Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: ŞEHİD ŞERİATİNİN DİLİNDEN ::ŞEHİD  (Okunma Sayısı 480 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
MERYEMDUAA
σиυя üуєѕι
****


insan bir katre kan ve bin endişedir.

Puan: 34
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1727
Üye ID: 1850

Nerden:


« : 16 Nisan 2009, 11:21:42 »

Şehadetten Sonra / Dr.Ali ŞERİATİ 
 
Kardeşlerim!

 Şimdi şehitler ölmüştür. Biz ölülerse diriyiz. Şehitler, söyleyeceğini söyledi. Biz sağırlara ise seslenildi. Ölümü seçme yürekliliği gösterenler gitti. Artık bir an bile yaşayamazlardı. Biz utanmazlarsa kaldık. Asırlardır bekliyoruz. Alçaklığın sembolü dünya, yüceliğin sembolü olan Hüseyin ve Zeynep için ağladığımıza gülse de yerindedir. Biz alçakların o yüceler arasında bulunması ise tarihin başka bir zulmüdür.

 

Bugün şehitler, çağrılarını kendi kanlarıyla duyurmuş bulunmaktadır. Tarih boyunca oturanları ayaklanmaya çağırmak üzere gözlerini gözlerime dikip yere serilmişlerdir.

 

Kendi kültür ve tarihimizde; insanlığın yaratmış olduğu yüce cevherler, tarihi diriltip harekete geçiren canlı maddeler ve insana “ALLAH”a doğru yükselebileceğini öğreten ilahi dersler saklıdır. Bütün bu yüce ve ilahi değerlerin mirası da biz güçsüz ve alçakların eline düşmüştür.

 

Biz İslam tarihinde cihatların, şehadetlerin ve yüce değerlerin varisiyiz. İşte biz bunların varisiyiz. Öyleyse içimizden insanlığa örneklik edecek ümmet çıkarmalıyız.

 

“Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık!

İnsanlar üzerine tanık olasınız;

Rasul de sizin üzerinize tanık olsun diye” [26/43]

 

Biz; şehitlerimizin, mücahitlerimizin, imamlarımızın, inanç ve kitabımızın mirasından örnek bir ümmet oluşturmakla yükümlüyüz. Böylece insanlar üzerinde tanık olacağız. Rasul de bize örnek ve tanık olacaktır.

 

İnsanlığı diriltecek ve harekete geçirecek bu ağır risalet, günlük hayatlarını bile sürdürmekten aciz olan bizlerin sırtına yüklenmiştir.

 

ALLAH’ım! Bu ne hikmettir?

 

Vahşet dolu günlük yaşantımızın pislik ve bataklığında yüzmekte olan bizler, ALLAH katındaki şehadet ve huzurları Kerbela’da kanıtlanmış kadın, erkek ve çocukların yasında bulunuyoruz.

 

Bu nedir? ALLAH’ım!

 

Hüseyin soyuna başka bir zulüm mü?

 

Şimdi şehitler işlerini bitirmiş bulunmaktadır. Biz de kimsesizler akşamında ağlayıp bu işin bitmiş olduğunu duyuracağız.

 

Oysa biz, Hüseyin için ağlama, Hüseyin’i sevme görüntüsü altında Yezid’le el ele vermiş, aynı yaşam öyküsünü paylaşmaktayız. Hüseyin ise bu öykünün son bulmasını istiyor.

 

Şimdi şehitler işlerini bitirmiş bulunmaktadır! Sönüp gitmişler! Hepsi rollerini güzelce oynadı. Öğretmen, müezzin, yaşlı, genç, kadın, hizmetçi, efendi, soylu ve çocuk… her biri bütün çocuklara, yaşlılara, kadınlara; büyük küçük herkese örnek olacak bir ölümü seçerek orada kendi sınıflarını temsil ettiler.

 

Bu şehitler o gün iki şey yaptı. Hüseyin’den kölesine, çocuğundan kardeşine, öğrencisinden, öğretmenine, soylusundan sade vatandaşına kadar hepsi, tarih boyunca yaşayacak bütün insanlara; güç yetirdiklerinde nasıl yaşamaları gerektiğini, yetiremediklerinde ise nasıl ölmeleri gerektiğini öğretmek üzere, şahadetle yüz yüze gelmiştir.

 

Bu şehitler bir şey daha yapmıştır: Her biri, egemen rejimlerin politika, din, sanat, felsefe, ahlak, duygu, düşünce ve insanlığı kendi isteklerine kurban edip zulüm ve cinayetlerine araç olarak kullandıklarına tanıklık ettiler.

 

Tarihe egemen olan kişi zalim ve canidir. Birçok kadın celladın kırbaçları altında solumuştu. Kan pahasına ahırlar yapmışlardır. Tarih boyunca bütün dönem ve kuşaklarda kölelik ve katliam genellikle kadınlar, çocuklar, erkekler, kahramanlar, köleler ve öğretmenlere uygulanmıştır.

 

Şimdi, ise Hüseyin, bütün varlığıyla tarih mahkemesinde tüm mazlumlar yararına tanıklık etmek üzere Fırat’ın yanı başına gelmiş bulunmaktadır.

 

Tarihe egemen olan bu celladın tarih boyunca genç beyinleri yediğine tanıklık edecektir.

 

Ali Ekber’le tanıklık edecektir.

 

Cinayet rejimlerinde kahramanların nasıl öldürüldüğüne tanıklık edecektir.

 

Kendisini adayarak tanıklık edecektir!

 

Tarihe egemen rejimlerde kadınların ya tutsaklığı seçerek harem kulları olmaları gerektiğine ya da özgürlüğü seçerek şehid olmaları gerektiğine tanıklık edecektir.

 

Zeneb’iyle!

 

Zulüm ve cinayet rejimlerinde celladın, bebeklere bile acımadığına tanıklık edecektir.

 

Kendi bebeğiyle!

 

Ve Hüseyin bütün canlılığıyla;

 

Tarihin cinayet mahkemesinde, mazlum ve savunmasız kalmış kimselerin yararına tanıklık etmek üzere gelmiştir.

 

Mahkeme artık bitmiştir. Hüseyin davetini, bütün varlık ve imkanlarıyla duyurmuştur.

 

Arkadaşlar!

 

Sizin de gördüğünüz gibi düşmandan önce dostun eliyle kurban edilen şu Şia’da; toplum ve tarihi diriltecek büyük dersler saklıdır. Büyük sermayeler, yüce ruhlar ve ilahi değerler vardır.

 

Tarihimizde var olan sermayelerin en değerlisi şehadettir. Celal’in deyişiyle biz:

 

“Şehadet geleneğini unutup,

Şehitlere mezarcılık

Yapmaya başladığımız günden beri

Kara ölüme boyun eğmişiz.

Kadın ve erkeklerimiz,

Ali şiası olacağı yerde,

Hüseyin ve Zeynep şiası olacağı,

Yani şehitlere uyacağı yerde

Şehitlerin yasını tutmaya başladığı

Günden beri sürekli

Yasta kalmışız”

 

Hüseyni mesajı, sevgili arkadaşlarının mesajını ne  kadar da ustaca değiştirmişlerdir.

 

Tüm sevdiklerini kanlar içinde gören Hüseyin, karşısında kindar ve yağmacı düşmandan başkasını göremeyen Hüseyin seslenir:

 

“Bana yardım edip öç alacak kimse yok mu?”

 

Ona yardım edip öç alacak kimse olup olmadığını bilmiyor mu? Bu soru geleceğe ve bize sorulmuş bir sorudur. Bu soru, Hüseyin’in beklentisini açıklıyor. Şehitleri sevip sayan herkese şehadet çağrısı yapıyor.

 

Ancak biz, her dönemde taraftar isteyen bu çağrıyı, bu yardım beklentisini söndürdük. Nasıl? İnsanlara “Hüseyin’in istediği gözyaşıdır, iniltidir; başka bir mesajı yoktur” diyerek! “Ölmüştür, dolayısıyla yasını tutacak kimseler arıyor; her yerde ve dönemde açtığı yolda yürüyecek kimseler arayan tanık, şehit ve hazır biri değil”, diyerek!

 

Evet bize bunlar söylenmiştir ve hala da söyleniyor.

 

Her devrimin iki yönü vardır:

 

“Kan” ve “Mesaj”

 

Ve şehit, yani hazır!

 

Kızıl ölümü, yüce değerle uğruna girişeceği cihatta kullanabileceği tek silah olarak kendi elleriyle seçen kimseler şehittir. Tanık yaşıyor, bulunuyor, gözlüyor… yalnız ALLAH’ın katında değil, insanların katında da yaşıyor. Her yerde ve her zaman.

 

Her türlü aşağılığa sessiz kalanlar ise yaşadıkları sürece tarihin sönük ve aşağılık ölüleri olmaya mahkumdurlar. Bir bakın! Bugün; kaçabilecekleri yüzlerce sığınak, sığınabilecekleri yüzlerce şeri hüküm varken Hüseyin’le birlikte ölümü seçenler mi, yoksa Hüseyin’i bırakıp Yezid karşısında susmayı tercih edenler mi yaşıyor? Hala diri olanlar kimler?

 

Diriliği, hareket eden bir vücut olarak algılamayan herkes, Hüseyin’in diri ve tanık oluşunu bütün varlığıyla duyumsar. Aşağılık karşısında susmuş kimselerin de yaşadıkça ölü olduklarını bilir.

 

Onlar güç yetirememenin, zulme karşı cihattan muaf kıldığını düşünen kimselerle düşmana üstün gelmeyi yenmek olarak algılayan kimselere “Hayır!” diyorlar. Böylece şehit, “güç yetirememe” ve “yenememe” dönemlerinde düşmana kendi ölümüyle üstün gelen; yenemezse de rüsvay eden kimsedir. İşte Hüseyin bu mesajı öğretti ve bunun gerçekleşebileceğini gözler önüne serdi.

 

Şehit tarihin kalbidir.

 

Kalbin kurumuş damarlara kan gönderip dirilttiği şehit; ölüme kendiliğinden koşan bireylerin imanlarını kendiliğinden bıraktığı aşamalı bir ölümle karşı karşıya gelmiş, boyun eğen, sorumluluğunu unutmuş, insan olma inancını yitirmiş bir toplum ile yaşam, hareket ve yaratıcılıktan yoksun bir tarihi diriltir. Kalp gibi, toplum da kurumuş damarlara kendi kanlarını ulaştırır. Şehadetin en büyük mucizesi ise her kuşağa yeni bir “kendine inanma duygusu” kazandırmasıdır.

 

Şehit aramızda bulunuyor!

Sürekli olarak yaşıyor!

Nasıl kaybolsun!

 

Hüseyin bize, şehadetinden de büyük bir ders vermiştir. Bu ders, haccı yarıda bırakıp, şehadete doğru yola çıkmasıdır. Bütün atalarının bu geleneği diriltmek için cihad ettiği haccı yarıda bırakıp şehadete koşar. İbrahimi sünnet hacc merasimini, imametin tavafa denk olduğunu öğretmeden bitirmez. Hüseyin’in haccı yarıda bırakarak Kerbela’ya doğru yola çıktığı an tavaflarını onsuz sürdürenler, o esnada Muaviye’nin Yeşil Saray’ını tavaf edenlere denktir. Çünkü şehit, adalet savaşlarına tanıklık eder. Hazır oluşuyla da bütün insanlara, “Hak ile batıl arasında geçen savaşa katılmadıktan sonra nerede olursan ol, ne fark eder?” mesajını verir.

 

Hak ile batılın çarpıştığı savaş alanında olmadıktan sonra; çağının şahidi, toplumunun şehidi olmadıktan sonra nerede olursan ol! İster namaza dur, ister içki sofrasına otur; ne fark eder!
 
Logged

İman ,ALLAH'la olan sözleşmedir. islam teslimiyettir. kalu bela Karakter andıdır.ve amel sözleşmenin gereğidir.
ey_acı_senı_unutmadık
σиυя üуєѕι
****


şüphesiz en doğru söz ALLAHın kıtabıdır

Puan: 86
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1994
Üye ID: 2090

Nerden:


« Yanıtla #1 : 16 Nisan 2009, 11:48:04 »

ALLAH razı olsun meryeme dua kardeşim  bize en guzel şehadet öğretmenliğini  yapan hz huseyin ve  sayamadığımız nize erler ve bize kalbimize nakşiden  ali şeriati hocamızdan ALLAH razı olsun  ve gerçekten şehadetin ve şahitliğin  ne kadar önemli  bir yaşam oldugunu bize öğreten ve anlatan  ve bize devamlı bu şehadete gıden yolu hatırlatan  kardeşlerimden ALLAH razı olsun  Şehit aramızda bulunuyor!

Sürekli olarak yaşıyor!

Nasıl kaybolsun!
Logged

kur,an kardeşliği salih bir ameldir
     ümmet olmanın fidesi kur,an kardeşliğidir
MERYEMDUAA
σиυя üуєѕι
****


insan bir katre kan ve bin endişedir.

Puan: 34
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1727
Üye ID: 1850

Nerden:


« Yanıtla #2 : 18 Nisan 2009, 12:15:07 »

ALLAH sizden de razı olsun eyacıseniunutmadık kardeşim.
şeriatinin dilinden ve kaleminden ,kavramalra dair farklılıkları rahatlıkla görebliyoruz..
layık olmasak da ALLAH bize böyle bir makam nasip etsin.
selametle.
Logged

İman ,ALLAH'la olan sözleşmedir. islam teslimiyettir. kalu bela Karakter andıdır.ve amel sözleşmenin gereğidir.
DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
****



Puan: 16
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1413
Üye ID: 1138

Nerden:


« Yanıtla #3 : 19 Nisan 2009, 07:25:30 »

Onlar güç yetirememenin, zulme karşı cihattan muaf kıldığını düşünen kimselerle düşmana üstün gelmeyi yenmek olarak algılayan kimselere “Hayır!” diyorlar. Böylece şehit, “güç yetirememe” ve “yenememe” dönemlerinde düşmana kendi ölümüyle üstün gelen; yenemezse de rüsvay eden kimsedir. İşte Hüseyin bu mesajı öğretti ve bunun gerçekleşebileceğini gözler önüne serdi

ALLAH(CC) RAZI OLSUN...ÇOK İBRETLİ MESAJLAR,İNŞALLAH ANLAYANLARDAN OLURUZ
ASLINDA MESELE ŞU;
HZ.HÜSEYİN ŞEHİD OLMA MEVZUSUNDAN ÇOK.HZ. HÜSEYİNİN MUHAMMEDİ İSLAMA SAHİP ÇIKMASI...İŞTE TAM ZAMANIMIZA UYGUN.BİZLER ŞU AN BU SIKINTIYI YAŞIYORUZ.
MUHAMMEDİ İSLAMA KARŞI,SALTANAT VEYA İÇİ BOŞALTILMIŞ İSLAM VE KAFİR,MUNAFIKLARA HİZMET ETMEK İSTEYENLERİN İSLAMI...İŞTE BU ANLAMDA HZ. HÜSEYİNİN KIYAMI GERÇEKTEN BİZLERE BÜYÜK BİR REHBERLİK SUNAR
MUHAMMEDİ İSLAMA SAHİPLENMEK...
Logged

MERYEMDUAA
σиυя üуєѕι
****


insan bir katre kan ve bin endişedir.

Puan: 34
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1727
Üye ID: 1850

Nerden:


« Yanıtla #4 : 20 Nisan 2009, 13:23:06 »

Onlar güç yetirememenin, zulme karşı cihattan muaf kıldığını düşünen kimselerle düşmana üstün gelmeyi yenmek olarak algılayan kimselere “Hayır!” diyorlar. Böylece şehit, “güç yetirememe” ve “yenememe” dönemlerinde düşmana kendi ölümüyle üstün gelen; yenemezse de rüsvay eden kimsedir. İşte Hüseyin bu mesajı öğretti ve bunun gerçekleşebileceğini gözler önüne serdi

ALLAH(CC) RAZI OLSUN...ÇOK İBRETLİ MESAJLAR,İNŞALLAH ANLAYANLARDAN OLURUZ
ASLINDA MESELE ŞU;
HZ.HÜSEYİN ŞEHİD OLMA MEVZUSUNDAN ÇOK.HZ. HÜSEYİNİN MUHAMMEDİ İSLAMA SAHİP ÇIKMASI...İŞTE TAM ZAMANIMIZA UYGUN.BİZLER ŞU AN BU SIKINTIYI YAŞIYORUZ.
MUHAMMEDİ İSLAMA KARŞI,SALTANAT VEYA İÇİ BOŞALTILMIŞ İSLAM VE KAFİR,MUNAFIKLARA HİZMET ETMEK İSTEYENLERİN İSLAMI...İŞTE BU ANLAMDA HZ. HÜSEYİNİN KIYAMI GERÇEKTEN BİZLERE BÜYÜK BİR REHBERLİK SUNAR
MUHAMMEDİ İSLAMA SAHİPLENMEK...

çok güzel bir noktaya temas ettiniz abi ALLAH sizden de razı olsun..
sahiplenmek sorumluluk sahibi olmak ve bilinçle savunmak asıl derstir.
dine karşı din var, içimizde toplumumuzda yaşantımızda.
selametle.
Logged

İman ,ALLAH'la olan sözleşmedir. islam teslimiyettir. kalu bela Karakter andıdır.ve amel sözleşmenin gereğidir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: