Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: SIRLI ÇERÇEVE  (Okunma Sayısı 440 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
*


…Bismî Hû…

Puan: 220
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 8182
Üye ID: 4

Nerden:


« : 23 Nisan 2011, 13:30:13 »

Toprak, bir gün aynaya dedi ki:
“Ay ayna! İmreniyorum sana! Çünkü kim sana baksa, kendini görür; bana bakanlar ise, sadece beni görür!”
Ayna toprağa şöyle cevap verdi:
“Ey kara toprak, ne beyhude bir dert ile dertlenmişsin. Bilmiyor musun? Ben bana bakanların bugününü gösteririm. Oysa sen, sana bakanların yarınından haber verirsin…”
Bu cevap, toprağın beğenisine gitse de, tekrar dedi:
“Belli ki içimi rahatlatmak içindir sözlerin. Söyler misin bana, sana bakanlar, hiç dönüp bakar mı bana?
”Ve ayna toprağa acı bir gülümseyişle şunları söyledi:
“Merak etme! Bana bakacak yüzü kalmayanların gözü, hep sana döner!”


Arayan gözler karşılıyor bizi. Sanki bir yerlerden tanıdıklar. Gözlerin sahibini düşünürüz… Başımızı çeviririz, o da çevirir. Yüzümüzün çizgilerinde gezinirken, ellerimizi takip eder. Bakışlarımız, korkularımız birdir. Lekesiz, pürüzsüz, saf yansımalar bizi şaşırtır… Her şey ne mükemmel eşleşmiştir diye düşünürüz. Hâlbuki küçük bir çizik tüm görüntünün kaybolmasına yeter…

Aynalar, kendisine bakan herkesi, her şeyi görür, aksettirir… Ama bunu bilmez, kendisini göremez, haberdar olmaksızın bu alışverişe aracılık eder. Arkası karanlık, önü ise aydınlıklardan bir ufuk… Baktıkça uzaklaşırsın, seyrettikçe kaybolursun. Aranılan her ne ise ulaşılamazdır; ama aslında hakikatler tam karşında, seni izlemektedir.
Ayna ve kalb birbirine ne çok benziyor. İkisi de çok hassas. Parçalandıklarında tekrar bir araya getirilmeleri imkânsız gibi Aynalar aldığını, bağrındakini dışa vurur. İkisi de içlerine düşürdükleri görüntüyü aynen yansıtıyorlar. Aldıkları ışık miktarınca aydınlık saçıyorlar. Üzerlerine düşen suretlerden tahmin edebiliyorlar siretleri. Eğer tozlu ve kirliyseler aks ettirdikleri de bulanık oluyor.

Kimi zaman da aynada izlerken kendimizi, bakışlarımız kâinatla çarpışır. Suret yerine güneş, ay ve yıldızlar inmiştir
sahneye. Yüce dağlar, koca denizler, derin vadiler kaplamıştır her yeri. Hiç görmediğin kadar muazzam bir tablo vardır karşında. Her şey yerli yerinde, suskun ve hareketsiz… Tam kendini gökkuşağının albenili tonlarına kaptırmışken bir de bakarsın gözlerinin rengidir seni hayran bırakan. Bir âlem olursun, bir sensin karşında…
Kimsenin söyleyemediği hakikatleri aynalar haykırır yüzümüze. Bir beklentisi yoktur bizden. Gizlemez gördüğünü. En dağınık ve mahcup hallerimizin tek tanığıdır. Belki de dili yok diyedir karşısına tüm pervasızlığımızla çıkmamız. Bize sonsuz samimiyeti ile karşılık verip bir şey beklemeyendir. Bu haliyle bulunmaz bir sırdaştır tüm vefasızlığına rağmen.

Aynalar yüzyıllardır insanın kendisini tanımasına yardımcı olmuştur. Bedendeki değişikliklere, çehrelerdeki kıvrımlara ve ruhlarda oluşmuş deriz izlere ışık tutarlar. Bu yönüyle aynalar bir tefekkür vesilesi sayılır. Cahit Sıtkı’nın, yaşlılığın resmini yansıtmasından ötürü düşman addettiği aynalar, aslında her şeyden habersizce, dünyadaki en ’’acı hakikatin’’ habercisi hükmündedir.

Eskilerde aynalar ölüm döşeğinde yatanların sağ olup olmadığını anlamak için ağızlarına tutulurmuş. Ayna buharlanırsa bu, hastanın hâlâ yaşadığının işareti sayılırmış… Yaşama tutunanlar için vazgeçilmez bir parça olan bu gizemli cisimlerin hayat ile ölüm arasındaki ince çizgide de yansımalarını sürdürebilmesi ilginçtir…

Bir zamanlar lunaparklarda insanları olduğundan farklı gösteren aynalar bulunurdu. Kimi tümsek kimi çukur şeklinde… Buraya bakanlar kendilerini ya ince, uzun ya da çok iri ve heybetli görürlerdi. Tabi bu yalancı akisler gerçeğin mahiyetini değiştirmiyordu. Aslında büyüklenenler artık dev aynasına da ihtiyaç duymuyor. Kendimizi yaşama o kadar kaptırmışız ki biz olmasak hiçbir şeyin yürümeyeceğini sanıyoruz. Devleşen, aynalardaki aksimiz değil; biz oluyoruz kendi gözümüzde…

Bence, aynada nasıl göründüğümüzden ziyade aynanın bizim gözümüzde nasıl göründüğüdür önemli olan. Aynaya biçtiğimiz role karşılık göreceklerimiz de o paralelde olacaktır. Belki aynalara yansıyan görüntülerimizi değiştirmeye muktedir değiliz; ama yaşama sevincimizin bu sırlı çerçevede sıkışıp kalmasına engel olmak yine bizim elimizde…
« Son Düzenleme: 25 Temmuz 2011, 23:01:36 Gönderen: Emrullah CAN » Logged

Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön..
Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön..
Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
DiRiLiŞ
мιя üує
****


Derin yürek, derin Aşk ve derin İnsan..

Puan: 62
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1069
Üye ID: 4853

Nerden:


« Yanıtla #1 : 23 Nisan 2011, 19:34:24 »

Yüreğe kocaman bir eyvaAlllah Üstad..

Aynanın mahiyetine dair nasıl müthiş bir anlatımdır bu..
Herşeyi üzerinde temaşa ettiğimiz, kendimizi izleme şansına erdiğimiz aynayı, halbuki ne kadarda sıradanlaştırıyoruz..

Acizliğimizi, İnsan maskelerini hala ayna arkasına saklıyorsak, "aynada nasıl göründüğümüzden ziyade, aynanın bizim gözümüzde nasıl göründüğü" önemine daha bir vurgu yapmak gerekir..

EyvaALlah..
Rahman razı olsun.

Logged

Madem ölüm tek bir defa gelecek,

O da neden ALLAH için olmasın ..
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
*


…Bismî Hû…

Puan: 220
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 8182
Üye ID: 4

Nerden:


« Yanıtla #2 : 23 Nisan 2011, 21:50:38 »

Teveccüh etmişsiniz sevgili kardeşim.
Rabbim razı olsun sizden...
Logged

Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön..
Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön..
Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
Seyyid-e Kerbela
мιя üує
****


Mesajim Var Dünya'ya Alicilar Bozulmus Ulasilmiyor

Puan: 27
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1447
Üye ID: 2139

Nerden:


WWW
« Yanıtla #3 : 24 Nisan 2011, 01:28:53 »

“Merak etme! Bana bakacak yüzü kalmayanların gözü, hep sana döner!”


Ayna ve kalb birbirine ne çok benziyor. İkisi de çok hassas. Parçalandıklarında tekrar bir araya getirilmeleri imkânsız gibi


Muhtesem bir yazi özellikle yukarida isaretledigim cümleler hosuma gitti!

Rahman razi olsun Emrullah abim
Logged


Sakın terk-i edebden, kûy-i mahbûb-i Hudâ'dır bu!
Nazargâh-i ilâhîdir Makam-ı Mustafâ’dır bu..!
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
*


…Bismî Hû…

Puan: 220
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 8182
Üye ID: 4

Nerden:


« Yanıtla #4 : 25 Nisan 2011, 16:54:06 »

Est abi. Rabbim senden de razı olsun inşALLAH..
Logged

Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön..
Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön..
Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
*


…Bismî Hû…

Puan: 220
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 8182
Üye ID: 4

Nerden:


« Yanıtla #5 : 25 Nisan 2011, 16:56:01 »

Est abican. Rabbim senden de razı olsun inşALLAH..
Logged

Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön..
Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön..
Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: