Sayfa: 1 [2]  Hepsi   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: ünlü deyimlerin hikayeleri...  (Okunma Sayısı 1294 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
katre
σиυя üуєѕι
****


RABBİM SANADIR ŞÜKÜR.ayırma yolundan beni.

Puan: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3176
Üye ID: 78

Nerden: UZAKTA KALDIGIM YERLERDEN


« Yanıtla #20 : 11 Aralık 2010, 20:15:44 »

....faideli bir paylaşım olmuş....teşekkür ederiz kardeşim....
Logged

Uzayıp giden bir sızı halini alınca bu sessizlik bir çocuk ağlamaya başlar buğulanmış kalplerde. Kırılgan zamanların yitik merhametiyle yüreklerde büyüttüğü bir yerdir o çocuk.
Adı: Zulümdür... Adı: Gözyaşı... Adı: Çaresizlik...
kördüğüm
υѕтα üує
***


bu samançöpünü kasırgada bırakma ya Rabb!

Puan: 95
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 519
Üye ID: 5019

Nerden:


« Yanıtla #21 : 11 Aralık 2010, 21:31:38 »

rica ederiz Smiley
Logged

Rabbim! tut ki elimden,düşmeyeyim...
kördüğüm
υѕтα üує
***


bu samançöpünü kasırgada bırakma ya Rabb!

Puan: 95
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 519
Üye ID: 5019

Nerden:


« Yanıtla #22 : 14 Aralık 2010, 00:10:34 »

DOLAP ÇEVİRMEK

Gizli kapaklı işler yapanlar hakkında söylenen dolap çevirmek deyimi, bize eski konak geleneğinin bir yadigarıdır.

Kaç göç devirlerinde, zengin konaklarının erkekler kısmına selamlık; kadınlar kısmına da haremlik denirdi. Aile dışından kimseler geldiği vakit, kadın ile erkekler ayrı oturduklarından konağın harem ile selamlığın arasındaki duvarda bulunan dolap devreye girer ve iki taraf arasındaki hizmetler böylece yürütülürdü.

Dolap, eksen etrafında dönen, silindir şeklinde bir aparattır. Raflar halinde düzenlenmiştir ve kadınlar tarafından raflara yerleştirilen yemekler, dolap çevrilerek erkekler kısmına geçer, oradan boşalan kaplar yine aynı usul ile alınırdı. Eski konakların çoğunda yemek servisi böyle yapılır, mahremiyet hissi de dolapların her vakit kullanılmasını zaruri kılardı.

Aşkın, her devrin en geçerli duygusu olduğuna şüphe yoktur. Konaklardaki köleler, arabacılar, bahçıvanlar, vs. ile aşçılar, hizmetçiler, yamaklar, dadılar, kalfalar arasında, fırsatını bulunca ilanıaşk için kırmızı gül demetleri, çiçekler, ipekli mendiller, lokumlar, lavantalar vs. de bu dolaplara konularak karşı tarafa gönderilir, böylece konak sahibine sezdirmeden dolap çevrilmiş olurdu. Hüseyin Rahmi'nin romanlarında, heyecanlı örneklerin abartılarak anlatılan dolap çevirmelerden günümüze bu deyim kalmıştır.
Logged

Rabbim! tut ki elimden,düşmeyeyim...
kördüğüm
υѕтα üує
***


bu samançöpünü kasırgada bırakma ya Rabb!

Puan: 95
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 519
Üye ID: 5019

Nerden:


« Yanıtla #23 : 14 Aralık 2010, 00:11:30 »

Hacı Mandal mührü
Dilimizde Hacı Mandal mührü diye bir deyim vardır; genellikle, “dediğim olsun da sonu nereye varırsa varsın” makamında kullanılır. İşte bu deyimin ortaya çıkışıyla ilgili olarak da hatıramızda bir mülemma vardır.

Rivayete göre bir ramazan günü, yeni cami avlusundaki mühürcülerden birinin başına bir denizci dikilmiş. Gayesi mühür kazıtmak. Ancak mühürde her şey olsun istiyor ve ısrarla ;
-Yaz baba, yaz. Ben İneboluluyum. Orada bize Hacı Kara Mandal Oğulları derler. Denizde bir teknem var; teknemin ardında da bir sandal bağlıdır. Bunların hepsi mühürde yer alsın ha, diyor!...

İhtiyar mühürcü bu kadar sözü madeni para büyüklüğündeki bir mühür üzerine nasıl sığdıracağını düşünürken, bereket versin, o sırada yoldan geçen şair yaratılışlı biri, muhavereyi duyup imdada yetişmiş:
-Efendi baba, kaptanın istediklerini ben söyleyeyim, siz yazın:

"Es-Sefînetü maa's-sandal
İnebolulu Hacı Kara mandal”

Adamın söze verdiği icazı yine nazmen tercüme etmek gerekirse :
“Sandalı arkasında bağlı bir gemi
İnebolulu Hacı Kara Mandal, sahibi”
Logged

Rabbim! tut ki elimden,düşmeyeyim...
kördüğüm
υѕтα üує
***


bu samançöpünü kasırgada bırakma ya Rabb!

Puan: 95
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 519
Üye ID: 5019

Nerden:


« Yanıtla #24 : 08 Aralık 2011, 23:34:58 »

AYIKLA PİRİNCİN TAŞINI
(Bir zorluğu çözümlerken, bir engeli ortadan kaldırmaya çalışırken bazen hiç beklenmedik sürpriz olaylar çıkar ve daha büyük engeller karşınıza dikilir. Böyle durumlarda bu deyim kullanılır.)


Yavuz Sultan Selimin Yemen’i topraklarına katmasından bir süre sonra Yemen’de isyan çıkmış, uzun uğraşmalar sonunda Yemen Fatihi Sinan Paşa duruma hakim olmuş; Yemen bundan sonra 400 yıl Osmanlı egemenliğinde kalmıştı.
Söylentiye göre Sinan Paşanın askerleri bir gün çölde konaklamış. Yemek pişirmek üzere hasır torbalar içindeki mısır pirinçlerini yere serdikleri büyük bir çadırın üstüne dökmüş ve taşlarını ayıklamaya başlamışlar.
Bu sırada bir fırtına çıkmış ve rüzgarın savurduğu bir kum bulutu pirinçlerin üstüne inerek, ufak bir tümsek halinde yığılmış.
Kumların altında kalan pirinçlere bakakalan yeniçeriler arasından şakacı bir asker, arkadaşlarına:
-Biz ALLAH’ın nimetini taşlı diye beğenmiyorduk, bizim gibi günahkar kullara üç beş taş az bile gelir. Asıl şimdi ayıklayın bakalım pirincin taşını. Ulu tanrımız, Kabe’ye hücum eden fil sahiplerinin başına ebabil kuşlarından taş yağdırmıştı. Bizim başımıza da daha büyük taş yağdırmadan hemen tövbe edelim, diyerek arkadaşlarını güldürmüş.
Logged

Rabbim! tut ki elimden,düşmeyeyim...
kördüğüm
υѕтα üує
***


bu samançöpünü kasırgada bırakma ya Rabb!

Puan: 95
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 519
Üye ID: 5019

Nerden:


« Yanıtla #25 : 08 Aralık 2011, 23:36:02 »

ÇİZMEDEN YUKARI ÇIKMAK
(Bilmediği işe, yetkisi dışındaki konuya karışmak anlamında bir deyim.)

19.yüzyılda, Fransız ressamlarından Delacroix Paris’te bir resim sergisi açmıştı. Sergiyi gezenlerden bir kişi, büyükçe bir şövalye tablosunun önünde uzun süre durarak, yakından uzaktan ciddi ciddi seyreder, beğenmediğini belirten bir biçimde de başını sallarmış. Bu durum ilgisini çeken ressam yanına gelerek sormuş.
-Bu tablo ile çok ilgilendiğiniz belli oluyor.
-Evet demiş adam. Şövalyenin çizmesindeki körük kıvrımlarında hatalar var.
-Pekiyi nasıl anladınız, işiniz bu mu?
-Ben kunduracıyım, çizme dikerim. deyince ressam hemen tuvalini ve boyalarını getirerek adamın söylediği biçimde çizmeyi düzeltmiş ve gerçekten daha iyi olduğunu görmekten memnun olarak adama teşekkür etmiş. Fakat adam yine tablonun başından ayrılmadan, bu kez de şövalyenin pantolonunda ve kemerinde de hatalar olduğunu belirtince bu çok bilmişliğe dayanamayan ressam,
-Bak dostum demiş, sen kunduracısın, çizmeden yukarı çıkma!
Logged

Rabbim! tut ki elimden,düşmeyeyim...
kördüğüm
υѕтα üує
***


bu samançöpünü kasırgada bırakma ya Rabb!

Puan: 95
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 519
Üye ID: 5019

Nerden:


« Yanıtla #26 : 27 Aralık 2011, 22:38:04 »

İnsanoğlu Kuş Misali
İnsanoğlu kuş misali deyiminin hikayesi Zamanında Üsküdar’da bir “Miskinler Tekkesi” bulunurmuş Adından da anlaşılacağı üzere buraya yurdun en tembel, en miskin insanları takılırmış İşte burada iki miskin kendilerine iki sandalye bulup oturuyorlarmış Gel zaman git zaman havalar gittikçe soğumaya başlamış Tekkeninde penceresi açık ama kimsenin ayağa kalkıp pencereyi kapatmaya mecali yok
Birinci miskin: Yahu havalar iyice soğudu, şu pencereyi kapatmak lazım
İkinci miskin: Doğru söylüyorsun mirim, kapatmak lazım
Aradan saatler geçer, haftalar geçer, hatta ay geçer, yine aynı diyalog aralarında sürer gider Sonunda birinci miskin daha fazla dayanamaz bütün gücünü toplayıp karşı pencereye ulaşır, camı kapatır ve hemen oracıktaki bir iskemleye kendini bırakır Sonra öteki miskin arkadaşına şunları der: “Ya mirim gördün mü, insanoğlu kuş misali Dün neredeydim, bugün neredeyim”
Logged

Rabbim! tut ki elimden,düşmeyeyim...
Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
*



Puan: 281
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 12955
Üye ID: 30

Nerden:


« Yanıtla #27 : 28 Aralık 2011, 10:45:07 »

ALLAHcc razı olsun,hoş bir paylaşım olmuş...deyimlerin anlamını öğrenmekte daha güzel oluyor...
Logged

Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
Tayfun
тє¢яüвєℓι üує
**



Puan: 16
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 139
Üye ID: 2919

Nerden:


« Yanıtla #28 : 28 Aralık 2011, 15:01:01 »

peki cemaziyelevvel  (şu çapık sistemin ay isimlerine göre )hangi aya denk düşer ..
Logged

Azadi vuslattadır vuslat yolu mavera
sakın boynunu bükme hırslanma umutlara
Dik dur ki kuvvet gelsin sıkılan yuımruklara
yolun cenetten geçer Filistinli Küçüğüm..
kördüğüm
υѕтα üує
***


bu samançöpünü kasırgada bırakma ya Rabb!

Puan: 95
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 519
Üye ID: 5019

Nerden:


« Yanıtla #29 : 28 Aralık 2011, 18:01:47 »

Hicri takvim miladi takvimden 10 gün kadar kısa olduğu için hicri aylar her yıl miladi takvimde yer değiştirir. cemaziyelevvel ayı için miladi takvimde bir karşılık ancak sıra olarak söylenebiliyor. o nedenle dini bayramlar her yıl farklı bir aya denk geliyor.

Logged

Rabbim! tut ki elimden,düşmeyeyim...
hürseda
Ayın Altın üyesi
*


Bizim Kur'an'dan başka ANAYASAMIZ Yoktur..!

Puan: 150
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 885
Üye ID: 5181

Nerden:


« Yanıtla #30 : 30 Aralık 2011, 13:29:49 »

BAZILARINI İLK DEFA DUYDUM
Logged

Ölmek Yok Şehadet Var,Bizim Dirimiz "Mücahit",Ölümüz "ŞEHİTTİR"!!!

Ey Kafir Ordusu, Sizin İse Diriniz "kalleş", ölünüz 'LEŞTİR''
kördüğüm
υѕтα üує
***


bu samançöpünü kasırgada bırakma ya Rabb!

Puan: 95
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 519
Üye ID: 5019

Nerden:


« Yanıtla #31 : 11 Ocak 2012, 21:40:56 »

Foyası meydana çıktı.
Kuyumcular yaptıları yüzük,kolye,küpe gibi ziynetlerde kullandıkları elmasların arka kısmına foya adlı maddeyi sürer,bir çeşit ayna gibi ışıkların yansıtılmasını sağlarlarmış.
Zamanla foyalar çıkar ,dökülür.Bu benzetme yapılarak sahte,yalan işlerin ortaya çıkması anlamında deyim olarak kullanılır
Logged

Rabbim! tut ki elimden,düşmeyeyim...
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
*


…Bismî Hû…

Puan: 220
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 8182
Üye ID: 4

Nerden:


« Yanıtla #32 : 11 Ocak 2012, 21:42:49 »

ALLAH razı olsun kardeşim.
İlginç hikayeleri varmış gerçekten...
Logged

Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön..
Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön..
Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
kördüğüm
υѕтα üує
***


bu samançöpünü kasırgada bırakma ya Rabb!

Puan: 95
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 519
Üye ID: 5019

Nerden:


« Yanıtla #33 : 11 Ocak 2012, 21:43:46 »

 sal.
Logged

Rabbim! tut ki elimden,düşmeyeyim...
Sayfa: 1 [2]  Hepsi   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: