GÜLMEKTEN ÖLECEK''
Melâl
∂ανєтуσℓυ мσ∂
*


''O GÜN GELECEK BİLİYORUM!''

Puan: 209
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3413
Üye ID: 4830

Nerden:


« Yanıtla #3 : 07 Mayıs 2010, 01:14:19 »




sen kendini ben’imle örttün; beni kendinle gizledin.
bana hazineleri açman için ne yapabilirim?

hazinenin muhasibi muhafızı olmak;
bir Yusuf olmak!
bir zamanlar herkesin suçlu bildiği bir mekanda; şimdilerde birilerinin umudu olmak. temize çıkmak arınmak zahirde de batındaki arınmışlığın aşikar olması.

bir Yusuf olmak acziyeti ferasetini açanların önünde berat etmek; sanık edildiğin anın ardında kalması. sanılanların yanlışlığının kitap’ta kanıtlanması…

bir Yusuf olmak!
Yusuf…
kaç kuyuda ne kadar beklemeli ki hangi karanlık aydınlıktan haber veriyor da bihaberiz karanlığın lisanından. acaba var mı bize de bir su kovası uzatan suya gelen suya-hayat’a-kavuşmamıza vesile mi ; kuyudan çıkışımız kimin vasıtasıyla ki? hangi züleyha imtihanda tercihi yar’dan yana yapmalı ki.. züleyhaları kim bizim dünyamızın? kuyular züleyhalar çevremizde de biz mi Yusuf olamadık; yoksa kuyudayız da biz mi Yusufluğumuzun farkında değiliz; biz mi arınmaya aydınlığa talip olmasını bilemiyoruz.. nefsimizin her ilhamında o’nun burhanı gelir de biz mi tıkadık gönlümüzün kulaklarını! biz mi sağır olmaya talip olduk etrafımızdaki  hikmet çığlıklarına karşı! biz marifet mi bildik hakikate sağır olmayı ; bize kim öğretti bunları..yusuf’un hikayesini ilk ne zaman dinledik; biz de mi bir basit aşk hikayesi gibi dinledik…hikmetini düşünmeden

kenan…
kaybolduk sende; ama ağlayanımız yok bekleyenimiz dua edenimiz yok!
kaybettik belki sendeki yusuf’u içimizde ; ama aradığımız yok!
ben’imizi satsak köle pazarında Yusuf kalır mı meydanda ; arınır mı Yusuf’umuz. / imtihanın ağırlığına rağmen/
Yusuf kalsa meydanda; elbet çıkarız kuyudan ; elbet aydınlanır bir gün zindan! elbet bir gün hazineye layık görülürüz ; aşk’a layık oluruz…..

hazineye talip olmak;
ne zormuş…ne de zor!
hazinenin büyüklüğü nispetinde bir bedel.
bir beden bir “ben”.

bir YÛSUF olmak…

çocuktum sure-i yusuf’u ilk kelam’dan okumuştu babam bana…oy Yusuf düştüğün kuyuda kalmıştı yüreğim sen orada yalnızsın diye. orası karanlık diye. -aydınlık mı olacaktım ki sana- yakub’un gözlerinin ağlamaktan kör olduğunu söylemişti de babam -yutkunarak -; kurt olmaya Razı olmuştum “ ben yemedim” demek için.gömlek olmayı diledim”üzerimde yusuf’un mahsumiyeti var sadece”diyerek üzerimdeki oyunlardan haber vermeyi diledim; bünyamin’e acıdım bir can uzak kaldı can’dan diye…çocuktum anlamamıştım hikmetini iffetin; anlamadan Razı olmuştum yusuf’un kuyu arkadaşı olmaya; yüreğimi büyütüp onu içinde korumaya…

büyüdüm; yüreğimi küçük sevdalar ziyaret etti; anladım yusuf’un da . züleyha’nın da imtihanının bize fıtratın lisanını anlattığını. büyüdüm sevgimi paylaştığım şeyler küçüldü belki de; sevgiyi üzerinde yücelttiğim direkler değişti. Yusuf kaygan bir zemine nasıl dikilir iffet ve vefa direkleri! yusuf bize iffetten ihsana giden yolu anlat; öyle ki ikrama erelim aklanalım hikayemizin sonunda! dillerde anılası bir ömrümüzün olması değil kaygımız sıfatımıza rağmen zulmedenlerden olmaktır korkumuz. gönlüne zulmeden…Yusuf o gün -fıtratına rağmen- afif olmayı tercih etmeseydin dilerde bir “ahsen-ül kasas” olur muydun; anılır mıydın güzel’le birlikte..

bir Yusuf olmak; vefayı yaşamak her dem her ikram edene karşı –dünyada iyilik gördüğün aziz’e dahi- şimdilerde bizim imtihanımızdır  bizi yar için sevene karşı vefalı olabilmek.

bir Yusuf olmak hazinelerin anahtarını eline alsan da “hazine”nin emrinde kullanmak onu. bir mütevazi yolcu olmak arşa ardından iffetinle anılmak….
………………
Yusuf sana hediyemdir ayinem;
güzeli yansıtabileceği kadar arındır onu…
………..
sür çıkar ağyarı gönülden ta tecelli ede hak
padişah konmaz saraya hane mamur olmadan

bir YÛSUF olmak…

güzel’in kabı olalım diyedir
yüreğimize birilerinin aşk’ı fısıldayışı….

yusuf
kıssan bittiğinde sen başlamıştın; sen varmıştın dilediğine; yüreğinin imar edildiği taşlar yerine oturmuştu arası aşk harcıyla doldurulmuştu ; boş-luklar dolmuştu hikmet yerini bulmuştu; can kavuşmuştu caânân’a. gözün öteleri görmüştü de sözlerin isyan olmamıştı; halin sana yakışan olmuştu bir sonsuz şükür! hikayen bir teslimiyetin sembolü oldu kelâm’da ibrahim’in ateşine teslim olan gülistan gibi anıldı yürek bahçen! imanına ateşin teslim olduğu ve aşkına nefsinin nefislerin teslim olduğu bir can yusuf! …ve alemin aşklara şahit oluşu…

yusuf ya biz iffetimizin bekçisi olalım derken isyankâr sözlerle aşamazsak adı –sevda- olan her imtihanı…sükutumuz kazananlardan eyler mi ki bizi. konuşmalı mı yoksa. /ne zaman konuşmalı?/ aklın diliyle mi konuşmalı yüreğinkiyle mi? aklın ermediği bir halden söz edebilir mi ki akıl? söz ederse lehine mi konuşur; yoksa aklın sözleri sanık mı eyler gönlümüzü? bilmemek; anlayamamaktandır…

kelimelerim sorumluluk üslenmekten kaçıyor söze gelmiyor; kaçışıyorlar dilimin kıyısından. tıpkı insanlar gibi; kaçışıyorlar bedel ödemekten…

yusuf boynunu büküp durmasana öyle derûnumda; ellerini aç artık. sükutunun lisanını hikmetin rotasına çevir!
………..
söz bitti!
ama eksik kaldı aşk yanı
söze edeb yakışır artık;
aşkın ağırlığını ancak böyle anlatır!
nokta!
……

bir YÛSUF olmak…

yusuf olmaya talip oluruz ;
ama kuyularımızı kendimiz kazarız derunumuza…
inen kovaların aydınlığa vesile olduğunu düşünmeyiz
yakub’un sesini duyarız sessizlikte de
sesin sözüne kulak asmayız.
korkarız yüreğimizin sesinden kulaklarımızı tıkarız
/içimizde yankılanan sesin müjdesini duyamayız/
sonra da karanlıktan şikayet ederiz….
kara kara düşünürüz
gün ağarırken biz kuyumuzda güneş’ten bihaber ağlarız
ağlarız…..

koyulaşmasın karanlık ve sözüm dokunmasın siteme;
kârda değilim  dokunma yarama
kâra geçemeyeceğim her şeyi ona zindan ettiğim sürece.
zararımı toplayıp çıkaracağım belki hesaplar yapacağım yokluk aleminde yoklarla ;ama kazanan olamayacağım yok-luklara gönül verdikçe
hazineye ermedikçe yapılan hesaplar yokluğa çıkacak ellerim sevdasız sermayesiz kalacak!
…ve o zaman ebed bir kuyu olacak!
nokta!

bir YÛSUF olmak…

….artık inşirah isteriz;
uzaklardan o’nu hatırlatan kokunun büründüğü gömleğin gelmesini bekleriz; yensiz olan gelmezden evvel…

yine aşk’ın sırrı düştü gönlüme/

bir yürek yusuf’u kendi bildi

bir yüreği kendine yakın bildi onu kendine benzetti
onun sızını kendi(n) de hissetti; karanlığını gecesi huzurunu göz aydınlığı bildi. bir yerler vardı esaretin bittiği bir yerler…hürriyete ereni kenan’da özleyen mısır’da seven vardı; asırlar sonrasında onu içindeki nil’le besleyenler olacaktı.
yusuf…içimdeki sahile dalgalarla gelen inci. elimden kaçacak bir kuş gibi gözümü ayırmam senden. semada yankılanan her selâdan sonra korkuyla sol tarafımı yoklarım ve “…sen yusuf musun?”* diye sual eylerim. mahsun ve sessizce bakar bana;
“yusuf isen sus; sabret! fecra az kaldı. yakub niyaz eder vuslatınız için…
yusuf değilsen de sen zaten yoksun! bu ses sana ait değil….”

/ve…
yürekler ancak kendilerini yusuf bilince kuyusundan çıkmayı diledi;
hükümdar oldu bedene ve mısır’a…
Logged

فَفِرُّو إِلَى اللَّهِ

''SONUNDA BİR ESPRİ YAPACAĞIZ
ZULÜM GÜLMEKTEN ÖLECEK''
Üftade
мσ∂єяαтöя
*


Şeb-i Yelda !

Puan: 90
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1917
Üye ID: 3676

Nerden: Nereye..


« Yanıtla #4 : 14 Ekim 2010, 14:48:54 »



Ve değil mi ki ben tecelli etmesem eksik kalır sana dair kader.
"Senin kaderin benim tecellim.",
kaderimde zindan varsa,
Yusufluğum su götürmez benim.

Nazan Bekiroğlu
Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Üftade
мσ∂єяαтöя
*


Şeb-i Yelda !

Puan: 90
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1917
Üye ID: 3676

Nerden: Nereye..


« Yanıtla #5 : 14 Ekim 2010, 14:49:35 »



SevilmekLe imtihan olunan  bir Masumdu Yusuf !
Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Üftade
мσ∂єяαтöя
*


Şeb-i Yelda !

Puan: 90
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1917
Üye ID: 3676

Nerden: Nereye..


« Yanıtla #6 : 14 Ekim 2010, 14:50:22 »



çok zordu yusuf’u görmeyen gözün züleyha’yı anlaması!
Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Üftade
мσ∂єяαтöя
*


Şeb-i Yelda !

Puan: 90
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1917
Üye ID: 3676

Nerden: Nereye..


« Yanıtla #7 : 14 Ekim 2010, 14:50:43 »

Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Üftade
мσ∂єяαтöя
*


Şeb-i Yelda !

Puan: 90
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1917
Üye ID: 3676

Nerden: Nereye..


« Yanıtla #8 : 14 Ekim 2010, 14:52:05 »



Züleyha Yusuf’a bir mektup yazmaya başlayınca
Yusuf” diye başladı,”Yusuf” diye bitirdi.
Gördü ki hitaptan öteye geçemedi.
Anladı ki aşkın namesinde ser-nameden öte kelam yok.
Ve Züleyha’nın lügatinde “Yusuf” tan öte sözcük yok.

Nazan Bekiroğlu
Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Üftade
мσ∂єяαтöя
*


Şeb-i Yelda !

Puan: 90
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1917
Üye ID: 3676

Nerden: Nereye..


« Yanıtla #9 : 14 Ekim 2010, 15:01:05 »


Bilirim Züleyha'nın yükü ağır, lâkin
Yusuf'un gömleğine mi biçilsin bunca kahır..
« Son Düzenleme: 14 Ekim 2010, 15:06:03 Gönderen: Zehra_Betül » Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
*


…Bismî Hû…

Puan: 220
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 8182
Üye ID: 4

Nerden:


« Yanıtla #10 : 14 Ekim 2010, 17:38:45 »

Çok güzel bir çalışma... Nazan Bekiroğlunun kitabını ben de okumuş ve gayet güzel bulmuştum..
Eline sağlık sister alkış
Logged

Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön..
Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön..
Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
Üftade
мσ∂єяαтöя
*


Şeb-i Yelda !

Puan: 90
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1917
Üye ID: 3676

Nerden: Nereye..


« Yanıtla #11 : 14 Ekim 2010, 18:57:32 »

Teşekkür ederim brotherim..  Smiley
Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Melâl
∂ανєтуσℓυ мσ∂
*


''O GÜN GELECEK BİLİYORUM!''

Puan: 209
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3413
Üye ID: 4830

Nerden:


« Yanıtla #12 : 14 Ekim 2010, 18:59:16 »

Logged

فَفِرُّو إِلَى اللَّهِ

''SONUNDA BİR ESPRİ YAPACAĞIZ
ZULÜM GÜLMEKTEN ÖLECEK''
Melâl
∂ανєтуσℓυ мσ∂
*


''O GÜN GELECEK BİLİYORUM!''

Puan: 209
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3413
Üye ID: 4830

Nerden:


« Yanıtla #13 : 16 Ekim 2010, 21:45:04 »



Aşık olmak için bir Yusuf arama. Sen "aşk"ı ara ALLAH sana Yusuf'u gönderir...
Logged

فَفِرُّو إِلَى اللَّهِ

''SONUNDA BİR ESPRİ YAPACAĞIZ
ZULÜM GÜLMEKTEN ÖLECEK''
-LeyL-
тє¢яüвєℓι üує
**


وَاصْبِرْ ( Ve Sabret )

Puan: 7
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 205
Üye ID: 263

Nerden: ليل


« Yanıtla #14 : 23 Ekim 2010, 13:43:43 »

İşte bütün hikaye: Kim düştü kuyuya, Yûsuf mu, Yakup mu, Züleyhâmı. Zindan kimin kaderi, Yûsuf'un mu, Yakup'un mu, Züleyhâ'nın mı? Yûsuf, Yakup, Züleyhâ yok aslında, Hepsi BİR Hepsi O bir, hepsi tek bir."

EyvAllah @)-,-;--
Logged

Melâl
∂ανєтуσℓυ мσ∂
*


''O GÜN GELECEK BİLİYORUM!''

Puan: 209
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3413
Üye ID: 4830

Nerden:


« Yanıtla #15 : 02 Kasım 2010, 00:53:05 »

Yusuf kuyusunda zindana mı düştün??
O zaman sultan olma zamanı yakındır...
Aşkla, sabırla karanlıklardaki aydınlığa erme vakti gelmiş demektir..!

Haydi gönül ipini salıver derinlere...


Logged

فَفِرُّو إِلَى اللَّهِ

''SONUNDA BİR ESPRİ YAPACAĞIZ
ZULÜM GÜLMEKTEN ÖLECEK''
Melâl
∂ανєтуσℓυ мσ∂
*


''O GÜN GELECEK BİLİYORUM!''

Puan: 209
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3413
Üye ID: 4830

Nerden:


« Yanıtla #16 : 02 Kasım 2010, 00:53:35 »



yusuf olmaya talip oluruz ;

ama kuyularımızı kendimiz kazarız derunumuza…

inen kovaların aydınlığa vesile olduğunu düşünmeyiz,

yakub'un sesini duyarız sessizlikte de ,

sesin sözüne kulak asmayız.

korkarız yüreğimizin sesinden, kulaklarımızı tıkarız ,

/içimizde yankılanan sesin müjdesini duyamayız/

sonra da karanlıktan şikayet ederiz….

kara kara düşünürüz,

gün ağarırken, biz kuyumuzda güneş’ten bihaber ağlarız,

ağlarız...


Logged

فَفِرُّو إِلَى اللَّهِ

''SONUNDA BİR ESPRİ YAPACAĞIZ
ZULÜM GÜLMEKTEN ÖLECEK''
Melâl
∂ανєтуσℓυ мσ∂
*


''O GÜN GELECEK BİLİYORUM!''

Puan: 209
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3413
Üye ID: 4830

Nerden:


« Yanıtla #17 : 02 Kasım 2010, 00:54:29 »



Gömleğin di önce kana bulanan,
Gömleğin di yine arkadan yırtılan,
Yakub'un Gözünü açan da gömleğin di Yusuf!
Gömleğin adı iffet,
Gömleğin adı izzet,
Gömleğin adı hikmet,
Giymek gerek.
Yusuf olmak için giymek gerek,
Giymek için Yusuf olmak gerek.
Onun gibi dürüst, saf ve temiz.
En dipsiz kuyulara atılsan da,
Köle gibi satılsan da,
Dünya ya sultan olsan da,
Sahib çıkmak taşıdığın gömleğe.
Çünkü inancın o senin, iffetin, izzetin.
Yırtılacaksa gömleğin, arkadan yırtılmalı,
Belki kana da bulana bilir,
Kör olan gözleri açmasa bile,
Maneviyata muhtaç gönülleri açmalı.
Ey müslüman gençlik,
Daha ne duruyorsun,
Yusuf olmak zor iş olsa da
Hep hedefin Yusuf olsun.
Sen Hz Muhammed'in ümmeti
Ve biricik Yusuf'usun.


Logged

فَفِرُّو إِلَى اللَّهِ

''SONUNDA BİR ESPRİ YAPACAĞIZ
ZULÜM GÜLMEKTEN ÖLECEK''
Amenna!!
уєиι üує
*


Puan: 16
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 90
Üye ID: 4982

Nerden:


« Yanıtla #18 : 02 Kasım 2010, 01:42:28 »



SeviLmekLe imtihan oLan bir masumdur Yusuf...

Yakup sever, kuyuya düşer... Züleyha sever, zindana düşer...
Logged
Melâl
∂ανєтуσℓυ мσ∂
*


''O GÜN GELECEK BİLİYORUM!''

Puan: 209
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3413
Üye ID: 4830

Nerden:


« Yanıtla #19 : 02 Kasım 2010, 10:07:51 »

Katkınız teşekkür ederim hocam.
Devam inşALLAH. Wink
Logged

فَفِرُّو إِلَى اللَّهِ

''SONUNDA BİR ESPRİ YAPACAĞIZ
ZULÜM GÜLMEKTEN ÖLECEK''
Sayfa: [1] 2  Hepsi   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: