Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 220
Çevrimiçi
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« : 29 Haziran 2010, 15:41:25 » |
|
 |
|
 |
 |

Gecenin, katran karası ölgün örtüsünü üzerinden atmasına az bir zamanın kaldığı, şafağın güneşle hemhal olmasının biraz öncesinde garip bir rüyanın bedenimi üşüten gercekliği ile actım gözlerimi vakitsizce…
Zaman mefhumunun tedavülde olmadığı, akrep ve yelkovanın hükmünün gecersiz kılındığı, kücük ölümün hayat ışığı olan düşlerde, vakitten bahsetmek ne kadar abesle iştigal etmekle bir tutulsa da görülen kimi rüyalar hic bitmeyecek mutluluk lemalarına yahut dipsiz elem hüzmelerine dönüşebiliyor bir anda..
Bol tuzlu yiyenin rüyasında sürekli su icmesi, ac olanın yemek yemesi, sınava hazırlananın imtihanını verdiğini görmesi sıradan olaylardır da rüyada korku tünellerinde gezintiye cıkmak acaba hangi hakikatın hayatımızdan uzaklaştırılma cabasıdır…
Rüya tabirleri oldum olası merakımı celbetmiştir. Tabi öncesinde rüyanın kendisi… Nasıl oluyor da dakikalarla sınırlı bir kücük lahzada; günlerin, haftaların ve hatta yılların yaşanmışlığı insanın ruhunu kaplıyor dört bir yandan.
Ve taze bir ölü gibi kapalıyken insanlığın dünyasına; kanımızın dolaşımı, kalbimizin atışı ve dahi vücut fonksiyonlarının aksamadan idamesi.
Ruhumuz; envai yeşili, güzellik ve letafeti tamaşa edip, bu güzelliklerin bir düş olmaması icin dua ederken icten ice, kimi zaman da caresizlik girdaplarında, ürperti rüzgarlarında yıkanıyor duygularımız.
Rüyalar; modern tuıbbın ve asırlar ilminin henüz cözemediği bircok gizli hikmet ve manayı barındırıyor hala kıyılarında. Yakup ve Yakup’in biriciğine nasip olan hikmete özenmiyor değiliz hani…
Mahir olsaydık yorumlamada düşleri, düşlerimizi acaba neler değişirdi hayatımızda..
Nelere sevinir, nelerle hüzünlenirdik.. Neleri değiştirmek icin caba ve emek sarfederdik…. Böylesi daha mı iyi diye de söylenmeden gecemiyor insan…
Rüyanın bir de edebi yönü var tabi. Bu kadar hikmeti barındıran bir olgu elbet manzum ve nesire konukluk edecekti.. Mesela halk edebiyatında rüya motifiyle sıkca karşılaşmaktayız.
Aşıklar, rüyalarında bir güzele aşık olurlar ve dahi aşkın vecibelerini de rüyalarda talim ederler..
Aşıklığın ilk tohumları düşlerde atılır. Ücler, Kırklar veya ak sakallı pir’in tanıttığı YAR’in ismini ve yerini öğrenen aşık adayına, mahlası söylenir.. Sunulan badeyi icer ve kendinden gecer.. Kalktığında ise o artık elinde sazı, yüreğinde sızısı olan gercek bir aşıktır…
Şöyle bir silkeleyince zihnimizdeki rüya figürlerini Nemrud’un düşü seriliyor soframıza… Yakında doğacak bir cocuğun, saltanatını al aşşağı edeceğini duyunca başlıyor tüm cocukları doğramaya.. Ne ki İbrahim annesinin karnında sürekli yer değiştiriyor, karanlık mağarada cabucak serpiliyor, Rabbini talim ediyordu o vakit. Firavun rüyasının akibetinin ne olacağını öğrenmeye calışırken İbrahim elindeki baltayla putları parcalıyordu. Ve bir rüya daha yorumlandığı gibi cıkıyordu.
İsmailin masum boynunu keskin bıcağın insafına bırakan İbrahimin gördüğü rahmanı rüya.. Üc kişilik bir imtihan; İbrahim, İsmail ve Hacerin gördüğü... Şeytani vesvese ve davetlere karşı üc keskin, üc sağlam bıcak.. Ve neticesinde Rabbe itaat etmenin mükafatı, o yüce Rabbin dostluğu. Bir ''Bayram'' onlardan bize kalan….
Ve rüyaların en güzeli, en müjdecisi Kenan’ın kızgın cöllerinin serin yürekli cocuğu Yusuf’un düşü.. Ay, güneş ve yıldızların lerzeye geldiği an. Ve gök kapılarının ardına kadar acıldığı, haset yüklü bulutların en yakıcı yağmurlarını yağdırdığı vakit. On kardeşin keder ve kaderlerinden kurtulmak icn sarfettikleri caba, hain emel, korkunc tuzak. Yusuf düşerken karanlık kuyulara, arşa yükselen feryad.
Öyle bir rüya ki Yusuf’u esirgeyen Yakup’tan, bir rüya ki Züleyhanın gözlerini kör eden ve bir rüya ki Yusuf’u cıkaran zindanlardan, Mısır’a aziz eyleyen… Yusuf’ un rüyası, Yakub’un rüyası ve Zülayha’ nın gördüğü rüya… Birbirine bağlı üc başlı bir macera.. Üc kişilik bir imtihan daha..
Ve bir rüyaya daha acıyoruz serap ve kabus görmekten yorulmuş gözlerimizi… Bu seferki ama biraz daha uzun, biraz daha kasvetli.. Bu seferki bizim imtihanımız… Kendi sınavımız…. Ama bu defa sorumluyuz gördüğümüz düşlerden, gezindiğimiz yerlerden, gördüklerimizden ve eylemlerimizden...
İşte bu, ’’Uyuduk uyanamadık’’ olacak olan rüya… Bu, son rüya cıktığımız fani yolculuğun.. Bir daha yok uyumak ve dahi düşlere dalmak..
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 220
Çevrimiçi
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #1 : 30 Haziran 2010, 18:16:34 » |
|
 |
|
 |
 |
Yaf bu bölüme artık neden kimse bakmıyor... Edebiyatcı kardeşlerimiz nerdesiniz  |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
Puan: 281
Çevrimiçi
Üye ID: 30
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #2 : 07 Temmuz 2010, 16:44:23 » |
|
 |
|
 |
 |
keko ben edebiyattan hiç anlamıyorum,gündiyiz işte..yazıların bizim gibi pek okumamışları aşıyor,uğramamaları ondandır..  bu arada yazını okudum haberin olsun,ama yorumda bulunmuyorum ,dediğim gibi yorum için edebiyatçı olmak lazım... 
selametle.. |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
|
|
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 220
Çevrimiçi
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #4 : 07 Temmuz 2010, 17:03:29 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 220
Çevrimiçi
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #6 : 08 Temmuz 2010, 13:08:47 » |
|
 |
|
 |
 |
Beğenmenize sevindim İnsan kardeşim...
Rabbim razı olsun sizden....
İnşALLAH değerlendirme ve eleştirilerinizi beklerim bu sayfalarda...
Selametle... |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
|