Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 220
Çevrimiçi
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« : 23 Ağustos 2010, 15:49:52 » |
|
 |
|
 |
 |
SAADET SARHOŞLUĞU!...

Ramazan ayı; kardeşlik, dayanışma, bir olma, beraber olma ayı. Hadiste geçtiği üzere şeytanların zincire vurulduğu, ibadet ve itaatin insana belki de hiç bu kadar tatlı gelmediği, kazancı bol olan günler.
Ve bu kutlu hava önceki akşam bir iftar sofrasında karardı, lekelendi bir anda. Ezana, okunan Kuran ayetlerine bile saygısını yitirmiş bir grup, belki de sayısız defa baş parmaklarını birleştirdikleri kardeşlerini bu defa yumruklaşmış elleriyle karşıladılar. Birçok kez kendilerin de açlıklarını giderdikleri sofraya saldırdılar pervasızca.
Oraya, buraya hücum etmekle belki bir yerlere! olan sadakatlarını ispatlıyorlardı ama aslında hançeri kendi bağırlarına sapladıklarının farkına bile varmamışlardı.
Onlar Sadakat naraları atarken köpüklü ağızlarıyla; kardeşlik, vefa ve daha önemlisi bir cemaat ihanetin en acı yüzüyle sarsılıyordu.…
İftar sofrasından eşiyle beraber alelacele uzaklaştırılan Numan Bey' in gözlerindeki çaresizlik, asıl salonu basanların ve arkasındakilen acziyetiyetini gösteriyordu apaçık...
Halbuki şimdiye kadar böyle bir tepki verdikleri görülmemişti. Düşman kardeş olarak gördükleri Ak partiye, her türlü müspet düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine götüren muhalefete, kararlarıyla iffet setreli bacıları bir kez daha gözyaşlarına boğan mahkemelere ve zamanında Erbakan Hoca’ya muhtıra veren, Sincan’da tanklarını müslümanlara yürütenlere karşı hiç böyle bir saygısızlıkta! bulunmamışlardı. Ne meydanları doldurmuşlar canhıraş, ne yumruklarını hazırlamış ne de basıp dağıttıkları bir yer olmuştu. Ağızlarını açıp gıkını bile çıkartmamıştı muhtemelen birçoğu. Acaba bu sefer bu öfke nasıl, nerden beslenmiş; nasıl büyümüştü bir anda böyle.
Günler öncesinden böyle bir provokasyonun olacağı ihbarında bulunulduğu haberleri var. Buna rağmen olayların bu boyuta gelmesine engel olamayanlar acaba bilmeden bir oyuna mı dahil olmuşlardı. Aslında kim, neye hizmet ediyordu.
Hep güzel hatıralarla yad etmiştik milli görüş ailesini. Belediyecilik anlayışında açtıkları çığır, dürüstlük ve hizmette sınır tanımamaları, en önemlisi de kocaman yürekleri ve o yüreklerde taşıdıkları kardeşlikle, sahip oldukları hoşgörüyle tanımıştık onları. Sadece Türkiye’de değil neredeyse yeryüzünün tamamında sevgi ve iman tohumlarıyla yeşertmişlerdi yaralı gönülleri..
Madem sevmiyorlardı Numan Bey’i, neden kongrede tek aday olarak gösterildi. O zamana kadar can ciğer olanlar menfaatleri söz konusu olunca mı birden düşman kesildiler. Diyelim ki her ailede olduğu gibi bazı konularda aksaklıklar, görüş ayrılıkları oldu.. Peki tatlı dil ve hüsnü zan-ın ölçü alınmasının gerektiği bu aşamada kardeşine diş bilemenin, hançer çekmenin açıklaması ne olabilirdi? Ah bu makam, ah bu önde olma hırsı. Zaten bu dizginlenemeyen çılgın arzular, bu yok olası şehvet değil miydi müslümanları asırlardır uyutan, susturan kahreden… Yürümekte, konuşmakta bile zorluk çeken Erbakan Hoca keşke ellerinde büyümüş yaramaz evlatlarına vaktiyle bir fırsat tanımış olsaydı. Keşke bu saatten sonra üslubunu bozup demeçleriyle gönüllerdeki o eşsiz yerini zedelemeseydi.
Kırk yıllık Milli Görüş hizmeti; yaşları çoktan yetmişi devirmiş, çocukluğumuzdan beri gördüğümüz, bildiğimiz o hiç değişmeyen kır saçlı amcalarla , genç olanların da Erbakan soyadını taşıyor olma şartıyla şans verildiği bir ayrıcalıklı aile haline getirilmemiş olsaydı.. Bu dava keşke kurban edilmeseydi dünyevi çıkarlara… Sarsılmasaydı sevenlerin gözünde böyle..
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2010, 16:35:25 Gönderen: Emrullah CAN »
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
|
|
Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
Puan: 281
Çevrimiçi
Üye ID: 30
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #2 : 24 Ağustos 2010, 10:55:36 » |
|
 |
|
 |
 |
gayeler ve hedeflerde sapma olunca,niyetlerin özerine farklı niyetler eklenince,birileri itaat ve biat adı altında koyun gibi itaati dileyip sadece kendilerine robot isteyince,işte o zaman sarhoşluk başlar ve vucuda yayılır,tahrib eder her yeri,ne yazıkki bu tahribatı şahsi çıkarlar için kabul ederler birileri,çünkü eldeki tuttukları düzenin tatlılığı için herşeyi feda edebilirler ama koltukları asla.... bu tablo aslında,saadet için tek geçerli değildir,bu tablo ismi islami olan nice kuruluşun,derneğin,grubun tablosudur..birileri kaymağı yer,birileride yeter yediniz biraz durun dedimi,hemen,hain nifak ve fitne gibi kalkanlarla kendi meşruiyetlerini sağlama almak isterler.... zaten ondandır bir yere gelemiyoruz ve varamıyoruz... |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 220
Çevrimiçi
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #3 : 24 Ağustos 2010, 13:06:01 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 220
Çevrimiçi
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #4 : 24 Ağustos 2010, 13:10:56 » |
|
 |
|
 |
 |
gayeler ve hedeflerde sapma olunca,niyetlerin özerine farklı niyetler eklenince,birileri itaat ve biat adı altında koyun gibi itaati dileyip sadece kendilerine robot isteyince,işte o zaman sarhoşluk başlar ve vucuda yayılır,tahrib eder her yeri,ne yazıkki bu tahribatı şahsi çıkarlar için kabul ederler birileri,çünkü eldeki tuttukları düzenin tatlılığı için herşeyi feda edebilirler ama koltukları asla.... bu tablo aslında,saadet için tek geçerli değildir,bu tablo ismi islami olan nice kuruluşun,derneğin,grubun tablosudur..birileri kaymağı yer,birileride yeter yediniz biraz durun dedimi,hemen,hain nifak ve fitne gibi kalkanlarla kendi meşruiyetlerini sağlama almak isterler.... zaten ondandır bir yere gelemiyoruz ve varamıyoruz...
Bu koltuk sevdalılarının arasında en büyük zararı görem samimi, ihlaslı, iyi niyetli müslümanlar olur..En fazla hayal kırıklığını, en hakiki üzüntüyü onlar yaşar aslında...
Milli gazete yazarlarından ve son zamanlarda tanışma, görüşme imkanı bulduğum değerli İbrahim Tenekeci abi, dün yazdığı makalesinde bu olaylardan sonra kendisi için yaklaşık 25 yıldır devam eden bir sürece son noktaya koyduğunu dile getirmiş..
Yazık.. Dünyevi hırs ve gayeler için bunca temiz yüreği kanatmaya ne gerek vardı...? |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
Puan: 281
Çevrimiçi
Üye ID: 30
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #5 : 24 Ağustos 2010, 13:27:01 » |
|
 |
|
 |
 |
Bu koltuk sevdalılarının arasında en büyük zararı görem samimi, ihlaslı, iyi niyetli müslümanlar olur..En fazla hayal kırıklığını, en hakiki üzüntüyü onlar yaşar aslında...
Milli gazete yazarlarından ve son zamanlarda tanışma, görüşme imkanı bulduğum değerli İbrahim Tenekeci abi, dün yazdığı makalesinde bu olaylardan sonra kendisi için yaklaşık 25 yıldır devam eden bir sürece son noktaya koyduğunu dile getirmiş..
Yazık.. Dünyevi hırs ve gayeler için bunca temiz yüreği kanatmaya ne gerek vardı...?
hiç sorma keko,işte bende bundan muzdaribim,hayalleri yıkmaya kimin ne hakkı var,bu olaylar olduğundan beri,milli görüş foruma sadece bakıp yorumları okuyorum,o kardeşlerin çırpınışlarını,iyi niyetli yaklaşımları ve samimiyetlerine bakıp bakıp kahroluyorum...kimin ne hakkı var bu iyi niyetli insanların niyetiyle kişisel çıkarları için oynamaya diyorum...şu abeler ve öst takımları tahttan indirip bu yeni nesili başa geçireceksin bak o zaman nasılda her şey güzel oluyor...birileri ilerledikçe abelik adı altında artık çekilmez oluyor,doğrusu oğuzhan asiltürke bakınca hayret ettim..velhasıl keko...dediğin gibi hep incinenler yüreği yananlar samimi ve ihlaslı kardeşlerdir...Rabbim milli gençlik camiasına feraset ve esenlikler versin ve en kısa zamanda bu buhrandan kurtarsın... |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 220
Çevrimiçi
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #6 : 24 Ağustos 2010, 13:31:42 » |
|
 |
|
 |
 |
Saadet için iftar vakti2 3 AĞUSTOS 2010
Dünya hatır üzerine kuruludur. Sadece insanın insanda hatırı yoktur; şu kuşun, şu ağacın ve gökyüzünün de üzerimizde hatırı vardır.
İşte bu hatırı yıkmamak, kırmamak, ayrıca emeğe ve ekmeğe hürmet etmek, birinci vazifemiz olmalıdır.
Bütün hayatını ve fikriyatını İslam Kardeşliği üzerine bina etmiş insanların, kendi aralarındaki ilişkilerde daha dikkatli olmaları gerekir. Bunun aksi olursa, seyreden veya takip edenler, "meğer hepsi yalanmış" noktasına gelebilirler. Bunun da büyük bir vebal olduğunu düşünüyorum.
21 Ağustos Cumartesi akşamı itibariyle, hayatımın uzun bir bölümüne son noktayı koymuş bulunuyorum: 1987-2010.
"Kur'an okunurken susuyor herkes / Geçiş üstünlüğü onundur çünkü" diye şiir yazmıştım.
O akşam, Kur'an'ı bile susturdular.
Bunu, bir avuç kendini bilmezin yaptığına inanmıyorum. Her şeyden önce, avuç ya da el, parmaklardan oluşur: Baş parmak, işaret parmağı, küçük parmak vs.
Dememiz o ki, insanda is yapar böyle bir hesap!
Seyrani "Gübreliğe inip konan kargalar / Has bahçede gül kadrini ne bilsin" der. Şimdi burada, karga kim, gül kim diye yorumlarda bulunmayacağım. Nasıl olsa herkes kendini biliyor.
Türk şiirine arkadaşlığı İsmet Özel, kardeşliği Cahit Zarifoğlu sokmuştur. Türk siyasetine kardeşliği getiren ise Milli Görüş'tür. 21 Ağustos akşamı, işte bu kardeşliğin yara aldığına şahit olduk. En kutsal kavramlar ve en mümtaz şahsiyetler dâhil, önlerine gelen herkesi ve her şeyi yuhalayan, sadece tabakları değil, kalpleri kırmaktan, hatırları yıkmaktan çekinmeyenler; kardeşlik hakkına çok büyük zarar verdiler.
İnsanoğluna mahsus bütün incelikleri dışarıda bırakıp da salona girenler, salonda başka nelerini bıraktıklarının elbette farkında değiller. Kırk yıl boyunca bütün söyleminizi İslam kardeşliği üzerine kuracaksınız, sonra da kalkıp kardeşliği zedeleyici ne varsa, hepsini aynı anda yapacaksınız.
İftar sofrası, ALLAH'ın sofrasıdır. ALLAH'ın sofrasını dağıtan o kimseler, haberlerde kendilerini seyrettiklerinde, neye bakıyor olacaklar?
Ezan okunurken dahi düdük çalanlar, hangi tencereye kapak olduklarının farkındalar mı?
Bir Müslüman, başka bir Müslüman'ı mahcup etmek üzerine plan kuramaz.
O akşam orada, misafirlerin ve basın mensuplarının önünde, Saadet Lideri mahcup edilmeye çalışılmıştır. Böyle bir kötü niyetin karşısında olmak, doğruyu söylemekle mükellef olan herkesin vazifesidir.
Şair Osman Konuk, "Kahvaltıdaki Risk" başlıklı şiirinde, 'tuzluğun kan kaybetmesini' ve 'peynire doğru kanamasını' anlatıyor. Protokol masasına fırlatılan bir tuzluğun, Pakistan büyükelçisine gelmek üzere olduğunu görünce, işte bu şiiri hatırladım. Beraberinde, bir başka şairin şu dizesini de: "Herkesin ruhuna biraz tuz!"
Milli Görüş fikriyatı, kırk yıl boyunca, daima suya sabuna dokunduğu için, hem temiz kalmış hem de şimşekleri üzerine çekmiştir.
Bu yazı vesilesiyle, biz de suya sabuna dokunmuş olduk. Dokunmasaydık, temizliğimiz konusunda şüpheye düşerdik.
İbrahim Tenekeci |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
|