Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ebu Zer RadıyAllahu Anhu'nün Müslüman Olması  (Okunma Sayısı 54 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
hamza01
υѕтα üує
***


TAGUTU RED ALLAHA İMAN

Puan: 14
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 403
Üye ID: 12253

Nerden:


« : 05 Şubat 2012, 22:33:02 »

İbni Abbas RadıyAllahu Anhu'dan şöyle rivayet edilmiştir:

Bir kere İbni Abbas RadıyAllahu Anhu:

- "Ebu Zerr'in nasıl müslüman olduğunu size bildireyim mi?" diye sordu.

Bunun üzerine:

- "Evet bildir" denildi.

İbni Abbas; Ebu Zerr dedi ki:

- "Ben Gıfar kabilesinden bir kimse idim. Günün birinde Mekke'de bir adam çıkmış, rasul olduğunu iddia ediyormuş" diye bize bir haber ulaştı. Ben de kardeşim Üneys'e:

"Haydi Mekke'ye git de şu kimseyle görüş! Ne söylerse dinle ve onun hakkında edindiğin haberle bana gel" dedim. Nihayet kardeşim gitti. Rasûlullah'a kavuştu. Sonra dönüp geldi. Kardeşime:

- "Ne haber var?" diye sordum. O da:

- "VAllahi, bir kişi gördüm ki o hayır ile emrediyor, serden nehyediyor" dedi. Kardeşime:

-  "Gönlüme şifa verecek bir haber getirmedin" dedim ve kendim bir dağarcık, bir de asa aldım, sonra Mekke'ye yöneldim. Mescid-i Haram'a geldim ama ben Rasûlullah'ı tanımıyordum. Zemzem suyu içiyordum ve mescidde bulunuyordum. Bu sırada yanıma Ali b. Ebi Talib RadıyAllahu Anhu uğradı ve:

- "Sanıyorum ki şu adam yabancıdır" dedi. Ben:

- "Evet yabancıyım" dedim. Ali:

-  "Öyle ise bizim eve buyur" dedi.

Ali RadıyAllahu Anhu ile beraber gittim. Sabaha kadar o bana gelişimin sebebine dair bir şey sormadı. Ben de ona haber vermedim. Sabahleyin kalktım ve Rasûlullah'ı sormak üzere kuşluk vakti mescide gittim. Fakat kimse bana ona dair bir şey bildirmedi. Yine bana Ali RadıyAllahu Anhu uğradı ve:

-  "Aradığın kimseyi daha bulmadın mı?" diye sordu. Ben de:

-  "Hayır" dedim. Ali:

-  "Haydi bize gidelim" dedi. Ali:

-  "Yahu senin işin nedir? Bu şehre niye geldin?" diye sordu. Ben de:

-  "Gizli tutacağına söz verirsen sana anlatırım" dedim. Ali:

-  "Emin ol öyle yaparım" dedi. Ben de şöyle anlattım:

-  "Duyduğumuza göre burada bir kişi çıkmış, rasulüm dermiş. Onunla görüşmek üzere kardeşimi gönderdim. Fakat döndü geldi. Getirdiği haber bana kanaat vermedi. Bunun üzerine kendim bu zata varıp yüz yüze konuşmak ve görüşmek için buraya geldim."

Ali RadıyAllahu Anhu:

"Hiç şüphesiz sen doğruya ulaştırıldın. (Bu zat ALLAH'ın Rasulüdür. Sabahleyin ben yanına gideceğim, sen de peşimden gel)" dedi. Sabah olunca Ali:

- "İşte, ben Rasûlullah'ın yanma gidiyorum, arkamdan gel. Benim girdiğim yere sen de gir. Şayet ben yolda sana zarar vereceğinden korktuğum birisini görürsem papucumu düzeltir gibi bir duvara yönelir dururum. Sen ona uyup durma git. Ben yürüyüp nereye girersem, sen de oraya gir" dedi.

Ali gitti. Ben de onun ile beraber gittim. Nihayet o, Rasûlullah'ın huzuruna girdi. Onunla beraber ben de girdim. Hemen Rasûlullah'a:

-  "Ya RasulAllah! Bana İslâmı öğret" dedim.

O da anlattı. Ben de bulunduğum yerde hemen müslüman oldum. Bunun üzerine Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem :

-  "Ey Eba Zerr! Bu işi gizli tut ve memleketine dön, git. Sonra bizim, kâfirlerin baskılarına karşı koyabilecek gücümüzün olduğu haberi ne zaman erişirse hemen gel" buyurdu. Ben de:

-  "Yâ Rasûlullah! Seni rasul olarak gönderen ALLAH'a yemin ederim ki, ben bu kelimeyi en azılı müşriklerin ortasında muhakkak haykıracağım" dedim.

Kureyş mescitte toplu bir halde iken Ebu Zerr mescide geldi:

- "Ey Kureyş cemaati! Bütün varlığımla bilir ve sizede bildiririm ki; La ilahe illAllah Muhammedun Abduhu ve Rasuluhu (ALLAH'tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah yoktur, Muhammed O'nun kulu ve Rasulüdür)" dedi.

Kureyş müşrikleri de:

-  "Saldırın şu sabiiye (mevcud dinleri terkedip hiç duyulmamış yeni bir dine bağlanan)" dediler ve kalkıp beni öldürmek için sıra dayağına çektiler. Bu sırada Abbas üzerime kapandı. Ve sonra onlara döndü:

-  "Helak olasınız. Gıfar'dan bir kişiyi öldürüyorsunuz. Gıfar ise sizin ticaret yeriniz yol uğrağınız" dedi.

Bunun üzerine Kureyşliler benden uzaklaştılar. Ertesi gün sabah vakti ben yine mescide gittim. Yine haykırdım. Onlar da:

-  "Kalkın şu sabii'ye hücum edin" dediler ve beni yine öldüresiye dövdüler.

Yine Abbas imdadıma yetişip üzerime kapandı. Önceki gün söylediğini o gün de söyledi."

İbni Abbas RadıyAllahu Anhu:

- "ALLAH rahmet etsin. Ebu Zer'in İslama girme olayı böyle oldu" demiştir." (Buhari - Müslim)
Logged



"İslâm'ın yöntemi ve hukukuyla (yasaları ve diğer öğeleri ile) egemen olduğu yerin dışında "dar-ul İslâm" yoktur.

"İman"dan sonra ancak "küfür" vardır.

"İslâm"ın dışında kalan her şey "cahiliye"dir.
"Hakkın" ötesinde ancak "sapıklık / dalâlet." vardır."
Seyyid Kutub
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: