Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: YAHUDİ VE MÜNAFIKLAR  (Okunma Sayısı 67 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
hamza01
υѕтα üує
***


TAGUTU RED ALLAHA İMAN

Puan: 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 403
Üye ID: 12253

Nerden:


« : 25 Kasım 2011, 20:00:11 »


 
Yahudilerin Yanında Toplanan Münafıklar
 
 
Bunlar; Zevey b. Haris, Cülas b. Süveyd b. Samid, bir de onun kardeşi Haris b. Süveyd'dir.

Cülas, Tebük gazvesinde Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'den geri kalan kimselerdendi ve şöyle dedi:

"Andolsun ki bu adam eğer doğruysa biz eşeklerden daha kötüyüzdür."

Bunun üzerine onlardan birisi olan Umeyr b. Sa'd onu bu sözünden dolayı Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'e bildirdi. Umeyr, Cülas'ın yönetiminde bir kimse idi. Cülas onun babasının ölümünden sonra annesiyle evlenmişti.

Umeyr b. Sa'd ona dedi ki:

"VAllahi ey Cülas! Sen bana insanların en sevgilisisin ve cömertlik bakımından benim katımda olanların en iyisi ve en güzelisin ve senin başına hoşuna gitmeyen bir şeyin gelmesi de en çok beni üzer. Fakat sen öyle bir söz söyledin ki eğer onu senin aleyhine açıklasam seni perişan ve rüsvay ederim. Eğer o sözüne karşı susarsam dinim helak olur. Onlardan biri bana diğerinden daha kolaydır."

Sonra Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'e gitti ve Cülas'ın söylediği sözü Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'e zikretti. Bunun üzerine Cülas Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in yanında ALLAH'a yemin etti ve:

"Muhakkak Umeyr bana karşı yalan söyledi. Ben onun dediği şeyi söylemedim" dedi.

Bunun üzerine ALLAH-u Teâlâ onun hakkında şu ayeti kerimesini indirdi:

"Andolsun ki Müslüman olduktan sonra inkar edip küfür sözünü söylemişken söylemedik diye ALLAH'a yemin ettiler, başaramayacakları bir şeye giriştiler; ALLAH ve Rasûlü bol nimetinden onları zenginleştirdi de güç almaya kalktılar. Eğer tevbe ederlerse iyiliklerine olur; şayet yüz çevirirlerse ALLAH onları dünya ve ahirette can yakıcı azaba uğratır. Yeryüzünde de dost ve yardımcıları yoktur" (Tevbe: 74) (Siyeri İbn-i Hişam)
Logged



"İslâm'ın yöntemi ve hukukuyla (yasaları ve diğer öğeleri ile) egemen olduğu yerin dışında "dar-ul İslâm" yoktur.

"İman"dan sonra ancak "küfür" vardır.

"İslâm"ın dışında kalan her şey "cahiliye"dir.
"Hakkın" ötesinde ancak "sapıklık / dalâlet." vardır."
Seyyid Kutub
hamza01
υѕтα üує
***


TAGUTU RED ALLAHA İMAN

Puan: 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 403
Üye ID: 12253

Nerden:


« Yanıtla #1 : 25 Kasım 2011, 20:00:33 »

Yahudi-Müslüman İlişkileri
 
 
Yahudiler tarih boyunca ALLAH'a, O'nun dinine ve Rasûllerine düşmanlıklarını göstere-gelmiş habis ruhlu bir millettir.

Yahudiler insanoğlunda bulunabilecek her türlü kötü özellikleri kendisinde toplamış, ALLAH Rasûllerinin dilleriyle lanetlenmiş, ALLAH'a ma'siyette O'nun Rasûllerini öldürecek kadar ileri gitmiş azgın bir millettir.

ALLAH-u Teâlâ onlarla olan ilişkilerinde dikkatli olmaları için onların hakikatlerini ayetleriyle Müslümanlara açıklamıştır.

Şimdi ayetlerin ışığında yahudilerin karekter ve ahlaklarını inceleyelim:
 
 
- Yahudiler kibirli bir millettir.

ALLAH-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Onların göğüslerinde kibirden başka bir şey yoktur." (Mü'min: 56)

- Kibirlilikleri yanında onlar korkak bir millettir.

"Onlar sizinle toplu olarak ancak surlarla çevrilmiş kasabalar içinde veya duvarlar arkasından savaşmayı kabul edebilirler." (Haşr: 14)

- Yahudiler ahireti hafife alan, dünya hayatına tapan, dünya hayatını elde edebilmek için inançlarından kolalıkla vazgeçebilen bir kavimdir.

"Andolsun ki onların hayata diğer insanlardan daha düşkün olduklarını görürsün." (Bakara: 96)

- Yahudiler yalancı ve haram mal yemekten hiç kaçınmayan bayağı bir kavimdir.

"Onlar yalana kulak verirler ve haram yerler." (Maide: 42)

- Yahudiler anlaşmalarına bağlı kalmayan dönek bir millettir.

"Sözlerini bozdukları için onlara lanet ettik, kalblerini katılaştırdık." (Maide: 13)

- Yahudiler cimridirler ve ALLAH'a karşı iftira atmaktan dahi çekinmeyecek kadar haddini aşmış zalim bir kavimdirler.

"Yahudiler: "ALLAH'ın eli sıkıdır" dediler. Dediklerinden ötürü elleri bağlansın, lanet olsun." (Maide: 44)

- Yine yahudiler insanlar arasındaki harbi kızıştıran, fesat ve kini yayan bozguncu bir kavimdir.

"Savaş ateşini ne zaman körükleseler, ALLAH onu söndürür. Yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar." (Maide: 44)
 
 
Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye hicret ettiğinde Medine'nin içinde ve çevresinde yahudi kabileleri vardı.

Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem düşmanlarını ve savaşacağı cephe sayısını azaltmak için onlarla barış anlaşması yapmış ve Medine'ye bir saldırı olduğunda Müslümanlar ile beraber Medine'yi korumak için savaşacaklarına dair onlardan söz almıştı.

Müslüman olmadan önce Medine'de bulunan Hazrec ve Evs kabileleri daima birbirleriyle savaş halinde idiler. Yahudiler de onların aralarındaki bu savaşı körüklemek için ellerinden geleni yapıyorlardı. Çünkü bu savaşlardan en karlı çıkan taraf yahudilerdi. Zira yahudiler sanatkar bir kavimdi ve silah imalatı hususunda ilerlemişlerdi. Bu yüzden her iki taraf da silahlarını yahudilerden satın alıyordu. Bunun için savaş ne kadar uzarsa yahudilerin karı da o kadar artıyordu.

Dünya metaını bütün dini ve insani değerlerden üstün tutan yahudi zihniyeti, bu iki kabile arasındaki savaşı sırf şahsi çıkarları için körüklemiştir.

İslam'ın gelmesinden sonra bu iki kabile birleşti, aralarındaki düşmanlık ve kin sona erdi ve aralarındaki savaş bitti. Bu iki kabilenin birleşmesi onları güçlendirdi. Onların gücünden korkan yahudiler onlarla barış anlaşması yapmaya mecbur kaldılar.

Barış anlaşması yapmalarına rağmen kalplerinde yer etmiş yahudi karekteri onları yalnız bırakmadı. Zahiren Müslümanlara dost görünmelerine rağmen, gizli gizli İslam aleyhinde çalışıyorlardı. Onlar Müslümanlar arasında fitne çıkarıp birbirlerine düşürebilmek için fırsat kolluyorlardı.
 
 
Örneğin;

Evs ve Hazreç kabileleri arasındaki kardeşliği çekemeyen yahudi Şe's b. Kays bir gün Evs ve Hazreç'ten bir grubun toplanıp muhabbet ettikleri bir meclisin önünden geçti. Cahiliyede aralarında düşmanlık olan bu iki grubun bu şekilde cemaatleşmeleri ve birbirlerini sevmeleri onu çok kızdırdı. Bunun üzerine yanında bulunan bir yahudi gence:

"Onların yanına giderek otur ve onlara Buas (Evs ve Hazreç arasındaki büyük bir savaş) gününü ve ondan önce olanları hatırlat. O zamanlar birbirlerini hicvederken söyledikleri şiirlerden bazılarını oku" diyerek onu Ensarlı Müslümanların üzerine gönderdi.

Yahudi genç de söylenenleri yaptı ve sonuçta Evs ve Hazreçliler birbirlerini hicvetmeye başladılar, hatta daha da ileri giderek silahlarını kuşanıp birbirleriyle savaşmak için karşı karşıya geldiler.

Olaya Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in müdahele etmesi sonucu Ensarlar bunun şeytanın bir oyunu olduğunu anladılar ve yaptıklarından pişman olarak barıştılar.
Logged



"İslâm'ın yöntemi ve hukukuyla (yasaları ve diğer öğeleri ile) egemen olduğu yerin dışında "dar-ul İslâm" yoktur.

"İman"dan sonra ancak "küfür" vardır.

"İslâm"ın dışında kalan her şey "cahiliye"dir.
"Hakkın" ötesinde ancak "sapıklık / dalâlet." vardır."
Seyyid Kutub
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: