Sayfa: [1] 2  Hepsi   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Muhabbetin aşkına dair...  (Okunma Sayısı 2053 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
_VERA_
мιя üує
****


Bir tek gözlerin konustugu ülke cocuklarına

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1868
Üye ID: 668

Nerden: Hissin uzak gercekliğin yakın olduğu yerden...


« : 12 Ocak 2008, 22:31:15 »

..........................

Sevgi ile degerli davet yolu yolcuları.Bu konunun herkesin ilgisini cekmeyecegini biliyorum zaten herkese hitap eden bir konu degil hitap eden gelsin,gelsin ki faidesini görsün bir dalma misalide olsa...

Dünyaislam abimizin iştirakı cevapları ile olacagı,bizimde cogunlukla sorularda bazende cevaplarda gözükecegimiz siz degerli kardeşlerimizinde istedigi her soru ve cevapta olacagı müzakere tarzı bir konu acıyoruz...Sizlerin yorum ve düşünceleri ile iştirakı cok hoş duracagına inanıyorum....


Bir dünya ki icini doldurmanın sıkıntısını cekiyoruz,bir yürekki bazen icini boşaltmanın,bazende öldürüp son vermenin acısını cekiyoruz.Nereye elimizi atsak giden yüregimizden,geln ise nefsimizden oluyor.Kavgalarımızı şahit tutacak şeylerimizin sayısı cok az,hatta yok denecek kadar bitime yakın.Korkularımız,cesaretlerimiz ve hayallerimizin icinde barındıgı bir yer varmı icinizde herkes önce var derkens onra nerede sorusunu soracaktır kendisine eminim.Bugün biz gidenlerin yerini daha iyi doldurmak,icimzide bir yerlerde müracat edip rahatlayabilecegimiz bir mekan oluşturmanın cabasını soru ve cevaplara yansıtmaya calışacagız inşllah...Farklı bir köşe farklı bir havada...Bilmemekten öğrenmeye bir yol iken öğretmenin farklı tecrübesini yaşamak adına...




Degrli dünya islam abime...Anlatılması zor olanın adına "aşk" dedigimiz bu duygunun varlıgı neye dayanır?Kacanlar,daima öndemidir yoksa geride bıraktıklarımız mı?Hayata bir üc harflı  A.Ş.K penceresinde bakmak ne kadar doğrudur ve asıl sorum AŞKIN KAYNAGI İLAHİMİDİR DEGİLMİDİR...İnşALLAH buyurn...


Vera...
Logged

Bil ey sevgili mechul kaldığın her gecenin ardından beni saran hüzün sana mutluluk olsun,
Yağan yağmur bana su, sana rahmet olsun,unutma sudadır rahmeti rahmanın, rahmetsiz kalma suyun sevgi olsun.
Sildiğim yazılar bana ah ,sana ise hala bulamadığın "BEN" olsun....

            VERA....
DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
****



Puan: 16
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1413
Üye ID: 1138

Nerden:


« Yanıtla #1 : 13 Ocak 2008, 02:52:55 »

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Sevgi yüklü,aşk yüklü,aşk gibi manevi zevklerle ruhumuzu genişletip,aydınlık saçan temiz yürekli kardeşim vera,
öyle bir konu,öyle bir soru sordun ki!
aynı insanın kendisini tanıması gibi zor,fakat kendisini geliştirdikçe kendine yakın olan,mananın maddeye galip geldiği,dünyamızın gerçek komutanları olan manevi komutanlar gibi sordun.
Bu komtanlardan biri olan şeyh efendiye bir adam mürid olmaya gelir.
Şeyh efendi sorar;
evladım sen hiç aşık oldun mu?
Adam cevap verir.
Hayır efendim.
Şeyh efendi cevap verir.
Evladım sen bu işi anlayamazsın.
AŞIK OLMAYAN AŞKI NASIL BİLSİN.
AŞIK OLMAYI BİLMEYEN AŞKI TARİF EDEBİLİR Mİ?

Mecnun bir gün leylasını ararken,namaz kılan bir adamın önünden geçer.
Adam namazı bitirdiğinde mecnuna kızarak körmüsün,namaz kıldığımı görmedin mi?diye bağırır.
Mecnun adama,
hey amca!
Ben leylamı arıyorum,leylamı ararken,senin ne namaz kıldığını gördüm,nede fark ettim.
Sen ise sevgililer sevgilisine ibadet ederken,benim önünden geçtiğimi nasıl gördün.

Bizim yaşam kaynağımız aşktır.Aşk olmazsa estetik olmaz, güzellik olmaz.O zaman bizlerin bir makinadan ne farkı kalır.
AŞK BİZE GÜZELLİK VE ESTETİK KATAR,RUHUMUZU,KALBİMİZİ YUMAŞATIR SEVMEYİ VE SEVDİRMEYİ HEM ÖĞRENİR,HEMDE ÖĞRETİRİZ.
İŞTE BU AŞK MANEVİYATTIR.
ONUN İÇİNDİR Kİ!
AŞKLA,SEVGİYLE KOLAYLAŞIR ZOR İŞLER.
BU AŞKLA ATILIRIZ TANKLARIN ALTINA,
BU AŞKLA TAŞLAR GALİP GELİR TANKLARA,UÇAKLARA

RESULULLAH(sav)sahabelerine allaha kim borç vermek ister deyince,sahabeler allaha nasıl borç verilir,YA RESULULLAH diye sorarlar,
resulullah ALLAH için infak etmektir der.Sahabeler infak eder.
HZ.ebu bekr ise bütün malını ALLAH için verir.
Cebrail resulullaha gelerek,ALLAH ebu bekr'den razı.Ya muhammed sor bakalım ebu bekr ALLAH'tan razımı?
Bunu duyan hz.ebu bekr zevkten dönmeye başlar. Cry
ve kendinden geçer.
aşkın doruk noktasına ulaşıldığı an ki zevki,yaşamdaki maddeden manaya geçişi.
Bir kulun aşkı,kim tarif edebilir,kim anlayabilir ki bu aşkı.Sevmekten korkmayalım,sevgiyi aşka çevirirsek ilahi muhabbetle nazlaşırız,bu da aşkla olur.
Bir gün imamı cafer namaz kılarken okuduğu süreden bir kaç ayet okur ve bayılır.
Bu baygınlık bir iki saat sürer.Yanındakiler ya imam sana ne oldu diye sorduklarında,
süre'den bir kaç ayet okuduktan sonra süre'nin devamını rabbim okumaya başlayınca kendimden geçtim der.
Biz mevlamıza sevdalandık.
manevi aşk ehli gariptir,yanlızlıktan dolayı çektiği ahlardan başka dostları yoktur.
Bizim öyle bir sevdamız varki,bizler bu aşkla aslına dönen kullarız.
Biz telli duvaklı gelin gibiyiz.
Biz senden başkasına ALLAH demedik ALLAHım.
Ne olur bunları hesaba kat ALLAHım.
ALLAHım kur'an bizden şikayetçi olmasın ALLAHım.
Aşkımızdaki gözyaşlarımızdan başka bir şeyimiz yok ALLAHım.
Bizi muhammede bağışla ALLAHım
Bizi kendinden yetim bırakma ALLAHım
Vera kardeşimle  iki aciz bir araya gelmiş senin aşkını konuşuyoruz ALLAHım.
Sensiz aşksız hayat çekilmiyor ALLAHım.

DEVAM ETMEK ÜZERE

 


« Son Düzenleme: 13 Ocak 2008, 03:42:48 Gönderen: DÜNYA İSLAM » Logged

_VERA_
мιя üує
****


Bir tek gözlerin konustugu ülke cocuklarına

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1868
Üye ID: 668

Nerden: Hissin uzak gercekliğin yakın olduğu yerden...


« Yanıtla #2 : 14 Ocak 2008, 21:22:21 »

Yanan yüreginizde bizim icimize su serpecek daha cok damlalar var nasiplenmeye başlamak adına rabbe şükürler olsun sizede teşekkür ederim devamına dört elle sarılacagımı bilmenizi isterim.

Konuşması zor olanın adı mechul olur her zaman,cünkü kimse ona isim koymaya cesaret edemez.Yaşanmayanın arkasında karalama cok olur cünkü yaşayandan başka bilemez yaşanılanı...Aşkı sordum ilk başta nedeni ise biz bu duygunun neresindeyiz,bunu ögrenmek icin aşkın tanımını yapmak lazımdı bunu da sizin kıymetli ellerinizden ögrenmek ve icimizdekilere bir cvap alabilmenin hoşnutlugunu yaşıyorum...Peki bundan sonraki sürec tanımladıgımız,anlatmaya calışıtıgmız bu duygunun neresindeyiz,ne kadarını yaşayabilyoruz,bizim aşkımızı teraziye koysak acaba neleri karşılar bunları ben cok merak ediyorum.Kendi düşünce dünyamda aldıghım cevapları vuracak bir teraziyi bulabilmişken inşALLAH bunları sormanın tam zamanıdır diye düşünüyorum....Buyur inşALLAH abi....
Logged

Bil ey sevgili mechul kaldığın her gecenin ardından beni saran hüzün sana mutluluk olsun,
Yağan yağmur bana su, sana rahmet olsun,unutma sudadır rahmeti rahmanın, rahmetsiz kalma suyun sevgi olsun.
Sildiğim yazılar bana ah ,sana ise hala bulamadığın "BEN" olsun....

            VERA....
DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
****



Puan: 16
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1413
Üye ID: 1138

Nerden:


« Yanıtla #3 : 15 Ocak 2008, 02:04:40 »

Sevgiyi ve aşkı tadmayan onu nasıl anlatabilirki? Resimdeki çok güzel bir meyvayı yemeden onu seyreden bir kişi o meyvanın tadını nasıl bilebilirki?
Bizler hep güzel resimler seyrediyoruz ,ama onların tadını bilmiyoruz.
EĞER KİŞİDE SEVGİ OLURSA,O KELİMELERE DÖKÜLÜR VE AŞK EHLİ ONU MISRALARA DÖKEREK ŞİİRLEŞTİRİR.İŞTE BU AŞK'TIR.
Aşkı ancak özgür bir ruh anlayabilir.Özgür bir ruh ise dünyasalıktan ve maddesellikten uzaktır.Maddeselliğin emrinde değildir.O yüce yaradanın emrindedir,bu ise ölümü sevmektir.
Çünkü ölüm bizleri sevgiliye ,rabbimize ulaştıran bir aracıdır.
Biz bir kıza aşık olsak,bir kişide bizi sevdiğimize kavuşturan bir aracı olsa biz o kişiyi severiz.İşte ölüm de bizi mevlamıza ulaştıran bir vasıtadır. Müslüman ölümü sever,müslüman bedeninde bulunan özgür bir ruh mevlaya yakındir.En zor şey kişinin kendisini tanımasadır.kişi kendini geliştirdikçe kendine yakın olur.Aşkı o zaman anlayabilir.
sevgi ve aşkı ancak o tadar.
aşk ehli şunu söyler;ben bir kişiye borçlu olsam,borcumu ha şimdi vermişem ha sonra fark edermi?
el cevap etmez.
ben bu canı allaha borçluyam ha şimdi vermişem,ha sonra hiç fark etmez.O istemeden ben buyur yarabbi diyorum .O'da mennun ,bende.
AŞK,SEVGİ VE RUH NE KADAR UYUMLU.
ALLAH(CC) bizlere ruhumdan ruh üfledim der.işte bu ruh mevlamızın bizlere sunduğu bir ülviliktir.
işte bu ruh islamı ayakta tutar.bu ruhlardır aşk ehli,mevlanın üflediği bu ruh hz.hüseyin şahsında teccilisini göstermiştir. Bu ruhtur zalimlere kıyam edip,hertürlü teknolijik silahlara sahip kafirlere,münafıklara baş kaldıran.
Çünkü bu kan içicilerde bu ruh,bu dinamiz yoktur.ALLAHın(CC) hz.hüseyinin şahsında bizlere örneklediği bu ülvi ruh ,bizlerin yolunu aydınlatan parlak yıldızlardır.
Onlar sırasını tamamladı.şimdi bu ruha sahip yiğitler sırasını bekleyip,sevgililir sevgilisine ulaşmak için
heyacanlı bir bekleyişle beklemektedirler.
Bu ruhun yaşayıp yaşatılması,zalim,kafir ve munafıkları telaşlandırmaktadırlar.
Bu ruh hiç bir zaman ölmedi,hz. hüseyin örneğinde de görüldüğü gibi tek başına kalınsa bile bu ruhu yaşayıp ,yaşatacak birileri hep var oldu ve hep var olacak.
Çünkü yüce yaradan ben ruhumdan ruh üfledim diyor.Bu ruhu,bu aşkı ,bu sevgiyi kim yok edip hangi güç söndürebilir ki?
sevgiyi bilmeyen,aşkı tanımayan,bildiklerini,gördüklerini nasıl sevebilir,bu ülvi kavramlardan yoksun kalan bir insan robot veya makinadan ne farkı kalır.sanattan,yapıtlardan,estetikten ne anlayabilir.aşk ve sevgidir,bizi bize tanıtan,hem kendimizle hemde toplumla barışık yaşatan.Sevgi ve aşk olmazsa biz kendimize niye insan adlı bir elbise giydirelimki?aşktır,sevgidir,sevilmektir,sevmektir bizleri yaşatan, bunlar olmazsa yaşamın ne anlamı var ki.O zaman neden ağlarız,neden güleriz,neden seviniriz.hiç kimse varlığın gerçeklerinden kaçamaz.
aşk ve sevgi anlatılmaz ancak yaşanır.
Mizan'da kendilerini ölçüp,tartmak isteyenler;
terazide sende,arşında.

İNŞALLAH DEVAM ETMEK ÜZERE

 
 
« Son Düzenleme: 15 Ocak 2008, 08:40:35 Gönderen: DÜNYA İSLAM » Logged

Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
*



Puan: 281
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12937
Üye ID: 30

Nerden:


« Yanıtla #4 : 15 Ocak 2008, 11:23:17 »

aşıkların arasına girmek gibi bir huyum yok lakin aşıkların aşkına aşık olduğum olduğum için bu aşkı devam ettirmenizi diliyorum, bu aşk muhabbetinizden çok faydalanacağımı hissediyorum,zevkle okuyoruz devam inş........
Logged

Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
tekbir
уєиι üує
*


Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 79
Üye ID: 1202

Nerden:


« Yanıtla #5 : 15 Ocak 2008, 13:30:33 »

Her kelimesinde derinu mana ve ifadeler içeren bu aşk muhabbetiniz bizleride cezb edip,aşıklar kervanına kattı.
zevkle,hayranlıkla,merekla,aşkla okuyoruz.
Logged
HüzünSEL
тє¢яüвєℓι üує
**


Puan: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 333
Üye ID: 1543

Nerden:


« Yanıtla #6 : 15 Ocak 2008, 17:30:10 »

selamun aleyküm
maş. konu ve yaklaşım yine çok güzel..ALLAH sizlerden razı olsun inş..bende kardeşlerim gibi takip ediyor istifade ediyorum..aşk konusunda söleyecek sözüm (zira haddim değil) yoksada konu aşk olunca iskender paladan paylaşmadan geçemeyeceğim bir yazı var...
.........
Bir çoğalmadan ibarettir aşk, bir coşmadan, kabarmadan, büyümeden ibarettir. Devamlı artmayan bir duygunun aşk olması ne mümkün?
.
Sözün var olduğu günden beri, en fazla sarf edildiği alan aşktır. Aşk üzerine söylenmiş sözlerin sınırı yoktur. Belki söylenmemiş söz de yoktur; ama her dönemde başka türlü söylenmekten dolayı çoğalan söz vardır. Söz nötr bir varlıktır, üst derecesi kelam, alt derecesi laftır. Sözün kelam derecesinde konusu aşktır. Söze en güzel manayı aşk verir. Bütün boyutlarıyla sözü aşkla söylediğiniz zaman sözün güzelliğini hissedersiniz. Bir cümleyi aşkla yazın; görün cümle ne kadar güzelleşir. Usulen yazılan cümleden muhatabın alacağı pek bir şey yoktur.
.
Hayatin aşktan yoksun olduğu hiçbir zaman gösterilemez ki. Bitkinin hayati olsun, insanin hayati olsun, dünyanın hayati olsun, bütün hayatların her kademede aşka ihtiyaçları vardır.
.
Aşkla bakmak; yürekle bakmak demektir. Göz sadece bir fonksiyonu yürütür; ama fonksiyonun içini dolduran, onu san’ata dönüştüren gönüldür. Biz gözümüzle bakarız; ama gören gönüldür. Gönlümüzde aşk varsa, gözün gördüğü güzeldir.
.
"Yalnızca bir türlü aşk vardır; ama görüntüleri binlerce türlüdür" der bir bilge. Üç çeşidini söyleyelim: Aşk beşeridir; şakayla baslar, sorumluluk getirir. Gözden girer, gönülde yasar. Surete meyledenler ziyandadır. Aşk platoniktir; sohbetle baslar, zahmet getirir. Zihinden girer, gönülde yaşar. Siretini süslemeyenler yol şaşırır. Aşk İlahidir; imanla başlar, vahdete götürür. Gönülde doğar, gönülde yasar. Sırrı saklamayanlar, başını verir.
.
Aşk, Allahu Teala'nın "Bilinmeyi istedim kainatı yarattım" buyurduğu noktada başlar. Ve oradan bir ırmak gibi birdenbire coşkuyla akar, binlerce yola ayrılır, binlerce ırmak oluşur. Bir bastan binlerce baş oluşur. Onun için bir türlü aşk vardır. Varlığımızı sürdürdüğümüz medeniyet birikiminin içinde aşkın bütün çeşitleri mevcut. Bugün dahi mevcut, biz hangi boyutunda yasıyorsak aşkın, o türlüsünü tadıyoruz demektir.
.
Beşeri aşkın (mecazi aşkın) İlahi aşka dönüşmesi tabii bir seyir. Pek çok mutasavvıf İlahi aşk için beşeri aşkı ilk basamak olarak görür. Çünkü ALLAH güzeldir, güzelliği sever. Mevcudattaki o İlahi kudretin eserine bakarak ancak bir izden asıla gidebilir, görüntüden orijinale geçebilir manasında beşeri aşkı ilk basamak olarak görmüşlerdir ve atlamışlardır oradan.
.
İşte; Leyla ile Mecnun. Leyla’nın bir beşer olarak aşkını Kays'in biriktirmesi... Kays içinde büyüyen o aşkla ileride bir eşikten atlayarak Leyla ile bütünleştirmesi... Buradan da ileri giderek başka boyutlara yol alması... Artık o Hallacın "enel hak" dediği noktadır, o Nesimi'nin cübbemin altında "ALLAH'tan gayrisi yoktur" dediği noktadır. Gerek baş verirsiniz gerek derinizi yüzerler. Sırları ifşa etmek noktasında aşk biter.
.
Salt sırdır aşk. Aşk bir kişilik sırdır, iki kişiye müsaadesi yoktur. Zaten aşk tekildir. Sevilen hiçbir zaman aşkın içinde değildir. Aşkın içinde seven vardır o kadar. Sevilenin haberi bile olmayabilir aşktan, olması önemli de değildir üstelik. Aşk tekil olduğu için sırları da, kederleri de, acıları da, firkati de, hicranı da, gözyaşı da, ateşi de tekildir. Yani içinde bulunduğu ateş sadece bir kişiyi yakar, gözyaşı da bir kişiden akar, ayrılığı bir kişi çeker. Aşkı bunlar çoğaltır, aşkın "eksilmeyen fakat artan" özelliği ayni zamanda buradan beslenir. Gözyaşı aşkı artırır, hicran, hasret bu duygular aşkı devamlı büyütür, katmerler, yuvarlar bir çığ gibi. Yani aşk, acı çekmeyi bastan göze almayı gerektiriyor. Aşkın bir tarifi de acı ve bütün bu acılardan duyulan mutluluk. Onun ötesinde de insanin kabiliyeti. Aşk her gönülde ayni kıvamda varolamaz. Gönül medeniyetindeki gönüllerimiz aşkı değişik boyutlarda alacaktır, o zaman işin içine sırrı da girer. Yani benim sırrım benim kalbime sığacak olan kadardır, daha ötesini kaldıramaz. Sır, acı ve hasret varsa aşk vardır ve o aşk tekildir bir kişiyi ilgilendirir.
.
Biz aşkı genel kabulümüzde "beşeri aşk" derken bir zaaf olarak algıladık "İlahi aşk"i da bir hedef olarak gördük. Beşeri aşkın ve İlahi aşkın ikisinin de ayni anda ve ayni bünyede tezahürü bir geçiş itibarıyla mümkündür.
.
Ahsenü'l-Kasas buyurulmuş Yusuf Suresi'nde; aşkı anlattığı için bu sure. Mevlana "Zeliha o hale gelmişti ki..." diyor, "... çörekotundan öd ağacına kadar her şeyin adi Yusuf'tu onun için. Yusuf'un adini başka adlara gizlemişti, mahremlerine bu sırrı söylemişti. Mum ateşte yumuşadı, dese; sevgili bize alıştı, yüz verdi, demiş olurdu. Bakin ay doğdu, dese; söğüt dalı yeşerdi, dese (...); başım ağrıyor, dese; başımın ağrısı geçti, iyiyim, dese hep ayrı manaları vardı bu sözlerin. Birini övse onu överdi, birinden şikayet etse onun ayrılığını söylemiş olurdu. Yüz binlerce şeyin adini ansa, maksadı da Yusuf'tu onun, dileği de..."
.
Hiçbir insan bir kadına aşık olmayı veyahut da bir kadının bir erkeğe aşık olmasını, "beşeri aşk" dediğimiz duyguyu yadsıyamaz, ayıplayamaz. Ne din, ne de yasalar yasaklamıştır aşkı; yürekler ALLAH'a aittir çünkü. Gönül ki ALLAH’ın evidir, aşkın her çeşidine itibar eder.
.
Bütün milimetrekarelerinde ayni sevgili olmayan bir gönül aşkı bilir mi acep?!. Bir kuru yakınlaşmayı, ilgiyi, arzuyu aşk sanarak yaşanılan ömür adına va veyla ve va esefa!.. Bir Cemal'e kul, bir Ahmed'e köle, bir Leyla'ya deli ve bir ışığa pervane olmayanın aşkı mi vardır, ya akli mi vardır ki!.. Alem bir ask için yaratılmış ve "Aşk imiş her ne var alemde!...
.
"Muhabbetten Muhammed oldu hasıl
Muhammedisiz muhabbetten ne hasıl."
.
Sevgi üzerine kullanılabilecek bütün mecazları üstüne alınmadır aşk. Aşk acıdır, hasrettir. Hicran ve hayrettir, firkat ve gurbettir. Gözyaşı ve ahtır; tazarru ve münacattır. Aşk ölümdür, can vermedir, kurban olmadır. Canların birbirinde kaynayıp erimesidir; canların can özünde yitirilmesi ve aranmamasıdır aşk. Parçalara böldükçe demiri, mıknatısı güçle bütün parçaların yine birbirlerini aramalarıdır. Arama gücünü yitiren, zayıflatan, küçülten parçalar bırakır; ancak birbirini kovalamayı. Tasın içinde saklı olan ateştir aşk; bir kıvılcım çakınca kuşatır bütün evreni. Atom çekirdeği etrafında saniyede iki bin kilometrelik hızla dönen elektronların karıdır bu. Kudretin ve İlahi san'atin özündeki cevherden beşeri estetiğe akıp gelen ilhamdır o. Bir şehre Ussak bir köye Asıklar adini vermektir. Aşk ki şiirde Su kasidesi, mimaride Selimiye, musikide Ferahfeza'dir. Aşk, haddehanelerden dökülen ateş, manaya gebe sözdür. Aşk, meşktir.
.
"Kim aşık olur da iffetini muhafaza eder, halini gizler ve bu yüzden ölürse şehit olarak vefat eder." diyen bir hadis-i şerif rivayet ediliyor.
.
Kalplerimizin incelmesi, yüreklerimizin güzellikleri tatması ve tanıması açısından her insanin aşka ihtiyacı vardır. Bunu yasaklayamazsınız. Fakat gizlilik esastır. Aşık olan insan aşkını herkese ilan edemez, bu ayıp bir şeydir. Çünkü sevgilinin adi onun için kutsaldır. Sevilen insanin eskiden beri adinin ulu orta söylenmesi aşık’ı incitir. Aşık olmak değil, aşkı söylemek ayıptır. Çünkü aşk bir sırdır dedik. Aşkı mutlaka kötü yorumlamamak lazımdır. Çünkü aşk olgunlaştırıcıdır. Gönlümüzle, ALLAH’ın işaretlerini görebilmemizi sağlayacak en önemli vasıtalardan birisidir aşk. Gönlü açmak ancak sevmekle olur. Aşktan kaçış ta yoktur, siz istediğiniz kadar yasaklayın o, kişiye bir gün gelir. Seyh Galib’in dediği gibi "Birden bire bu aşkı bu tuhfe bulanındır." (Tuhfe:hediye)
.
Önce beşeri aşkın rafine edilmesi lazım, İlahi aşka yükselmesi için. Bir insanin esine veyahut da bir başkasına beslediği aşk-i mecazi var. Daha sonra bu insan Aşk-i İlahi‘ye yükseliyor. Bu hal ailesine karşı olan aşkında bir düşme göstermeyecektir. İlahi aşkın içerisinde beşeri aşkın cüzleri zaten mevcuttur. İlahi aşka vasıl olmak bilakis beşeri aşkların temelini sağlamlaştırır. Denizin içinde damla vardır; ama deniz damladan ibaret değildir. Bugün aşkla ibadet edebilen bir insan, yarin ibadet eder gibi aşık olabilir. Bugünkü isini aşkla yapan da, ayni isi yarin aşk ile yapamayabilir.
.
Aşk sayesinde insan ebedilik kazanır ve lamekan olur. Aşk bir hiçliktir tasavvuf neşvesinde. Fakat o hiçlikte kendinizi "hiç" hissettikçe var olursunuz ve hiçlik büyük bir varlığa sebep olur. Can verirsiniz; ama can verdikten sonra yaşamaya başlarsınız, kendinizi feda edersiniz feda olduktan sonra şöhret olursunuz.
.
"Güzelsiz olmazız amma oluruz etsiz ekmeksiz".
.
Beşeri boyutta aşkın mekanı ve zamanı çok kısıtlı, insanlar sadece birisinin gözlerini görebiliyor. "Küçüksu'da gördüm seni, gözlerinden bildim seni" gözlerinden başka bir yerinden de bilmesi mümkün değil zaten. Böyle bir kıyafet, böyle bir toplum yapısı, sokakta olmayan bir kadın. Beşeri aşkın sadece gözyaşı getirdiğini, sadece acı getirdiğini, dolayısıyla bizim şairlerimizin de "sevgili" diye hitap ettikleri insanların ancak kokularını duyabildikleri; saba yeli sevgilinin saçının kokusunu getirdiği zaman, acısının en fazla olduğu, yoldan geçecek diye günlerce yolda beklemek, bir haber gelecek diye bir süzgün bakışına, bir gamzeli bakışına muhatap olurum diye günlerce uykusuz kalmak. Bütün bunlar içerisinde beşeri ilişki ve birliktelik çok sınrlı. Bu sınırlılık aşkın bir gömlek daha yükselmesini sağlayabiliyor. İçinizde büyütüyorsunuz, hasretin çoğalması aşkın da çoğalması demek.
.
"Eyitti ol peri bir gün düşüne gireyim bir seb, Sevincimden nice yıllar geçiptir görmedim uyku" : O sevgili bir gün bana dedi ki hadi gönlün olsun rüyana gireceğim bir gece, bu sözü duyduğumdan sonra sevincimden nice yıllar geçiyor hala uyku uyuyamadım. Böyle bir tek söz, bazen bir çift göz ömür boyu süren bir aşkın merkezidir. Böyle bir toplumda o güzellikten, o sözden yola çıkan insan İlahi aşka gidebiliyor.
.
Aşkın en büyük özelliği ruh terbiyesine müsait olması. Seven daima niyazda, sevilen daima nazda. Sonuçta insanin yaratılısındaki özü, mutlak suretle hissetmesini sağlayacak bir acı ve kederle kalbi yumuşatmak, mumları eritmektir. Kalp mumlaşıp mum da eriyince ister istemez bir yanış, "Hamdım, pistim, yandım" olur. Yanma son noktadadır. Artık çeşitli tecellileri kabul etmeye hazırız; hoşgörü, affetme, sabır ve hatta bütün ömrünüz boyunca ulaşacağınız duyguları kapsar. Bunu yapmadıkça, kalp çiğ kalır, ister istemez meseleleri de hazmetmek zor olur. Onun için ayrılık vardır, acı ve hasret vardır. Aşkta vuslat yoktur, vuslat olduğu an aşk yoktur. Vuslat aşkın düşmanıdır üstelik.
.
Bugünün nisanlılıkları üç ay, evlilikleri iki-üç sene sürüyor. Çünkü aşk diye yaşanılan şeyler riyakarca yürütülen bir oyundan ibaret. Her iki taraf da gerçek yüzlerini gizliyorlar, karşı tarafa hoş gelecek geçici bir hale bürünüyorlar. Oğlan bir simit alıp gelesiye kadar, kız yeni bir sevgili bulabiliyor mu kendine, ona bakmak lazım. Bu kadar vazgeçilebilir duygulara aşk diyebiliyorlarsa onu sorgulasınlar.
.
Aşk sorgulanmalıdır; bir ilgi midir, bir sevgi midir, bir tutku mudur. Anormalliktir; ama bu anormalliğe geçiş sürecinde bizim duygularımızı hangi derecede, hangi merhalede tuttuğumuza bağlı. Bir üstünlük, bir ayrıcalık vesilesi yani. Oysa bugün hepsine aşk diyoruz, hatta cinselliğe bile aşk deniyor, aşk yapmak aşk adına çok küçültücü bir şey üstelik. İnsanin bir ilgiyi aşk sanması; onun askıdır; fakat aşkın ancak bir nebzesidir. İçinde aşk yok değil mutlaka vardır; ama askın ne kadarıdır iste ona bakmak lazımdır. Mutlak aşktan herkes ancak nasibi kadarını alabilir.
.
Bir şeyin aşk olabilmesi için tutkulu olması, patolojik olması, anormal olması gerekir. İştahla yemek yerken hatırlayıp sevileni, yemek boğazda düğümleniyorsa; derin uykularda görülen rüyadan sonra bir daha uyku girmiyorsa gözlere, sen bir mecliste adi anıldığında onun, inziva engin bir boyut kazanıyorsa, hamasi bir söylevin tam ortasındaki bir kelime, bir cümle ne dediğini bilmezleştiriyorsa insani, iste odur aşk. O ki, göz kapakları kapandığında karanlıkları son bulmuyorsa, ne cür’et aşktan söz edile!?.
.
Eskiler "Ah mine'l-Aşk" yani "Ah aşkın elinden!..." demişler. Galiba biz de "Ah Bine'l-Aşk " yani "Ah aşka ulaşmak!..." demeliyiz.
Logged
HüzünSEL
тє¢яüвєℓι üує
**


Puan: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 333
Üye ID: 1543

Nerden:


« Yanıtla #7 : 15 Ocak 2008, 17:34:28 »

...............ay aşkı kullarına armağan eden aşkın kaynağı VEDUD bizi aşkından yoksun bırakma................
                                         amin
Logged
_VERA_
мιя üує
****


Bir tek gözlerin konustugu ülke cocuklarına

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1868
Üye ID: 668

Nerden: Hissin uzak gercekliğin yakın olduğu yerden...


« Yanıtla #8 : 15 Ocak 2008, 21:33:09 »

Okuduklarım karşısında "aşk" beni esir aldı....Bu yol icinde adım atan,yüregi aşkı kaldıran,ruhu aşkla özgür olmuş kardeşlerimin aşkına müteşekkirim...


En son sorumuz biz bu "aşkın" neresindeyiz olmuştu.Dünya islam abi adının degişik verisiyornunda dünya aşktadır cevabını verdi bizlere.Kendisine teşekkür ederiyorum tüm canlar adına....Hüzünsel kardeşimizin yaptıgı acılımın katkısı cok hoşuma gitti kendisine bir özel teşekkürde bulunmak istiyorum aşk adına..Yahya abbas müsavi abiminin  aşk ile söyledigi sözlerin altına ben ne yazabilirm ki COK ŞÜKÜR AŞIGIZ..Tekbir kardeşim est madem katılıdınız bu kervana hadi inş


Aşkımız var tüm kirliliklere inat,aşkımızı bildik tüm bilin dediklerine ragmen,aşkımızı sevdik bizi ve aşkımızı sevmeyenlere ragmen bugün varsak bu aşk sayesinde varız.Aşkımıza şükürler olsun..
Kitaplara yazılmayan,gözlerden dökülmeyen,dile gelmeyen duygularımızı biz aşk ile tanıdık VE BİZ BUNA "HAK AŞKI" DEDİK.Bu bizim dünyamız peki biz aşkı böyle yaşarken hakkın aşkı böyle iken batılın aşkı nedir,onlar neye aşk derler acaba onların aşkı da bizim gibimidir.Batıda bizler gibi yaşadıkları aşk ile mutlulukları bilmişmidir,bizi onlardan ayıran yüce dinimizin ögretmen oldugu aşkımıza karşı onların aşkına nedir ögretmen olan.....İşte aşka dair sorumuz budur Dünya islam abi inşALLAH bekliyoruz cevabınızı...
« Son Düzenleme: 15 Ocak 2008, 21:35:20 Gönderen: _VERA_ » Logged

Bil ey sevgili mechul kaldığın her gecenin ardından beni saran hüzün sana mutluluk olsun,
Yağan yağmur bana su, sana rahmet olsun,unutma sudadır rahmeti rahmanın, rahmetsiz kalma suyun sevgi olsun.
Sildiğim yazılar bana ah ,sana ise hala bulamadığın "BEN" olsun....

            VERA....
DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
****



Puan: 16
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1413
Üye ID: 1138

Nerden:


« Yanıtla #9 : 16 Ocak 2008, 01:53:18 »

YÜZYILIN KERBELESI FİLİSTİN

       BUGÜN  HÜZÜNLÜYÜZ,BUGÜN ÖFKELİYİZ.
                  İNSANLIK      ÖLMÜŞ

FİLİSTİNLİ ŞEHİTLERİN RUHLARI ŞAT OLSUN.İSLAM TARİHİ OLUK,OLUK AKAN MUSTAZ KANLARINI
                                   UNUTMAYACAKTIR  Cry
« Son Düzenleme: 16 Ocak 2008, 02:25:21 Gönderen: DÜNYA İSLAM » Logged

DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
****



Puan: 16
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1413
Üye ID: 1138

Nerden:


« Yanıtla #10 : 17 Ocak 2008, 03:27:36 »

AŞK YENİ BİR HAYATIN SESİDİR.
AŞK İÇ ALEMİMİZDE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ BİR DEVRİMİN TEZAHÜRÜDÜR.

(filistin katliamları nedeniyle ara verdik devam edeceğiz inşALLAH.)
« Son Düzenleme: 17 Ocak 2008, 04:01:34 Gönderen: DÜNYA İSLAM » Logged

_VERA_
мιя üує
****


Bir tek gözlerin konustugu ülke cocuklarına

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1868
Üye ID: 668

Nerden: Hissin uzak gercekliğin yakın olduğu yerden...


« Yanıtla #11 : 17 Ocak 2008, 23:15:03 »

Daha fazla duygu yüklenmek adına kücük bir ara..İnsallah bekliyoruz abi...
Logged

Bil ey sevgili mechul kaldığın her gecenin ardından beni saran hüzün sana mutluluk olsun,
Yağan yağmur bana su, sana rahmet olsun,unutma sudadır rahmeti rahmanın, rahmetsiz kalma suyun sevgi olsun.
Sildiğim yazılar bana ah ,sana ise hala bulamadığın "BEN" olsun....

            VERA....
*Cundullah*
üѕтα∂
*****



Puan: 83
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 8242
Üye ID: 138

Nerden:


« Yanıtla #12 : 18 Ocak 2008, 11:31:10 »

maşALLAH abi ve kardeşlerimiz ne kadar güzel paylaşımlarda bulunmuşlar devamını bekliyoruz inşALLAH
Logged


zalimler yakında nasıl bir inkılapla devrileceklerini görecekler
DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
****



Puan: 16
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1413
Üye ID: 1138

Nerden:


« Yanıtla #13 : 19 Ocak 2008, 04:28:46 »

BAŞLIYALIM İNŞALLAH.
SEVGİYLE BAŞLAR HERŞEY.
Tanıdığım biri vardı.Bir gün bir kıza aşık olur,ne yazıkki kız onu kabul etmez.Oysa kıza aşık olan erkek çok güzel,hem din eğitimi almış,hemde türistlere ingilizce tercümanlık yapıyordu.
Bir çok kez kıza ulaşma yollarını aramış ama sonuç yine olumsuz,çok kez yalvarmış,geceleri sokaklarda nöbet tutmuş,kız kabul etmemiş.erkek aşk'tan perişan olmuş,onsuz yapamıyor,umutları tükenmiş,herşeyi terketmiş sanki mecnun.
Kız'da dindar ama istemiyor.
Bir gece kız kalkar ve aynaya bakarak kendi kendine şöyle der;
bir gün bu güzellik sende olmayacak o zaman ne yapacaksın kendine gel deyip,sabah haber gönderip evlenmeyi kabul eder.
Evlenirler çoluk çocuğa karışırlar,erkek türistlere tercümanlık etmeye devam eder.oğlu büyümüştür,Babasının yanına gittiğinde babası oğluna sakın bana baba deme amca diye hitap et diye tembihatta bulunur.
Bir gün aşk ehli bir ALLAH dostu ile tanışır,din terbiyesi almış olmasına rağmen,aşk ehlinin anlattığı ayetleri ilk defa duyuyormuş gibi olur.Yıllar geçer erkek aradığı aşkı bulur,mevlasını bulur.Bu aşk onu öyle bir hale getirir ki o şimdi aramızda yaşayan etrafına nur saçan bir veli olmuştur.
Gerçek nedir,gerçek olan görünen'midir?yoksa görünenin arkasındaki görünmeyenmidir.
sevdiğimiz görünen kız veya erkek'midir? sevdiğimiz görünmeyen aşk'mıdır.
Burası çok nazik,çok hassas,bu ince çizgiyi ayırmak için aşık olmak lazım.
İşte batı bu ince hatta takılıp kaldı.Yani o kızı sevdi ve sevgiyi maddeleştirip,ilahi aşka çeviremedikleri için kendilerine yeni bir din buldular,bu dinin adı aşk dini oldu.
Aşkı ilahlaştırıp batıla çevirdiler.
Bazende insanda bulamdıkları sevgiyi,hayvanlara ve doğaya veya başka maddesel varlıklara verdiler.Böylece insan ve hayvan arasında fark edilmeyen,fark olmayan bir sevgi,bir aşk ilanı yaptılar,bazende hem cinslerine veya kendi fizikselliklerine aşık olup batıla düştüler.
İçlerinden bir kısmıda tövbe ederek iç alemlerinde büyük bir devrim yaptılar.İçlerinde gerçekleştirdikleri islam devrimine öyle heyacanla çocuksu tertemiz bir aşkla bağlandılar ki!
Bu muthiş aşk onlara yeni bir hayatın sesini duyurdu.
Onlar ilahi aşkın nağmeleri ile sevgi,aşk,ahiret hayatı ile aşkın hazzını ve doruk noktasını tadıp yaşıyorlardı.
Aslında herkez bir şeyi sevmek ister.Sevmek bir kız veya bir erkeği sevmekle başlar.Bilinçli müslümanlar zamanla aradığı aşkın o tür bir aşk olmadığını anlar.O kız veya erkek artık onu tatmin etmez,içindeki boşluklar devam eder.Aslında aradığı manevi aşktır.
Aşk bir sırdır,içimizde binlerce sır...
çözmek çok zor...
aşkın sırrını kim çözebilmiş ki..?
Aşk'sız yaşam boş bir kuyudur,suyla hayat,aşk'la yaşam olur.
Aşk'la günahsızlığı ararız her yerde,
ne günah işleriz nede sevap,ortada kalmışlık insana acı verir,mutsuz olur,ağlamaya başlarız.
Minnet duyarız içimize akan göz yaşlarımıza...
Birileri diğerine aşık'tır,diğerleri'de birilerine ama herkez aşıktır aslında...
Bir el uzatmak gerekir aşka,bu ise cesaretle olur.
Cesur olmak gerektirir sevdayı yaşamak.
Aşkı keşfetmek varken,sürgün gibi,esir gibi yaşamak niye...
Aşk'ta huzur arayan yanılır,çünkü aşk ızdırap verir.Gerçekte ise bu imanı bir olgunluk kazandırır.
acılar,çileler bizi olgunlaştırır.
Ruhun yanlızlığına son vermek için aşık olmak lazım.
Aşk hayata dair ne varsa götürür,hiç bir şey aşka susamışlığı dindiremez.
Acılara katlanmanın ilacı nedir deseniz?
Aşk'tır derim.
HEY AŞK BEN FİĞÜRAN DEĞİLİM DİLEDİĞİNCE ÖZGÜR AT ADIMLARINI
HEY SEVDİĞİM KIZ HAYDİ GİT
SEN OLMASANDA YAŞAYACAĞIM AŞKI
ÇÜNKÜ BEN İLAHİ AŞKA BAĞLANDIM
GÖRMEDEN AŞIK OLDUM SEVGİLİLER SEVGİLİSİ OLAN ALLAHIMA
SIRRI ATEŞMİDİR? AŞKIN,YOKSA CENNETTEN GELEN BİR IRMAKMIDIR BİLEMEM
AMA!
BİR BAKTIM AYNAYA GÖSTERMİYOR AYNALAR BENİ ARTIK BEN DİYE
ÇÜNKÜ AYNALARDA RABBİMİN LATİF YANSIMASINI GÖRÜYORUM
AŞK'TAN EVVELKİ YAŞAM ESKİ BİR FOTOĞRAF GİBİ
YARABBİ SENİ GÖRMEDEN AŞIK OLDUK
YARABBİ BİZİDE KAT BU AŞK KERVANINA
YOLCU GİDER,YOL AYNIDIR
İNŞALLAH YOLUMUZ MEVLAYA GİDER.


« Son Düzenleme: 19 Ocak 2008, 05:07:44 Gönderen: DÜNYA İSLAM » Logged

Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
*


…Bismî Hû…

Puan: 220
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 8182
Üye ID: 4

Nerden:


« Yanıtla #14 : 19 Ocak 2008, 11:22:13 »

ALLAH razı olsun vera, Dünya İslam, Hüzünsel ve diğer katılımcı kardeşlerim....

AŞK; her iki şekliyle de -İLAHİ ve BEŞERİ-  yüzyıllarca yıldır var olmuş ve devam edecek, Şimdiye kadar Binlerce YÜREK yakmış, sayısız hayata, drama sahne olmuş, Birçok acı ve lezzeti beraberinde taşımış, hemen hemen bütün ulusların tarihinde, edebiyatında önemli bir yer tutmuş son derece hassas ve Girift bir olgudur..

Elbette İLAHİ AŞK diye tabir edilen Rabbe karşı beslenen sevgi, Ona ulaşma arzusu ve bu amaca varmak için bu yolda katlanılan CEFA, AŞKIN en kutsal şeklidir..Yalnız AŞKI sadece bu yönüyle ele alarak, diğer anlamda var olan ve burada değinilerek açıklanması konusunda yardım istenilen 'AŞK' da yok sayılımaz, görmezden gelinerek, önemsenmeyerek, sınırları, dikkat edilmesi gereken noktalar gözardı edilerek, hakkında konuşulmayarak ve hatta kötü birşey olarak da göstermek var olan bir GERÇEĞİ yok edemez...

Özellikle çağımızdaki mevcut şartlar ve ortamlar göz önüne alınıldığında ister istemez her iki cinsin bir arada bulunmak zorunda kaldığı veya bulunduğu gerçeği karşımıza çıkar..Hemen hemen birçok insanın gençliğini eğitim amaçlı sıralarda, okullarda karma bir sistem çatısı altında sürdürdüğünü görmekteyiz....Eğitim, sağlık, iş yaşamı gibi bir çok alanda ne yazık ki erkek bayan beraber aynı ortamları paylaşmakta, birbirinden etkilenme ve elektriklenmeler her an için söz konusu olmaktadır.Tabi önemli olan böyle ortamlara mahal vermemektir..Fakat bugün birçok şey isteğimiz dışında gerçekleşiyor, mecbur şartlar altında eğitim, sağlık gibi birçok temel ihtiyacımızı sağlamaya çalışıyoruz..

   Birçok kez karşılaştığımız, şahit olduğumuz böyle hassas bir konuda İSLAMIN çizmiş olduğu sınırlar nelerdir, böyle bir olayın başa gelmesi halinde bir müslüman gencin takınacağı tavır neler olmalı, nelere dikkat edilmeli, nasıl davranılmalı gibi hususlarda fikir ve bilgilerimizi birbirimizle paylaşıp, bu konudaki düşüncelerimizi de söylememiz fayda verecektir......
Logged

Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön..
Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön..
Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
****



Puan: 16
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1413
Üye ID: 1138

Nerden:


« Yanıtla #15 : 10 Mayıs 2008, 12:48:57 »

Alıntı
Birçok kez karşılaştığımız, şahit olduğumuz böyle hassas bir konuda İSLAMIN çizmiş olduğu sınırlar nelerdir, böyle bir olayın başa gelmesi halinde bir müslüman gencin takınacağı tavır neler olmalı, nelere dikkat edilmeli, nasıl davranılmalı gibi hususlarda fikir ve bilgilerimizi birbirimizle paylaşıp, bu konudaki düşüncelerimizi de söylememiz fayda verecektir......

BU KONUDAKİ GÖRÜŞLERİNİZİ YAZARSANIZ FAYDALANMIŞ OLURDUK.
Logged

ebu_zer
σиυя üуєѕι
****



Puan: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1887
Üye ID: 32

Nerden: zulüm merkezinden


« Yanıtla #16 : 10 Mayıs 2008, 13:51:43 »

 aşk   ı   mecaz. Smiley
Logged


DÜŞMANLARIM BANA NE YAPABİLİR
HAPSEDİLMEM HALVET
SÜRGÜN EDİLMEM SEYAHAT
ÖLDÜRÜLMEM ŞEHADETTİR....

Şeyhülislam İbn-i Teymiyye...
ey_acı_senı_unutmadık
σиυя üуєѕι
****


şüphesiz en doğru söz ALLAHın kıtabıdır

Puan: 86
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1994
Üye ID: 2090

Nerden:


« Yanıtla #17 : 19 Mayıs 2008, 23:15:25 »

ALLAH RAZI OLSUN  COK GUZEL OLMUS SELAM VE DUA İLE KALIN
Logged

kur,an kardeşliği salih bir ameldir
     ümmet olmanın fidesi kur,an kardeşliğidir
DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
****



Puan: 16
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1413
Üye ID: 1138

Nerden:


« Yanıtla #18 : 09 Kasım 2010, 21:35:14 »

BU KONU ÇOK GÜZELDİ .
Logged

Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
*



Puan: 281
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12937
Üye ID: 30

Nerden:


« Yanıtla #19 : 10 Kasım 2010, 10:40:42 »

hakketende güzeldi kardeşim...vesilenizle tekrar okuduk...tekrar tekrar okumakta fayda var....
selametle...
Logged

Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
Sayfa: [1] 2  Hepsi   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: