Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İstiklal Mahkemelerinde Genç Bir Alim: Şehit İbrahim Edhem Hoca  (Okunma Sayısı 100 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ensar-muhacir
уєиι üує
*


darul erkam

Puan: 7
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 40
Üye ID: 14268

Nerden:


« : 31 Aralık 2011, 14:42:56 »

İstiklal Mahkemelerinde Genç Bir Alim: Şehit İbrahim Edhem Hocaİstiklal Mahkemelerinde genç bir âlim: Şehit İbrahim Edhem Hoca


Mehmet Demir / doğruhaber
Cumhuriyetin ilanından sonra kurulan İstiklal Mahkemelerinde binlerce âlim yargılandı. Şapka takmadıkları, kılık kıyafet kanununa uymadıkları, medreselerde ders verdikleri ve Şeyh Said kıyamına destek verdikleri için birçoğu mazlumane bir şekilde idam edildi. İdam edilen âlimlerden biri de aslen Ankaralı olan ve 22 yaşında darağacına gönderilen İbrahim Edhem Hocaydı. Her âlim gibi İbrahim Edhem Hoca da İslam’ı anlattığı, halkı günahlara karşı uyardığı için yeni düzeni rahatsız etti ve en sonunda idam edildi.

OKULU BIRAKIP KENDİNİ İSLAMî İLİMLERE VERDİ
1903’te Ankara’da doğan İbrahim Edhem Hoca genç bir âlimdir. Ankara Sultanisinde 10. sınıfa kadar okuduktan sonra okuldan ayrılarak kendini İslamî ilimlere verir. Bu arada Konyalı Mehmet Vehbi gibi âlimlerden de özel dersler alır. Gayretli bir kişiliğe sahip olan İbrahim Edhem Hoca, yaptığı ateşli vaazlarla halkı etkilemektedir.

ÖRTÜ ŞERİAT’TANDIR
Günün koşullarında kadınların giyim ve tesettürlerinin uygun olmadığını gören İbrahim Edhem Hoca, İstanbul Beyazıt Camii’nde tesettür üzerine bir vaaz verir. Örtünmenin önemini ayet ve hadislerle anlatan İbrahim Edhem Hoca, cemaate şöyle seslenir: “Tesettür şer’idir. Hiç bir güç onu değiştiremez. Tesettüre riayet etmeyen kadınlar günahkâr olur. Bundan dolayı kadınlar örtülerine dikkat etmelidirler.”

Verdiği vaazın kısıtlı ve dar bir kesime hitap ettiğini düşünen İbrahim Edhem Hoca, “İslamiyet’te Ahlâk ve Kadınlarda Tesettür” adlı 59 sayfadan oluşan cep boy bir risale yayınlar. Kendi imkânlarıyla 5 bin adet bastıran İbrahim Edhem Hoca, bu kitapları halka dağıtır.

İBRAHİM Edhem CEZAEVİNDE
Cumhuriyetin ilanından önce herhangi bir sorun yaşamaz. Ancak 6 Ocak 1924’te günlük bir gazete İbrahim Edhem Hocanın İstiklal Mahkemesinde yargılanacağını haber verir. İstanbul İstiklal Mahkemesi verdiği vaazlar dolayısıyla dini siyasete alet ettiği gerekçesiyle İbrahim Edhem Hocayı tutuklar ve mahkeme sonucunda 1 yıl hapis cezasına çarptırılır. Bu vesileyle İbrahim Edhem Hocanın İstanbul halkını etkileyen ateşli vaazlarına bir son verilmiş olur.
SUÇU, HAKKI SÖYLEMEK
Suçlama, devletin iç güvenliğini ihlal ve halkı devletin kanun ve düzenine karşı kışkırtmaktır. Mahkemeye verdiği savunmasında, basında İslamiyet’in değerlerine ve kadınların tesettürüne saldırıların başlaması üzerine kamuoyu oluşturmak için harekete geçtiğini ve risaleyi bastırdığını cesaretle savunan Hoca, vicdan özgürlüğü olduğu inancıyla fikrini savunduğunu söyler.

Şeyh Said kıyamından yaklaşık 1 yıl önceki bu İstiklal Mahkemesi, sanığa bir yıl hapis cezası verir. Ancak 1,5 ay hapis yattıktan sonra af kanunuyla serbest kalır.

İKİNCİ MAHKEME URFA’DA
Çıkan aftan sonra serbest kalan genç âlimin peşini İstiklal Mahkemesi bırakmaz. Bu kez Şark İstiklal Mahkemesi, İbrahim Edhem Hoca hakkında dava açar. Davanın ilk mahkemesi İstanbul, Fındıklı’daki Meclis-i Mebusan binasında yapılır, Temmuz 1925’te yapılan ikinci mahkemesi ise Urfa Lisesi’nde gerçekleşir. Savcı Avni Bey(!), Şeyh Said kıyamını çok geniş bir kadronun hazırladığına inanmakta ve Edhem Bey’in de onun “tertipçisi, faili ve amili” olduğunu iddia etmektedir.
Şanlıurfa Lisesindeki mahkemeye kalpakla gelen İbrahim Edhem Hoca, hapisten çıktıktan sonra geçimini ticaretle sağlamaya çalıştığından, pamuk ve fıstık almak için Doğu’ya gittiğini, Urfa’ya geliş sebebinin ise Çolak Hafız adlı güzel sesli bir hafızdan Kur’an dinlemek olduğunu söyler.

GENÇ ÂLİM DARAĞACINDA
6 Temmuz 1925’te mahkeme İbrahim Edhem’in, kıyamın amil ve faillerinden olduğu gerekçesiyle idamına ittifakla karar verilir. 7 Temmuz 1925 günü Urfa sıcaktan kavrulurken henüz 22 yaşındaki İbrahim Edhem Hoc,a darağacına gönderilir. Hicri tarih 1347 Muharrem ayını göstermektedir. İşin ilginç yanı her iki davasında da mahkeme başkanlığı yapanlar, sonraki yıllarda yolsuzluktan yargılanırlar.

BEDİÜZZAMAN MEZARLIĞINA DEFNEDİLDİ
İdam edilen İbrahim Edhem Hoca, Şanlıurfa Bediüzzaman mezarlığına defnedilir. Hemen hemen her gün ziyaretçisi olan İbrahim Edhem Hocanın mezarı bayramlarda ziyaretçi akınına uğruyor. Şanlıurfa Belediyesi Mezarlıklar Müdürü Halil Felhan’dan aldığımız bilgilere göre şimdiye kadar İbrahim Edhem Hoca’nın ailesinden kimse gelmemiş.

CESEDİ İLK GÜNKÜ GİBİYDİ
Çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçi İbrahim Edhem Hocanın mezarını ziyaret ettiğini belirten Halil Felhal, büyüklerinden duyduğu bir olayı şöyle anlattı: “Bundan 20 - 22 yıl önce Urfa’ya çok yağmur yağar. Yağmurun şiddetinden birçok mezar taşı suya kapılır ve cesetler ortaya çıkar. Bundan İbrahim Edhem Hoca’nın da mezarı nasibini alır. Fakat İbrahim Edhem Hoca’nın mezarına gelenler deyim yerindeyse küçük dilini yutar. Çünkü İbrahim Edhem Hoca’nın cesedi gömüldüğü gün gibi sapasağlam çürümeden duruyordur.”
Logged

Şehitliğe susayan ve ölümü bir sevgili gibi kucaklayan insanlara esaret teklif etmek gülünç bir uğraştır
Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
*



Puan: 281
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12926
Üye ID: 30

Nerden:


« Yanıtla #1 : 31 Aralık 2011, 16:56:54 »

Rabbim şehadetini kabul eylesin...
Logged

Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: