erbaiin
üѕтα∂
   
Kaleme Kelam Ettirene Hamd Olsun....
davetyolu puan: 4
Çevrimdışı
Üye ID: 1419
Nerden: ....baktığınız yerden
|
 |
« : 26 Mart 2008, 19:29:40 » |
|
 |
|
 |
 |

Başkent:CEZAYİR
En büyük şehir:cezayir ve kostantiniye
Resmi dil(ler):arapça ve fransızca
Yönetim şekli : başkanlık
Başkan:Abdülaziz Buteflika
Nüfus: 32 bucuk milyon
Para birimi: cezayir dinarı 
COĞRAFYA:cezayir arapçada kelime karşılığı olarak adalar anlamına gelmekedir ,adaların çok fazla olduğu bir ülkedir,iklimi sıcak toprak iklimidir,komşu ülkeleri tunus ,libya ,nijerdir..tarıma elverişli alanı oldukça azdır kara toprağının dörtte birini sadece kulabilecek durumdadır ,sahil şeridi hayli uzun olan ülkelerden biridir , yerleşim alanının bir çoğu kıyı şeridinde oluşmaktadır ,yani denize sıfır evler orda çokta önemli bişi değil bizde olduğu gibi  
DİN: Resmi din Islam'dir. Halkin % 99'a yakini Müslümandir. Kalan nüfusu katolik hiristiyanlar ve az sayidaki yahudiler olusturur. Müslümanlarin büyük çogunlugu Sünnidir. Sünnilerin de geneli Malikidir . 
EKONOMİ:cezayir fransızların hegomanyasında uzun süreler geçirdiğinden yer altı kaynaklarına sahib çıkmakta çok yetersiz kalmıştır ,ülkenin ekonomisinin kalbi petrol ve doğalgazdır ,ithalat ve ihracatta içinde bulunduğu kıtanın en gelişmiş ikinci ülkesidir ,bu gelişmişlik maalesef milli politikaların sonucu değil batıya endeksli bir gelişimdir ,tarım alanında ekilen alanı çok falza olmasada bakla namı diğer taze fasulye de dünya birincisidir ,incir ve hurmada oldukca ciddi üretim kapasitesi vardır ,sanayiisi pek gelişken olmamak la beraber dışa bağımlılık noktasında da değildir (yaw nerdeyse ekonomist olacam ha ) KÜLTÜREL :uzunca bir süre fransız hegomonyası altında kalmalarından dolayı bu kültürel alanda kendisini bir hayli hisettirmiştir ,mesela bir coğumuzun tanıdığı ALBERT CAMUS bunun en büyük örneğidir eserleri ve felsefesi olarak tam bir fransız kültürünü yansıtmıştır ,hatta itiraf etmem lazım ebn bu adamı batılı zanediyordum  halk tabanında islami motifler oldukça yoğun görülmektedir ,aile sistemi sosyal yapı ve buna benzer bir çok yönü şarkii yönde ağır basmaktadır ,tarihi yapılarındaki o eski miraslar bir çok meşhur isme ilham kaynağı olmuştur mesela bunlardan biride ibni haldunun meşhur MUKKADİME si cezayirde yazılmıştır ,ne yapsak şu laik hokkabazlara bi mukkadime için bizdemi cezayire gitsek  yemek kültürü bizim coğrafyay nazaran pek geniş değildir en meşhur yemeği bizim buralardapekte meşhur olmayan KUSKUS ve ZEYTİNLİ SEBZE yemeğidir ,ama ben genede kurufasulyesiz bir ülke düşünemiyorum  |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 05 Nisan 2008, 11:07:46 Gönderen: *Cundullah* »
|
Logged
|
|
|
|
erbaiin
üѕтα∂
   
Kaleme Kelam Ettirene Hamd Olsun....
davetyolu puan: 4
Çevrimdışı
Üye ID: 1419
Nerden: ....baktığınız yerden
|
 |
« Yanıtla #1 : 26 Mart 2008, 19:30:45 » |
|
 |
|
 |
 |
TARİH
 Cezayir çok eski tarihlerde bir yerleşim merkeziydi. Bilinen en eski halk Berberilerdir. Cezayir kıyılarına önce Fenikeliler gelmiştir. M.Ö. 814-813 yıllarında Kartacalıların eline geçen ülke, gelişerek bilhassa kıyı ticaretinin önemli bir merkezi olmuştur. Daha sonra Romalılar ve Bizanslılar tarafından işgal edilmiş olan Cezayir’de halk, bu zamanlarda Hıristiyanlığı kabul etmişlerdir.

İslamiyeti yaymak için dünyanın her tarafına dağılan Müslümanlar 7. asırda buralara gelmişlerdir. Abdullah bin Ebu Serh tarafından burası fethedilmiştir. Cezayir halkı İslamiyeti kabul etmiş, İslam devletinin hakim olduğu zamanlarda İslamiyet'in sayesinde ilerlemiş, benimsedikleri İslam kültür, medeniyet ve adetlerini ve Arapça lisanını günümüze kadar muhafaza etmişlerdir. on altıncı yüzyıulkda osmanlı deniz donanmasının başında bulunun barbaros hayreddin bu ülkeyi cezayirli korsanlardan temizleyerek tekrardan islam beldesine çevirmiş hristiyan zülmü ve barbarlığını islam ile bertaraf etmiştir..osmanlının bölgedeki etkisi merkeze olan uzaklığı sebebiyle zamanla yavaşlamış ve misyonerlerin faaliyetleri tekrardan hayat bulmuş tur .. 1789 Fransız İhtilali ile her türlü hürriyetlerin yayıldığı ülke olduğu yıllarca söylenen Fransa, Cezayir’deki insanlara bu hürriyeti tanımıyordu. İçindeki Haçlı ruhunu Cezayirde’de göstermiş, kitle katliamı yapmıştır.

Günümüzde, o zamandan kalma toplu mezarlar çıkmaktadır.

1948’de Fransa buranın sömürge değil, Fransa toprakları olduğunu ilan etti. Dış dünyaya karşı yapılan bu ilana rağmen burayı bir sömürge olarak idare etmeye çalışmışlar ve asla Cezayir halkına Fransızlarla eşit haklar tanımamışlardır.

1830 lu yıllara geldiğimizde fransızların büyük bi deniz saldırısı yaparak cezayiri işgal etmişlerdir ,cezayirlilerin bu hegemon gücün etkisinden kurtulmaya çalışmaları onlara çok pahalıya patlamıştır toplu kıyımlar ,imha etmeler gibi yöntemlere başvurmakta hiç cekinmemişlerdir fransızlar ,mesela bağımsızlığını ilan ettiği 1963 ten önceki sekiz sene zarfında toplamda 1,5 milyon cezayirli katledilmiştir ve bunun bir çoğu kayıtlarda yoktur ,toplamda ise bu sayı 7,000,000 (YEDİ MİLYON) dur...bugune gelindiğinde ise fransa yaptığı soykırımı inkar etmekte ve kendilerinden özür dilemesini isteyen cezayir hükümetine bu işi tarihçilere bırakalım diyecek kadar pervasızlaşmakta,zülmüne resmiyet katmaya çalışmaktadır...
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
erbaiin
üѕтα∂
   
Kaleme Kelam Ettirene Hamd Olsun....
davetyolu puan: 4
Çevrimdışı
Üye ID: 1419
Nerden: ....baktığınız yerden
|
 |
« Yanıtla #2 : 26 Mart 2008, 19:38:11 » |
|
 |
|
 |
 |
İSLAMİ HAREKET

evet geldik konumuzun can damarı olan islami harekete ,geçmişinde soykırıma uğramış ,zalim devletlerin sömürgesi olmuş ,bağımsızlığını ilan ettikten sonrada içlerinde oluşan demokrasi postuna bürünmüş batı yanlısı siyasetçilerin yüzünden oldukça yıpranan cezayir tüm bunlara rağmen islami hareket noktasında aktif olmuştur ,her coğrafyada rahmanın emirlerini hayata geçirmek için kendini feda eden ,muslumanlara yol gösteren kanaat önderleri var olmuştur ve olacaktır inşALLAH.. cezayirdeki liderlere baktkığımızda EMİR ABDULKADİR ve sözleri ile yakındna tanıdığımız meşhur mutefekkir MALİK BİN NEBİ yi görürüz, bu şahsiyetlerden emir abdulkadir halkı itikad noktasında bilgilendirip onların irşadı için mucadele ederken aynı zamanda misyoner faliyetlerin önünde en büyük set konumunda olmuştur ,malin bin nebi ise daha çok çalışma alanını muslumanların düşünce dünyalarının gelişmesinde ,şuurlanmasında çaba sarf etmiştir ve bu şahsiyetlerin düzeyinde daha bizim bilmediğimiz ve buraya aktarmadığımız bir çok fedakar ilim ehli vardır cezayirde..
1988'de Irsad ve Islah Cemiyeti kuruldu. Cemiyetin basina Cezayir'in taninmis ilim adamlarindan ve Müslüman Kardesler cemaatinin Cezayir temsilcisi Mahfuz en-Nahnah getirildi. Bunun arkasindan Subat 1989'da Islam'a Davet Birligi kuruldu. Bunun basina da bagimsizlik savasinda önemli rol oynamis bir ilim adami olan Ahmed Sahnun getirildi. Mart 1989'da da Prof. Abbasi Medeni'nin liderliginde Islami Kurtulus Cephesi (FIS) ortaya çikti. Baslangiçta Islami teblig ve davet çalismalari yürütmeyi amaçlayan Irsad ve Islah Cemiyeti daha sonra siyasi partiye (Islami Toplum Partisi'ne) dönüstürülmüstür.

Islami olusumlar sosyal faaliyetlerin yani sira siyasi faaliyetlere de girmislerdir. Islami çizgideki siyasi olusumlar hakkinda bazi özet bilgiler verelim:
Islami Selamet Cephesi: Prof. Abbasi Medeni'nin liderliginde, 11 Mart 1989'da kurulus çalismalarini baslatti. Resmi olarak kurulusunu 12 Eylül 1989'da gerçeklestirdi. Gerek 12 Haziran 1990'da gerçeklestirilen yerel seçimlerde ve gerekse 26 Aralik 1991'de gerçeklestirilen genel seçimlerdeki basarisiyla dikkatleri üzerine çekti. Bu parti Mart 1992'de cunta yönetimi tarafindan kapatildi.
Islami Toplum Partisi: Müslüman Kardesler cemaatinin Cezayir kanadinin lideri durumundaki Mahfuz Nahnah'in baskanliginda kuruldu. Bu partinin adi daha sonra Barisçi Toplum Partisi olarak degistirilmistir. Baskanligini da halen Mahfuz Nahnah yapmaktadir.

Islami Uyanis (Nahda) Partisi: Islami siyasi olusumlar içinde üçüncü sirada gelen bu hareketin liderligini Abdullah Cabullah yapmaktadir.
Bunlarin yani sira özellikle cuntanin baski uygulamalarina tepki olarak bazi silahli gruplar da ortaya çikti. Ancak bunlardan bazilari provokasyonlara açik oldugundan cunta onlarin adlarini halka yönelik katliamlarinda kullandi. Cuntanin katliamlarinda adi kullanilan silahli gruplarin basinda ise GIA geliyordu. Simdi bu gruplardan da kisaca söz edelim:
GIA (Silahli Islami Grup): Bu ülkedeki silahli gruplarin en radikali olarak bilinen bu hareket 1992'de ortaya çikti. Simdiye kadar birçok silahli eylem gerçeklestiren bu hareket, ülkedeki diger Islami olusumlara karsi da sert bir tutum izlemekte, hatta bazilarini tekfir etmektedir. Hareketin bu tutumu kendi içinden de birtakim sorunlar yasamasina ve bazi kopmalara yol açmistir. Hareketin kurulus merhalesindeki liderligini Cemal Zeytuni olarak bilinen Ebu Abdirrahman Emin yapti.
AIS (Islami Kurtulus Ordusu): Daha önce sadece siyasi faaliyet yürüten ve genis halk tabaninin destegine ragmen iktidara gelmesi darbeciler tarafindan önlenen Islami Selamet Cephesi'nin askeri kanadi olarak ortaya çikti. 1992 ortalarinda ortaya çikan AIS'in genel komutanligini Medeni Mirzak yapti.
MIA (Silahli Islami Hareket): Abdulkadir Sebuti'nin önderliginde faaliyetlerini yürüten bu hareket darbecilerin iktidara el koymalarindan kisa bir süre sonra ortaya çikti ve çesitli silahli eylemler gerçeklestirdi.
FIDA (Cezayir Cihadi Için Islami Cephe): Bu cepheyi 1994'te GIA'dan ayrilanlar kurmuslardir. Darbecilerin yaninda yer alan bazi yazarlarin ve basin mensuplarinin öldürülmesi gibi birtakim ferdi eylemler gerçeklestirdiler.
Islami Devlet Hareketi: Ilk önce 1992'de ortaya çikti. 13 Mayis 1994'te gerçeklestirilen bir anlasmayla GIA'ya katildi. Ancak daha sonra aralarinda ihtilaf çikmasi yüzünden bu hareketten ayrildi. Hareketin liderligini Said Mahlufi yapmaktadir.

Cezayir'deki silahli gruplarda böyle bir daginikligin yasanmasinin yani sira, Islami temellere oturtulmus bir "hareket ve eylem fikhi"nin da olmadigini kabullenmek zorundayiz. Bu eksiklik eylemlerin kitle tabaninda olumsuz etki yapmasina ve tabanin yukarida zikredilen gruplara olumsuz bakmasina yol açmaktadir. |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
Bugün biraz daha Gazze,biraz daha Filistin Yüreğim
davetyolu puan: 6
Çevrimiçi
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #13 : 28 Mart 2008, 00:17:12 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
Bugün biraz daha Gazze,biraz daha Filistin Yüreğim
davetyolu puan: 6
Çevrimiçi
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #16 : 28 Mart 2008, 14:10:56 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ilayda
тє¢яüвєℓι üує

тÜм zαliм νє zulÜм dÜzєηlєяiηє " ﻻ " diуoяuz
davetyolu puan: 3
Çevrimdışı
Üye ID: 478
Nerden: لا مكا ن
|
 |
« Yanıtla #20 : 28 Mart 2008, 17:03:20 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Gün gelirde kurumuş bir papatya çınar gibi dağları ovaları gölgelendirir Tevhid bülbülleri tebliğ şarkılarını Davudi namelerle nemrudun beynini patlatırcasına söylerler Ve örtülü bir vicdan irkilip Hüseyin gibi kerbelalara koşarsa İşte o gün evet o gün her kalpte Muhammedi bir papatyanın filizlerine sahit olabilirsiniz
|
|
|
katre
σиυя üуєѕι
  
RABBİM SANADIR ŞÜKÜR.ayırma yolundan beni.
davetyolu puan: 5
Çevrimdışı
Üye ID: 78
Nerden: UZAKTA KALDIGIM YERLERDEN
|
 |
« Yanıtla #21 : 28 Mart 2008, 17:05:48 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Uzayıp giden bir sızı halini alınca bu sessizlik bir çocuk ağlamaya başlar buğulanmış kalplerde. Kırılgan zamanların yitik merhametiyle yüreklerde büyüttüğü bir yerdir o çocuk. Adı: Zulümdür... Adı: Gözyaşı... Adı: Çaresizlik...
|
|
|
|
|
|