Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nasıl Değişebilirim, Korkularım Mücadele Gücümü Engelliyor  (Okunma Sayısı 94 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
EBU ÖMER
σиυя üуєѕι
****


Puan: 64
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1213
Üye ID: 3387

Nerden:


WWW
« : 31 Aralık 2011, 01:59:13 »

Nasıl Değişebilirim, Korkularım Mücadele Gücümü Engelliyor
okumanızı tavsiye ederiz.


Sakın desinlere dalıp kafalarınızın içinde kuyular kazmayın. Çünkü düşünceler insanı çok derinlere götü­rür. Onun için derinlere dalmaktansa oturup kendinize bir sağlık reçetesi hazırlamanız daha yerinde olur. İçindekiler; bol miktarda sabır bundan ne kadar alırsanız alın hiçbir yan etkisi ve zararı yoktur. Daha ziyade fay­da sağlar, ruhu diri tutar iradeyi güçlendirir ve içinizde­ki azmi ve gücüde artırır ve birazda hoşgörü ile tevazu ekleyin. Çünkü bu iki karışım birbirini destekler.

Neden ve niçinlere takılıp kalırsanız eğer içinizde­ki güneş tutulmaya başlar ve iç aleminiz karanlıkta ka­lır. Duygularınız donar ye umutlarınızda filizlenmez. Onun için ne kadar kör kuyunun içinden uğultular ge­lirse gelsin asla merak edip de bakmayın, eğer içine dü­şecek olursanız bir daha çıkamayabilirsiniz. İşte insanın takıldığı neden ve niçinler de böyledir bir de neden ve niçinler bazı insanlarda saplantı haline gelebilir.

Bir defa aman demesini bilmeli insan. Aman ben zaten misafirim bu alemde. Neden kendime zehir ede­yim üç günlük dünyayı. Nedir bu kadar kendime dert ettiğim dünyanın dikili direkleri benim elimdemi ki of deyince başıma çöksün.

Aman deyin fazla bir şey kaybetmezsiniz. Unut­mayın ki bu dünya bir sınav mektebidir ve er meydanı­dır. Kim öfke, nefs ve hırsını yenerse işte asıl kahraman odur.

"Ben nasıl tek başıma olaylarla başa çıkarım" gibi korku ve endişelerinizi yok edin ve ruhunuzu huzura kavuşturun. İşte o zaman güçlendiğinizi göreceksiniz. Çünkü insanlar bazen yaşamış olduğu kötü hadiseler karşısında çok fazla yıpranabiliyor. Onun için insanlar olaylardan hem zihinsel hem de bedensel çöküntüye uğrayabiliyor. Unutmayın ki zihin belli bir sürece girer ve hele kişinin yapısında evham ve korku varsa insanın hem ruhu hem de bedeni büyük bir çöküntü içerisinde olur. Fakat dirayetli ve mücadeleci insanlar her zaman bir ipucu görür ve zorlan aşmanın çıkış noktalarına tek­rar ulaşabilir, eğer aklımızı yerinde kullanabiliyorsak.

Kafamızdaki kötü dürtülerden nasıl arınabiliriz ve nasıl değişebiliriz. Arayış içerisine girmeden Önce ne istediğimizi bilmeliyiz. Bizi güçlendirecek çarelerin üze­rinde duralım ve gücümüzü tüketen negatif saplantılar­dan hemen kendimizi arındıralım. Çünkü kötü dürtüler durmadan  insanın  zihnini  olumsuz yönde  tetikler. Onun için problemlerden kurtulup onları içimizde taşı­mayacağız.  Sorunlarımızın hammalı  olmaktansa, çö­zümlerimizin memuru olmak daha rütbelidir.

insanlardaki iç temsil kişinin yüzüne yansır ve ki­şiliğinizi güzelleştiren de çirkinleştiren de sizin iç temsi-linizdir. Bazen kafalardaki yalnız kötümser fikirler kalp­teki merhametle çatışır. Bazen de kalpteki maraz iyi ni­yetlerle çatışır. İşte insan yüreğindeki merhmeti kulla­narak hem güzelleşebilir hem de o güzelliği marazla bo­ğup aynı zamanda kötüleşebilir. İşte güzellik de kötü­lük de yine insandan kaynaklanır. Bu da gösteriyor ki iyi olmak ya da kötü olmak yine insanın elindedir.

İyi insanlar güzelliği ve saadeti yalnız kendileri için istemezler. Onlar herkes için iyiliğin mahsulünü arz ederler. Fakat egoist insanlar yalnız kendi nefs ve hisle­rine kayıtsız şartsız tasarruf içerisinde olurlar. Onların ideoîojisindeki anlayış biçiminde bencillikler daha yo­ğunluktadır. Siz her daim korkularınızdan sıyrılıp gü­cünüzü azminizle birleştirin ve doğru olan ideal hayata o daklanm. Sorunlarınızın üstesinden gelebileceğinize Önce kendinizi inandırın ve daha sonra size zarar veren her neyse ona da güç ve azminizi kanıtlayın. Neden ol-masmlara önce kendinizi inandırın ve daha sonra yap­maya başlayın. Çünkü hayatınızda yapacağınız her şey­de güven esastır. İnsanlar bir şeyi isterken daha başla­madan pes ederler. Çünkü kendilerine karşı bile üste­sinden gelebilirim yapabilirim güvenleri yoktur. Kendi­ne güven duymayan insan her zaman birilerine muhtaç-' tır. İnsanlar güçlü olmayı ister, her şeyin en iyisini he­defler hiç kimse zoru istemez. Halbuki bir çok şey insa­nın elinde ve iradesi dahilindedir. İnsanlar mutluluğu seçerlerse mutlu olurlar. Mutsuzluğu seçerlerse de mut­suz olurlar. Her ikisi de yine insanın iradesiyle oluşur. Mutlu olmak gayret istediği gibi, mutsuzluğu ortadan kaldırmak da yine gayret ister.

Çoğu insanlarda hep gerilim hissedilir. Bu tür in­sanlar kendilerine zarar verdikleri gibi çevresindekilere pek fayda sağlamazlar. Çünkü onların gözlerinde ür­keklik kızgınlık ve yüreklerinde güvensizlik vardır. Ses tonlarında da ya burukluk veya bir sertlik hissedilir. Onların omuzları çökük yüzünde bir bezginlik ifadesi vardır, dış Dünya'ya karşıda kepenkleri çekilmiştir. On­ların iç alemi çok farklı ve yaşadıkları vadinin adı ise yalnızlıktır

Unutmayın ki insanlar kalitesini, başarı ve azmini inancıyla ve kendisine olan güveniyle yükseltir. Fakat aynı zamanda hırs ve bencilliğiyle birlikte düşürür. De-mekki kötü niyetleri ve fikirleri icad eden zayıflığına ye­nilen yine insandan başkası değlidir.

Nefes alıp verdiğimiz sürece kendimizi kontrol et­mek zorundayız. Başarılarımızla ne kadar övünüp on­larla mutlu oluyorsak yalnış ve hatalarımıza bir o kadar sahip çıkmalıyız. Çünkü hiç kimse yalnış ve hatalarını başka bir insana mâl etme yetkisine sahip değildir. Unutmayın ki her akıllı davranış biçiminin insana ka­zandırdığı bir mutluluk ve güzellik vardır. Yeterki aklı­mızı ve çok değerli olan zamanımızı en iyi şekilde kul­lanabilelim.

Mücadele azmi bazı insanlara has bir yetenek de­ğildir. Bu her insan için geçerlidir. Mücadele ve başar­mak her daim daha iyiye ulaşmak demektir. Korkulara-nızı yenip hayatınıza başarılar içerisinde devam etmek istiyorsanız, bu zafer tembel bir şekilde bekleyerek ula­şabileceğiniz bir zafer değil. Başarmak ve kazanmak, fi­ziksel gücü ancak irade gücüyle birleştmekle mümkün olabilir. Biraz zaman ve biraz zahmet gerektirsede her zaman sonuç fevkalade olmuştur.

Bazı insanlar için mücadele anlamsız olabiliyor.

Ama bu düşünce doğru değil. Çünkü bazı ideallerimizi perçinleyen nedenleri ortadan kaldırmazsak asla o ede-allerimizi gerçekleştiremeyiz. Engelleri ortadan kaldır­makta yine çaba ve mücadeleyi gerektirir.

Kendimize modellemeye çalıştığımız başarılı ve saygın insanların hayatına baktığımız zaman onlarında çok zorluklar içerisinden çıkıp saygın ve yüksek ko­numlara geldiklerini görürüz. Çünkü her insanın askıya aldığı bir özgeçmişi vardır. Onun için ne geçmişinizle yüzleşmek sizi korkutsun, ne de geleceğinizle ilgili zor­luklar. Unutmayın ki bazı acı deneyimler sizi sarssa da hayata karşı daha dikkatli olma deneyimini de size ka­zandırır. Hayat akışınızın içerisinde Önemli olan tek şey vücudunuzun gücünü irade gücünüzle birleştirmek ol­sun.

Amaçlarına ulaşanlarla ulaşmayanların arasında­ki fark, amaçlarına ulaşan insanlara baktığımız zaman onlar her zaman bir zindelik içerisinde görünürler. On­ları incelediğiniz zaman kendilerine olan öz güvenleri ve iç huzurunun yüzlerine yansımış olduğunu fark edersiniz. Onlara bakarken özenir ve onları dinlerken rahatlık hissedersiniz. Bir de amaçlarına ulaşmayanlara baktığınız zaman bunların tam tersi insanlar olduğunu görürsünüz. Bunların hırslı ve hırçın görünümlerinin al­tında bile omuzları çökmüş bakışları ürkek ve insanlara karşı oldukça güvensiz görünürleralıntı.
Logged

Hayat bir mücadeleden ibarettir.***Siz mücadelenin ateşini yakarsınız ama nerde biteceği belli olmaz
!!!
ebu ömer
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: