Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: TSK da Peygamber Ocağı mı?  (Okunma Sayısı 316 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
*


…Bismî Hû…

Puan: 220
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 8182
Üye ID: 4

Nerden:


« : 25 Ağustos 2011, 15:47:19 »

Şehit gerilla’nın annesi FALANKES  "Peygamber ocağında görev yapıyordu. Şehit oldu Peygamberimiz'in yanına gitti" demiş oğlunun şehadet haberini alınca...

Bunu okuyunca aklıma, oğlu TSK saflarında olan anne babalar geldi.

Hep şöyle deniyor ya:

Bölgede hemen her evden TSK'ya bir katılım olmuştur. Bu da TSK'ya halk desteği sağlıyor.

Acaba nasıl bir kalbi destektir bu?

Mesela şu anda oruç tutan, namaz kılan bir dindar Türk nasıl bir destek verebilir TSK'ya?

Mesela şöyle bir cümle kurar mı, oğlu dağda çatışmada ölen bir Türk anne?

—Oğlum, peygamber ocağı olan TSK'da çarpışıyordu, öldü, şehit oldu, Peygamberimiz'in yanına gitti!"

Der mi?

Demez bence.

Çünkü TSK ile ilgili bir "peygamber ocağı" kültürü yoktur.

Ölene belki "şehit" denir ama onun da "dini" bir anlamı yoktur.

Onun Peygamberimiz'in yanına gideceği gibi bir inanç da yoktur.

Niye bunları yazıyorum?

Yaşadığımız zihni karmaşanın boyutlarını görmek için.

Bizim gerillanın yanlışları olmuyor mu? Oluyor. "Peygamber ocağı" vasfıyla da "Gerilla" vasfıyla da çelişen misyonlar yüklendiği oluyor orduya... Yanlışlar yaptırılıyor.

Ama ona, halkın yüklediği misyon önemli her şeyden önce.

O güç, dönüp dolaşıp gelecek o peygamber ocağı misyonuna...

Peki, daha en başta, "peygamber ocağı" vasfıyla alakası bulunmayan bir örgüt bu misyona çekilebilir mi?

Oğlu TSK saflarında bulunan ve içinden örgüte sempati duyan Türk kardeşim, nihai anlamda nasıl bir silahlı örgüt görüyor TSK kimliğinde?

Dindar Türk insanı Kemalist yapı nedir biliyor mu, Laiklik nedir biliyor mu?

Evlat sevilir. Evladın başına bir şey gelmesi istenmez.

Evladın içinde yer aldığı yapıya da sempati duyulur.

Ama iş, artık cinayetlere yönelmişse, evladınız elinde silahla dolaşıyor, ölüyor öldürüyorsa, Jitem olup insan kaçırıyor, asit kuyularına atıyorsa, Bölge insanına insan pisliği yediriyorsa, Başörtüsüne bu ülkede yasak koyuyorsa, Kur’an Kurslarını yasaklıyorsa, Gümüş yüzüklü, sakallı, Cuma namazına giden, ninesi başörtülü… diye fişliyorsa, itirafçılardan çeteler kurup gasp, haraç, cinayet dahil her türlü pisliğe bulaşabiliyorsa yani bir tür Frankeştayn ürünü kişilik ortaya çıkmışsa, orada bir yanlışlık var demektir.

Sahi, öldüğünde nereye gitmek ister bir Müslüman Türk?

"Peygamber'e komşu olmak" vardır her müminin gönül dileğinde değil mi?

Orada çocuklarınızla, ailenizle birlikte olmak istersiniz değil mi?

Peki ya TSK bünyesindeki oğlunuzun "Peygamber komşuluğu" özlemi var mı?

Eminim bu sorularım bir TSK Taburunda okunsa, kahkaha ile gülerek alay edeceklerdir.

Aslında benim yazımla değil, Türk anne babalarının gönül dünyası ile alay etmiş olacaklardır.

Çünkü onlara göre anneler babalar, "bilinçlenmemiş" bir dünyanın bakiyeleridir. Çünkü onlara TSK’daki rütbelilere göre İslam Muhammed’in dogmaları ve çöl kanunlarıdır. İrticadır. Yanlış formatla kurumlaşmış bir yapıyı değiştirmek zordur.

"TSK tarafından yaratılmış bir Türk ulusu"nun bireyi olmak nasıl bir şeydir, hiç düşünülüyor mu bilmem.

Emin olun o, Türkiye'nin yaşadığı acıların bin katı daha büyük acı demektir.

Çünkü Türkiye, her şeye rağmen Osmanlı mirasıyla yaşadı. TSK'nın dünyası ise her şeyin sıfırlandığı ve her şeyin yeniden Kemalist yöntemle formatlandığı bir yapıya yöneliktir.

Onun için uyarmak isterim: İsteyen Peygamber'e komşuluğu seçer, isteyen Atatürk’e komşuluğu...

****

Yukarıda okuduğunuz satırlar Ahmet Taşgetiren’in 19 Ağustos’ta kaleme aldığı “PKK da peygamber ocağı mı?” başlıklı yazısının bir bölümünün bazı kelimeleri çıkarılarak yerlerine başka kelimeler konulmuş halidir.

Söz konusu yazar yazısında TSK’nın Peygamber Ocağı, Türk Askerinin de Mehmetçik olduğundan yola çıkarak PKK’yı ve fikri yapısını sorgulayarak Kürt Dindarları PKK’ya destek vermemeye çağırmıştır. Dağda oğlu, kızı ölen bir Kürt dindar “Oğlum, kızım Peygamber ocağında öldü diyebilir mi? Peygamberin yanına gitti diyebilir mi?” cümlesiyle zihni alt yapısını üste çıkarıyor. Buna göre TSK saflarında ölen şehid, PKK saflarında ölen “leştir”. Öyleyse Müslüman Kürtler PKK’ya destek vermemelidir.

Öncelikle; Müslüman Kürtler Peygamber Ocağı olan TSK’yı! çok iyi tanırlar. Belki bir kısım dindar Türkler tanımak istemese de bölge halkı için TSK ne ifade ediyor ortadadır.

Hem askerlik yaptık da gördük çok şükür.

Namazlarını köşe bucak kılanlar; “ALLAH” dediği “Tanrı” demediği için yemek dualarında dövülenler; başörtülü annesi yemin töreninden kovulanlar; gümüş yüzüğünden dolayı ordudan atılanlar; sakalından, namazından dolayı fişlenenler; internete düşen ses kayıtlarında da ortaya çıktığı üzre bu halkı aptal mesabesinde gören generaller; içki içmeyi ve eşleriyle balolarda dans etmeyi TSK geleneği haline getirenler; İrtica adı altında İslam’ı, Kur’an’ı, Hz. Muhammed’in sünnetini, Şeriat-ı Garra’yı yıllarca bu ülkede MGK’da ilk tehdit belleyip ALLAH’a savaş açanlar; bölge insanına insan pisliği yedirenler; İslam’ından vazgeçmediği için Kürt Halkını hep aşağılayanlar; kurum olarak kendini laik diğer bir anlamıyla dinsiz olarak ifade edenler mi Peygamber Ocağıdır?

Askerlik yaptık da gördük; Namaz kılmamıza izin vermeyen rütbeliler mayına basınca akşam haberlere şehit olarak çıktı. İçki içen, pavyonlara gittiğini askerden saklamayanlar çatışmada ölünce gazetelere şehit olarak çıktı.

Ahmet Taşgetiren ismindeki zat-ı muhtere(!) şunu kafasına sokmalıdır; PKK ne kadar Peygamber ocağı ise TSK da o kadar Peygamber Ocağıdır. Öyle “Askerimizin yanlışları olmuştur, yanlış formata sokulmuştur” deyip “kem küm”lerle TSK’nın 90 yıllık pisliğini örtemez. Çünkü kokusu tüm Kürdistan’ı sarmıştır. Gelsin de; Peygamber Ocağı dediği kurumun maharetlerini bölgemizde, kırsalımızda görsün. Bu TSK, insan pisliği yedirdiği için Uluslararası Mahkemelerde mahkûm edilmiştir. Öyle “Evet yanlışları olmuştur” ile geçiştirilmeyecek kadar Peygamberden ve Ocağından uzaktır. Birileri,  TSK’yı laik düzenin, Kemalist inkilabların, Türk Irkçılığının muhafızı yapmıştır. Bunlar bir Peygambere, nokta ile Güneş kadar uzaktır. ALLAH’ın Resulü TSK gibi bir ocaktan münezzehtir. Ve TSK’ya bunca cürümüne rağmen Peygamber Ocağı demek Peygamber’e en büyük hakarettir. Tıpkı PKK’ya demek gibidir.

Artık Devlet ile PKK savaşında taraf olanların, eline İslam Kılıcını alıp PKK karşısına çıkmalarına, İslami kavramları hoyratça kullanmalarına tahammülümüz kalmamıştır.

PKK’ya karşı mısınız? Türk olduğunuz argümanını kullanın. Tek Bayrak, Ulus Devlet, Misak-ı Milli, Ekonomik, Siyasi… yüzlerce argümanı kullanın. Neden İslamı ırkçılığınıza alet ediyorsunuz? Neden İrtica diye İslama hakaret ile sicili kabarık bir kurumu Peygamber Ocağı ilan edip PKK’nın karşısına çıkıyorsunuz.

Devletin PKK’ya karşı verdiği savaş bir Cihad Hareketi midir? TSK Cihad mı ediyor? Öyle ya şehid derseniz Devletin Cihad ettiğini de söylemiş olursunuz.

PKK kadar menfur, PKK kadar eli kanlı bir örgüt bu bölge halkına musallat olmamıştır. Bu savaş; Sosyalist bir yapıyla Kemalist bir yapının savaşıdır. Başka hiçbir şey değildir. İki tarafın ölüleri de şehid değildir. Ahiretlerini ancak ALLAH bilir.

Ahmet Taşgetiren ALLAH’a tövbe edip Müslüman Kürtlerden de özür dilemelidir. Çünkü Müslüman Kürtlere hakaret etmiştir. 60 ve 70’li yıllarda Rejimi Amerikan güdümünde tutup Komünist Fikriyata karşı korumak için; Türkler, İslam’ı tepe tepe kullandılar. Komünizme karşı çıkacak en sağlam dayanaklar İslamda olduğundan İslam ve Kur’an üzerinden Komünizme savaş açtılar. Amerikan zekâsı bu taktik sonucunda İslam, bir maşa gibi kullanıldı ve nihayetinde Müslüman olan bu halk Komünizmi İslam karşıtı belleyip desteklemedi.

Bugün aynı alçaklık PKK’ya karşı yapılmaktadır. PKK’ya İslam üzerinden vurmaya çalışanlar İslam’ın Devlet ile PKK savaşına alet edilemeyecek kadar pak ve âli olduğunu demek bilmiyorlar ya da din simsarlığı yapıyorlar. Neticede PKK’nın Kürtleri dinsizleştirme projesinde ekmeğine yağ sürüp elini güçlendiriyorlar. “Bakın! İslam Kürtleri sevmiyor. Din kimliğimizi asimile ediyor. Bakın Peygamber Ocağı bize savaş açtı, demek bu peygamberi terk etmeliyiz” söylemleriyle; dinle, peygamberle alakası olmayan bir kuruma İslam etiketi vurulup; PKK karşısına öyle çıkarılmasıdır. İtirazımız bunadır.

Her iki taraf da kendi ölülerine şehid, karşı tarafın kayıplarına da leş demeyi terk etmedikçe bu savaştan zarar gören Müslüman Kürtler olacak, bölge olacak.

Nihayetinde, bu kirli ve pis savaşta iki taraf da İslam’ı alet etmemeli, bazıları kalem ve vaazlarıyla buna uşaklık etmemeli. TSK da PKK da bölgede binlerce cinayete imza atmış iki kurumdur. Bizim için biri neyse diğeri de odur. Ve açıkçası Müslüman Kürtler söz konusu olunca TSK ve PKK’yı indimizde ifade eden bir deyim; “Tencere Kürdistan dağlarından yuvarlanmış Kürdistan Ovalarında kapağını bulmuş”

Son olarak Ahmet Taşgetiren’in anlam veremediği bir hususa daha değineyim.

Yazısında PKK’nın yanımızda malum olan cürümlerini sayıp sonra da “Dindar Kürtler PKK’ya nasıl destek verebilir” diye taaccüb ediyor. Efendinin bunu anlaması için şunu sorgulaması lazım; “Oruç tutan, namaz kılan, camiye giden kimi dindar Türkler yukarıda maharetlerini saydığım TSK’ya nasıl destek verebiliyorsa” dindar Kürtlerden de maalesef öyle destek verenler var.

Bunun en başlıca sebeplerinden biri de kendisi gibi yazar-çizerlerdir. Çünkü onların İslam kalkanıyla bölgeye hitap etmesi PKK- TSK kirli savaşında İslami kavramları öne sürmesi dindar Kürtlerde böyle bir tepkiye sebep oluyor.

Bölgede mücadele veren Muvahhidler ise arada kalıyor, işleri zorlaşıyor. Dindar Kürtlerin PKK’ya kanıp seline kapılmaması için yoğun uğraş veriyorlar. Ama Türk dindarlar bunu yapmıyor, bu hassasiyeti göstermiyor. TSK’nın, ne ALLAH düşmanı olduğunu anlatmıyor Türk Halkına. Türk değil mi, isterse çamurdan olsun mantığını milliyetçiliklerinden soyutlayamıyorlar.

O halde Ahmet Taşgetiren ve emsallerine bir çağrı yapalım; Bizler Kürt Dindarları olarak halkımıza PKK’nın ne ALLAH düşmanı olduğunu anlatalım sizler de TSK’yı Peygamber Ocağı ilan etmekten vazgeçin ve TSK’nın bu halka ve İslama yaptığı kötülükleri, düşmanlığı teşhir edin.

Hakka tabi olup insafa gelmiyor(lar)sa şu sorumuza imanlarıyla cevap versinler.

Ahmet Taşgetiren yazısının sonunda soruyor;: İsteyen Peygamber'e komşuluğu seçer, isteyen Öcalan'a komşuluğu...

Biz de uyaralım; İsteyen Peygambere komşuluğu seçer, isteyen Türk Generallere ve İsmet Paşa’ya”

Şimdi soralım; TSK’ya Peygamber ocağı deyip Türk Generalleriyle komşu olmayı ister mi? İstiyorsa Peygamber Ocağı demeye devam etsin. Zira TSK illa da Peygamber ocağı ise Hz. Peygamberin değil Yalancı bir Peygamberin ocağıdır.

ALLAH bizleri ne Öcalan’la ne de Atatürk ile haşretmesin!

(Ahmet TAŞATAN)
Logged

Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön..
Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön..
Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
*



Puan: 281
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 12955
Üye ID: 30

Nerden:


« Yanıtla #1 : 25 Ağustos 2011, 16:01:09 »

Ahmet Taşgetiren yazısının sonunda soruyor;: İsteyen Peygamber'e komşuluğu seçer, isteyen Öcalan'a komşuluğu...

Biz de uyaralım; İsteyen Peygambere komşuluğu seçer, isteyen Türk Generallere ve İsmet Paşa’ya”

Şimdi soralım; TSK’ya Peygamber ocağı deyip Türk Generalleriyle komşu olmayı ister mi? İstiyorsa Peygamber Ocağı demeye devam etsin. Zira TSK illa da Peygamber ocağı ise Hz. Peygamberin değil Yalancı bir Peygamberin ocağıdır.
Logged

Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
*


…Bismî Hû…

Puan: 220
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 8182
Üye ID: 4

Nerden:


« Yanıtla #2 : 25 Ağustos 2011, 16:08:12 »

Maalesef çoğu türk müslüman ve yazarlarındaki bu bakış açısını anlamak zor. Milliyetçisi zaten bir tarafa ama böyle sözde bilinçli aydın-çizerlerin bile yaklaşımı ne kadar farklı.

Pkk ve diğer devlet düşmanı tüm örgütler günahkardır, yanlıştadır, batıldır.
Asker her türlü kötülüğü, zulmü, cinayeti işlese de, devlet her ne kadar islam düşmanı ve laik olsa bile bizimdir, kutsaldır, farkında olmadan bazılarının oyununa gelmiştir öyle mi...

One minute...!
Logged

Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön..
Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön..
Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
Abbas
∂ανєтуσℓυ мσ∂
*



Puan: 156
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 5654
Üye ID: 702

Nerden:


WWW
« Yanıtla #3 : 11 Kasım 2011, 14:55:33 »

One minute...!
Logged


"vallahi, vallahi bugün resulullah(a.s.v) kabirde sızlanmaktadır.
filistin'deki durum ve mazlumiyet resulullah(a.s.v) ı kabrinde sızlatmaktadır."(şehit murtaza mutahhari)
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: