Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İran'ı Doğru Anlamak  (Okunma Sayısı 158 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
*



Puan: 281
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12926
Üye ID: 30

Nerden:


« : 02 Aralık 2011, 19:01:08 »

İran'ı Doğru Anlamak
Fazlı Kayaduman





Son günlerde İran, yeniden Batı’nın hedef tahtasında…

ABD ve Avrupa, kısacası  Batı dediğimiz bu ülkelerde ki, İran’a karşı olan bu denli husumet, bu denli saldırı isteği, aslında İran’ın bizatihi kendisine yönelik değil.

İran, bu gün var olmuş değil ki! İran, binlerce yıldır kendi coğrafyasında var olan bir ülke…

Ama bu husumet, son Otuz yılda var olan bir durum!

Ne zaman ki İran’da, İslam Devrimi gerçekleşti; İran, “Kur’an Anayasamızdır” dedi; İran, batının gözünde, bir düşman oluverdi!

Bu değişim ve dönüşümü  hangi ülke yapsaydı, o ülke düşman olacaktı. Başkası yapsaydı, başkası; biz yapsaydık; biz olacaktık.

Bundan hiç şüpheniz olmasın!

Nihai olarak; ne o ne şu, cümlenin tam ifadesi ile “Batı, aslında İslam’a düşman!”

Son zamanlarda ki her saldırılarında, “bu bir haçlı savaşıdır” narasını atarak, yürüdüler Batı’nın önderleri; sahipsiz mazlum ümmetin üzerine…!

Haçlı savaşlarının ne olduğunu, kimlere karşı ve niçin yapıldığını, her halde izahata gerek yoktur!

Son yıllarda, dört “İslam Devleti” vardı; Çeçenistan, Afganistan, Sudan ve İran.

Gel görün ki, İran’ın dışında ki İslam Devletleri yok edildi!

Çeçenistan’ı Ruslar işgal etti. Afganistan’ı Amerika işgal etti. Sudan’ı Amerika şu an ikiye bölmüş durumda. Ve akıbetinin ne olacağı meçhul!

Bunlar, birer tesadüf değil!

Ayakta kalabilmiş tek İslam Devleti, İran.

Batı, uzun zamandır, İran’a karşı da bir saldırı hazırlığı yapmaktadır.

Batı, Afganistan ve Irak’ı işgal ederken; aslında, “İran’ı doğu ve batıdan kuşatma” programını uygulamaya koymuş oluyordu.

ABD ve Avrupa’dan fazla, İsrail’in İran’a saldırısı konuşuluyor.

Hangi silahı, kullanırsa kullansın, “İsrail’in İran karşısında şansı yoktur.”

İsrail, daha yakın bir zamanda, Hizbullah karşısında yaşadığı hezimetin şokunu üzerinde atmış değil!

Gidip İran’a saldırması, olası şey değil! Akla ziyan…

Bu tür haberler, sadece birer spesifik propagandadan öteye geçmeyen şeyler!

Dünyada ki haber ajansları, ağırlıkla Siyonist kökenlidir. Konu İsrail ve Müslümanlar olunca, böyle uçuk haberler, en ciddi zannedilen ajanslar tarafından gündeme getirilebiliniyor.



Aslında Batı’da, İran’dan çekiniyor!

Çünkü İran’ın gerçek gücünü ve hangi silahlara sahip olduğunu yeterince bilmiyorlar…

En önemlisi de İran, ciddi yer altı kaynaklarına sahip.

Dünyanın en gereksinim duyulan, petrol ve doğal gaz gibi, iki yer altı kaynağının ikisinde de “dünya ikinciliği” rezervliğini elinde bulunduruyor…

Yılda, 140 milyar varil petrol üretimi ile tek başına, dünya petrol rezervinin % 11,2’ sine sahip. Yine, yılda 28 trilyon metreküp doğalgaz üretimi ile tek başına dünya doğalgaz üretiminin % 16’ sına sahip.

Tüm bu zengin yer altı  kaynaklarına rağmen, İran’ın fert başına düşen milli geliri, uluslar arası listelerde çok düşüktür. Yıllık 4500 dolarla, fakir ülkeler arasında yer almaktadır.

Bu veriler, bizlere ciddi bir şey hatırlatıyor;

Demek ki İran, gelirinin önemli bir kısmını, silah yapımına yatırıyor.

Dolayısı ile bu gelirin, ekonomik dönüşüme katkısı olmuyor. Bu sebepten, sadece GSMH’ sı değil GSYİH da düşük kalıyor. Bunu, Batı gayet iyi bilmektedir.

Batının ne yapıp ne yapamayacağını anlamak için Batı’nın mantalitesini bilmek ve O’nu iyi tanımak lazım.. Batı’nın sürekli, olmazsa olmaz, kırmızıçizgileri vardır!

Bunların başında; “Dünya hegemonyasını kaybedebilecek, bir gelişmeye mahal veriliyor olması” gelir

Batı Âlemi, aslında İran’ı dize getirmeyi düşünmüyor değil; lakin, silah bakımından güçlü, hatta hangi silahlara ne kadar sahip olduğu da pek net olarak belli olmayan, böyle bir ülke ile kolay kolay savaşı göze alamadığı da belli!



Ayrıca, ABD ve Avrupa ekonomik bir kriz yaşamaktadırlar.

Bu gibi durumlarda, bu güçlerin yerine göre sığındıkları bir limanın da “savaş” olageldiğini biliyoruz.

Mutlak galip gelebilecekleri bir savaşın; çoğu sorunun üzerini örtebileceği, düşüncesinde de olabilirler!

Dolayısı ile Batı’nın böyle bir çılgınlığa girişmesi, bir ihtimal harici de değildir!

Dediğimiz gibi, dişlerine göre, bir ülke bulmaları gerekmektedir!

Sonuçta, Batı’nın son yıllarda savaştığı iki ülke, Irak ve Afganistan’dır. Bunların askeri gücü, hal-i pür melali ortadaydı. Dolayısı ile ciddi bir devletle kolay kolay savaşı göze alamadıkları alenen biliniyor…

Kaldı ki, ABD İran ile birkaç kez dalaştı! Ama her seferinde hezimete uğradı.

Rehineler krizini hatırlayınız!

Nisan 1980’da ABD hava komandolarınca, “Çöl-1. Kurtarma operasyonu” gerçekleştirilmiş; Ama ABD Ramboları, daha İran’ın çöl bölgesinde iken, kendi kendilerine; uçakları ile helikopterlerini çarptırmış; çölün ortasında, bir enkaz yığını haline gelmişlerdi!

İranlılar sabahleyin kalktıklarında; Süper Gücün, ileri teknolojiye dayalı ekipmanının çölde, kendi kendine nasıl enkaza dönüştüğüne şahit olmuşlardı.

Tıpkı, “fil vaka’sında” olduğu gibi; “yenilmiş bir ekin e dönmüşlerdi” ya!

Unutulmamalıdır ki, Ebrehe’ler azdıkça, Ebabiller üzerlerine uçmaya devam edecektir…

Anlaşılan, ABD bunları  unutmuşa benziyor!

Ama bence bunları hatırlasa, kendisi için çok iyi olacaktır!



Biz bu ümmetin bir parçasıyız. Bizim aidiyetimiz ümmettin kendisinedir.

İslam Ümmetinin arasına çekilmiş, sun’i sınırlar, hafızalarına dayatılmış; ırka, dile dayalı sun’i ayrılıklar; İslam Düşüncesinin kabul edeceği şeyler değildir. Bir Müslüman için, İslam ümmetinin bir bölgesine yapılan saldırı, diğer bölgelerine de yapılmış gibidir.

Daha önce, Irak’a, Afganistan’a yapılan saldırıları kendimize saydığımız gibi…

İran’a yapılacak bir saldırıda, bütün ümmete yapılmış sayılır.

Her Müslüman, bunu böyle bilir ve böyle idrak eder.

İslami düşünce, İslami mantık budur.

Tabi ki, İslami olan…!



Efendim İran, Caferi mezhebindedir.

Evet… İran, İmama-ı  Cafer-i Sadık’ın mezhebine tabi olanların söz sahibi olduğu bir ülkedir.

Burada tabii olmayan ne var ki?

İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Caferi Sadık’ın ders halkasına katılmış; O’nu dinlemiş, ondan ilim almıştır. İctihadlarında çok azda olsa bazı farklılıklar söz konusu olmuştur. Ama iki İmam arasında hiçbir zaman, saygı- sevgi ve birbirlerini takdir, eksik olmamışken; aralarında hiçbir sorun yokken; Onlardan Bin üç yüz yıl sonra gelmiş ve onlara tabi olmaya çalışan, bizlere ne oluyor?

Ehil olan Müctehid-i Kiram arasında ki, İctihad farklılığı, sadece fıkha gelen bir çeşitlilik, bir zenginliktir.

Müctehitler arasında ki görüş farklılığı, onlara tabi olanlar arasında neden bir sorun olsun? Bunun mantalitesini anlamakta sıkıntı çekmemek, mümkün değil.

Böyle bir sorunun “mantığı ve gerekçesi” yoktur.

Aslını sorarsanız, böyle bir sorunun kendisi da tabii olarak yoktur!

Bunlar, başkalarının bizim için özel ürettikleri sun’i olan sorunlardır! Bu sorunların, meselenin tabiatından kaynaklanıyor olması mümkün değil! Sakin bir mantıkla şöyle düşünelim;

İşin ehli olan ve ALLAH’ın Dininde samimi iki müctehit imam;  ALLAH’ın Yüce Kelamı ve Peygamberinin Sahih Sünneti kaynak alınarak, iki farklı ictihad ortaya koymuşlarsa;

siz isterseniz birincinin; isterseniz de ikinci müçtehidin içtihatlarına tabi olursunuz. Siz birine tabi oldunuz; diğer bir kardeşiniz ötekine tabi oldu diye; aranızda bir sorunun mu çıkması gerekir?

Böyle bir sorunun mantığı  olabilir mi?

Buradan bir sorun çıkararak, ayrılığa düşmenin izah edilebilinir bir tarafı var mıdır?

Altını çizerek söylüyorum,

Müslümanları  kardeş yapan, ALLAH (c.c)’ın bizatihi kendisidir.

Hucurat Süresinde, “Muhakkak ki Müminler kardeştir” demiyor mu?

ALLAH’ın kurduğu böyle bir bağı, kim çözebilir?

İslam düşmanlarının, buna gücü yetmemeli! Yetmeyecek inşALLAH..



İslami İran’ın, böyle bir ayrılıkçı mantaliteyi taşımadığı kanaatindeyim…

Bütün yeryüzün de ki İslam düşmanı müstekbirlerin hasımlığını üzerine çekmek pahasına da olsa; ALLAH’ın yasalarını hayatın her alanına uygulayarak; O’nun rızasını her şeyin üstünde tutma kararlılığı içinde olanların; kendisinin tabi olduğu müçtehidin ictihadlarına tabi olmadı diye, ALLAH’ın rızasını çiğneyerek, diğer mezheplerde ki kardeşlerine farklı bir gözle bakabilecek bir seviyeye düşemez / düşmemeli..

Şayet, - İran, sun’i olarak üretilip servis edilen bu mezhepçilik girdabını aşamaz; içinde boğulursa, kendisine de İslam ümmetine de yazık etmiş olur!-

Ama İran’ın dakik siyasetinde, bu güne kadar böyle bir şeyi net olarak, müşahede etmedik.

Bu ve benzeri sun’i üretimler karşısında, İran’ın daha dinamik ve uyanık olduğuna şahit olduk. Rabbim, tüm İslam Ümmetine Nur-u ferasetini nasip eylesin…

Diğer taraftan bizler de, aynı mantık çerçevesinde, bütün İslam Ümmetini ve bütün Müminleri kardeş biliyor;

Ve dolayısı ile Caferi kardeşlerimizi de her yönü ile destekliyor ve yüreklerimizle yanında olduğumuzu belirtiyoruz.



Aslında İran, Ümmet için çok şey ifade ediyor!

Her şeyden önce İran, İslami bir Devlettir. Dolayısı ile İslam’ın 21.Asırda da devlet olacağının örnekliğini teşkil etmektedir.

ALLAH(c.c)’ın, yaratmış olduğu kullarının yaşamlarına, uygulamaları için indirdiği esaslara, gayet net olarak, İslam Devleti olma hasebi ile fert ve devlet bazında, bütün kurum ve müesseseleri ile uyan tek ülkedir.

Bu basite alınabilinecek, önemsiz addedilecek bir konu değildir. Bu konu, olmazsa olmaz; her konunun başında gelebilecek bir konudur!

Ayrıca, Siyonist-Haçlı ittifakının orta doğuda, istediği gibi at koşturmasına engel olabilecek bir güçtür.

Mazlum Filistin başta olmak üzere, tüm mazlumların hamisi olabilen bir ülkedir.

İran İslam Devleti’nin bölgede yok olması; baykuşların her tarafa üşüşmesi, ümmetin daha da ayaklar altı olmasının ifadesidir!



Yeni İran’ların doğması yolunda; Ümmetin kolu kanadı olması dileği ile Rabbim, müstekbirler karşısında, tüm İslam Ümmetini ve dolayısı ile İslami İran’ı da muhafaza etsin.

Rabbim tüm İslam Ümmeti’nin, yar ve yardımcısı olsun.



İslamigundem.com
Logged

Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
EBU CENDEL AMEDİ
üѕтα∂
*****


Puan: 66
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2328
Üye ID: 5033

Nerden:


« Yanıtla #1 : 02 Aralık 2011, 21:53:16 »

1924ten beri bir islam devleti olmadı. ve iranın anayasasının kurandır sözü   dışındakilere. katılıyorum .
Logged
can nurani
σиυя üуєѕι
****


**EM XUUNA WE Jİ BİR NAKİİİNN**

Puan: 61
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1737
Üye ID: 2210

Nerden:


WWW
« Yanıtla #2 : 02 Aralık 2011, 22:03:51 »

Aslında İran, Ümmet için çok şey ifade ediyor!

Her şeyden önce İran, İslami bir Devlettir. Dolayısı ile İslam’ın 21.Asırda da devlet olacağının örnekliğini teşkil etmektedir.

ALLAH(c.c)’ın, yaratmış olduğu kullarının yaşamlarına, uygulamaları için indirdiği esaslara, gayet net olarak, İslam Devleti olma hasebi ile fert ve devlet bazında, bütün kurum ve müesseseleri ile uyan tek ülkedir.
Logged

Sizler Namazda Eli Acikmi Eli kapalimi kilalim diye tartisirken!Kàfirler ise o elleri Nasil keseceklerini planliyorlar imam humeyni
can nurani
σиυя üуєѕι
****


**EM XUUNA WE Jİ BİR NAKİİİNN**

Puan: 61
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1737
Üye ID: 2210

Nerden:


WWW
« Yanıtla #3 : 02 Aralık 2011, 22:04:49 »

“Çin İran’ı III. Dünya Savaşı çıkacak olsa bile koruyacak!”

İran’a olası ABD İsrail saldırısı ihtimali bölgede tansiyonu hayli yükseltirken Çin de sesini yükseltiyor.

Çin dışında kurulu NDTV televizyonunun haberine göre, Çin Milli Savunma Üniversitesinde konuşan Tümgeneral  Zhang Zhaozhong “Amerika bölgeye (İran bölgesine) yeni gemiler gönderiyor tansiyonu yükseltiyor. Çin İran’ı korumakta tereddüt etmeyecek. III. Dünya savaşı çıkacak olsa bile” dedi.

Amerika’nın körfez bölgesine 2 yeni uçak gemisi, bir büyük amfibik gemi ve füze gemileri göndermesi Çin’in sabrını taşırdı. Üniversitede konuşan Çinli General ve profesörler Çin’in İran’a desteğini yineledi.

Konferanstan Amerika ve İsrail’e gözdağı çıktı. Kuşkusuz generalin III Dünya Savaşı vurgusu, salonda soğuk bir hava estirdi. Ama Çin bir generalinin ağzından mesajını iletmiş oldu. Çin zaten İran’a hem silah hem de silah teknolojisi vererek bu desteğini açık açık gösteriyordu. İlk kez askeri-resmi bir ağızdan bunu ifade etti.

Gazetecitv
Logged

Sizler Namazda Eli Acikmi Eli kapalimi kilalim diye tartisirken!Kàfirler ise o elleri Nasil keseceklerini planliyorlar imam humeyni
can nurani
σиυя üуєѕι
****


**EM XUUNA WE Jİ BİR NAKİİİNN**

Puan: 61
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1737
Üye ID: 2210

Nerden:


WWW
« Yanıtla #4 : 02 Aralık 2011, 22:05:20 »

http://ittihadiislam.com/2011/12/02/irana-arka-cikan-cin-meydan-okudu/
Logged

Sizler Namazda Eli Acikmi Eli kapalimi kilalim diye tartisirken!Kàfirler ise o elleri Nasil keseceklerini planliyorlar imam humeyni
EBU CENDEL AMEDİ
üѕтα∂
*****


Puan: 66
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2328
Üye ID: 5033

Nerden:


« Yanıtla #5 : 02 Aralık 2011, 22:13:32 »

Aslında İran, Ümmet için çok şey ifade ediyor!

Her şeyden önce İran, İslami bir Devlettir. Dolayısı ile İslam’ın 21.Asırda da devlet olacağının örnekliğini teşkil etmektedir.

ALLAH(c.c)’ın, yaratmış olduğu kullarının yaşamlarına, uygulamaları için indirdiği esaslara, gayet net olarak, İslam Devleti olma hasebi ile fert ve devlet bazında, bütün kurum ve müesseseleri ile uyan tek ülkedir.

bunu yazan kişinin iran anayasasını okyup bilmediği kesin. amacım yeni bir tartışma başlatmakl değil ama bu konuya peşin fikirli yaklaştığınızı düşünüyorum.
Logged
Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
*



Puan: 281
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12926
Üye ID: 30

Nerden:


« Yanıtla #6 : 03 Aralık 2011, 18:05:32 »

Muhalif Liderin Direniş Hazımsızlığı



İstanbul’da kurulan Suriye karşıtı örgütün lideri Burhan Galyon, Suriye’deki mevcut yönetimi devirip iktidarı ele geçirince İran, Hizbullah ve Hamas’la ilişkileri keseceklerini söyledi.
Amerika’da yayımlanan Wall Street Journal gazetesine demeç veren Suriye Ulusal Konseyi adlı rejim karşıtı örgütün Lideri Burhan Galyon, Beşşar Esed yönetimi devrildikten sonra Suriye’de kim yönetimi ele geçirirse geçirsin İran, Hizbullah ve Hamas’la ilişkilerin kesileceğini söyledi.

İstanbul’da kurulan Suriye Ulusal Konseyi adlı örgütün lideri Burhan Galyon, ülkenin ana muhalefet grubu tarafından yönetilecek bir Suriye hükümetinin Şam’ın İran’la askeri ilişkilerini keseceğini ve Ortadoğu’daki Hizbullah ve Hamas gibi militan gruplarına silah desteğine son vereceğini söyledi.

Bölgenin çekirdeğindeki güçlerin ciddi bir şekilde yer değiştireceğinden söz eden Burhan Galyon, Suriye’deki hareketliliğin Suriye’nin bölgedeki büyük Arap güçleriyle tekrar ittifak kurularak yeniden konumlandırılmasının bir parçası olduğunu söyledi.

Uluslar arası toplumu Suriye’ye karşı daha saldırgan adımlar atmaya çağıran Galyon, uçuşa yasak bölge kurulmasını önerdi.

Hedeflerinin sivilleri koruyup Suriye yönetiminin uyguladığı şiddeti durdurmak için mekanizmalar üretmek olduğunu belirten Burhan Galyon, “Rejimi insan haklarına saygı duymaya zorlamak için güç kullanmaya dayalı tedbirler almanın şart olduğunu söylüyoruz” dedi.

Rejimin devrilmesi durumunda Suriye’nin İran’la istisnai bir ilişkisinin olmayacağını belirten Galyon, “İstisnai ilişkiyi kırmak demek stratejik ve askeri ittifakı kırmak demektir. Suriye rejiminin devrilmesinden sonra Hizbullah aynı olmayacak” dedi.(YDH)
Logged

Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
EBU CENDEL AMEDİ
üѕтα∂
*****


Puan: 66
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2328
Üye ID: 5033

Nerden:


« Yanıtla #7 : 03 Aralık 2011, 18:20:22 »

suriye  ve esad yıkılsında nasıl olursa olsun diyip yüzeysel yaklaşmamak lazım. orda ciddi bir potansiyel var islam devleti olmadıktan sonra ha esad ha  kaddafi ha mubarek ha salih vs. burda ne istediğimizi bilmeliyiz elbette kardeşlerimize dua etmeliyiz. medya saptırması var göstericiler demokrasi istiyor diyorlar  yalan.
Logged
Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
*



Puan: 281
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 12926
Üye ID: 30

Nerden:


« Yanıtla #8 : 03 Aralık 2011, 18:22:53 »

suriye  ve esad yıkılsında nasıl olursa olsun diyip yüzeysel yaklaşmamak lazım. orda ciddi bir potansiyel var islam devleti olmadıktan sonra ha esad ha  kaddafi ha mubarek ha salih vs. burda ne istediğimizi bilmeliyiz elbette kardeşlerimize dua etmeliyiz. medya saptırması var göstericiler demokrasi istiyor diyorlar  yalan.


ortada ciddi bir yalan rüzgarı esiyor,ama kim doğru,kim yalancı belli değil,dediğin gibi dua etmek lazım,Rabbim bu işi hayrla neticelendirsin...
Logged

Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: