Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 219
Çevrimdışı
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #20 : 25 Mayıs 2008, 16:53:44 » |
|
 |
|
 |
 |
Türk halk ve türk müslüman kardeşlerin en çok hata yaptığı, ön yargılı yaklaştığı; Kürt müslümanların da en çok zorlandıkları ve üzüldükleri durumların başında Kürtlerin genel anlamda Marksiz-kominist çizgide mücadele eden Pkk ile aynı görülmesi aynı muameleye tutulması...En azından bunun soğuk bir bakış açısı oluşturması....
Kürt halkı ile pkk arasında çok yakın ve bir o kadar uzak ve derin çizgileri dillendirmeye, bölge halkının özellikle de şu an bu örgüte bakışı ve yeniden ve büyük bir coşku ile İslama dönüşünü, bu kutlu yönelişi anlatmaya çalışacağız inşALLAH.. |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
nur
σиυя üуєѕι
  
Puan: 53
Çevrimdışı
Üye ID: 1215
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #21 : 25 Mayıs 2008, 22:58:17 » |
|
 |
|
 |
 |
diyerek bu konuya bende katılmak zorunda kaldım. aslında katılmak istemedim pek yazılıyor çiziliyor bu sitenin geneli kürt vatandaşlara ait olduğu için konuyu geriden takip etmeye çalıştım ama yukarıdaki yazıya bakınca birkaç cümle sarfetmek istedim. ben türküm ve müslümanım elhamdülillah. Evet, binlerce yıldır insanlık âlemi beraber gâh barış gâh savaş içerisinde yaşıyor ve yaşamaya da devam edecektir. Birlikte barış içerisinde yaşamak güzeldir. Bizim itirazımız köleliğe, inkâra ve tuğyanadır.
bakın bu cümlede kölelik lafı geçmektedir. soruyorum size uzun zamandan beri gelmiş bu beraber yaşamak. bu ülkemizde çerkeziyle lazıyla kürdiyle türkiyle hep beraber yaşamışız bu ülkenin her kesiminde bu değişik kökenden insanlar yer almış ve almaktadır da. burda nerde kölelik olmuş ben anlayamadım. bazı yerlerde bizden daha rahat şekilde yaşıyorlar bizden iyi yerlerde görev yapabiliyorlar bu ülkeden yeri geliyor bizden iyi yararlanıyorlar. ha bizden diyorum hep diyorlar ya türkler diye bu ülke hepimizin burda türk ayrımı yapmakda anlamsız. hep aynı kişilerin yaşaması beklenemez o zaman kardeşlik nerde kalır. pkk ile bağdaşmasın diyoruz ben bunu hep söylüyorum ve benim gibi birçok türkte aynı görüşü savınıyor. tanıdığım kürt kökenli arkadaşlarım çok iyiler ALLAH onlardan razı olsun. ben kesinlikle bunları pkk ile aynı kefeye koyamam. ama pkk ya laf söylenince nedense bazı kürt vatandaşlarımızda bazı tepkiler oluyor. bunun nesini savunuyorsunuz yada savunuyorlar. pkk yı savunamayız şahsen ben savunamam. pkk ülkemizi bölmek için dış güçlerinde etkisiyle meydana gelmiş terör örgütüdür.
Oysa Kürdler, kendi esenlikleri kadar diğer insanlarında esenliğini düşünür. Türk medyası her gün Türk ordusu saflarında ölen gariban Anadolu çocuklarının "şahadet" haberlerini verirken ( ki birçoğu da Kürd"tür ) Türk devletiyle ihtilaf içerisinde olan ve bu devletin asi vatandaşları olan PKK"lı gençleri terörist olarak nitelendirmektedir. Oysa bu gençlerin anne babaları, akrabaları, milyonlarca yandaşları bu ülkede, bizimle ve sizinle beraber yaşamaktadırlar.
affedersiniz ama pkk lı gençlere ne demek gerek bu ülkeyi parçalayan, bölen, askerine silah sıkana ne demek gerek acaba. kusura bakmayın ama askerle pkk yı da bir kefeye koyamayız. bunuda beklemeyin.
aslında yazılacak çok şey var ama bu kadar yeter diye düşünüyorum. ben burda üstüne basa basa söylüyorum pkk ile kürdü lütfen ayıralım. asla ve asla asker ile pkk yı da bir kefeye koyamayız bununda bilinmesini isterim.
bu sitenin yöneticisinden, sorumlularından ALLAH razı olsun ben bu kişileri hiçbir zaman değişik düşünen olarak görmedim. |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MİZGİNA_İSLAM_
тє¢яüвєℓι üує

Puan: 1
Çevrimdışı
Üye ID: 1252
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #22 : 26 Mayıs 2008, 02:05:55 » |
|
 |
|
 |
 |
İslam’ın hakikatını anlamış Müslümanlar, hiçbir zaman dünyanın hiçbir yerinde zulme rıza
göstermez ve mazlumlara sırt çeviremezler. Çünkü mazlumun dinine, diline, rengine ve soyuna bakmaksızın, sadece mazlum olduğu için desteklenmesi gerektiğini İslam kendilerine emretmektedir.
Zira zalim kim olursa olsun kimliğine bakmaksızın zalime ve zulme karşı mücadele etmeyi, mazlum kim olursa olsun kimliğine bakmaksızın yardımına koşmayı emreden çok sayıda ayet olduğu gibi, örnek ve önder olan Peygamberimizin hayatında da bu konuda bize öğretici ve yol gösterici birçok örnek ve uygulama vardır.
Dolayısıyla, mazlum Kürt halkının sorununu sadece Müslüman Kürtlerin sorunu olarak değil, hangi kavimden olursa olsun bütün Müslümanların ve İslam Ümmetinin sorunu olarak görüyoruz.
Bu sorunun, adil bir şekilde ve İslam’a uygun olarak çözüme kavuşturulması için bütün Müslümanların soruna el atmaları ve sahiplenmeleri gerektiğini düşünüyoruz.
Nasıl ki, İslam Ümmetinin diğer parçalarında veya dünyanın herhangi bir yerinde haksızlığa uğrayan Müslümanların veya mazlum insanların sorunlarıyla ilgilenmek ve maruz kaldıkları baskı ve zulmün son bulması için çabalamak İslami sorumluluk gereği bütün Müslümanların görevi ise,
aynı şekilde, Müslüman Kürt halkına uygulanan baskı ve zulme karşı çıkmak ve bunun son bulması için mücadele etmek de, her kavimden Müslümanların İslami görevi ve şer’i sorumluluğu olduğuna inanıyoruz.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
YENİ__DÜNYANIN__MODERN__KATİLLERİNİ__
____DURDURUN___
FİLİSTİNE___DUA___İSRAİLE___TAAŞŞŞ___
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 219
Çevrimdışı
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #30 : 28 Mayıs 2008, 15:06:59 » |
|
 |
|
 |
 |
quote author=azadiya_welat link=topic=14939.msg110859#msg110859 date=1211757122] selamun aleykum nur nickli şahisa başta sunu soylileyim rabbim sana basiret ihasan etsin ......... şimdi bana cevap ver nur nickli bence sen nur nickini değıştır belki sana gökturk alp.... daha iyi yakışır .................... Azadiya Welat:şimdi sana soruyorum elhamdulillah ben kurdum ve muslumanım ..... [/quote].Nur: ben türküm ve müslümanım elhamdülillah.
Azad kardeşim kullandığınız uslup hakkında uyarıda bulunmak durumundayız....Biz burada fikirlerimizi sunuyor, bilgilerimizi- düşüncelerimizi paylaşmaya çalışıyoruz...Ve bunu yaparken amacımız ALLAH rızasıdır....İsteyen görüşlerimize katılır isteyen katılmaz...Görüşlerimizin benimsenmemesi veya karşı tarafın yorumlarına katılmamız, doğru bulmamız; kullandığımız uslup ve seçtiğimiz ifadelerde onu kırmayı gerektirmez...Karşımızdaki müslüman kardeşimizdir öyle olmasa zaten aynı çatı altında olmazdık....Bazı konularda birbirimize oranla eksik veya fazlayız o ayrı bir konu....Biribirmize fayda verelim derken KALP kırarsak, taktir ederseniz ki hedeflenen gayeye muhalif davranışta bulunmuş oluruz...
Bu arada değerli kardeşlerim galiba dikkatinizden kaçmış, Elhamdulillah lafzından sonra öncelikle ; Dinimiz İslamı- müslümanım- ifadesini belirtmemiz daha doğru olacaktır diye düşünüyorum...
Bir de başka bir kardeşimiz Kürdistan lafzı kullanılamaz, Öyle bir yer yok demiş...Kürdistan kelimesi ve o topraklara verilen bu ad henüz ''Türkiye'' ismi bile yokken olan, yüzyıllardır kullanılan bir isim... Nasılki türkçe, kürtçe, ingilizce isimler, tanımlamalar varsa bu da o şekil bir ifadedir....Komünist-leninist örgüt bu isimleri kullanarak propoganda yapıyor olsa da bu; bu isim ve tanımlamaları onlara has kılmaz, mal edemez....Ama tabiki parçalamak, bölmek müslümanın işi değildir...Müslümanlar tamamlayıcıdır, birleştiricidir....Çünkü İslam ve Müslümanlar belli bir toprak parçası ile kıyaslanamaz, yetinmez....Sınırlı bir toprak parçasının kifayeti söz konusu olamaz ve beklenilmez.....Amaç tüm yeryüzünün ALLAH'ın hakimiyeti altına girmesidir...
Hakkınızı helal edin inşALLAH...Anlayışınızdan dolayı RABBİM razı olsun sizden... |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 29 Mayıs 2008, 13:47:20 Gönderen: Emrull@h C@N »
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
  
Puan: 16
Çevrimiçi
Üye ID: 1138
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #31 : 29 Mayıs 2008, 02:33:06 » |
|
 |
|
 |
 |
S.A BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Terör ırkı,kanlı miras geleneği,şeytanın terör örgütü yandaşları ve dostları olan israil-abd bölgede kürt sorunu ve buna benzer sorunlarla halkları birbirinden koparıp cüzlere ayırıp kolayca idare etmek istiyor. islam geleniğinden gelen islami kürt halkını yoksul bırakıp dejenere etmek, çeşitli eziyetlerle etnik kökenli,ulasalçı,milleyçi çatışmalar çıkartıp toplumda linç ve şiddet dalgası estirerek istikrarsızlık politikaları oluşturuyor.Bu sebeple pkk gibi kominist,laik,milliyetçi örgütlerle islami kürt halkını bozup kendi amacına hizmet ettirmektedir. İlk pkk ortaya çıktığı zaman 3-5 kişi idiler.Fakat kürt halkına uygulanan şiddet,ezilmişlik,yoksulluk,etnik ayırımcılık bu halkı,inançlı,inançsız her düşüncedeki insanı pkk'nın kucağına itti.Zülüm ve haksızlığa uğrayan her kesimdeki insan pkk'lı oldu,çünkü ortalıkta pkk'dan başka hak arayan yokmuş gibi gösterilip islamı kürt halkını bir yerlere, bilinçli olarak'ta pkk'ya yönlendirdiler.Uygulanan politakalar'da bu süreci hızlandırdı. Örneğin ingilizce,fransızca ve bir çok dil serbest iken kürtçe yasak ilan edildi,galatasaray,robert koleji gibi masonluk okulları,jan jozef gibi rahip okulları serbest olup saygı görürken,kürt halkına her türlü yasak getirildi.Onlardan kavimlerinin red edilmesi istendi. Milli politika gereği türküm doğruyum veya tanrı türkü korusun ve yüceltsin gibi söylemler bağırtıldı. soruyorum sizlere; herhangi bir avrupa ülkesinde veya başka bir yerde yaşayan türk ailelerin çocuklarına o ülke okulları ne mutlu almanım,ne mutlu afrikalıyım,ne mutlu avusturyalıyım dedirtiyormu?şayet bu ülkeler böyle ırkçı bir söylemle türk çocuklarına baskı yapsalar bu çocukların böyle bir söylemle aşağılanmasına musade edermiyiz? o zaman kendimize yapılmasına istemediğimiz bir davranışı başkasına kabul ettirmek adelet olurmu? islama karşı gerici yobaz,irtica diyenler ,işlerine geldiği zaman islam, ümmet adına edebiyat yapıp mazlum kürt halkını kandırıp uyutmak,kendi adaletsiz anlayışlarına hizmet ettirmek istediler. farz edinki pkk bitti,bölge huzura mı kavuşacak?hayır bu halk yoksul ve mazlum kaldığı sürece başka hareketler çıkacaktır, ta ki islam adaleti gelinceye kadar bu sürec devam edecek. Zaten meseliyi ulusalçı,etnik anlayış değil,islamcı uygulama çözecektir.Aslında bölgedeki sorun kürt sorunu diyerek yanlışlık yapılmaktadır,bölgenin ve kürt halkın, ve diğer halkların'da sorunu ezilmişlik,yoksulluk,özgürlük ve inançların yaşanma sorunudur.Ama biz bunlara ırkçı,etnik isimler koyuyoruz.Bir çok kürt villalarda,lüks dairlerinde huzurlu,rahat bir yaşam sürüyorlar bunların ise hiç bir derdi ve sorunu yok.Aslında bu sorunlar mazlum,ezilmiş,köleleştirilmiş din,dil,ırk fark etmeksizin tüm halkların sorunudur,hak,adalet isteyenlerin sorunudur. pkk ve diğer resmi ideoloji,mesele islam olunca her iki tarafta irtica,şeriat feryatları yapıp birleşmektedirler. demekki her iki kesimde doğuda'da islamı anlayışı ve müslümanları hedef almış durumda.Bu şartlar altında doğudaki kürt kökenli müslüman kardeşlerimiz kendi islami kimliklerini ortaya koyup her iki tarafada rest çekmekten başka çareleri kalmamaktadır.Derin güçler ve pkk bir çok operasyonu kürt halkı üzerinde deneyip uygulamaktadırlar. Bu olanların terör ırkı,şeytani terör örgütü israil-abd'nin iran ile bağlantısına gelince kanlı miras geleneği olan israil orta doğuda islami bir devlet kurulmasından korkuyordu,çünkü islami devrimci bir güç büyük israil projesini çökertecek yeryüzündeki özgürlük,barış,adalet isteyen her inançtaki halklara başkaldırma bilinçi ve geleneği kazandırcaktı.Nitekimde iran islam devrimi oldu,israil-abd'nin korktukları başına geldi.Başta ortadoğu olmak üzere yeryüzündeki ezilmiş mazlum halklarda uyanışla birlikte direniş dönemi ve kültürü başladı. Bu şartlar altında cinayet şebekeleri müstekbirler israil-abd ve diğerleri iranı ortadan kaldırılması için kuşatma harekatı başlattılar. trabzon olaylarını hatırlayalım burdaki amaç trabzonu istikrarsız ve yaşanmaz hale getirmek bu şehirde son zamanlarda bir çok olaylar yaşandı,çünki trabzona hakim olmak,azerbeycana burdan uzanmak,gerekli tecizat yardımı ile iranı burdan kuşatmak. pakistanı üçe bölmek,pakistanda müşerref hem cumhur başkanı,hemde genel kurmay başkanı bu yasalara aykırı.Ülkeyi soyan yurt dışında geniş arazileri ve paraları olan yüzde oncu butto hanım geldi.O da müşerrefe diyorki bana başbakanlığı ver senin genel kurmay ve cumhurbaşkanlığını destekliyeyim.Bu soyguncu hanım'da abd'ye diyorki ben başbakan olursam bütün nükler çalışmaları size açaçağım. Pakistanda ziya ülhak zamanında seneler evvel atom bombası yapılmış idi,bu zat daha sonra bir uçak sükastına kurban gitti.Pakistanda abd'ye karşı olanlarında var olma hasabiyle israil-abd pakistanı üçe bölmek burdanda iranı kuşatma altına almak istiyor. Iraktan'da bir kuşatma,kürt devleti kurdurup ilerki dönemlerde'de burdanda bir kuşatma.Yanlız kuzey ırakta islami mucadele veren kürt kardeşlerimizi ve islamı hareketleride unutmayalım. kısaca her taraftan iranı kuşatmak,hatta kıbrısın bize bağlı bölümünde silah yığınağı yapıp askeri üst kurmak körfeze burdan operasyon yapmak,çünkü burası çok yakın. Bu sebeple kıbrıs meselesi çözülemiyor.Rumlar tarihten gelen bir düşmalıkla yahudileri sevmezler,papazlar masonları kiliseden aforoz ettikleri için mason kuruluşlarıda yahudiye bağlı olduğundan rumlarla yahudiler anlaşamazlar,bunun için kıbrıs ikiye bölünmeli ki israil rahat hareket edip istediğini yapsın. körfezde küfür irana karşı birleşip her tarafından kuşatma altına alıp. islamı iranı yıkmak istiyor.Böylece büyük orta doğu projesini başlattı. büyük israil projesini gerçekleştirmek için orta doğuda iki plan uygulanmaktadır. israil abd'yi kullanıp iki planı uygulatmak istiyor.Şu anda bu planlar uygulanıyor hemde çok canice. 1-askeri şiddet yöntemi 2-her şeyi tartışmaya açıp kutsal değerleri ve islamı sorgulatıp dejenere etmek, halkın hangi islama,hangi alime inanması gibi değerleri karmaşık hale getirip bütün manevi bağları koparmak. Birincisi orta doğuda islam ülkelerini çeşitli bahanelerle askeri güç kullanarak işgal etti. şiddet ve terörle adete katliam yaparak zorbaca güç kullanıp bölge halklarını bıktıracak,terör ve kandan bıkıp çaresiz kalan halk zaman içinde bu zalimleri kurtarıcı olarak görüp onlara minnet duyguları ile hizmet edecek .Mezhep olayları,grupların kendi aralarındaki çatışmaların olması bu planın bir parçası olarak başarılı olucak gibiyken, müslümanların vahdetçi yaklaşımları bu zalimlere büyük engel teşkil etmektedir.Şu an orta doğudaki fiili askeri işgallerin ve terörün amacı bölgeyi istikrarsızlaştırıp kendilerine verimli hale getirmektir. ikicisi ise her şeyi tartışmaya açmak ve ülkeleri içerden sinsice işgal edip parçalamak örneğin türkiyeye bir bakalım;türkiyede özgürlük adı altında her şey sorgulanır oldu,özellikle din tv'lerde herkezin gözü önünde tartışmaya açıldı. Bir anda herkez dindar kesilerek din adına fetvalar vermeye,ilahayatçılarında sürekli tartışmaya katılmaları ile karmaşık bir ortam oluşturdular.burdaki amaç kutsal değerleri, islamı dejenere etmek,halkı bu inançtan islam alimlerinden uzaklaştırmak idi.Bu başarılı oldu. Nerdeyse balığın bile kurban edileceği tartışmalar yapıldı ve körüklendi. halk baktıki bu ilahayatçılar,din adamları kendi aralarında bile kavga ediyorlar bu nasıl dindir,bu nasıl müslümanlık deyip,herkezin'de farklı bir din anlatışı ile birlikte halk kime ,hangi islama inanacığına şaşırdı.kafası karışan halk ise hepsini red edip kendi yaşantısına döndü.Böylece halkı manevi değerlerden ve dinden uzaklaştırdılar. Manevi Bağları kopardılar.herkez, her şey birbirine yabancı oldu.kısaca ülkeyi içerden sinsice işgal ettiler. kuzey ırak,türkiye,ortadoğu etnik bir kargaşaya itildi.inançlı,inançsız herkesim milliyetçi,ulusalcı söylemlere başladı.hatta islamın önüne kendi kavim kimliklerini koydular.Bu milliyetçi söylemlerle bölgenin ve kendilerinin problemlerden kurtulacağını,zannediyorlar.aslında bunların hiç biri çözüm değildir. Gerçek çözüm ise bölgenin islam kimliğine bürünmesidir.Bu etnik çatışmalar,fakirlik ancak islamı anlayışın getirdiği islam kardeşliği ile çözülür. küfrün karşısında islam,siyonist birederlerin karşısında ise islam kardeşliği ve vahdet ile bütün sorunlar çözülebilir.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
  
Puan: 16
Çevrimiçi
Üye ID: 1138
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #32 : 29 Mayıs 2008, 02:38:13 » |
|
 |
|
 |
 |
Şu karışık günlerde, müslümanlarda dahil olmak üzre çevremizdeki sular durulacağı yerde günden güne bulanıklığı artmakta,son günlerde pkk maskeli canilerin icraatları ile herkezin ve her kesmin milliyetçilik duyguları kabararak vatan,millet edebiyatıyla'da bir ülke yok edilmek istenmektedir.zaten halkına yaptıkları ile kendini yok hükmüne getirenlerin,son olarak bu topraklar'da ölümcül bir operasyon ile özellikle inançlı kesmi ve ülkeyi paramparça etmek istiyorlar,parçalanma yönüne doğru'da hızlı bir gidiş var. Bu terör olayları neden oluyor?bu konuya girmeden önce şunu hatırlatmak isterim. Türkiye'de bir çok ihtilaller oldu ,bütün partiler,bütün ideolojiler iktidar oldu, ama! değişen hiç bir şey yok.yol,asfalt çalışmaları hariçin'de yapılan işler bunlar. Türkiye'de derin devlet bir tane değil,bir çok derin devlet var,birbirleri ile de çatışan bu güçlerin ortasında yani hizmet ettikleri ise sermeye,sanki osmanlının yıkılışının son günlerin'de olduğu gibi batarken herkez rantını ve cebini düşünüyor. Bütün vatan ve islam hainleri milliyetçilik şemsiyesi altında toplanmışlar.Ayrıca mafya,terör,kapkaç ve çeşitli suçlar ile ülkede güvensizlik,istikrarsızlık oluşturulup,kimsenin kimseye güvenmeyeceği bir zemin hazırlayarak kişileri bireyselleştirme politikaları'da başarıya ulaşmış durumda.Oysa en büyük mafya israil ve abd'dir.çünkü bütün dünyadan haraç almakta vermiyenleri de imha etmektedirler. Bu güzel vatan'da ise abd yeşil kuşak projesi ile kişileri cemaat müslümanlığından fert müslümanlığına getirip devrimci ve cihad'çı bir hareketi yok etmek.Bu bağlamda islam düşmanları yıllarca para verdikleri kesime artık para vermiyorlar.ABD bu paraları islami cemaatlere kaydırıp islamı islam ile yıkmak istiyor.Böyle oluncada patronlarını elinden kaçıran rant ideolejileri laiklik elden gidiyor,irtica gibi feryatları ile kendilerine düşmanlar üreterek varlıklarını gösterip, para kaynaklarını kesen patronlarına karşıda, güç gösterisi yapıp eski rantlarına ve patronlarına kavuşma sevdasına düştüler,ama iş işten geçmişti. Patronlar, onlara itibar etmiyordu,çünkü başarılı olamamışlar ve sonları gelmişti,büyük patronları onları gözden çıkarmıştı.Hal böyle olunca abd ve israil gibi patronlarını düşman ilan ettiler. Şu an yeni ve son proje uygulanmaya konuldu.iran ve süriye yok edilmeli,türkiye,iran,süriye üçgeninde laik kürt devleti kurulmalı,bu devlet islami olmayacak,bu doğrultuda yıllardır binlerce kürt israilde eğitildi,irana karşıda halkın mücahidleri düzenli ordu haline getirildi.Türkiye bu olanlara hep sessiz kalarak kendi sonunu'da hazırladı.Laik kürt devleti kurulursa dicle ve fıratın suyu kuzey ırak'ta kalacak,israil hem suyu hemde çin ve dünyaya karşıda enerjiyi ele geçirmiş olacak.Ayrıca abd ermeni soy kırımı yasasını geçirdiği an bu soy kırım mason dostları aracılığı ile bütün avrupaya yayılacak,türk kimliği ve pasoportu taşıyan herkez katil olarak tutuklanma,yargılanma gibi bir çok olayla karşılaşacak. Yerli ve yabancı emperyalizm bölgede küçük bir şii devleti ile savaşan küçük bir sünni devleti kurmak istiyorlar.PKK ile'de doğuyu insansızlaştırma politikaları uygulayıp toprakları para ile yan yana satın alarak,bu satın aldıkları toprakları birleştirdiklerinde büyük bir toprak parçası elde edecekler,bu sebeple israilli bir çok hamile kadın urfa ve civarında doğum yapıp türk kimliği almakta, bu sebeple'de israil konsololuğu urfada kurulmuştur.eski yıllarda filistinde uyguladıkları yöntem ve terörü burda uygulamaktadırlar. PKK katliamlarını pkk taraftarı olan aydınlar desteklemiyor.Mazlum kürt halkını bir yandan pkk bir yandan da derin güçler öldürmekte,bazen de derin güçler bu halkı öldürüp pkk üzerine atmakta. PKK aydınları bu katliamdan rahatsız, çünkü pkk abd ve israile hizmet ederken bir yandanda derin devlet içindeki abd yanlısı rant çevrelerinede servis yapmaktadır. Derin devlet içindeki güç odakları pkk'ya terör yaptırıp, bu vesile ile kuzey ırak'a girmek,kuzey ırak operasyonu ile kendi varlığını ortaya çıkarıp akp hükümetini yok etmek isterken bir yandan da büyük ortadoğu projesine hizmet etmektedir. Yıllarca doğuda pkk terörü bu şekilde büyük israil için yapıldı.Zülüm ve işkence gören mazlum kürt halkı müslümanı,koministi ile pkk saflarına katıldı ve büyük bir güç haline getirildi. Şimdilerde ise abd-israil ve tc derin devleti pkk katliamları adı altında,her zaman abd tarafından kullanılan, bu aptal pkk canilerini kullanıp kürt ve türk halkını katlederek terör ve korku salıp, türkiyeyi kuzey ırak'a çekmek, türkiye hem kürt halkıyla savaşacak,örtülü veya açık bir şekilde'de abd ve israil ile savaş ortamı hazırlanıp,içerde ise iç savaş çıkartarak doğudaki toprakları alıp yeni bir harita ortaya çıkarmak.ilk terör örgütünü mezopotamyada kuran israil tekrar mezopotamyayı almış olacak |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
  
Puan: 16
Çevrimiçi
Üye ID: 1138
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #33 : 29 Mayıs 2008, 02:43:20 » |
|
 |
|
 |
 |
SON YAPILAN OPERASYONLAR DOĞRULTUSUNDA BİR DERİN DEVLET ANALİZİ Bir derin devlet lakırdısı sürüp gider memleketimde. Herkesin dilindedir lakin, kimse ne olduğunu bilmez. Kimi çeteler der. Kimi emniyet içinde arar. Kimi askerin kendisi der. MİT içinde yuvalandığını düşünenler olur. Büyük sermayedarların bu işlerin arakasında olduğunu düşünenler çıkar. Hâsılı kimsenin derin devlet tarifi bir diğerine uymaz.
Türkiye'de derin-sığ ayrımı yapabilmek için ülkenin tarihini ve yaşadığı serüvenleri iyi bilmek gerekir. Güncel hadiselerin yorumlanmasıyla derin devlet anlaşılamaz. Batı'nın hâkimiyet araçlarını, İngiliz entrikalarını, ABD düzenbazlıklarını bilmeden Türkiye'de derin devletin “D” sini bile çözemezsiniz.
Aslında her devletin biraz derin tarafları vardır. Demokratik ülkelerde demokrasinin araçları kullanılarak yönlendirme yapılır. Eski Demirperde ülkelerinde sistemi komünist parti yönlendirirdi. Otokratik ve oligarşik yapılarda derin devlet sisteme hükmeden kişi veya gurubun konumlandırdığı yerdedir. Köklü, gelişmiş, devlet geleneği olan ülkelerde derin devlet millidir. Ülke menfaatleri doğrultusunda devreye girer; yanlış giden şeyler olduğunda görünmez bir elle o yanlışı düzeltmeye çalışır. Öncelikli amacı devletin bekasını ve milletin menfaatlerini korumaktır. Meşru araçları kullanarak sisteme müdahil olur. Eğer meşru kanallarla çözüm üretemedi ise başka yolları dener. Bu ülkelerde, derin devlet operasyonlarını profesyonelce, kimseyi tedirgin etmeden yapmaya çalışır.
3. Dünya ülkelerdeki derin yapılar genellikle gayrı millidir; eski sömürgecinin kontrolünde ve onun menfaatlerini korumak üzere yapılandırılmıştır. Diktatörlerin hâkimiyetindeki ülkelerde halkın rağmına hem diktatör, hem de batı o derin yapıyı kullanır. Batılı (eski!) sömürgeciler 3. dünya ülkelerindeki derin yapılardan ellerini çekmezler. Zira gerektiğinde diktatörü devirmek için de o yapı kullanılacaktır. Mısır, Libya, Irak vb. otoriter Arap ülkelerinde, pek çok Afrika ve Asya ülkesinde Batı sisteme müdahale kanallarını hep açık tutar. 3. dünya ülkelerinde derin yapıların asıl amacı Batının veya hâkim gücün o ülke üzerindeki kontrolünü devam ettirmektir. Ülkenin Batı güdümünden çıkma ihtimali belirdiğinde derin yapılar araçlarını devreye sokar ve hedef ülkeyi istediği kulvarda tutar. (1992'den sonra Cezayir'de Fransa'nın devreye girmesi). 21. yüzyılda bile Batı, derin yapılar ve elde edilmiş elitler vasıtasıyla sömürgeci tutumunu sürdürmektedir.
Hemen bütün ülkelerde derin yapılar orduya, silahlı güçlere ve onlarla organik bağ içinde olan paramiliter güçlere dayanır. Ülkenin gelişmişliği, vatandaşın kültür seviyesi arttıkça derin yapıların kullandığı araçlar rafine hale gelir, görünmezleşir; operasyonlar perdeli yapılır. Bütün ülkelerde derin yapılar milliyetçi-ulusalcı söyleme sahip, motive edilmiş figüranlar kullanırlar. Bu nedenle örgütlenen paramiliter guruplara ikna edici, heyecan uyarıcı gerekçeler bulunur; yüce bir ülkü için mücadele ettiklerine inandırılır. Kendileri bu işleri yapmadığında memleketin bir felakete sürükleneceğine şartlandırılır. Oysa birbiri ile vuruşturulan karşıt guruplar çoğu zaman aynı derin odağın uçlarıdır. (1980 öncesinin sağ-sol çatışmasına benzer bu günlerde Türk- Kürt çatışmasına yatırım yapılmaktadır)
Türkiye bir 3. dünya ülkesi değildir. Türk milleti köklü bir devlet geleneği olan, tarihin en eski milletlerindendir. Peki, bizdeki derin devlet nerede duruyor? Ne kadar millidir? Türkiye'de derin çarklar kimler için, nasıl dönmektedir?
Türkiye'deki Derin devlet biraz tasnif dışıdır. Güçlü bir devlet geleneğimizin olduğu doğrudur. Ancak eğitim, gelir ve kültür seviyemiz yeterince yüksek değildir. Türkler zor bir millettir. Tarihte Batı'nın kurduğu pek çok mengeneden ve tuzaktan bir şekilde kurtulabilmiştir. Bu nedenle Türkiye'ye özel bir derin devlet tasarımı vardır. Öncelikle Türkiye'deki derin devlet asla milli değildir. Bütünüyle batı güdümündedir. Hatta bizdeki derin devletin en büyük hasmı, uyutulması, yönlendirilmesi gereken muhatabı bizzat Türk milletidir. Türk halkını yabancı güçlerin operasyonlarına karşı koruma gibi bir endişesi hiç olmamıştır. Bilakis devleti milletten koruma kaygısı vardır. Türkiye'de derin operasyonlar batıya veya başka harici bir güce karşı değil, bizzat millete karşı ve millete rağmen yapılır.
Türkiye'de şu anda iş başında olan derin devletin temelleri 1800'lü yılların başında atılmış; profesyonel, uzun vadeli hedefleri olan bir derin çekirdek oluşturulmuştur. Bu derin yapı özel eğitimli mühtedi! ecnebilerden oluşmaktaydı. İhtidaya önem veren ve köken, kan, ırk saplantısı olmayan Osmanlı Devleti ihtida ettiği ileriye sürülen bu kesimlere şüpheyle yaklaşmamış, hak ettiklerinin ötesinde payeler vermiştir. Orduya ve Saraya yönelen mühtediler! üst düzey komutanlıklar alarak, Saraya damat olarak sistemin kalbine yerleşmişlerdir. Saray bürokrasisine ve orduya sızan bu dönmeler, Batı (İngiliz) desteğiyle ordu içinde örgütlenmişlerdir. Bir taraftan azınlıkları organize ederek baskı kuran batılılar diğer yandan, özellikle Ordu içinde örgütledikleri muhalif kesimlerle Osmanlı Devletini içeriden kemirmeye, zayıflatmaya başlamışlardır. 1800'lü yılların başında temelleri atılan “derin çekirdek” 1900'lü yılların başında; Ordunun, Sarayın, Hariciyenin ve devlet bürokrasisinin içinde güçlü ve gizli bir yapı haline gelmiştir. 2. Meşrutiyeti ilan ederek 2. Abdülhamit'i deviren ve kısa sürede devleti dağıtan İttihat ve Terakki Cemiyeti içinde bu kripto ecnebiler çok etkindi.
Milletin ensesinde boza pişiren; her türlü provokasyonu, karanlık operasyonu meşru gören; memleketi geren, her çetenin altından çıkan derin devletimizin geçmişi, kökeni buralara dayanmaktadır. Kendilerine Beyaz Türk diyerek asıl Türkleri tahkir eden, kafalarındaki kast sisteminde Anadolu insanını en alt tabakaya koyan, sivil hayatın içine konuşlanmış gürültücü kesimde bu ekibin uzantılarıdır.
1800'lü yıllarda iş başı yapan ve 2. Meşrutiyet'ten sonra Osmanlı Devletini peşkeş çeken bu ekip kısa sürede bütün Kara Türkleri tasfiye ederek Türkiye'nin sinirlerine hâkim olmuştur. Balkan Harpleri ve mübadele sonrası göçlerde Müslüman Türk vaziyetinde pek çok mühtedi Anadolu'ya sokulmuş, ülkenin muhtelif yerlerinde iskan edilmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı haline gelen bu insanların çocukları devletin en önemli noktalarına yerleştirilmiş, sayısal yetersizlik bu şekilde çözülmüştür.
Tek Parti Dönemi boyunca özellikle, Atatürk'ün vefatından 1950'lere kadar bu ekibin ülke üzerinde mutlak hâkimiyeti vardır. Bu dönemde derin ve sığ ayrımı yapmak anlamsızdır, zira devlet bütünüyle derindir. Sığ olan sadece millettir, vatandaştır. İktidar mücadelesi derin aileler arasında (Karakaşi, Yakubi, Kapani) cereyan etmektedir. Anadolu insanı kulvar dışındadır, denklemde yoktur.
Devlet içindeki derin-sığ ayrımı çok partili hayata geçildikten belirginleşmiştir. Seçilmiş hükümetler işin sığ tarafında kalmış, İttihatçı zihniyetin devamı örgütlü kesimler derin cenahı oluşturmuştur. Milli iradenin derinlerin rağmına işlediği dönemlerde, derin yapılar türlü araçları kullanarak dengelerle oynamaya, hadiselere müdahale etmeye başlamıştır. Bütün ihtilaller, muhtıralar, müdahaleler ve bunlara gerekçe oluşturmak, şartları olgunlaştırmak için kurulan senaryolar hep bu derin odakların icraatlarıdır. 60 yıllık demokrasi geçmişimize rağmen Türkiye'deki derin yapılar hala gayrı millidir, güçlüdür ve olaylara müdahildir.
Tek Parti Dönemince devlete deriniyle-sığıyla mutlak hâkim olan odaklar Demokrat Parti'den sonra yeni mücadele yöntemleri geliştirmişlerdir. Bu gün izlediğimiz bel altı vurmalar, sureti haktan görünerek provoke etmeler, sivil görünümlü bindirme kıtalar, medyatik karalamalar vb. demokratik ortamlara göre geliştirilmiş yöntemlerdir. Dün devletin bütün aygıtlarını kontrol edebilen derin yapılar bu gün stratejik noktalarda temerküz etmişlerdir. DP iktidarından, Özal'ın açılımlarından sonra bu yapılar mevzilerini koruma gayretiyle her türlü hukuksuzluğu, usulsüzlüğü kullanır hale gelmiştir. Demokrasi dışı senaryolarla, ayak oyunlarıyla, karanlık ve karmaşık ilişkilerle güç kaybını durdurmaya çabalamaktadırlar. Derin yapılar medyayı kullanarak, çeteleri pazara sürerek, yargıyı etkileyerek, Emniyet ve Ordu gibi silahlı güçler içinde yuvalanarak etkinliklerini sürdürmektedirler. Veli Küçük, Muzaffer Tekin gibi adamlar bu işin sadece bize yansıyan tarafı, buzdağının görünen kısmıdır.
Bizdeki derin devlet milli değildir ancak sofistikedir. Binlerce yıllık geçmişi olan, 10'larca büyük devlet kurmuş, batılıların korkulu rüyası olmuş bir milleti uyutabilecek, yönlendirebilecek ve kontrol edebilecek şekilde özenle kurulmuştur. Gayrı millidir ama milli tonları, milliyetçi malzemeleri ustalıkla, hatta hamasetle kullanır. Türkçülüğün teorisyenlerini bile bu yapı yetiştirmiştir.
Türkiye'deki derin devletin tasarımı, inşası İngilizlere aittir. 1950'lerden sonra “American siding” kaplama yapılmıştır. Hudson raporunda bir kez daha açığa çıktığı üzere, iddiaların aksine Türk derin devleti kesinlikle anti Amerikan değildir. Ülkenin ABD güdümünden çıkamaması için anti-AB olabilir; ancak, anti-Amerikan ve anti-İsrail olduğu yavan bir hikâyeden ibarettir.
İngiltere üzerinden 50 yıl geçen bütün arşivleri açmasına rağmen, Türkiye ile ilgili gizli operasyonları, belgeleri bir türlü açmamaktadır. Zira 1800'lü yılların başında kurulan derin yapı ülke üzerinde hala etkilidir. Hala bütün operasyonların arkasında onlar vardır. Millete ve demokrasiye kurulan bütün tuzaklar bunların kurgusudur ve bu yapı üzerinde bu gün ABD'nin mutlak hakimiyeti vardır.
derin devlet denilen aygıt milletten, milli değerlerden kopuk olduğu için vatandaşı ayrıştırarak daha yönetilebilir kılmaya çalışmaktadırlar. 1980 öncesinde birbirine silah çeken karşıt gurupların arkasında aynı derin yapıların olduğu artık bilinmektedir. PKK terör örgütünün kurulmasında ve gelişmesinde Batı kadar bizdeki derin devletin etkisi vardır. Bu hakikatin ifade edilmesi hem Kürtçüleri, hem de ulusalcıları rahatsız etmektedir. Bu gün bile PKK üzerinde devletin derin birimlerinin tasarrufu sürmektedir. Sağ-Sol, Alevi-Sünni, Türk-Kürt bütün ayrışmalarda derin yapıların katkısı vardır.
Bizdeki derin devlet vatandaşa komplolar kurar, senaryolar hazırlar. Harici güçler, yabancı istihbaratlar ülkemizde ve güneydoğuda cirit atar. Bizim derin devlet onlarla mücadele etmek yerine vatandaşa yönelik kurguların, senaryoların içine girer. Bu derin yapılar devletin organları üzerinde o kadar etkilidirler ki; üzerinden 1 saat geçmeden Danıştay baskını ile ilgili Cumhurbaşkanına, Anayasa Mahkemesi Başkanına, muhalefet liderlerine olayın aslı ile hiç alakası olmayan, tebeyyün etmemiş konularda, ortamı gerici, kendi senaryolarına katkı sağlayıcı açıklamalar yaptırabilmişlerdir.
Bizdeki derin devlet milletin milli duygularını, tansiyonu yükseltmede, kamplaştırmada, gerginliklerde kullanır. Milli duyguları ülkenin birliğine katkı sağlayacak şekilde kullandığı vaki değildir. Millilik, ulusalcılık edebiyatı yapılır; ancak en stratejik sektörlerimizin, silah sanayimizin ve savunma sanayinin yazılımlarının millileşmesi için bir şey yapılmaz. Savunma teknolojimizin bütünüyle İsrail'e ve ABD'ye endeksli olmasına bir ses çıkarılmaz. Savaş makinelerimizin (tank, uçak, füze vs) elektronik beyinlerinin İsrail'e bağımlı olması, bu beyleri hiç rahatsız etmez. Muz Cumhuriyetlerinde bile var olan savunma teknolojileriyle kendimizi avuturuz.
Bizdeki derin devlet Türkün mukaddesatına yabancı, hatta düşmandır. Kutlu Doğumu, Kur'an öğretilmesini, geleneksel kıyafetlerimiz içindeki çocukların halk oyunlarını tehdit görür. İmam hatipten rahatsız olur. Ancak, uyuşturucunun ilkokula inmesi, alkol ve sigara kullanımının yaygınlaşması, geleceğimizi tehdit eden aile yapımızın çözülmesi dertleri değildir. Gündemlerinde toplumun ruh ve beden sağlığı, gençliğimizin geleceği yoktur.
Ulusal bağımsızlıktan anladıkları ülkenin kendi kontrollerinde, tekellerinde olmasıdır. Sermayenin öz be-öz Anadolu insanına yayılmasından rahatsız olurlar. Ancak memleketi öteden beri sömüren birkaç karteli her şeye rağmen desteklerler. Yani bizde derin yapılar milletin ve devletin kabuğunu çatlatmasından, güçlenmesinden, yeni ufuklara açılmasından rahatsızdır. Milli gelirin artması, ticaret hacminin büyümesi, enflasyonun düşmesi bu odakları rahatsız eder. Fazla gelişirse, ülkenin ellerinden kayacağından endişe ederler. Milleti rüştünü ispat edememiş, güdülmesi gereken bir sabi görürler. Milletin dinine, kültürüne, tarihine saygı duymadıkları gibi, milli iradeyi de dikkate almazlar. Milli irade bunların isteğinin dışında cereyan ederse, hem hükümetleri hem milleti tedip ederler. Hemen mühendislik çalışmalarına başlarlar. Öncelikli görevleri devleti milletten korumaktır.
Türk Milletinin üzerine çökmüş bu karabasan giderek çözülmekte ve zayıflamaktadır. Eski numaralarını tekrar eder hale gelmiştir. Planları bozulmakta, figüranları sürekli açığa düşmektedir. Milletin rağmına sürdürülen derin yolculuk sona yaklaşmıştır. Millet artık egemenliğine, iradesine sahip çıkmaktadır. Üstelik bunların büyük patronlarının geleceği de karanlıktır.
bu bizim hikayemiz…. Ülkenin pek çok meselesini (Ermeni Sorunu, PKK, İrtica vs) bu hikâyenin prizmasından geçirmeden anlamak imkânsızdır.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 219
Çevrimdışı
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #39 : 30 Mayıs 2008, 19:46:46 » |
|
 |
|
 |
 |
Güzel yazı ve tespitlerinizden dolayı teşekkür ederiz, Dünya islam, Erbain ve Hacı abilerimiz.....
İnş konuyu takip etmeye, faydalanmaya devam ediyoruz... |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
|