Hoşgeldiniz,
Ziyaretçi
.Lütfen
giriş yapın
veya
kayıt olun
.
23 Mayıs 2012, 15:46:09
Ana Sayfa
Yardım
PLAYER
Giriş Yap
Kayıt
Davetyolu
>
Kültür ve Edebiyat
>
İnceleme - Araştırmalar...
(Moderatör:
Yahya Abbas Müsavi
) >
SİYASET VE SİYASÎ ÇALIŞMANIN GEREKLİLİĞİ
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Yazdır
Gönderen
Konu: SİYASET VE SİYASÎ ÇALIŞMANIN GEREKLİLİĞİ (Okunma Sayısı 230 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
EBU CENDEL AMEDİ
üѕтα∂
Puan: 66
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2331
Üye ID: 5033
Nerden:
SİYASET VE SİYASÎ ÇALIŞMANIN GEREKLİLİĞİ
«
:
10 Mart 2011, 16:59:40 »
Son asırlarda özellikle de günümüzde Müslümanlar arasında siyasetten tiksindirici ve uzaklaştırıcı çeşitli telkinler yaygınlaştırılıyor. Şöyle ki;
-Din ayrı siyaset ayrı olmalı. Çünkü dinin sabit değişmeyen kuralları ile her zaman değişken olan siyasi olaylar tanzim edilemez. Onun için din siyasete esas teşkil etmemeli. Aksi halde dünyanın gidişatından geri kalır.
-Siyasetin değişkenliği ve kaypaklığından dolayı, siyasetle meşgul olmak kişiyi de kaypak, ikiyüzlü, sahtekar kılar. Onun için iyi bir Müslüman siyasetten uzak durmalı.
-Aziz dinimizi siyasetin pisliklerine bulaştırmamalıyız.
-Siyaset dinde ayrıntılardandır ve dindeki yeri %5'ler civarındadır. O da önemli değildir. İslâm dini siyasi değil sadece ruhani, ferdi bir dindir.
-Şeytandan ve siyasetten ALLAH'a sığınmalıyız.
-Önemli olan ALLAH'a kulluk yapmaktır. Siyasetle iştigal kişiyi ALLAH'a kulluktan alı koyar.
-İslâm’i bir kitlenin kâfirlerin siyasi işlerini, manevralarını takip etmesi abesle iştigal olur. Elin kâfirinden bize ne nasıl olsa hak gelince batıl zail olur. Bizim dahili ve harici siyaseti takip etmemiz, tahliller yapmamız, konuşmamız abesle iştigal olur.
-İslâm'ı yaşarsak devlet nasıl olsa gelir. Önce kendimizi kurtaralım. Devleti yüreğimizde kuralım. Siyasetle meşgul olmaya gerek yok.
İşte bu ve benzeri sözleri içinde yaşadığımız toplumda sık sık duyarız. Böyle düşünen insanlarla karşılaşırız. Şu iyi bilinmeli ki, böylesi telkinler ve fikirler güdümlü fikirlerdir. Kasıtlı olarak Müslümanlar arasında yaygınlaştırılmaktadır ki Müslümanlar kendi yaşamlarındaki, ülkelerindeki ve çevrelerindeki siyasi manevraları göremesinler, kâfirlerin güdümünde kalmaya mahkûm olsunlar.
Siyasetin tanımı:
Arapça olan bir kelime olan siyaset; ıstılahta belirli bir fikirle insanların ülke içi ve dışı ile ilgili işlerini gütmeye yönetmeye denir. Bu iş, devlet ve ümmet tarafından yapılır. Devlet ve yöneticiler bu işi yönetici olarak, ümmet de takipçi, muhasebeci, nasihat edici olarak yürütür.
Bu tanım genel tanımdır. Siyasetin vakıasını ortaya koyar. Bu tanım "siyaset" kelimesinin lügat manasına da uygun düşmektedir. Nitekim Lisanul Arab'da siyaset kelimesi; insanların işlerinin yönetimini üstlenmek anlamında geçmektedir. Kamus El-Muhitde de; "tebaayı siyase ettim" yani; "tebaaya emrettim ve nehyettim" denmektedir. Siyaset kelimesinin lügat ve ıstılahtaki bu manası Şer'î naslarda da aynı şekilde geçmiştir.
Nitekim Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem bir hadisi şerifte şöyle demiştir: "İsrail oğullarını peygamberler siyasa ediyorlardı (yönetiyorlardı). Bir nebi öldüğünde onu bir başka nebi takip ediyordu. Benden sonra nebi yoktur. Birçok hâlifeler olacaktır." (Buhari Enbiya 50, Müslim İmarat 1842) Yani, Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'den sonra Müslümanları hâlifeler yönetecektir.
Siyasetin tanımının ve vakıasının bu olduğunu gördükten sonra bu vakıaya İslâm'ın bakışını ortaya koymaya çalışalım. Bu hususta ayet ve hadislere bakıldığında İslâm'da siyasetin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkar. İslâm'ın ona nasıl teşvik ettiğini ve bir yükümlülük olarak Müslümanlara yüklediğini görürüz. Zira Müslümanların maslahatlarına önem vermekle, yöneticilerin işleri ile ve yöneticileri muhasebe etmekle kısaca siyasetle ilgili birçok nas vardır. Bu nasların bir kısmını siyasetin yürütülüş şeklini ortaya koyarak göstermeye çalışacağız.
Logged
EBU CENDEL AMEDİ
üѕтα∂
Puan: 66
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2331
Üye ID: 5033
Nerden:
Ynt: SİYASET VE SİYASÎ ÇALIŞMANIN GEREKLİLİĞİ
«
Yanıtla #1 :
11 Mart 2011, 14:44:14 »
Siyaset;
1-) Yöneticiler tarafından insanların işlerinin tanzimi yani, yönetim ile
2-) Tebaa tarafından yönetimi denetleme ve muhasebe ile
a-) Dahilî siyaset
b-) Haricî siyaset olarak yürütülür.
a-) Dahilî Siyaset:
Dahilî siyasetle Müslümanlardan talep edilen, ALLAH'ın indirdikleri ile yönetmek ve yönetilmektir. ALLAH'ın indirdiklerine göre de muhasebe etmektir. İşte ALLAH'u Teala'nın bu talebini ifade eden naslardan birkaçı şunlardır:
1-) Yönetim ile ilgili nasslar:
"Onların aralarında ALLAH'ın indirdiği ile hükmet (yönet). Haktan sana gelenden sapıp da onların arzularına uyma." (Maide 48)
"ALLAH'ın indirdiğiyle yönetmeyen işte onlar kafirlerdir... zalimlerdir... fasıklardır." (Maide 44-45-47)
"İnsanlar arasında hükmettiğinizde (yönettiğinizde) adaletle yönetin." (Nisa 58)
"Rabbine yemin olsun ki aralarında çıkan ihtilaflarda seni (şerîatı) hakem kılmadıkça, sonra senin (şerîatın) hükmünden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymadan ona tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar." (Nisa 65)
"Sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ettiklerini iddia edenleri görmedin mi? Zira onlar inkar etmekle emrolundukları halde tağutla yönetilmek istemektedirler. Şeytan ise onları uzak bir sapıklığa saptırmak istiyor." (Nisa 60)
Bu ayete göre ALLAH'ın indirmediği sistem ve hükümlerle yönetime talip olmak şeytanın güdüm alanına girerek sapıtmak ve iman iddiasını boşa çıkarmak oluyor. İşte asıl kendisinden ALLAH'a sığınılacak husus budur. Demokrasi, cumhuriyet, kapitalizm, sosyalizm gibi çağdaş tağutî sistemlerin siyasetinin yürütücüsü olmaktan ALLAH'a sığınmak gerekir. Allahu Teala şöyle buyurdu:
"Yoksa onlar cahiliye (İslâm dışı) yönetim mi istiyorlar? İyi anlayan bir topluma göre hükümranlığı (yönetim sistemi) ALLAH'tan daha güzel kim vardır." (Maide 50)
Siyasetin yönetim bölümünde ALLAH Müslümanlara, ALLAH'ın indirdiği ile yönetmeyi bu ve benzeri birçok nas ile emretmişken bu emirleri yerine getirmeden ALLAH'a kulluk nasıl olur?
2-) Muhasebe hususuna gelince: Hem fert hem de bir parti ile muhasebeyi ALLAH Müslümanlardan talep etmiştir. Şöyle buyurmuştur:
"Sizden iyiliğe çağıran, marufu emredip münkerden alıkoyan bir topluluk bulunsun." (Al-i İmran: 104)
Logged
EBU CENDEL AMEDİ
üѕтα∂
Puan: 66
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 2331
Üye ID: 5033
Nerden:
Ynt: SİYASET VE SİYASÎ ÇALIŞMANIN GEREKLİLİĞİ
«
Yanıtla #2 :
12 Mart 2011, 15:32:39 »
"Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder kötülükten alıkoyarsınız." (Al-i İmran: 110)
"İleride birtakım emirler (yöneticiler) olacaktır. Tanıyacaksınız ve inkar edeceksiniz. Kim tanırsa beri olur. Kim inkar ederse kurtulmuş olur. Fakat kim razı olursa ve tabi olursa... dediler ki; onlarla savaşalım mı? dedi ki; Namaz kıldıkları (İslâm'ı uyguladıkları) müddetçe hayır." (Müslim 1854)
ALLAH'ın Rasulü (sav) burada yöneticilere karşı kör ve sağır olmayı değil onları takip edip tanımayı ve yaptıkları münkerlere karşı çıkmayı kurtuluşun yolu olarak göstermiştir. Yöneticileri takip etmeyenler onları tanıyamaz ve onlardan hasıl olan şerlerden de ne beri olur ne de kurtulur. Körü körüne onlara tabî olur da dünya ve ahirette hüsrana düşer.
Ayrıca ALLAH'u Teala, marufu emretmeyi, münkeri de yani ALLAH'ın rızasına uygun olmayan şeyleri de nehyetmeyi müminlerin bir sıfatı olarak talep etmektedir. Marufu emretmek ve münkerden nehyetmek siyasî bir iştir. Çünkü marufun da münkerin de başı yönetimdir. Yönetim bozuk olursa toplum fasit yani bozuk ve kirli olur. Çünkü yönetim toplumun yapısını teşkil eder. Sosyal ilişkileri tanzim eder. Bu tanzimdeki çarpıklık toplumda çarpık, bozuk, kötü, dengesiz ilişkileri; beraberinde de zulüm, dolandırıcılık ve yolsuzlukları getirir. Bu da yönetime ve yöneticilere yönelik marufu emretmenin ve münkerden nehyetmenin önemini ortaya koymaktadır.
İşte, Allahu Teala bu önemli siyasî işi Müslümanların vasfı olarak zikrederek onlardan kesin bir şekilde talep etmiştir:
"Mümin erkek ve kadınlar birbirlerinin velisidirler (dost, yardımcı ve koruyucusudurlar) marufu emrederler ve münkerden nehyederler." (Tevbe 71)
"Yeryüzünde onları yerleştirdiğimizde (iktidar sahibi kıldığımızda) onlar namaz kılarlar, zekat verirler, marufu emrederler ve münkeri nehyederler." (Hac 41)
Bu ayet de Müslümanlardan davet ve ümmet olarak marufu emretmeyi ve münkerden nehyetmeyi talep etmektedir: Yine Efendimiz (sav):
"Nefsimi elinde bulundurana yemin ederim ki siz ya iyiliği emreder münkerden nehyedersiniz ya da ALLAH katından hemen size bir azap gönderir sonra da siz dua edersiniz de duanız hiç kabul edilmez." (Tirmizi Fiten 9)
"Şüphesiz ki ALLAH hiçbir zaman bir kısım (özel) insanların işledikleri kötülükler yüzünden bütün insanlara azap etmez. Ne zaman ki aralarında kötülüklerin yapıldığını görürler de güçleri yettiği halde o kötülüklere karşı çıkmazlar ya da ortadan kaldırmazlarsa işte o zaman ALLAH'ın azabı hem günahları işleyenleri hem de bu günahlara karşı çıkmayanları, bütün insanları kapsar." (Ahmet ibni Hanbel)
Toplumdaki özel kimseler yöneticiler, toplumu etkileyen liderlerdir. Onları takip etmeyen ve onlardan hasıl olan münkerlere karşı duyarsız ve tepkisiz olan insanlar onların işledikleri cürümden dolayı ALLAH'ın göndereceği çeşitli azaplardan kurtulamazlar. Kurtulmaları için yöneticileri ve liderleri denetleyip icraatlarını takip etmeleri ve yanlışlarına tepki göstermeleri gerekir. Bu da siyasetle iştigal değildir de nedir? bir başka hadiste Rasul (sav) şöyle buyurdu;
"Hiçbiriniz kendisini tahkir etmesin (küçük düşürmesin). Yanındakiler; Ey ALLAH'ın Rasulü, bizden birisi kendisini nasıl tahkir eder? Diye sordular. O da şöyle dedi; bir kimse öyle bir şey görür ki onunla ilgili bir şey söylemesi ALLAH'ın onun üzerinde hakkıdır. Fakat o bu hususta konuşmaz (yani insanlardan çekinip konuşmamakla kendisini tahkir etmiş, alçaltmış olur). Allahu Teala da kıyamet günü ona, şu şu meselede niye üzerine düşen sözü söylemedin, söylemene engel olan neydi? Diye hesaba çeker. Adam; konuşmamı insanlardan korkmam engelledi, der. Allahu Teala da; Sen (insanlardan değil) önce benden korkmalıydın, der. (Kütübi sitte C.17 S.538)
Bu hadisi şeriften de anlaşılacağı üzere gördüklerine karşı duyarsız yada tepkisiz olmak yasaklanmaktadır. Özellikle de yönetim ve yöneticilere karşı kör, sağır ve tepkisiz olmak kesinlikle yasaklanmaktadır. Zira ALLAH'ın Rasulü (sav) şöyle buyurmaktadır:
"Cihadın en üstünü zalim sultan (otorite) karşısında hak sözü söylemektir."
"Şehitlerin efendisi Hamza ve zalim bir imama karşı hak söz söyleyip nasihat eden ve bu hareketinden dolayı öldürülen kimsedir."
"Kimin asıl önem verdiği husus ALLAH'tan başkası olmuşsa o, ALLAH'tan değildir (ALLAH'la alakası kesiktir). Kim de Müslümanlara (maslahatlarına) önem vermezse onlardan değildir."
Logged
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
DUYURULAR VE YENİLİKLER
-----------------------------
=> Yönetim Duyuruları
=> Üye Duyuruları
=> Yeni Davetyolcuları
=> Davet Yolu Hakkında
=> 'sitemiz hakkındaki İstek-Öneri ve Eleştirileriniz''
-----------------------------
GENEL KONULAR
-----------------------------
=> Genel İstişare
=> Serbest Kürsü
=> Cihad ve Şehadet
=> İslam kardeşliği ve Vahdet..
=> Müslüman Kimliği
-----------------------------
Kültür ve Edebiyat
-----------------------------
=> Kaleme ve Silgiye dair herşey..
===> Emrullah CAN
===> Ebu Ömer
===> Yahya Abbas Müsavi
===> Abbas
=> Şiir Köşesi
===> Şair ve Şiir(kendi kaleminizden)
=> Fıkra Bölümü
=> Kıssadan Hisseler
=> Yaşamdan İzler...Hatıralar..Anılar
=> Kitap ve Dergi Dünyası
=> Eğitim-Bilim ve Kültür
=> İnceleme - Araştırmalar...
=> Güzel sözler
-----------------------------
İslami Konular
-----------------------------
=> Kuranı Kerim ve Tefsir
=> Hadisi Şerif.
=> Efendimiz(sav)ın Hayatı ve mücadelesi.
===> Peygamberlerin hayatı ve tevhid mücadeleleri
=> ASHABI KİRAM
=> Fıkıh
=> Akaid
=> Siyasi-İtikadi Mezhepler ve islam tarihi
-----------------------------
Hayrü'n-Nisa
-----------------------------
=> İslamda Aile Eğitimi
=> İslamda kadın ve tesettür
=> İslamda çocuk eğitimi..
=> Yemek Tarifi
-----------------------------
İslam ve Yaşam
-----------------------------
=> Yıldönümleri,Özel Günler..Bayramlar..Kandiller
===> Kutlu doğum bölümü
===> Mübarek Ramazan Bölümü
===> muharrem ayı ve kerbela
=> Dua Bölümü
=> Risale-i Nur
=> Tıbb-ın Nebevi
-----------------------------
Haberler
-----------------------------
=> Ülkemiz ve memleketimizden haberler
===> Dünyadan Haberler..
=> Günün Köşe Yazıları
=> Röportajlar
=> Anketler
=> Yarışma Bölümü
===> Davetyolu Bilgi Yarışması
=> Muhabbet Bölümü
-----------------------------
MULTİMEDYA
-----------------------------
=> Ezgi ve Marşlar
===> Farsça Bölümü
===> Arabça cihad Nasheed bölümü
===> FON müzikleri bölümü
===> Online İlahi-Ezgi Bölümü
=> Resimler..
===> İbretlik ve Tefekkürlük Resimler
=> Videolar
===> Cihad Videoları
===> İbretlik-Tefekkürlük-Tebessümlük-İlginç videolar
=> İRAN FİLİMLERİ-Filmler-Belgeseller
=> İslami Çizgi Filmler ve sesli paylaşımlar(vaaz-tiyatro-vb)bölümü
===> Kuran ı Kerim Dowland
=> Dini Programlar
=> Bilgisayar ve İnternet program ve paylaşım Bölümü
Yükleniyor...