Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 8   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: DAVETYOLU KÜRT DOSYASI...  (Okunma Sayısı 11319 defa)
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
*


…Bismî Hû…

Puan: 219
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 8182
Üye ID: 4

Nerden:


« Yanıtla #20 : 25 Mayıs 2008, 16:53:44 »

Türk halk ve türk müslüman kardeşlerin en çok hata yaptığı, ön yargılı yaklaştığı; Kürt müslümanların da en çok zorlandıkları ve üzüldükleri durumların başında Kürtlerin genel anlamda Marksiz-kominist çizgide mücadele eden Pkk ile aynı görülmesi aynı muameleye tutulması...En azından bunun soğuk bir bakış açısı oluşturması....

Kürt halkı ile pkk arasında çok yakın ve bir o kadar uzak ve derin çizgileri dillendirmeye, bölge halkının özellikle de şu an bu örgüte bakışı ve yeniden ve  büyük bir coşku ile İslama dönüşünü, bu kutlu yönelişi anlatmaya çalışacağız inşALLAH..
Logged

Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön..
Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön..
Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
nur
σиυя üуєѕι
****



Puan: 53
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 573
Üye ID: 1215

Nerden:


WWW
« Yanıtla #21 : 25 Mayıs 2008, 22:58:17 »

al.selam diyerek bu konuya bende katılmak zorunda kaldım. aslında katılmak istemedim pek yazılıyor çiziliyor bu sitenin geneli kürt vatandaşlara ait olduğu için konuyu geriden takip etmeye çalıştım ama yukarıdaki yazıya bakınca birkaç cümle sarfetmek istedim. ben türküm ve müslümanım elhamdülillah.
   Evet, binlerce yıldır insanlık âlemi beraber gâh barış gâh savaş içerisinde yaşıyor ve yaşamaya da devam edecektir. Birlikte barış içerisinde yaşamak güzeldir. Bizim itirazımız köleliğe, inkâra ve tuğyanadır.

bakın bu cümlede kölelik lafı geçmektedir. soruyorum size uzun zamandan beri gelmiş bu beraber yaşamak. bu ülkemizde çerkeziyle lazıyla kürdiyle türkiyle hep beraber yaşamışız bu ülkenin her kesiminde bu değişik kökenden insanlar yer almış ve almaktadır da. burda nerde kölelik olmuş ben anlayamadım. bazı yerlerde bizden daha rahat şekilde yaşıyorlar bizden iyi yerlerde görev yapabiliyorlar bu ülkeden yeri geliyor bizden iyi yararlanıyorlar. ha bizden diyorum hep diyorlar ya türkler diye bu ülke hepimizin burda türk ayrımı yapmakda anlamsız. hep aynı kişilerin yaşaması beklenemez o zaman kardeşlik nerde kalır. pkk ile bağdaşmasın diyoruz ben bunu hep söylüyorum ve benim gibi birçok türkte aynı görüşü savınıyor. tanıdığım kürt kökenli arkadaşlarım çok iyiler ALLAH onlardan razı olsun. ben kesinlikle bunları pkk ile aynı kefeye koyamam. ama pkk ya laf
söylenince nedense bazı kürt vatandaşlarımızda bazı tepkiler oluyor. bunun nesini savunuyorsunuz yada savunuyorlar. pkk yı
savunamayız şahsen ben savunamam. pkk ülkemizi bölmek için dış güçlerinde etkisiyle meydana gelmiş terör örgütüdür.

Oysa Kürdler, kendi esenlikleri kadar diğer insanlarında esenliğini düşünür. Türk medyası her gün Türk ordusu saflarında ölen gariban Anadolu çocuklarının "şahadet" haberlerini verirken ( ki birçoğu da Kürd"tür ) Türk devletiyle ihtilaf içerisinde olan ve bu devletin asi vatandaşları olan PKK"lı gençleri terörist olarak nitelendirmektedir. Oysa bu gençlerin anne babaları, akrabaları, milyonlarca yandaşları bu ülkede, bizimle ve sizinle beraber yaşamaktadırlar.

   affedersiniz ama pkk lı gençlere ne demek gerek bu ülkeyi parçalayan, bölen, askerine silah sıkana ne demek gerek acaba. kusura bakmayın ama askerle pkk yı da bir kefeye koyamayız. bunuda beklemeyin.

 aslında yazılacak çok şey var ama bu kadar yeter diye düşünüyorum. ben burda üstüne basa basa söylüyorum pkk ile kürdü lütfen ayıralım. asla ve asla asker ile pkk yı da bir kefeye koyamayız bununda bilinmesini isterim.

  bu sitenin yöneticisinden, sorumlularından ALLAH razı olsun ben bu kişileri hiçbir zaman değişik düşünen olarak görmedim.
Logged
MİZGİNA_İSLAM_
тє¢яüвєℓι üує
**



Puan: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 262
Üye ID: 1252

Nerden:


« Yanıtla #22 : 26 Mayıs 2008, 02:05:55 »

İslam’ın hakikatını anlamış Müslümanlar, hiçbir zaman dünyanın hiçbir yerinde zulme rıza

göstermez ve mazlumlara sırt çeviremezler. Çünkü mazlumun dinine, diline, rengine ve soyuna bakmaksızın, sadece mazlum olduğu için desteklenmesi gerektiğini İslam kendilerine emretmektedir.

Zira zalim kim olursa olsun kimliğine bakmaksızın zalime ve zulme karşı mücadele etmeyi, mazlum kim olursa olsun kimliğine bakmaksızın yardımına koşmayı emreden çok sayıda ayet olduğu gibi, örnek ve önder olan Peygamberimizin hayatında da bu konuda bize öğretici ve yol gösterici birçok örnek ve uygulama vardır.

 Dolayısıyla, mazlum Kürt halkının sorununu sadece Müslüman Kürtlerin sorunu olarak değil, hangi kavimden olursa olsun bütün Müslümanların ve İslam Ümmetinin sorunu olarak görüyoruz.

 Bu sorunun, adil bir şekilde ve İslam’a uygun olarak çözüme kavuşturulması için bütün Müslümanların soruna el atmaları ve sahiplenmeleri gerektiğini düşünüyoruz.

Nasıl ki, İslam Ümmetinin diğer parçalarında veya dünyanın herhangi bir yerinde haksızlığa uğrayan Müslümanların veya mazlum insanların sorunlarıyla ilgilenmek ve maruz kaldıkları baskı ve zulmün son bulması için çabalamak İslami sorumluluk gereği bütün Müslümanların görevi ise,

aynı şekilde, Müslüman Kürt halkına uygulanan baskı ve zulme karşı çıkmak ve bunun son bulması için mücadele etmek de, her kavimden Müslümanların İslami görevi ve şer’i sorumluluğu olduğuna inanıyoruz.

Logged

YENİ__DÜNYANIN__MODERN__KATİLLERİNİ__

____DURDURUN___

FİLİSTİNE___DUA___İSRAİLE___TAAŞŞŞ___
azadiya_welat
уєиι üує
*


Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 18
Üye ID: 2103

Nerden:


« Yanıtla #23 : 26 Mayıs 2008, 02:12:02 »

selamun aleykum nur  nickli şahisa başta sunu soylileyim rabbim sana basiret ihasan etsin
bölgenin sorunlarını bilmeden yorum yapmak kolay tabi bakın sizler kemalist sistemin penceresinden bakarisenız hiç bir hakikati göremezsiniz diyorsunuzki?
 
(bakın bu cümlede kölelik lafı geçmektedir. soruyorum size uzun zamandan beri gelmiş bu beraber yaşamak. bu ülkemizde çerkeziyle lazıyla kürdiyle türkiyle hep beraber yaşamışız bu ülkenin her kesiminde bu değişik kökenden insanlar yer almış ve almaktadır da. burda nerde kölelik olmuş ben anlayamadım. bazı yerlerde bizden daha rahat şekilde yaşıyorlar bizden iyi yerlerde görev yapabiliyorlar bu ülkeden yeri geliyor bizden iyi yararlanıyorlar. ha bizden diyorum hep diyorlar ya türkler diye bu ülke hepimizin burda türk ayrımı yapmakda anlamsız. hep aynı kişilerin yaşaması beklenemez o zaman kardeşlik nerde kalır. pkk ile bağdaşmasın diyoruz ben bunu hep söylüyorum ve benim gibi birçok türkte aynı görüşü savınıyor. tanıdığım kürt kökenli arkadaşlarım çok iyiler ALLAH onlardan razı olsun. ben kesinlikle bunları pkk ile aynı kefeye koyamam. ama pkk ya laf
söylenince nedense bazı kürt vatandaşlarımızda bazı tepkiler oluyor. bunun nesini savunuyorsunuz yada savunuyorlar. pkk yı
savunamayız şahsen ben savunamam. pkk ülkemizi bölmek için dış güçlerinde etkisiyle meydana gelmiş terör örgütüdür.
 
yukarıda yazdığım makaleyi lutfen iyi analız ediniz bunun neresi pkk yi savunmak var siz değerli okuyuculara bırakıyorum       
kolelığın olmadığını savunuyor bakın Kölelik insanın başka birinin malı ve mülkü olması anlamına gelir. Başka bir kişinin malı ve mülkü olan kişiye, köle/memlûk ve kul/abd; köle sahibine ise efendi/mevla denir. Bazı durumlarda uşak, uşak ve hizmetçi de köle anlamına gelir.
80 kusurdur yıldır kemalist sistem doğu ve batiyi ayni tutmadı sanayıcılıkten ta eğıtıme kadar doğu ve guneydoğu hep uvey evlad göruldu islam kardeşlığınden bahsedıyorsunuz evet gerçekten hepımız islam kardeşlığıne muhtacız ama bu kardeşlık kuran ve resullulahın (s a v ) sunneti işiğinda olmalı  kurdistan halki halki kemalist dikta ve faşist MHP nin kardeşliğina asla guvenmez ve inanmaz 
 
şimdi bana cevap ver nur nickli bence sen nur nickini değıştır belki sana gökturk alp.... daha iyi yakışır 
şimdi sana soruyorum elhamdulillah ben kurdum ve muslumanım bu dili rabbim bana vermiş hiçkimse inkar edemez soruyorum size kurdistan bölgesinde kemalist sistem memteb yapmamiş ve beni okutmamişise ben askere gittiğimde turk subaylarının bana kıro yada oğlum sen dağdanmi geldın vesaire vesaire
demesi hangi kardeşliğe sığar   
ikincisi anayasada ataturkun ilke ve inklapları var ve ilkelerden biri milliyetçılık bu miliyetçılık turk miliyetçılığı.  sizce şu anda imralıda bulunan katil apo,nun yanında katil devlet bahçelınınde imralida olması gerekmıyormuydu 
soruyorum size ne mutlu turkum diyene cumlesi marksist pkk yemi yoksa faşist mhp yemi yaramiş yoksa kemalist diktayami     
soruyorum size her sabah mektebe giden kurd çocuğuna (varlığım turk varlığına armağan olsun cumlesi okutuluyo ALLAH aşkına ben musluman bir kurdum  neden varlığım turk varlığına armağan olsun
ve bunun gibi bir çok sorunlar var bölgede 
şimdi soruyorum kemalist diktanin  ve faşist milliyetçılığınin bu sorunlar  pkk nin propağandasina yaramamişmi sizce sizce sizce enaz pkk kadar kemalist dikta bu konuda sorumlu ve suçlu deyilmi 
inanın çok doluyum ama şimdilik so şunu soyliyeyım   suçu lisan etiisek afola yazdıklarımdan kemalist pencereden deyilde kuran ve sunnet penceresınden bakan turk kardeşlerımı tenzih ediyor son olarak şunu soyliyeyım hiç bir ırk diyer ırktan ustunluğu yoktur ustunluk ancak takvaile olur  şiariyle RABBimizden duamiz odurki mazlum kurdistan halki yuce kuranin şafağında kemalist ve pkk den kurtulup islam kardeşlığıyle azadi (özgurluğe) kavuşmasıdır
sizlerı yuce RAHMANA emanet ediyorum vesselam
Logged
nur
σиυя üуєѕι
****



Puan: 53
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 573
Üye ID: 1215

Nerden:


WWW
« Yanıtla #24 : 26 Mayıs 2008, 23:10:45 »

selamun aleykum nur  nickli şahisa başta sunu soylileyim rabbim sana basiret ihasan etsin

  aley.sel. Rabbim herkese basiret ihsan etsin yalnız bana değil.
  oralarda yaşamamış olabilirim doğru ama sorunlarınızıda bilmiyor değiliz. sizler kemalist derken ne demek istiyorsunuz acaba. bizler değil sen demek istedin galiba çünkü bu yazı sadece bana ait. ben ne kemalist nede başka bişeyi kabul etmiyorum. benimm dediğim kölelik düzenin olmadığıdır. bütün arkadaşlar yorumlarını yazabilirler. buda benim yorumum. burda mhp yi benle bağdaşlaştırmaya çalışıyorsunuz burda siz önyargılı davranıyorsunuz ben ne mhp yi ne bahçeliyi savunamam. onların düşüncesiyle bağdaşmıyoruz. ben her zaman ülkede kardeşce huzur içinde müslümanlığın gerektirdiği gibi yaşamalarından yanayım.
    benim düşüncem hak ve hukuk ararken birbirlerini öldürmek, ülkeyi bölmek olmamalı diye düşünüyorum.

Türk medyası her gün Türk ordusu saflarında ölen gariban Anadolu çocuklarının "şahadet" haberlerini verirken ( ki birçoğu da Kürd"tür ) Türk devletiyle ihtilaf içerisinde olan ve bu devletin asi vatandaşları olan PKK"lı gençleri terörist olarak nitelendirmektedir.

 benim kullandığım pkk sözü bunun için söylenmiştir. bütün yorumcular bundan ne çıkarır acaba. pkk ile askeri bir kefeye koyamayacağımızı söyledim evet ben koyamam koyan varsa buyursun.

  tekrar yazıyorum bu ülkenin birliğini düzenini bozmak isteyenlere pkk diyoruz evet buna başkaları demesede.
 
  şimdi bana cevap ver nur nickli derken lütfen üslubunuzu güzel kullanırmısınız. ne isim kullanacağımı lütfen bana bırakın ne kullanacağıma ben karar vereyim. gelelim mhp konusuna ben mhp li değilim hatta o kişilerin düşüncelerinide hiç savunmuş değilim. ne bahçeli ne mhp ne apo nede pkklı hiçbir zaman bu grupların ve kişilerin fikirlerini savunmadım savunamam da.
   bu arada kürdistan diye bir yer yok.doğu ve güneydoğuya asla kürdistan diyemeyiz. tek çatı altında kardeşçe yaşamaya çalışacağız.
    yatırım konusuna gelince devletin eksikliği var yok demiyoruz bunu asla inkar etmiyoruz. ama bunları birilerini öldürerek karşı gelerek almak bu yanlış işte.
    tekrar söylüyorum ben asla kürt halkına karşı değilim, ben birilerinin kandırmasıyla içinde bulunduğu devlete karşı gelen kişiler yada gruplara karşıyım bu kişiler yada gruplar ister kürt, ister türk ister başka milletler olsun. farketmiyor.
    bizde bazı konularda doluyuz desek konular başka boyutlara ulaşacak ben hak helali isteyerek ayrılmak istiyorum. herkese hayırlı geceler.
Logged
azadiya_welat
уєиι üує
*


Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 18
Üye ID: 2103

Nerden:


« Yanıtla #25 : 27 Mayıs 2008, 00:28:12 »

w alykummeselam nur nickınız nur ama lutfen nurun penceresınden bakın yukarıda ben kemalist sistemımı eleştırışım siz bana pkk damgasını vurdunuz 
sız dıyorsunuzki tc kemalist sistemıyle pkk yı aynı yere koymayız evet malesev kardeşım ikisinin arasında zerre kadar fark yok çunku pkk yı bölge halkının başına musalet eden tc derin (ergenekon)
urunudur 
ayrıca kurdistan gerçeğınden asla kaçamasınız benım yaşadığım coğrafya kurd ise orasi kurdistandır 
buda asla ırkçılık ve böluculuk anlamında gelmesın inş musluman kurdıstan halkı ve tmusluman turk halkı sınırları bçlmeye deyıl yenıden birleştırmeye yana olacağız inş
kurdistan gerçeğınden kaçmayın her kurdu pkk li olarak görmeyın inş     
hak varise helal olsun sizde helal edin inş vesselam
Logged
haci
σиυя üуєѕι
****



Puan: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1082
Üye ID: 380

Nerden:


« Yanıtla #26 : 27 Mayıs 2008, 17:51:31 »

GÖKLERİN VE YERİN YARATILMASI İLE DİLLERİNİZİN VE RENKLERİNİZİN
AYRI OLMASI ONUN AYETLERİNDENDİR.ŞÜPHESİZ BUNDA ALİMLER
İÇİN GERÇEKTEN AYETLER VARDIR.
                                         (RUM:22)
EY İNSANLAR GERÇEKTEN BİZ SİZİ BİR ERKEK VE BİR DİŞİDEN YARATIK
VE BİRBİRİNİZLE TANIŞMANIZ İÇİN SİZİ HALKLAR VE KABİLELER
(ŞEKLİNDE) KILDIK.ŞÜPHESİZ ALLAH KATINDA SİZİN EN ÜSTÜN
(KERİM) OLANINIZ(IRK YADA SOYCA DEĞİL)TAKVACA EN İLERİDE
OLANINIZDIR.ŞÜPHESİZ ALLAH BİLENDİR HABER ALANDIR.
                                                           (HUCURAT.13)
Yaklaşık seksen yıllık icraat politika ve uygulamaların neticesidir.
Bölge insanı yani Güneydoğu ve Doğunun bir kısmında yaşayanlar
zaman zaman sükünet ve hafiflik görülse de seksen yıldan fazladır şu
an yaşanan ortam ve şartların içindedirler.
Çok acıdır ki bin yıl beraber İslam düşmanlarına karşı aynı cephede
İslam ın ve Müslümanların izzetini korumak için savaşmış şehit düşmüş
ve gazi olmuş kavmin insanları birbirlerine düşman gözüyle bakmakta
veya baktırılmakta bugün birbirlerine karşı savaşmakta birbirlerinin
kanını dökmektedirler.Neticede İslam düşmanlarının yani İsrail ABD.ve
İngiltere gibi ülkelerin çıkarlarına ve emellerine hizmet etme durumuna
düşmüşlerdir.
İçinde olduğumuz sıkıntılar sadece bize has değildir.Tüm İslam
coğrafyasında benzer sıkıntılar vardır.Osmanlı İmparatorluğunun
dağılmasından sonra islam coğrafyasının birçok yerinde çekişmelere
tartışmalara neticede savaşlara sebeb olabilecek nedenler masa başında
belirlenip çizilen sınırların neticesidir.Aynı ırktan olan Araplar bile ayrı
kabileler şeklinde birbirlerinden ayrılıp birbirleriyle düşman ve çekişme halindedirler.Emperyalist güçlerin oluşturdukları parçalanmışlık ve
bölünmüşlükten yüz yıla yakındır belki en çok mağdur olanlar Kürtler
olmuştur.Dört ülkenin sınırları içine serpiştirilen Kürtler ilerde kendilerini
edebilecekleri hesabıyla birinci derecede dinlerine bağlılıkta ikinci
derecede ırki endişeden dolayı dört ülkenin yönetimleri tarafından
mağdur edilmişler baskı görmüşler ve zulme uğramışlardır.Hakim güçler
idare ve sistemlerinden dolayı kendi ırkdaşları olanların da din can mal
nesil ve akıl emniyetini sağlamadıkları gibi baskı altında tutmuşlar.
Müslüman Kürtlere ek olarak ırk ve dillerinden dolayı da baskı yapmışlardır.
Malum olduğu üzere yüz yıl önce Kürt sorunu diye bir sorun yoktu.
Bu sorun Kur an Sünnet ve İslam dan uzaklaşma ve uzaklaştırma gayreti
ve projesinin neticesidir.Irkçılık ve Kavmiyetçilik anlayışı ve bu anlayışı
pratiğie dökmenin sonucudur.
Kur anı Kerim ve Resulullah (sav)ın hadisleri ve sünneti.Müslümanların
birbirlerine karşı sorumluluklarını bir birlerinden istifade etmenin ölçüsünü
mürted ve kafirlerle olan ilişki ve davranışlarını onların oyun ve tezgahlarından korunmanın şeklini belirlemiş karakterlerini hedef ve
gayelerini çok açık ve net bir şekilde açıklamıştır.
Ne zaman ki Müslümanlar islamdan uzaklaştılar Kur an ve sünneti ölçü
almaktan çıkardılar.Müslümanların birbirlerine bakışları birbirleriyle
ilişkileri birbirlerini değer lendirmeleri değişti.İslam Ümmeti emperyalistlerin
elinde birer oyuncak  haline geldi.Akıl hocaları örnek aldıkları destekleticileri sorunları için müracaat ettikleri merci İslam ve
Müslümanların düşmanı olan emperyalistler oldu.
DEVAM EDECEK İNŞAALLAH.
Logged


Toprak Gibi Olmalısın, Ezildikçe Sertleşmelisin,
Seni Ezenler Sana Muhtaç Olmalı,
Hayatı Sende Bulmalı Ölümü sende yaşamalı.

Toprak Gibi Olmalısın....
haci
σиυя üуєѕι
****



Puan: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1082
Üye ID: 380

Nerden:


« Yanıtla #27 : 27 Mayıs 2008, 19:20:51 »

Onlar bize dost olamazlar.Sürekli sıkıntı ve zara içinde olmamızı isterler.
Kur an beyanıyla.Size bir iyilik dokunduğu zaman bu onları üzer.
Size bir kötülük dokunduğu zaman bu onları sevindirir.(Ali.imran.120)
Dolayısıyla hiçbir konuda hiç bir işte ve hiçbir meselede onlardan
öğüt dinlenilmesi uygun olmaması gerekirken akıl hocalarımız oldular.
Maalesef şu anda kendilerini işin sahibi gören İslam coğrafyasındaki
çoğu yöneticiler ve yine islam coğrafyasındaki tüm mürted örgüt ve hareketlerin idarecileri bu durumda oldukları için bizim gibi tüm islam
coğrafyası fitneyle boğuşmaktadır.boğuşmaya kavgaya savaşmaya devam
edecekler.Türk kürde düşman olacak Kürt Türke Arap Farsa düşman
olacak Fars Türke fitne ateşinin önü alınamayacak.Düşmanlarımızın
çıkarlarına hizmet etmeye devam etmiş olunacak.
Cenab-ı ALLAH ı Rabb Hz.MUHAMMED (sav)ı Peygamber din olarak
İslam-ı seçme inanma ve inanmanın gereğini  yerine getirme dışında
saadet ve selamete götürecek bir secenek yoktur.Başka yöntem ve
yollar tercih edildiği zaman içinden çıkılamaz hallere nasıl girildiği
görülüyor biliniyor ve ortadadır.
Ayrı ırklardan şubelerden kabilelerden ve renklerden olmak ayrı dilleri
konuşmak hiçbir zaman düşmanlığa anlaşmazlığa ve ayrılığa sebeb teşkil
edecek unsurlar değildir.Cenab-ı ALLAH insanlar birbirleriyle tanışsınlar
diye onları ayrı şube ve kabilelere ayırmıştır.Ayrı diller ve renkler ALLAHın
birer ayetleridir.Bunları inkar etmek ve yok saymak fıtrata ve ALLAHın
ayetlerine karşı çıkmaktır.
İnkar ve ırkçılık üzerine kurulu politika ve düşüncelerin Müslüman Kürt ve
Müslüman Türk evlatlarını nerelere getirdiği ortadadır.Bu tür politika ve
düşünceler onları birbirlerine düşman yaptığı gibi islam dairesinin dışına
çıkmaya sebep ortamlar oluşturmuş ve İslam dan uzaklaştırmıştır.
Aile taassubu kabile ve aşiret taassubu ırk taassubu cahili bir anlayıştır.
Hz.Peygamber (sav)in Bütün cahiliye adetleri ayağımın altındadır.
(Veda Hutbesi)anlayışı ve bakış açısı selamet ve saadettir.Müslümanlar
için bu anlayışa ve bakış açısına sarılmanın dışında bir çıkış yolu yoktur.
Yüz yıla yakındır cahiliye damarından gelen taassubun körüklenmesi
ayrı coğrafyalardaki ve ayrı ırka mensup olan Müslümanlar arasındaki
bağ olan islam bağının koparılması ve islamdan uzaklaştırma gayretleri
insanlarımızı bugüne kadar getirdi.
RENGİN CİNSİN IRKIN VE KAVMİN AYRI AYRI OLUŞU YÜCE ALLAHIN
YANINDA HİÇBİR DEĞER İFADE ETMEZ YÜCE ALLAHIN YANINDA
EN DEĞERLİ OLAN İNSANLAR VE KAVİMLER ALLAHTAN EN ÇOK
KORKANLARDIR.BİZİM İÇİN BU BÖYLEDİR VE BİZ BÖYLE İNANIYORUZ.
NE BİR TÜRK DÜNYAYA BEDELDİR.NE DE BİR KÜRT HER BİRİ DÜNYAYA
BEDEL YÜZ TÜRK E BEDELDİR.NE ARAPLAR EFENDİ NE DE ACEMLER
(ARAP OLMAYANLAR)ONLARA KÖLEDİR.NE BİR FASIK TÜRK TÜRK
OLMAYAN MÜSLÜMAN DAN İYİDİR.NEDE FASIK BİR KÜRT SALİH OLAN
DİĞER KAVİMLERİN MENSUPLARINDAN DAHA İYİDİR.
Kürtleri kürt olarak tanımamak kendi dillerini konuşmalarına set çekmek
kendi dilleriyle okuyupyazmalarına karşı çıkmak ve harama götürmeyen
gelenek ve göreneklerine yasak getirmek İslami de değildir insani de
değildir.haksızlıktır ve zulümdür.Belki de son yıllarda Müslüman Türk ve
Müslüman Kürtlerin genelinin bu fitneden nasiplerini almalarının yegane sebebi islami olmayan yasaklara haksızlığa ve zulme karşı sessiz kalıp
süküt etmelerinden dolayıdır.
Bütün bu yazdıklarımızda muhataplarımız Müslüman Türk ve Müslüman
Kürtlerdir.şu anda taraf olup işi idare edenlerin yönlendirenlerin islamın
i.sinden bile ne kadar alerji duydukları ve insanları islamdan Kur an dan
ve sünnetten uzaklaştırmak için nasıl bir gayret ve azim içinde
oldukları aşikardır.Bunlar çözümü islamda aramazlar.İslama olan
düşmanlıkları ortadadır.Şamanizme ve Zerdüştlüğe davet edenler arasında
fark yoktur.Kendilerini birer ilah olarak kabul edenlerin isimleri değişikolsa bile birbirlerinden farkları yoktur.
Bazı Türk ve ırak yetkilileri ve de kuzey ırak kürt liderlerinin sinir savaşına
dönüşen demeçleri gösteriyor ki kendi iradeleri dışında geleceklerinin
hesabı yapılmayan demeçlerdi.Her birini kendisine yüzlerce hatta daha
fazla bağlarla  bağlayan ABD.İstediğim zaman gündemi ısıtır istediğim
zaman soğuturum istediğim zaman istediğim şekilde konuşturur susturur
harekete geçirebilir ve durdurabilirim mesajını verdi.Kürtleri Türklerle
Türkleri Kürtlerle Arapları Farslarla korkutmaya devam edip İslam ve
Müslümanlara yönelik proje ve emellerini uygulamaya koyacak zemin
hazırlamaya devam ediyor.
YA RABBİ:ABD.İSRAİL İNGİLTERE VE AVANELERİNİN.hile oyun ve
tuzaklarını başlarına geçir.
ALLAHA EMANET OLUN.
                                   İNZAR


Logged


Toprak Gibi Olmalısın, Ezildikçe Sertleşmelisin,
Seni Ezenler Sana Muhtaç Olmalı,
Hayatı Sende Bulmalı Ölümü sende yaşamalı.

Toprak Gibi Olmalısın....
Alimirac
уєиι üує
*



Puan: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 20
Üye ID: 1732

Nerden:


« Yanıtla #28 : 27 Mayıs 2008, 22:28:39 »

YA RABBİ:ABD.İSRAİL İNGİLTERE VE AVANELERİNİN.hile oyun ve
tuzaklarını başlarına geçir.

AMİN YA RABBİLALEMİN
Logged
MİZGİNA_İSLAM_
тє¢яüвєℓι üує
**



Puan: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 262
Üye ID: 1252

Nerden:


« Yanıtla #29 : 28 Mayıs 2008, 01:46:50 »

HACİ ABİMİZ ELİNE SAĞLIK NEKADAR GÜZEL DİLE GETİRMİŞSİNİZZ...

YA RABBİ:ABD.İSRAİL İNGİLTERE VE AVANELERİNİN.hile oyun ve
tuzaklarını başlarına geçir.

AMİN YA RABBİLALEMİN
Logged

YENİ__DÜNYANIN__MODERN__KATİLLERİNİ__

____DURDURUN___

FİLİSTİNE___DUA___İSRAİLE___TAAŞŞŞ___
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
*


…Bismî Hû…

Puan: 219
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 8182
Üye ID: 4

Nerden:


« Yanıtla #30 : 28 Mayıs 2008, 15:06:59 »

quote author=azadiya_welat link=topic=14939.msg110859#msg110859 date=1211757122]
selamun aleykum nur  nickli şahisa başta sunu soylileyim rabbim sana basiret ihasan etsin .........
şimdi bana cevap ver nur nickli bence sen nur nickini değıştır belki sana gökturk alp.... daha iyi yakışır   ....................
Azadiya Welat:şimdi sana soruyorum elhamdulillah ben kurdum ve muslumanım   .....
[/quote].Nur: ben türküm ve müslümanım elhamdülillah.


Azad kardeşim kullandığınız uslup hakkında uyarıda bulunmak durumundayız....Biz burada fikirlerimizi sunuyor, bilgilerimizi- düşüncelerimizi paylaşmaya çalışıyoruz...Ve bunu yaparken amacımız ALLAH rızasıdır....İsteyen görüşlerimize katılır isteyen katılmaz...Görüşlerimizin benimsenmemesi veya karşı tarafın yorumlarına katılmamız, doğru bulmamız; kullandığımız uslup ve seçtiğimiz ifadelerde onu kırmayı gerektirmez...Karşımızdaki müslüman kardeşimizdir öyle olmasa zaten aynı çatı altında olmazdık....Bazı konularda birbirimize oranla eksik veya fazlayız o ayrı bir konu....Biribirmize fayda verelim derken KALP kırarsak, taktir ederseniz ki hedeflenen gayeye muhalif davranışta bulunmuş oluruz...

Bu arada değerli kardeşlerim galiba dikkatinizden kaçmış, Elhamdulillah lafzından sonra öncelikle ; Dinimiz İslamı- müslümanım-  ifadesini belirtmemiz daha doğru olacaktır diye düşünüyorum...

Bir de başka bir kardeşimiz Kürdistan lafzı kullanılamaz, Öyle bir yer yok demiş...Kürdistan kelimesi ve o topraklara verilen bu ad henüz ''Türkiye'' ismi bile yokken olan, yüzyıllardır kullanılan bir isim... Nasılki türkçe, kürtçe, ingilizce isimler, tanımlamalar varsa bu da o şekil bir ifadedir....Komünist-leninist örgüt bu isimleri kullanarak propoganda yapıyor olsa da bu; bu isim ve tanımlamaları onlara has kılmaz, mal edemez....Ama tabiki parçalamak, bölmek müslümanın işi değildir...Müslümanlar tamamlayıcıdır, birleştiricidir....Çünkü  İslam ve Müslümanlar belli bir toprak parçası ile kıyaslanamaz, yetinmez....Sınırlı bir toprak parçasının kifayeti söz konusu olamaz ve beklenilmez.....Amaç tüm yeryüzünün ALLAH'ın hakimiyeti altına girmesidir...

Hakkınızı helal edin inşALLAH...Anlayışınızdan dolayı RABBİM razı olsun sizden...
« Son Düzenleme: 29 Mayıs 2008, 13:47:20 Gönderen: Emrull@h C@N » Logged

Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön..
Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön..
Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
****



Puan: 16
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 1413
Üye ID: 1138

Nerden:


« Yanıtla #31 : 29 Mayıs 2008, 02:33:06 »

S.A
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Terör ırkı,kanlı miras geleneği,şeytanın terör örgütü yandaşları ve dostları olan israil-abd
bölgede kürt sorunu ve buna benzer sorunlarla halkları birbirinden koparıp cüzlere ayırıp kolayca idare etmek istiyor.
islam geleniğinden gelen islami kürt halkını yoksul bırakıp dejenere etmek, çeşitli eziyetlerle etnik kökenli,ulasalçı,milleyçi çatışmalar çıkartıp toplumda linç ve şiddet dalgası estirerek istikrarsızlık politikaları oluşturuyor.Bu sebeple pkk gibi kominist,laik,milliyetçi örgütlerle islami kürt halkını bozup kendi amacına hizmet ettirmektedir.
İlk pkk ortaya çıktığı zaman 3-5 kişi idiler.Fakat kürt halkına uygulanan şiddet,ezilmişlik,yoksulluk,etnik ayırımcılık bu halkı,inançlı,inançsız her düşüncedeki insanı pkk'nın kucağına itti.Zülüm ve haksızlığa uğrayan
her kesimdeki insan pkk'lı oldu,çünkü ortalıkta pkk'dan başka hak arayan yokmuş gibi gösterilip islamı kürt halkını bir yerlere, bilinçli olarak'ta pkk'ya yönlendirdiler.Uygulanan politakalar'da bu süreci hızlandırdı.
Örneğin ingilizce,fransızca ve bir çok dil serbest iken kürtçe yasak ilan edildi,galatasaray,robert koleji gibi masonluk okulları,jan jozef gibi rahip okulları serbest olup saygı görürken,kürt halkına her türlü yasak getirildi.Onlardan kavimlerinin red edilmesi istendi.
Milli politika gereği türküm doğruyum veya tanrı türkü korusun ve yüceltsin gibi söylemler bağırtıldı.
soruyorum sizlere; herhangi bir avrupa ülkesinde veya başka bir yerde yaşayan türk ailelerin çocuklarına o ülke okulları ne mutlu almanım,ne mutlu afrikalıyım,ne mutlu avusturyalıyım dedirtiyormu?şayet bu ülkeler böyle ırkçı bir söylemle türk çocuklarına baskı yapsalar bu çocukların böyle bir söylemle aşağılanmasına musade edermiyiz?
o zaman kendimize yapılmasına istemediğimiz bir davranışı başkasına kabul ettirmek adelet olurmu?
islama karşı gerici yobaz,irtica diyenler ,işlerine geldiği zaman islam, ümmet adına edebiyat yapıp mazlum kürt halkını kandırıp uyutmak,kendi adaletsiz anlayışlarına hizmet ettirmek istediler.
farz edinki pkk bitti,bölge huzura mı kavuşacak?hayır bu halk yoksul ve mazlum kaldığı sürece başka hareketler çıkacaktır, ta ki islam adaleti gelinceye kadar bu sürec devam edecek. Zaten meseliyi ulusalçı,etnik anlayış değil,islamcı uygulama çözecektir.Aslında bölgedeki sorun kürt sorunu diyerek yanlışlık yapılmaktadır,bölgenin ve kürt halkın, ve diğer halkların'da sorunu ezilmişlik,yoksulluk,özgürlük ve inançların yaşanma sorunudur.Ama biz bunlara ırkçı,etnik isimler koyuyoruz.Bir çok kürt villalarda,lüks dairlerinde huzurlu,rahat bir yaşam sürüyorlar bunların ise hiç bir derdi ve sorunu yok.Aslında bu sorunlar mazlum,ezilmiş,köleleştirilmiş din,dil,ırk fark etmeksizin tüm halkların sorunudur,hak,adalet isteyenlerin sorunudur.
pkk ve diğer resmi ideoloji,mesele islam olunca her iki tarafta irtica,şeriat feryatları yapıp birleşmektedirler.
demekki her iki kesimde doğuda'da islamı anlayışı ve müslümanları hedef almış durumda.Bu şartlar altında
doğudaki kürt kökenli müslüman kardeşlerimiz kendi islami kimliklerini ortaya koyup her iki tarafada rest çekmekten başka çareleri kalmamaktadır.Derin güçler ve pkk bir çok operasyonu kürt halkı üzerinde deneyip uygulamaktadırlar.
Bu olanların terör ırkı,şeytani terör örgütü israil-abd'nin iran ile bağlantısına gelince kanlı miras geleneği olan israil orta doğuda islami bir devlet kurulmasından korkuyordu,çünkü islami devrimci bir güç büyük israil projesini çökertecek yeryüzündeki özgürlük,barış,adalet isteyen her inançtaki halklara başkaldırma bilinçi ve geleneği kazandırcaktı.Nitekimde iran islam devrimi oldu,israil-abd'nin korktukları başına geldi.Başta ortadoğu olmak üzere yeryüzündeki ezilmiş mazlum halklarda uyanışla birlikte direniş dönemi ve kültürü başladı.
Bu şartlar altında cinayet şebekeleri müstekbirler israil-abd ve diğerleri iranı ortadan kaldırılması için kuşatma harekatı başlattılar.
trabzon olaylarını hatırlayalım burdaki amaç trabzonu istikrarsız ve yaşanmaz hale getirmek bu şehirde son zamanlarda bir çok olaylar yaşandı,çünki trabzona hakim olmak,azerbeycana burdan uzanmak,gerekli tecizat yardımı ile iranı burdan kuşatmak.
pakistanı üçe bölmek,pakistanda müşerref hem cumhur başkanı,hemde genel kurmay başkanı bu yasalara aykırı.Ülkeyi soyan yurt dışında geniş arazileri ve paraları olan yüzde oncu butto hanım geldi.O da müşerrefe diyorki bana başbakanlığı ver senin genel kurmay ve cumhurbaşkanlığını destekliyeyim.Bu soyguncu hanım'da abd'ye diyorki ben başbakan olursam bütün nükler çalışmaları size açaçağım.
Pakistanda ziya ülhak zamanında seneler evvel atom bombası yapılmış idi,bu zat daha sonra bir uçak sükastına kurban gitti.Pakistanda abd'ye karşı olanlarında var olma hasabiyle israil-abd pakistanı üçe bölmek burdanda iranı kuşatma altına almak istiyor.
Iraktan'da bir kuşatma,kürt devleti kurdurup ilerki dönemlerde'de burdanda bir kuşatma.Yanlız kuzey ırakta islami mucadele veren kürt kardeşlerimizi ve islamı hareketleride unutmayalım.
kısaca her taraftan iranı kuşatmak,hatta kıbrısın bize bağlı bölümünde silah yığınağı yapıp askeri üst kurmak körfeze burdan operasyon yapmak,çünkü burası çok yakın. Bu sebeple kıbrıs meselesi çözülemiyor.Rumlar tarihten gelen bir düşmalıkla yahudileri sevmezler,papazlar masonları kiliseden aforoz ettikleri için mason kuruluşlarıda yahudiye bağlı olduğundan rumlarla yahudiler anlaşamazlar,bunun için kıbrıs ikiye bölünmeli ki israil rahat hareket edip istediğini yapsın.
körfezde küfür irana karşı birleşip her tarafından kuşatma altına alıp.
islamı iranı yıkmak istiyor.Böylece büyük orta doğu projesini başlattı.
büyük israil projesini gerçekleştirmek için orta doğuda iki plan uygulanmaktadır.
israil abd'yi kullanıp iki planı uygulatmak istiyor.Şu anda bu planlar uygulanıyor hemde çok canice.
1-askeri şiddet yöntemi
2-her şeyi tartışmaya açıp kutsal değerleri ve islamı sorgulatıp dejenere etmek, halkın hangi islama,hangi alime inanması gibi değerleri karmaşık hale getirip bütün manevi bağları koparmak.
Birincisi orta doğuda islam ülkelerini çeşitli bahanelerle askeri güç kullanarak işgal etti. şiddet ve terörle adete katliam yaparak zorbaca güç kullanıp bölge halklarını bıktıracak,terör ve kandan bıkıp çaresiz kalan halk zaman içinde bu zalimleri kurtarıcı olarak görüp onlara minnet duyguları ile hizmet edecek .Mezhep olayları,grupların kendi aralarındaki çatışmaların olması bu planın bir parçası olarak başarılı olucak gibiyken, müslümanların vahdetçi yaklaşımları bu zalimlere büyük engel teşkil etmektedir.Şu an orta doğudaki fiili askeri işgallerin ve terörün amacı bölgeyi istikrarsızlaştırıp kendilerine verimli hale getirmektir.
ikicisi ise her şeyi tartışmaya açmak ve ülkeleri içerden sinsice işgal edip parçalamak örneğin türkiyeye bir bakalım;türkiyede özgürlük adı altında her şey sorgulanır oldu,özellikle din tv'lerde herkezin gözü önünde tartışmaya açıldı. Bir anda herkez dindar kesilerek din adına fetvalar vermeye,ilahayatçılarında sürekli tartışmaya katılmaları ile karmaşık bir ortam oluşturdular.burdaki amaç kutsal değerleri, islamı dejenere etmek,halkı bu inançtan islam alimlerinden uzaklaştırmak idi.Bu başarılı oldu. Nerdeyse balığın bile kurban edileceği tartışmalar yapıldı ve körüklendi.
halk baktıki bu ilahayatçılar,din adamları kendi aralarında bile kavga ediyorlar bu nasıl dindir,bu nasıl müslümanlık deyip,herkezin'de farklı bir din anlatışı ile birlikte halk kime ,hangi islama inanacığına şaşırdı.kafası karışan halk ise hepsini red edip kendi yaşantısına döndü.Böylece halkı manevi değerlerden ve dinden uzaklaştırdılar. Manevi Bağları kopardılar.herkez, her şey birbirine yabancı oldu.kısaca ülkeyi içerden sinsice işgal ettiler.
kuzey ırak,türkiye,ortadoğu etnik bir kargaşaya itildi.inançlı,inançsız herkesim milliyetçi,ulusalcı söylemlere başladı.hatta islamın önüne kendi kavim kimliklerini koydular.Bu milliyetçi söylemlerle bölgenin ve kendilerinin problemlerden kurtulacağını,zannediyorlar.aslında bunların hiç biri çözüm değildir.
Gerçek çözüm ise bölgenin islam kimliğine bürünmesidir.Bu etnik çatışmalar,fakirlik ancak islamı anlayışın getirdiği islam kardeşliği ile çözülür.
küfrün karşısında islam,siyonist birederlerin karşısında ise islam kardeşliği ve vahdet ile bütün sorunlar çözülebilir.
Logged

DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
****



Puan: 16
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 1413
Üye ID: 1138

Nerden:


« Yanıtla #32 : 29 Mayıs 2008, 02:38:13 »

Şu karışık günlerde, müslümanlarda dahil olmak üzre çevremizdeki sular durulacağı yerde günden güne bulanıklığı artmakta,son günlerde pkk maskeli canilerin icraatları ile herkezin ve her kesmin milliyetçilik duyguları kabararak vatan,millet edebiyatıyla'da bir ülke yok edilmek istenmektedir.zaten halkına yaptıkları ile kendini yok hükmüne getirenlerin,son olarak bu topraklar'da ölümcül bir operasyon ile özellikle inançlı kesmi ve ülkeyi paramparça etmek istiyorlar,parçalanma yönüne doğru'da hızlı bir gidiş var.
Bu terör olayları neden oluyor?bu konuya girmeden önce şunu hatırlatmak isterim.
Türkiye'de bir çok ihtilaller oldu ,bütün partiler,bütün ideolojiler iktidar oldu, ama! değişen hiç bir şey yok.yol,asfalt çalışmaları hariçin'de yapılan işler bunlar.
Türkiye'de derin devlet bir tane değil,bir çok derin devlet var,birbirleri ile de çatışan bu güçlerin ortasında yani hizmet ettikleri ise sermeye,sanki osmanlının yıkılışının son günlerin'de olduğu gibi batarken herkez rantını ve cebini düşünüyor.
Bütün vatan ve islam hainleri milliyetçilik şemsiyesi altında toplanmışlar.Ayrıca mafya,terör,kapkaç ve çeşitli suçlar ile ülkede güvensizlik,istikrarsızlık oluşturulup,kimsenin kimseye güvenmeyeceği bir zemin hazırlayarak
kişileri bireyselleştirme politikaları'da başarıya ulaşmış durumda.Oysa en büyük mafya israil ve abd'dir.çünkü bütün dünyadan haraç almakta vermiyenleri de imha etmektedirler.
Bu güzel vatan'da ise abd yeşil kuşak projesi ile kişileri cemaat müslümanlığından fert müslümanlığına getirip
devrimci ve cihad'çı bir hareketi yok etmek.Bu bağlamda islam düşmanları yıllarca para verdikleri kesime artık
para vermiyorlar.ABD bu paraları islami cemaatlere kaydırıp islamı islam ile yıkmak istiyor.Böyle oluncada patronlarını elinden kaçıran rant ideolejileri laiklik elden gidiyor,irtica gibi feryatları ile kendilerine düşmanlar üreterek varlıklarını gösterip, para kaynaklarını kesen patronlarına karşıda, güç gösterisi yapıp eski rantlarına ve patronlarına kavuşma sevdasına düştüler,ama iş işten geçmişti. Patronlar, onlara itibar etmiyordu,çünkü başarılı olamamışlar ve sonları gelmişti,büyük patronları onları gözden çıkarmıştı.Hal böyle olunca abd ve israil gibi patronlarını düşman ilan ettiler.
Şu an yeni ve son proje uygulanmaya konuldu.iran ve süriye yok edilmeli,türkiye,iran,süriye üçgeninde laik kürt devleti kurulmalı,bu devlet islami olmayacak,bu doğrultuda yıllardır binlerce kürt israilde eğitildi,irana karşıda halkın mücahidleri düzenli ordu haline getirildi.Türkiye bu olanlara hep sessiz kalarak kendi sonunu'da hazırladı.Laik kürt devleti kurulursa dicle ve fıratın suyu kuzey ırak'ta kalacak,israil hem suyu hemde çin ve dünyaya karşıda enerjiyi ele geçirmiş olacak.Ayrıca abd ermeni soy kırımı yasasını geçirdiği an bu soy kırım mason dostları aracılığı ile bütün avrupaya yayılacak,türk kimliği ve pasoportu taşıyan herkez katil olarak tutuklanma,yargılanma gibi bir çok olayla karşılaşacak.
Yerli ve yabancı emperyalizm bölgede küçük bir şii devleti ile savaşan küçük bir sünni devleti kurmak istiyorlar.PKK ile'de doğuyu insansızlaştırma politikaları uygulayıp toprakları para ile yan yana satın alarak,bu satın aldıkları toprakları birleştirdiklerinde büyük bir toprak parçası elde edecekler,bu sebeple israilli bir çok hamile kadın urfa ve civarında doğum yapıp türk kimliği almakta, bu sebeple'de israil konsololuğu urfada kurulmuştur.eski yıllarda filistinde uyguladıkları yöntem ve terörü burda uygulamaktadırlar.
PKK katliamlarını pkk taraftarı olan aydınlar desteklemiyor.Mazlum kürt halkını bir yandan pkk bir yandan da derin güçler öldürmekte,bazen de derin güçler bu halkı öldürüp pkk üzerine atmakta.
PKK aydınları bu katliamdan rahatsız, çünkü pkk abd ve israile hizmet ederken bir yandanda derin devlet içindeki abd yanlısı rant çevrelerinede servis yapmaktadır.
Derin devlet içindeki güç odakları pkk'ya terör yaptırıp, bu vesile ile kuzey ırak'a girmek,kuzey ırak operasyonu ile kendi varlığını ortaya çıkarıp akp hükümetini yok etmek isterken bir yandan da büyük ortadoğu projesine hizmet etmektedir.
Yıllarca doğuda pkk terörü bu şekilde büyük israil için yapıldı.Zülüm ve işkence gören mazlum kürt halkı müslümanı,koministi ile pkk saflarına katıldı ve büyük bir güç haline getirildi.
Şimdilerde ise abd-israil ve tc derin devleti pkk katliamları adı altında,her zaman abd tarafından kullanılan, bu aptal pkk canilerini kullanıp
kürt ve türk halkını katlederek terör ve korku salıp, türkiyeyi kuzey ırak'a çekmek, türkiye hem kürt halkıyla savaşacak,örtülü veya açık bir şekilde'de abd ve israil ile savaş ortamı hazırlanıp,içerde ise iç savaş çıkartarak doğudaki toprakları alıp yeni bir harita ortaya çıkarmak.ilk terör örgütünü mezopotamyada kuran israil tekrar mezopotamyayı almış olacak
Logged

DÜNYA İSLAM
σиυя üуєѕι
****



Puan: 16
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 1413
Üye ID: 1138

Nerden:


« Yanıtla #33 : 29 Mayıs 2008, 02:43:20 »

SON YAPILAN OPERASYONLAR DOĞRULTUSUNDA BİR DERİN DEVLET ANALİZİ
Bir derin devlet lakırdısı sürüp gider memleketimde. Herkesin dilindedir lakin, kimse ne olduğunu bilmez. Kimi çeteler der. Kimi emniyet içinde arar. Kimi askerin kendisi der. MİT içinde yuvalandığını düşünenler olur. Büyük sermayedarların bu işlerin arakasında olduğunu düşünenler çıkar. Hâsılı kimsenin derin devlet tarifi bir diğerine uymaz.


Türkiye'de derin-sığ ayrımı yapabilmek için ülkenin tarihini ve yaşadığı serüvenleri iyi bilmek gerekir. Güncel hadiselerin yorumlanmasıyla derin devlet anlaşılamaz. Batı'nın hâkimiyet araçlarını, İngiliz entrikalarını, ABD düzenbazlıklarını bilmeden Türkiye'de derin devletin “D” sini bile çözemezsiniz.


Aslında her devletin biraz derin tarafları vardır. Demokratik ülkelerde demokrasinin araçları kullanılarak yönlendirme yapılır. Eski Demirperde ülkelerinde sistemi komünist parti yönlendirirdi. Otokratik ve oligarşik yapılarda derin devlet sisteme hükmeden kişi veya gurubun konumlandırdığı yerdedir. Köklü, gelişmiş, devlet geleneği olan ülkelerde derin devlet millidir. Ülke menfaatleri doğrultusunda devreye girer; yanlış giden şeyler olduğunda görünmez bir elle o yanlışı düzeltmeye çalışır. Öncelikli amacı devletin bekasını ve milletin menfaatlerini korumaktır. Meşru araçları kullanarak sisteme müdahil olur. Eğer meşru kanallarla çözüm üretemedi ise başka yolları dener. Bu ülkelerde, derin devlet operasyonlarını profesyonelce, kimseyi tedirgin etmeden yapmaya çalışır.


3. Dünya ülkelerdeki derin yapılar genellikle gayrı millidir; eski sömürgecinin kontrolünde ve onun menfaatlerini korumak üzere yapılandırılmıştır. Diktatörlerin hâkimiyetindeki ülkelerde halkın rağmına hem diktatör, hem de batı o derin yapıyı kullanır. Batılı (eski!) sömürgeciler 3. dünya ülkelerindeki derin yapılardan ellerini çekmezler. Zira gerektiğinde diktatörü devirmek için de o yapı kullanılacaktır. Mısır, Libya, Irak vb. otoriter Arap ülkelerinde, pek çok Afrika ve Asya ülkesinde Batı sisteme müdahale kanallarını hep açık tutar. 3. dünya ülkelerinde derin yapıların asıl amacı Batının veya hâkim gücün o ülke üzerindeki kontrolünü devam ettirmektir. Ülkenin Batı güdümünden çıkma ihtimali belirdiğinde derin yapılar araçlarını devreye sokar ve hedef ülkeyi istediği kulvarda tutar. (1992'den sonra Cezayir'de Fransa'nın devreye girmesi). 21. yüzyılda bile Batı, derin yapılar ve elde edilmiş elitler vasıtasıyla sömürgeci tutumunu sürdürmektedir.


Hemen bütün ülkelerde derin yapılar orduya, silahlı güçlere ve onlarla organik bağ içinde olan paramiliter güçlere dayanır. Ülkenin gelişmişliği, vatandaşın kültür seviyesi arttıkça derin yapıların kullandığı araçlar rafine hale gelir, görünmezleşir; operasyonlar perdeli yapılır. Bütün ülkelerde derin yapılar milliyetçi-ulusalcı söyleme sahip, motive edilmiş figüranlar kullanırlar. Bu nedenle örgütlenen paramiliter guruplara ikna edici, heyecan uyarıcı gerekçeler bulunur; yüce bir ülkü için mücadele ettiklerine inandırılır. Kendileri bu işleri yapmadığında memleketin bir felakete sürükleneceğine şartlandırılır. Oysa birbiri ile vuruşturulan karşıt guruplar çoğu zaman aynı derin odağın uçlarıdır. (1980 öncesinin sağ-sol çatışmasına benzer bu günlerde Türk- Kürt çatışmasına yatırım yapılmaktadır)


Türkiye bir 3. dünya ülkesi değildir. Türk milleti köklü bir devlet geleneği olan, tarihin en eski milletlerindendir. Peki, bizdeki derin devlet nerede duruyor? Ne kadar millidir? Türkiye'de derin çarklar kimler için, nasıl dönmektedir?


Türkiye'deki Derin devlet biraz tasnif dışıdır. Güçlü bir devlet geleneğimizin olduğu doğrudur. Ancak eğitim, gelir ve kültür seviyemiz yeterince yüksek değildir. Türkler zor bir millettir. Tarihte Batı'nın kurduğu pek çok mengeneden ve tuzaktan bir şekilde kurtulabilmiştir. Bu nedenle Türkiye'ye özel bir derin devlet tasarımı vardır. Öncelikle Türkiye'deki derin devlet asla milli değildir. Bütünüyle batı güdümündedir. Hatta bizdeki derin devletin en büyük hasmı, uyutulması, yönlendirilmesi gereken muhatabı bizzat Türk milletidir. Türk halkını yabancı güçlerin operasyonlarına karşı koruma gibi bir endişesi hiç olmamıştır. Bilakis devleti milletten koruma kaygısı vardır. Türkiye'de derin operasyonlar batıya veya başka harici bir güce karşı değil, bizzat millete karşı ve millete rağmen yapılır.


Türkiye'de şu anda iş başında olan derin devletin temelleri 1800'lü yılların başında atılmış; profesyonel, uzun vadeli hedefleri olan bir derin çekirdek oluşturulmuştur. Bu derin yapı özel eğitimli mühtedi! ecnebilerden oluşmaktaydı. İhtidaya önem veren ve köken, kan, ırk saplantısı olmayan Osmanlı Devleti ihtida ettiği ileriye sürülen bu kesimlere şüpheyle yaklaşmamış, hak ettiklerinin ötesinde payeler vermiştir. Orduya ve Saraya yönelen mühtediler! üst düzey komutanlıklar alarak, Saraya damat olarak sistemin kalbine yerleşmişlerdir. Saray bürokrasisine ve orduya sızan bu dönmeler, Batı (İngiliz) desteğiyle ordu içinde örgütlenmişlerdir. Bir taraftan azınlıkları organize ederek baskı kuran batılılar diğer yandan, özellikle Ordu içinde örgütledikleri muhalif kesimlerle Osmanlı Devletini içeriden kemirmeye, zayıflatmaya başlamışlardır. 1800'lü yılların başında temelleri atılan “derin çekirdek” 1900'lü yılların başında; Ordunun, Sarayın, Hariciyenin ve devlet bürokrasisinin içinde güçlü ve gizli bir yapı haline gelmiştir. 2. Meşrutiyeti ilan ederek 2. Abdülhamit'i deviren ve kısa sürede devleti dağıtan İttihat ve Terakki Cemiyeti içinde bu kripto ecnebiler çok etkindi.


Milletin ensesinde boza pişiren; her türlü provokasyonu, karanlık operasyonu meşru gören; memleketi geren, her çetenin altından çıkan derin devletimizin geçmişi, kökeni buralara dayanmaktadır. Kendilerine Beyaz Türk diyerek asıl Türkleri tahkir eden, kafalarındaki kast sisteminde Anadolu insanını en alt tabakaya koyan, sivil hayatın içine konuşlanmış gürültücü kesimde bu ekibin uzantılarıdır.


1800'lü yıllarda iş başı yapan ve 2. Meşrutiyet'ten sonra Osmanlı Devletini peşkeş çeken bu ekip kısa sürede bütün Kara Türkleri tasfiye ederek Türkiye'nin sinirlerine hâkim olmuştur. Balkan Harpleri ve mübadele sonrası göçlerde Müslüman Türk vaziyetinde pek çok mühtedi Anadolu'ya sokulmuş, ülkenin muhtelif yerlerinde iskan edilmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı haline gelen bu insanların çocukları devletin en önemli noktalarına yerleştirilmiş, sayısal yetersizlik bu şekilde çözülmüştür.


Tek Parti Dönemi boyunca özellikle, Atatürk'ün vefatından 1950'lere kadar bu ekibin ülke üzerinde mutlak hâkimiyeti vardır. Bu dönemde derin ve sığ ayrımı yapmak anlamsızdır, zira devlet bütünüyle derindir. Sığ olan sadece millettir, vatandaştır. İktidar mücadelesi derin aileler arasında (Karakaşi, Yakubi, Kapani) cereyan etmektedir. Anadolu insanı kulvar dışındadır, denklemde yoktur.


Devlet içindeki derin-sığ ayrımı çok partili hayata geçildikten belirginleşmiştir. Seçilmiş hükümetler işin sığ tarafında kalmış, İttihatçı zihniyetin devamı örgütlü kesimler derin cenahı oluşturmuştur. Milli iradenin derinlerin rağmına işlediği dönemlerde, derin yapılar türlü araçları kullanarak dengelerle oynamaya, hadiselere müdahale etmeye başlamıştır. Bütün ihtilaller, muhtıralar, müdahaleler ve bunlara gerekçe oluşturmak, şartları olgunlaştırmak için kurulan senaryolar hep bu derin odakların icraatlarıdır. 60 yıllık demokrasi geçmişimize rağmen Türkiye'deki derin yapılar hala gayrı millidir, güçlüdür ve olaylara müdahildir.


Tek Parti Dönemince devlete deriniyle-sığıyla mutlak hâkim olan odaklar Demokrat Parti'den sonra yeni mücadele yöntemleri geliştirmişlerdir. Bu gün izlediğimiz bel altı vurmalar, sureti haktan görünerek provoke etmeler, sivil görünümlü bindirme kıtalar, medyatik karalamalar vb. demokratik ortamlara göre geliştirilmiş yöntemlerdir. Dün devletin bütün aygıtlarını kontrol edebilen derin yapılar bu gün stratejik noktalarda temerküz etmişlerdir. DP iktidarından, Özal'ın açılımlarından sonra bu yapılar mevzilerini koruma gayretiyle her türlü hukuksuzluğu, usulsüzlüğü kullanır hale gelmiştir. Demokrasi dışı senaryolarla, ayak oyunlarıyla, karanlık ve karmaşık ilişkilerle güç kaybını durdurmaya çabalamaktadırlar. Derin yapılar medyayı kullanarak, çeteleri pazara sürerek, yargıyı etkileyerek, Emniyet ve Ordu gibi silahlı güçler içinde yuvalanarak etkinliklerini sürdürmektedirler. Veli Küçük, Muzaffer Tekin gibi adamlar bu işin sadece bize yansıyan tarafı, buzdağının görünen kısmıdır.


Bizdeki derin devlet milli değildir ancak sofistikedir. Binlerce yıllık geçmişi olan, 10'larca büyük devlet kurmuş, batılıların korkulu rüyası olmuş bir milleti uyutabilecek, yönlendirebilecek ve kontrol edebilecek şekilde özenle kurulmuştur. Gayrı millidir ama milli tonları, milliyetçi malzemeleri ustalıkla, hatta hamasetle kullanır. Türkçülüğün teorisyenlerini bile bu yapı yetiştirmiştir.


Türkiye'deki derin devletin tasarımı, inşası İngilizlere aittir. 1950'lerden sonra “American siding” kaplama yapılmıştır. Hudson raporunda bir kez daha açığa çıktığı üzere, iddiaların aksine Türk derin devleti kesinlikle anti Amerikan değildir. Ülkenin ABD güdümünden çıkamaması için anti-AB olabilir; ancak, anti-Amerikan ve anti-İsrail olduğu yavan bir hikâyeden ibarettir.


İngiltere üzerinden 50 yıl geçen bütün arşivleri açmasına rağmen, Türkiye ile ilgili gizli operasyonları, belgeleri bir türlü açmamaktadır. Zira 1800'lü yılların başında kurulan derin yapı ülke üzerinde hala etkilidir. Hala bütün operasyonların arkasında onlar vardır. Millete ve demokrasiye kurulan bütün tuzaklar bunların kurgusudur ve bu yapı üzerinde bu gün ABD'nin mutlak hakimiyeti vardır.



derin devlet denilen aygıt milletten, milli değerlerden kopuk olduğu için vatandaşı ayrıştırarak daha yönetilebilir kılmaya çalışmaktadırlar. 1980 öncesinde birbirine silah çeken karşıt gurupların arkasında aynı derin yapıların olduğu artık bilinmektedir. PKK terör örgütünün kurulmasında ve gelişmesinde Batı kadar bizdeki derin devletin etkisi vardır. Bu hakikatin ifade edilmesi hem Kürtçüleri, hem de ulusalcıları rahatsız etmektedir. Bu gün bile PKK üzerinde devletin derin birimlerinin tasarrufu sürmektedir. Sağ-Sol, Alevi-Sünni, Türk-Kürt bütün ayrışmalarda derin yapıların katkısı vardır.


Bizdeki derin devlet vatandaşa komplolar kurar, senaryolar hazırlar. Harici güçler, yabancı istihbaratlar ülkemizde ve güneydoğuda cirit atar. Bizim derin devlet onlarla mücadele etmek yerine vatandaşa yönelik kurguların, senaryoların içine girer. Bu derin yapılar devletin organları üzerinde o kadar etkilidirler ki; üzerinden 1 saat geçmeden Danıştay baskını ile ilgili Cumhurbaşkanına, Anayasa Mahkemesi Başkanına, muhalefet liderlerine olayın aslı ile hiç alakası olmayan, tebeyyün etmemiş konularda, ortamı gerici, kendi senaryolarına katkı sağlayıcı açıklamalar yaptırabilmişlerdir.


Bizdeki derin devlet milletin milli duygularını, tansiyonu yükseltmede, kamplaştırmada, gerginliklerde kullanır. Milli duyguları ülkenin birliğine katkı sağlayacak şekilde kullandığı vaki değildir. Millilik, ulusalcılık edebiyatı yapılır; ancak en stratejik sektörlerimizin, silah sanayimizin ve savunma sanayinin yazılımlarının millileşmesi için bir şey yapılmaz. Savunma teknolojimizin bütünüyle İsrail'e ve ABD'ye endeksli olmasına bir ses çıkarılmaz. Savaş makinelerimizin (tank, uçak, füze vs) elektronik beyinlerinin İsrail'e bağımlı olması, bu beyleri hiç rahatsız etmez. Muz Cumhuriyetlerinde bile var olan savunma teknolojileriyle kendimizi avuturuz.


Bizdeki derin devlet Türkün mukaddesatına yabancı, hatta düşmandır. Kutlu Doğumu, Kur'an öğretilmesini, geleneksel kıyafetlerimiz içindeki çocukların halk oyunlarını tehdit görür. İmam hatipten rahatsız olur. Ancak, uyuşturucunun ilkokula inmesi, alkol ve sigara kullanımının yaygınlaşması, geleceğimizi tehdit eden aile yapımızın çözülmesi dertleri değildir. Gündemlerinde toplumun ruh ve beden sağlığı, gençliğimizin geleceği yoktur.


Ulusal bağımsızlıktan anladıkları ülkenin kendi kontrollerinde, tekellerinde olmasıdır. Sermayenin öz be-öz Anadolu insanına yayılmasından rahatsız olurlar. Ancak memleketi öteden beri sömüren birkaç karteli her şeye rağmen desteklerler. Yani bizde derin yapılar milletin ve devletin kabuğunu çatlatmasından, güçlenmesinden, yeni ufuklara açılmasından rahatsızdır. Milli gelirin artması, ticaret hacminin büyümesi, enflasyonun düşmesi bu odakları rahatsız eder. Fazla gelişirse, ülkenin ellerinden kayacağından endişe ederler. Milleti rüştünü ispat edememiş, güdülmesi gereken bir sabi görürler. Milletin dinine, kültürüne, tarihine saygı duymadıkları gibi, milli iradeyi de dikkate almazlar. Milli irade bunların isteğinin dışında cereyan ederse, hem hükümetleri hem milleti tedip ederler. Hemen mühendislik çalışmalarına başlarlar. Öncelikli görevleri devleti milletten korumaktır.


Türk Milletinin üzerine çökmüş bu karabasan giderek çözülmekte ve zayıflamaktadır. Eski numaralarını tekrar eder hale gelmiştir. Planları bozulmakta, figüranları sürekli açığa düşmektedir. Milletin rağmına sürdürülen derin yolculuk sona yaklaşmıştır. Millet artık egemenliğine, iradesine sahip çıkmaktadır. Üstelik bunların büyük patronlarının geleceği de karanlıktır.


bu bizim hikayemiz…. Ülkenin pek çok meselesini (Ermeni Sorunu, PKK, İrtica vs) bu hikâyenin prizmasından geçirmeden anlamak imkânsızdır.

Logged

haci
σиυя üуєѕι
****



Puan: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1082
Üye ID: 380

Nerden:


« Yanıtla #34 : 29 Mayıs 2008, 14:43:16 »

İslam düşmanları Müslümanları bölmek ve parçalamak için
Müslüman isminin önüne Radikal fundemantalist ılımlı gibi
isimler eklemektedirler.Zaman zaman biz Müslümanlarca da
karşıdaki Müslümanı tanıtmak amacıyla bu tür yakıştırmalar kullanılmaktadır.
Hemen herkesçe malumdur ki İslam Ümmeti üzerine oyun oynayanlar
onu parçalayanlar ve daha da parçalamak isteyenler.Siyonistlerdir.
Başta Kavmiyetçillikle ve Mezhepçilikle.Siz Arapsınız siz TÜRKSÜNÜZ.
Siz KÜRTSÜNÜZ.sİz FARSSINIZ veya siz SÜNNİSİNİZ.siz ŞİİSİNİZ.diye
bu tür isim ve lakapları kullana kullana ÜMMET-İ İSLAMI Parçaladılar ve
en sonunda da Osmanlı Hilafetini kaldırdılar.
Bununla da yetinmiyorlar.Dünya üzerinde bir Yahudi Devletini hakim
kılmak için şimdi Amarika da Rusya da hemen hemen tüm dünyada
bütün siyasi partilerde adamları ve parmakları işliyor.
Demokrası özgürlük hürriyet kadın hakları gibi kandırmaca sloganlar ve isimler kullanarak hedeflerine kavuşmak için milletleri oyalıyorlar.
Hususen şu zamanda kendilerine en büyük engeli İSLAM ve Müslümanları
görmektedirler.Bunun için de en çok Müslümanların aralarını bozmak için
 bu tür isim ve lakapları ortaya atıyorlar.Maalesef Müslümanların bir
kısmı da bilerek veya bilmeyerek onların oyunlarına geliyorlar.Hatta
bazı Müslümanlar aynı safta ALLAH (cc)a ibadet ettikleri halde birbirini
tekfir ediyorlar.Bu tür oyunlara gelmemek için KUR AN-I KERİMİ çok
okuyup anlayarak takıp etmek lazımdır ve Hakikatül Yahud (Yahudilerin
Gerçek yüzü)gibi kitapları baştan sona kadar okumak gerekir.
                                              (Cündullah sayfa.378-413)
Logged


Toprak Gibi Olmalısın, Ezildikçe Sertleşmelisin,
Seni Ezenler Sana Muhtaç Olmalı,
Hayatı Sende Bulmalı Ölümü sende yaşamalı.

Toprak Gibi Olmalısın....
haci
σиυя üуєѕι
****



Puan: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1082
Üye ID: 380

Nerden:


« Yanıtla #35 : 29 Mayıs 2008, 15:53:21 »

          KÜRT GERÇEĞİ-1
Herkesimden  güçlerin zaman zaman kullanıp işleri bittikten sonra da
icaplarına bakılan halklara en iyi örnektir Kürtler.Osmanlının son
dönemlerinden başlamak suretiyle ümmetin bilincinin raflara kaldırıp
ilkel milliyetçillik söylemlerinin cazip hale getirdiği vu bu durumun da
ulus devlet modelleriyle pratize edildiği dönemlerden başlamak üzere
günümüze kadar en fazla istismar edilen en fazla tahrik edilen ve her şeye
rağmen dili kültürü ve tüm realiteleriyle beraber varlıkları dahi yok sayılan
milletlere yine en iyi örnektir Kürtler.
KÜRTLER KİMİ ZAMAN ULUSLARARASI ÇIKAR DENGELERİNE KURBAN
EDİLİRKEN KİMİ ZAMAN DA BÖLGESEL AKTÖRLERİN RAKİPLERİNİ
DENGELEYİCİ BİR UNSUR OLARAK EN FAZLA KENDİ AMAÇLARI
DOĞRULTUSUNDA KULLANMAK İSTEDİKLERİ BİR HALK OLARAK GÖRÜLMÜŞLERDİR.
Ancak en dramatik olanıda Kürtlerin kendi içinden çıkan ve sovyet devriminin sahte özgürlükçü söylemlerine kendilerini kaptırıp sosyalist
rejim kurma sevdasına düşenlerin Kürtlerin ezilmişlik ve dışlanmışlık
duygularına kullanarak onları kurmayı hayal ettikleri müstabel sosyalist
devrimler için üzerinden geçilecek hazır basamaklar olarak görmeleridir.
Ancak tüm bu ayak oyunları sonucunda daha da ezilip her alanda kan kaybedenler hep kürtler olmaya devam etmiştir.kanaatımce bu durumun
en önemli iki sebebi vardı.
Birincisi:Kürt karşıtı güçlerin zaman zaman ulusal çıkarları için Kürtlerle
daha doğrusu kendilerini Kürtlerin yegane temsilcileri olarak lanse eden
yapılanmalarla oluşturdukları sahıcı olmayan ittifaklardır.Ancak bu tür
ittifaklar dostane ittifaklar olmayıp sadece taktik manevralardan ibaretti.
Oysa taktik manevraları dostane stratejik doktrinlermiş gibi algılayıp
kendilerini yok sayanına teslim eden bu yapılanmaların içine düştüğü
yanılgı ve bunun sonucunda gelen hezimetler zinciri..
İKİNCİSİ:Kürtlerin içinden sözde kürtlerin gaspedilmiş haklarını geri alma
iddiasıyla ortaya çıkan sol söylem öncelikli gruplardır.1960 lı yıllardan
itibaren etkili olmaya başlayan solcu Marxist söylem ve bu söylemin sahipleri seküler şöven militarist rejimlerce uygulanan akıl almaz baskılar
sonucunda kürt halkının kabaran öfkesini sözde kuracakları sosyalist
devrimin amaçlarına kanalize etmeleriyle oluşan durumdur.Bunların
çabalarıyla kürt halkının haklarının iadesinin sağlanması bir yana bu halk
öyle bir duruma getirildi ki şöven seküler rejimlerin baskı ve dayatmalarıyla
dahi gerçekleştiremediği yozlaştırma projeleri bu gruplar sayesinde
gerçekleştirilme yoluna gidilmiştir.Kürt karşıtı rejimler ile sözde kürt halkı
uğruna mücadele verdiklerini zanneden Marxistleştirme projesinin mimarları
görünürde karşıt vephelerde görünmelerine rağmen amaç ve ideallerde aynı şeytani cephenin yılmaz birer neferi olduklarını dönüştürme ve yozlaştırma projeleri ve perde arkası senaryolarıyla ortaya koymuşlardır.Sanki görünmez bir el Laikçi-şövenist rejimlerin kendi
milliyetlerine dayatığı seküler politikaların tüm realiteleriyle beraber yok
sayıldığı için küstürülen kürt halkına da benimsetilmesi için söz konusu bu
devşirme kürtleri harekete geçirmiştir.Çünkü Görmemişin biri.misali bu
devşirmelerin kürtlerin haklarını İslamdan uzaklaşmada hatta inkarcılıkta
aramaları tüm enerji ve aktivitelerini bu önceliğe harcamaları ancak
bununla izah edilebilir.
                                    DEVAM EDECEK İNŞAALLAH
Logged


Toprak Gibi Olmalısın, Ezildikçe Sertleşmelisin,
Seni Ezenler Sana Muhtaç Olmalı,
Hayatı Sende Bulmalı Ölümü sende yaşamalı.

Toprak Gibi Olmalısın....
kendal2000
υѕтα üує
***



Puan: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 585
Üye ID: 42

Nerden: Ne sen sor; ne ben söylim:)


« Yanıtla #36 : 29 Mayıs 2008, 17:02:21 »

ALLAH hepinziden razı olsun bu önemli bilgileri bizlerle paylaştığınız için.Kürtlerin dündadaki en mazlum halklardan biri olduğu su götürmez bir gerçektir.Diğer müslüman kardeşlerimizin terör örgütü ile müslüman kürtler arasındaki ayrıma varmazı lazımdır.Ayrıca pkk ile hiç alaksı olmayan hatta nefret eden kürt kardeşlerinin ruh hallerinide iyi düşünmeleri milliyetçilik duygusu uyandırabilecek şeylerden uzak durmaları ümmetin faydasınadır
Logged
haci
σиυя üуєѕι
****



Puan: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1082
Üye ID: 380

Nerden:


« Yanıtla #37 : 29 Mayıs 2008, 21:34:56 »

Şüphesiz ki yaşadıkları toprak parçalarında kürtlerin kendilerine
has sorun ve istekleri bulunmaktadır.Ancak hiçbir yerde içinde
yaşadığımız Türkiye kadar ilginç ve tuhaf manevralar yürütülmemektedir.
Diğer yerlerde kürtler çeşitli sorunlarla karşılaşmakta iseler de hiçbir zaman varlıkları inkar edilme yoluna gidilmemiştir.Türkiyedeki uygulamalar
deyim yerindeyse nevi şahsına münhasır uygulamalar olma özelliğini
oluşturmuştur.Bu coğrafyada yaşayan kürtlerin yaşadıkları sorunlar yeni olmayıp cumhuriyetin kuruluş yıllarıyla başlayan ve günümüze kadar
ulaşan sorunlardır.
Bilindiği üzere cumhuriyetin ilanıyla beraber Türkiye de adeta toplum
mühendisliğikuru ihdas edilmiş Kemalist tezler kapsamında toplumu
şekillendiren sosyal etnik ve dini olguların tümüne müdahale edilmiştir.
Ezanın hangi dil ve makamda nasıl okunacağından tutun da insanların
neye nasıl inanması gerektiğine hangi kıyafetleri giyeceklerinden tutun da
zorunlu kılınan şapkaya.hangi dili konuşacaklarından tutun da insanların
hangi etnik yapıyla tanımlanacağına.Kimin neyi hangi alfabeyle okuyacağından tutun da kimin nerede iskan edileceğine kadar her şeye
müdahale edilip.Kocaman Türkiye coğrafyası adeta tek tip robot üretecek
fabrikaya dönüştürülmek istenmiştir.
Türkiye de halen gündemi en fazla meşgul eden siyasal konuların başında
islami değerlere yönelik yapılan baskıların yanında Kürt kimliğine yönelik
yapılan baskılar ve bu iki konu etrafında şekillenen sorun ve tartışmalardır.
Kürt sorunu kimi zaman terörle kimi zaman kürt halkı adına ortaya çıkan
sapkın hareketlerle kimi zaman da bölge kalkınmışlığının yetersizliğiyle
izah edilmeye çalışılsa da bu sorunu çözmek bir yana sorunu sorun
olarak algılamama geleneğini devam ettirme çabasından başka bir şey değildir.
Kürtleri sorun olarak gören zihniyet cumhuriyetin kuruluş felsefesini
halka rağmen dayatan kurucu-şekillendirici zihniyettir.İşgale uğrayan
toprakları kurtarma adına dini duyguları sömürüp sonradan zuhur edecek
emellerini gizleyerek hilafeti gavurdan kurtarma sloganıyla ittihadı
müslimin şiarlarıyla alimlere şeyhlere sonu elinden ayağından öperim
cümleleriyle biten mesajlarla camilerde hutbeler irad etmekle destek
toplayan zihniyet nasıl ki sonradan destek gördüğü bu kesimlere
amansız bir imha harekatına giriştiyse.
Aynı şekilde kürt aşiretlerini yine islami sloganlar ve milli duyguları
okşayıcı mesajlarla arkasına alıp cumhuriyetin ilanından sonra İslami
değerlerle beraber Kürt kimliğine karşı da imha politikasını dayatmaktan
çekinmemiştir.
O dönemden günümüze yansıyan tarihi belgeler etkileri günümüze kadar
süregelen sorunlar yumağının nasıl da ikiyüzlü politik entrikalarla
uygulama sahasına konulduğunu göstermektedir.Kurtuluş savaşı arefesinde kürtler konusunda Atatürkü  telaşlandıran şey.Batı hayranı
kimi kürt aydınların(tıpkı ittihadçılar gibi)kendilerini ilkel milliyetçilik akımına
kaptırmaları ve bağımsız Kürdistan kurma fikirlerinin ortaya çıkması idi.
İngilizlerin bunlar vasıtasıyla kürtleri amaçları doğrultusunda kulanma
istekleri ise Atatürkü haylı düşündürüyordu.İşte o döneme işik tutan
bazı belgeler:
Mustafa Kemal in 3.Ordu Müfettisi olarak Amasyadan Erzurum daki
Kazım Karabekir Paşaya gönderdiği 24.Haziran 1919 tarihli mesajin bir
bölümü:
1-Mr.Novil adındaki bir ingiliz Yüzbaşısı Urfa dan siverek yoluyla
viranşehire giderek Milli aşiretlerinin ileri gelenleriyle görüşmüş ve Urfaya
dönmüş.Osmanlı hükümeti için çok kötü propagandalar yapmış Ancak
aşiret reislerinden aldığı kesin cevaplara sevinmemiştir.Kürtler Türk
kardeşlerinden kesinlikle ayrılmayacaklarını bu uğurda son kişilerine varıncaya kadar ölüme hazır olduklarını söylemişler.Ayrıca ingilizlerin
kendilerine vermek istediği önemli miktardaki parayı almayarak namus
ve yurtseverliklerini göstermişlerdir.(Atatürkün Tamim Telgraf ve
Beyannameleri Nimet Arsan.sayfa 43)
DEVAM EDECEK İNŞAALLAH
Logged


Toprak Gibi Olmalısın, Ezildikçe Sertleşmelisin,
Seni Ezenler Sana Muhtaç Olmalı,
Hayatı Sende Bulmalı Ölümü sende yaşamalı.

Toprak Gibi Olmalısın....
haci
σиυя üуєѕι
****



Puan: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1082
Üye ID: 380

Nerden:


« Yanıtla #38 : 30 Mayıs 2008, 19:17:56 »

        KÜRT GERÇEĞİ.3
Devletin kürt konusuna yaklaşım bicimi elbette ki olmaması gereken
ve ülkedeki tüm sorun ve çıkmazların da ana kaynağını teşkil eden
militarist türü bir yaklaşım biçimidir.Bu bakış açısı bir yandan kendince geliştirdiği sözde bilimsel araştırmalarla ortaya konan Kürt diye bir
kavmin olmadığı kendilerini Kürt olarak görenlerin aslında Türk çınarının
bir dalı olduğu bunların deniz görmemiş Türkler yada dağlı Türkler olduğu
şeklinde izahatlar getirirken kurtuluş savaşı arefesinde yazışmalarında
kongrelerinde ve basın açıklamalarında verdikleri mesajlar ve taahüt ettikleri bir tür yerel özerklik vaadlerini hatırlamaz olmuşlardır.Kürtlerle ilgili
yoğunlaştıkları tek mesele bilahare imhaya dönüşecek olan inkar tezleri olmuştur.Cumhuriyetin ilanından sonra tüm ülke sathına karabasan gibi
çöken tek parti tek lider diktatöryasının faşist uygulamalarına karşı özellikle kürt bölgesinde geliştirilen halk destekli kitlesel kıyamlara karşı
takınılan imha politikaları ve bu politikalar ekseninde Atatürk başkanlığında
dönemin bakanlar kurulu toplantılarında alınan gizli kararlarla islami
içeriği ön planda olan bu kıyamların kürtçülük-bölücülük içerikli oldukları
propagandası yapılarak batıdaki Müslümanların desteğinin kesilmesinin
sağlanmasıyla beraber ulusçuluk düşüncesinin kök salmasına zemin hazırlarlarken aynı zamanda Şeyh Sait Seyid Rıza ve Koçgiri gibi geniş
kapsamlı başkaldırıları korkunç katliamlar yaparak bastırmışlardır.Bu tür
katliamcı çözüm formülleri sonraki dönemlerde de siyası yelpazeden
sosyo-ekonomik yelpazeye kadar uzanan çeşitli alanlarda asimilasyonist
etmenlerle beslenerek resmi ideoloji için yol işiğı olmuş ve günümüze kadar da bu türden kanlı ve asimile esaslı metodlar hep etkili çözüm
yolu olarak kabul edilegelmiştir.Kürt kimliğine yönelik düşmanca bakış
cumhuriyetin ilerleyen yıllarında da geçerliliğini korumuş günümüze kadar da taşınmıştır.İnkar ve imha tutumu yuvarlanan kartopu misalı taşındığı her döneme yeni düşmanlık kalıntılarını bünyesine almış ve şu anda döndürülemeyecek bir ağırlığa ulaşmıştır.Kürt kimliğine yönelik düşmanca tutum inadına körüklenerek ulusalcı temelde Türk toplumunun ulus bilincine erişilmesinde ana malzeme olarak kullanılmıştır.Bilindiği üzere
ulusçuluk akımlarında ulusların geçmiş tarihleri yaşadıkları önemli olaylar
geçirdikleri önemli evreler ortak kabul görmüş tarihi kahramanlar inanc ve
kültürel motifler yaşadıkları ana topraklar gibi nice etmenler etrafında ulusal bilinç geliştirilmeye çalışılır.Cumhuriyet  aktörlerinin kendi halkına bu tür argümanları sunmada kullandıkları figürlerin inandırıcılıktan uzak olması ciddiyetle bağdaşmayan KURT ASENA.ERGENEKON.KIMIZ.ŞAMANİZM.gibi
sembol ve inanişların halkın inanç ve kültür değerleriyle tezatlık arzetmesi netcesinde ulusçuluk projesi bir türlü oturtulamamıştır.Bu hal kurucu
kadronun yanı sıra mirasyedilerini de ulusal bilinci başka mecralarada
aramaya sevk etmiştir.Ulusçuluk canavarının doğumundan önceki Türk-
islam imparatorluklarında öne çıkan bilincin de.KABE ARABIN OLSUN.
ÇANKAYA BİZE YETER.felsefesine aykırı bulunması ve kendilerince belki de aşırı İslami eğilimli bulunması hem düşman seçilen islami kimlikle mücedele önünde engel teşkil etmesi hem de seküler milliyetçiliğe istenildiği ölçüde geçit vermemesi aynı şekilde ulus bilincini gerçekleştirmede değişik mecralara yönelmelerinde etkili diğer bir neden
olmuştur.Zaten Türk halkının ulusal reflekslerini hatırlatma pekiştirme adına
vurgu yapılan en önemli öğelerin diğer uluslardakinden farklı olarak kin ve nefret aşılayan bölücülük ve dış güçler efsanesinden öteye geçemediğini
kabul edersek ulusal bilinç adına hangi eksende nasıl bir toplumsal ayrışmanın oluşturulduğunu oluşturulmak istendiğini daha iyi kavramak
mümkündür.kabul edilebilirlik sınırlarını fazlasıyla zorlayan efsane türü
argümanlarla doruğa çıkarılmak istenen Türk milliyetçiliğinin günümüzde
geldiği nokta hayli ürkütücü boyutlara varmış bulunmaktadır.Son yıllarda Anadolunun değişik yörelerinde vatansever kılıklı odaklarca ortaya konan
ve kitlesellik boyutuna ulaşan kimi davranış biçimleri ulus bilinci adına
cinnet odaklarının türemesine toplumun linç toplumuna dönüştürülmesi
aşamasına getirildiğini göstermektedir.
Askerlerin cenaze törenlerinde ortaya konan ve teşvik edilen kimi tepki biçimleri bazı yerleşim birimlerinde Türk- Kürt çatışmasının vardığı boyutlar
ikide bir bozuk sicilli vatansatar odaklarca sahnelenen bayrak eksenli toplumsal krizler CIA ve MOSSADın karanlık dehlizlerinde pişirilen senaryolar gereğı popülarite kaybına uğrayan Türkçü-Kürtçü marjinallere prestij kazandırmak adına sahnelenen oyunlar ve provakatif eylemler
suikastlarla etnik temeli ayrışmaların derinleştirilmesi  çabaları ile toplumun tüm kesimlerini kapsayacak çatışma ortamlarının oluşturulmak
istenmesi ırkçılık adına gelinen tehlikeli sürecin boyutlarını gözler önüne sermektedir.Tüm bunların neticesinde de her iki kesimden kriz aktörlerinin
perde gerisi kirli ilişkileri akan kanlar üzerinden daha fazla siyası ve iktisadi
rant elde etme çabaları ulusçuluk patentli çatışma ortamlarının vazgeçilmezliğini ortaya koymaktadır.Tüm bunlara rağmen tuhaf olan durum da bölücülük paranoyasıyla ifadesini bulan Kürt karşıtlığının oluşturduğu bir tür tepkisel kafatasçı Türk milliyetçiliği adına kürt ve kürtlüğe ait ne varsa her şeye düşmanca tavır alış pozisyonu.buna karşılık yine Türk milliyetçiliğine karşı tepki olarak varlığını değişik düzlemlerde çeşitli üsluplarla ortaya koyan tepkisel Kürt milliyetçiliği ile ortaya çıkan çelişki durum.Aslında ilk bakışta etki konumundaki kürt
milliyetçiliği gibi bir durum kendini gösteriyor ise de Türk milliyetçiliğinin de kürt karşıtlığının veya düşmanlığının bir sonucu olarak geliştirildiğini dolayısıyla etkisel olarak görünse bile tepkisellik arzettiğini görmemek mümkün değildir.Bu da ulusçulukekolünün temelde bir realite değil karanlık odakların toplumları dizayn etme aracı olduğunu göstermesi bakımından üzerinde düşünülmesi gereken bir durum olarak karşımızda durmaktadır.
Bu tür genel değinilerden sonra resmi ideolojinin günümüzde Kürtlere
yaklaşım biçimine tekrar dönecek olursak.
Logged


Toprak Gibi Olmalısın, Ezildikçe Sertleşmelisin,
Seni Ezenler Sana Muhtaç Olmalı,
Hayatı Sende Bulmalı Ölümü sende yaşamalı.

Toprak Gibi Olmalısın....
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
*


…Bismî Hû…

Puan: 219
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 8182
Üye ID: 4

Nerden:


« Yanıtla #39 : 30 Mayıs 2008, 19:46:46 »

Güzel yazı ve tespitlerinizden dolayı teşekkür ederiz, Dünya islam, Erbain ve Hacı abilerimiz.....

İnş konuyu takip etmeye, faydalanmaya devam ediyoruz...
Logged

Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön..
Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön..
Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 8   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: