Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hizbullah'ın Manifestosu / Yaşar Gülen / Haberdiyarbakır  (Okunma Sayısı 127 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Leşkere_Azadi
υѕтα üує
***


Özgürlüge sevdalandik delice..

Puan: 49
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 515
Üye ID: 5008

Nerden: ...


« : 20 Ocak 2012, 01:28:00 »

Müslüman Kürd kamuoyu son yirmi dört saattir, Hizbullah Cemaati'nin kamuoyuyla paylaştığı resmi manifestosunu konuşuyor ve tartışıyor.

Manifestonun özellikle birkaç maddesi bölge müslümanları için hayati ehemmiyet taşımakta.

Hizbullah; Kürd milliyetçisi ve Kürd ulusalcısı olarak palazlanan birçok yapıya adeta meydan okuyor; kaleme aldığı manifesto aracılığıyla ''gelin medenice Kürtler için özerklik mi, federasyon mu; veyahutta bağımsız bir devlet mi çözümdür, oturalım munakaşa edelim, fikir teatisinde bulunalım'' diyor!

Bağımsız Kürdistan fikriyatına de facto ''hayır'' demeyen cemaat; ayrıştıran, ötekileştiren ve kamplaştıran bir zihniyete sahip olmadığını böylelikle halka bildiriyor!

Şahsen manifestoyu birkaç kez göz ucuyla okudum; şimdiye kadar Hizbullah Cemaati ile terörizm, Kürt düşmanlığı, kontrgerilla, birakuji, tekfircilik ve ihtilafcılığı özdeşleştiren malum odakların umarım bir nebze olsun önyargıları kırılmıştır!

 

Bakın Cemaat neleri açıkca toplumla paylaştı;

- Kürd sorununun ümmetin evrensel bir meselesi olduğunu ve hadisenin belirli toprak parçalarına hapsedilmemesini dile getirdi; tüm İslam topluluklarının bu meselenin çözümü için vahdet noktasında birleşmesini islami bir vecibe olarak gördüğünü bildirdi.

- Cemaat; Kürdistan'ın Kürtlerin anayurdu olduğuna parmak bastı, bu olgunun inkar ve dezenformasyon ile tahrip edilmesinin namümkünlüğüne işaret etti.

- Bağnazlıktan uzak olduğunu ve tekfirciliğe onay vermediğini kesin bir ifade ile deklare etti.

- Örf ve adet'e (küfre götürmediği müddetçe) sahip çıkacağını taahhüt etti.

- Sanatın geliştirilmesine değindi.

- Kürdistan'ı sırf safkan Kürtlere parselleme cehaletine düşmedi; bu coğrafyada yaşayan tüm etnik azınlıklara eşitlik vaad etti.

- Dini azınlıkların, can, mal, din, akıl ve nesil emniyetlerini koruyacağının garantörlüğünde bulundu .

- Herşeyden önemlisi Hizbullah Cemaati Kürtçe'nin resmi dil olarak kabul görmesini talep etti ve bu talebini resmi olarak beyan etti.

Maddeler güzel hoş; ancak birşey kafama takıldı; bu kardeşlerime acizane bir eleştirim olacak!

Cemaatin diğer cemaatlerle dostane ilişkilerde bulunmasını ve ümmetin vahdetini savunmasını yerinde ve gerçekçi buluyorum; mamafih Kürtleri sırf Türkiye sınırlarıyla zikretmesini yetersiz gördüm; keşke Irak, Suriye, İran, Kafkas ve Hicaz yöresindeki Kürtleri de kapsayacak daha kapsamlı bir hipotez tercih edilseydi; kanaatimce bu hem daha bütünleştirici olurdu hemde daha stratejik...

 

Şimdi gelelim bizim Kürd Mahallesinin (çoğu şarapcı) Hizbullah karşıtı entellerine!

- Ağalar, Paşalar; Kürtçe'ye, bölge halklarına,dini azınlıklara, bölge'nin gelenek ve göreneklerine sahip çıkmayı önüne öncelikli ilke olarak koyan Hizbullah Cemaati'ne (hâlâ) bu körü körüne düşmanlık niye?

Geçmişte yaşanılmış acı hadiseleri (tek taraflı, yanlı ve tarafgir bir ajitasyon eşliğinde) ne amaçla ''temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp'' halkın önüne sunuyorsunuz?

Neden habire Hizbullah Karşıtlığı üzerinden müslüman Kürdleri sinsice köşeye sıkıştırmak istiyorsunuz?

Yoksa sorun;

Bu Cemaat'ın Mossad paralelinde bir Kürtçülük yapmamasından mı?

Ya da; Kürtleri bölge müslümanlarına düşman etmek isteyen uluslararası güçlere gönüllü taşeronluğa rıza göstermemesinden mi?

Halkın kalben ve zihnen İslam aleminden kopuk yaşatılmasına müsade vermemesinden mi?

Papağan gibi habire aynı nakaratları dillerine dolayarak, milletimizi bu Cemaat'e düşmanlaştırmak isteyen zevata tekrar tekrar sormak istiyorum;

Derdiniz ne sizin?

Neyin peşindesiniz?

Neden sürekli provakatif bir dil kullanıyorsunuz?

Geçmişin alacakaranlık sürecinde (malum eller tarafından) kuytu köşelerde sıkılmış adressiz kurşunları bu cemaatin üzerine yıkıp işin içinden çıkacağınızı mı sanıyorsunuz!

Kendi günah defterlerinizin hiç açılmayacağına inanıyormusunuz harbiden?

Eğer mesele Kürtler ve Kürdistan ise Hizbullah'ın kendi resmi beyanlarının neresinde Kürd ve Kürdistan düşmanlığına rastladınız ki; bu denli pervasızca taarruz ediyorsunuz!

 

Aklımda kalmışken söylüyeyim;

Sakın Kemalistlerden halkımıza (ala ala) resmi ideoloji ve jakoben statüko'yu miras almış olmayasınız; ve de bu Cemaatin varlığı sizlerin ezberini bozmuş olmasın!

(Not: Ömrü hayatım boyunca Hizbullah Cemaati ile resmi yada gayri resmi, organik yada inorganik hiçbir bağım olmadı; lakin bu durum bazı sivri dilli genç ''yazar'' arkadaşlarımız gibi bana da gaddarane ''Cemaat'' düşmanlığı yapma lüksünü sunmaz! Müslüman, Müslüman kardeşi hakkında hayırla konuşur, hatasını gördüğünde uyarır, kardeşi kötü bir amel işlediğindeyse, üzülür ve susarız.Yaşar Gülen)
Logged

Ey özgürlük! Kırık kanatlı güzel kuşum! Keşke seni vahşet bekçilerinden,duvarları,sınırları,kaleleri ve zindanları yapanlardan kurtarabilseydim. Keşke kafesini kırıp seni sabahın temiz,bulutsuz ve tozsuz havasında uçurabilseydim. Fakat... Benim de ellerimi kırmışlar, dilimi kesmişler. Ayaklarıma zincir vurmuşlar ve gözlerimi bağlamışlar...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: