Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 219
Çevrimdışı
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« : 21 Mayıs 2008, 14:54:08 » |
|
 |
|
 |
 |
Es Selamun Aleykum Değerli KARDEŞLERİM.
Şimdiye kadar çok konuşuldu çok çizildi bu konuda.Bazen ise konuşmaktan bile çekinilir oldu, korkuldu, korkutuldu.Her an İNFİLAK edecek bir bomba gibi görüldü.Eli değenin anında parçalanacağı bir dinamit HALİNE getirildi.Bu kelimeyı ağzına alan BİLE; dağ kaçkını, bölücü, fitne ve fesatçı, ırkçı, TEFRİKACI, faşist ve Leninist olarak görüldü, GÖRÜLMEK İSTENDİ…..Çok FENA bir isim; çok tehlikeli bir konu olarak görüldü.İsmine, cismine, geçmişine ve aslına hayat HAKKI tanınmadı.Her telaffuz edildiğinde korkuyla söylendi, korku ile DİLE getirildi.Korku Cumhuriyetinin KORKUNÇ cürümlerinden biri ADDEDİLDİ....
HALBUKİ O’nun da yaşam HAKKI vardı..Halbuki o da RABBİMİZİN kavimleri birbirine ısındırmak için ayrı ayrı kıldığı FARKLILIKLARDANDI…O da İbrahim’in soyu o da İshak’ın duasıydı…..HALBUKİ O da veda hutbesinde korunması, dikkat edilmesi istenen HAKLAR arasındaydı….O da zulme uğradığında saldırganlarının Efendimizin ayağının altında ezildiği EMANETLERDEN biriydi…. HALBUKİ O da masumdu, O da temiz O da paktı…….Ama o sustukça çevresindekiler SALDIRMIŞTI O’na….O durdukça başkaları onu iteklemişti… O bana dokunmayın dedikçe eller uzanmıştı yanık BAĞRINA,,, O kaçtıkça kovalanmıştı….O sessizliğe gömüldükçe suçlanmıştı….Ve artık o ürkek bir ceylandı..Yaralı bir serceydi….Kanatlarını oynatmaktan bile aciz bir leylek, yüreği BURKUK, ELİ KELEPÇELİ, dili kilitli bir BÜLBÜLDÜ….…O isimsiz, yersiz, sahipsiz ve KİMSESİZDİ….
ACABA bu kadar rencide edilmiş bu kadar inkar edilmiş bu kadar hor görülmüş bir DENGİ var mıydı ARZ-I ALEMDE….Bu denli aşağılanmış, bu derece yok sayılmış bu kadar sahipsiz bırakılmış bir örneği var mıydı YERYÜZÜNDE…
ACABA isminin ve varlığının bile telaffuz edilmesinden bu kadar korkulan, utanılan, UTANDIRILAN, mevcudiyetinde, Üzerinde, haklarında, uğradıklarında konuşulmasının DAHİ büyük bir cesaret gerektirdiği böyle bir kavram var mıdır ANSİKOLPEDİLERDE…
ACABA İslam ve Kuran ölçülerinde tartışılmasının bile hoş karşılanmadığı, fitne olarak görüldüğü, KARDEŞLİK çevresinde ve HÜSNÜZANLA ele alınmasının dahi kardeşlik bozucu BİR GİRİŞİM olarak addedildiği başka bir mefhum var mıdır DİNİMİZDE…..
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 21 Mayıs 2008, 15:05:23 Gönderen: Emrull@h C@N »
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
|
|
Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
Puan: 280
Çevrimdışı
Üye ID: 30
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #2 : 21 Mayıs 2008, 15:37:06 » |
|
 |
|
 |
 |
güzel ve önemli bir konuya değinmişsin kardeşim,Rabbim razı olsun inş....
konunun takipçisi ve katılımcısı olacağız inş....
selametle.. |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
|
|
|
AMM@R
тє¢яüвєℓι üує

HER GÖRÜNEN MİNARE CAMİ DEĞİLDİR!!!!
Puan: -1
Çevrimdışı
Üye ID: 1897
Nerden: KÜRDİSTAN
|
 |
« Yanıtla #3 : 21 Mayıs 2008, 15:54:09 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 219
Çevrimdışı
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #5 : 21 Mayıs 2008, 20:31:01 » |
|
 |
|
 |
 |
Son günlerde tekrar gündemdeki ciddi yerini alan ve zaman zaman şu acizane forumumuzda da güncellenen bu önemli konuya geniş bir açı, birikim ve SAĞDUYU ile bakılması büyük faydalar sağlayacaktır….Amacımız konunun ALLAH rızası ve KARDEŞLİK çercevesinde; tarihi, sosyal, toplumsal, dinsel, POLİTİK, aktüel, bireysel gibi çeşitli yönlerinden irdelenmesidir…Konumuzun başlığını da ‘’DAVETYOLU …..’’ şeklinde sunarak konunun TARAF gözetmeksizin tüm KARDEŞLERİMİZ tarafından sahiplenmesini ve yine KARDEŞLERİMİZİN yaklaşım ve yorumlarıyla zenginleşmesini AMAÇLADIK……..
Akıllara böyle bir konunun gündeme getirilmesinin ve geniş bir perspektifte tartışılmak istenmesinin kar- zararı, amacı ve sebebi gibi SORULAR gelebilir…….Bizce; kaçmak, her seferinde birkaç şey söyleyip geriye çekilmek, tarafların birbirini anlamadan birbirlerine küsmeleri veya cephe almaları gibi durumlara zemin olmamak adına bu konunun geniş katılımla tartışılması, KARDEŞLİK hukukuna paralel bilgi alış- verişi şeklinde sunulması hepimizin için AYDINLATICI olacaktır….
Ve aramızda böyle bir sorun veya gündem olduğu için midir; KESİNLİKLE HAYIR..Bilakis aramızdaki mevcut KARDEŞLİĞİMİZİ daha da güçlendirmek ve ileriye götürmek adına böyle bir konunun görüşülmesinin uygun olacağı kanısındayım…
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 219
Çevrimdışı
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #6 : 21 Mayıs 2008, 20:45:50 » |
|
 |
|
 |
 |
Nereden başlanılacak neler tartışılacak,Nelere dokunulacak...?? Gerçekten çok geniş ve grift ve sağduyu ile sürdürülmesinin çok zor olacağı bir konuyu işleme arefesindeyiz...
Ülkemizde bir Kürt sorununun olduğu herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir..Biz böyle bir problemin varlığını sorgulama amacında değiliz.....Asıl gayemiz sorunun sebeb ve gerekçeleri, temelleri, geçmişi, şu anı ve geleceğidir.....Tabi bu başlıkların her biri için Bir Müslümanın bakış açısının ve yaklaşımının kullanılmasını arzulamaktayız..Amaç problemlerin İSLAMA göre, bir müslümana göre durumu, konumu ve olması gereken şeklidir....
Konumuz şu maddeler üzerinde temellendirebiliriz...
-Kürt halkının ve kürtçenin kısa özgeçmiş ve tarihi......
-Kürtlerin İnanışları,İslam ile tanışmaları ve İslam ümmeti içerisindeki yerleri
-Günümüzde sıkça mevsubahs edilen Kürt sorunu meselesinin aslı, kaynağı, ve şu anki durumu.
-ÖZELLİKLE MÜSLÜMAN TÜRK, TÜRK CEMAAT, DERNEK,OLUŞUM VE DÜNYA GÖRÜŞLERİNİN BU KONUYLA OLAN İLİŞKİLERİ, YAKLAŞIMLARI, DURUŞLARI, BU SORUNDAKİ YERLERİ, KATKI VEYA KAÇAMAKLARI....ARTI VE EKSİLERİ..... |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
Emrullah CAN
ѕιтє уöиєтι¢ιѕ
…Bismî Hû…
Puan: 219
Çevrimdışı
Üye ID: 4
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #7 : 21 Mayıs 2008, 21:03:54 » |
|
 |
|
 |
 |
KARDEŞLERİMİZDEN RABBİM razı olsun....Konunun gündeme getirilmesinin hemen ardından ilgi ve katılımlarla değerli görüşlerini belirtmeye başlamışlar....Bu da hemen hemen hepimizin böyle bir konunun konuşulması ve aydınlığa kavuşturulmasında, bilgi alış verişi yapılmasına ne kadar ihtiyac duyduğumuzun açık bir göstergesi....
Konunun tarafsızlığının ve amacının rıza-i ilahi olduğunu tekrar belirtmek istiyoruz.....Gayemiz bir görüşü dayatmak, bir kesimi incitmek, bir duyguyu yüceltmek değildir kesinlikle......
Ama öyle veya böyle hepimizi ilgilendiren bir konu.....
Forumumuzda herhangi bir görüşü empoze etme veya yönlendirme gibi bir hedef söz konusu olamaz..DAVETYOLU sitemiz her kesim ve islami görüşten kardeşlerimizin VAHDET arzu ve aşkıyla KARDEŞÇE bir araya geldikleri bir platformdur...Sitemizin yönetim ve aktif üyelerinin hatırı sayılır bir bölümü İstanbul, Bursa, Ankara, Adana vs gibi batı illerinden yaşayan türk kardeşlerimizden oluşmaktadır....Sadece yönetim kadromuzda birbirinden değerli 6 türk kardeşimiz vardır ve bu rakam aramızdaki en kalabalık etnik grup, çoğunluktur..))Bu kısa istatiksel bilgiyi vermemin amacı bu konunun sitemiz ve yönetimimizin bir görüş, duruş veya hedef belirleme isteği değil, kardeşlerimizin bu konudaki görüş ve paylaşımlarından faydalanabilme isteğidir...
İnşALLAH tartışma adablarına uygun hareket ederek, ALLAH RIZASI çervesinde görüşlerimizi belirteceğimiz ve birbirimizden fayda alacağımız HAYIRLI bir konu olacaktır....Şahsım ve yönetimimiz olarak inş bu konuda bu kurallara gereken hassasiyet ve önemi ve gerektiğinde GEREKLİ düzeltmelerin yapılacağını söyleyebiliriz....,
Erbain kardeşim güzel noktalara değinmişsiniz..İnşALLAH hem sizlerin hem diğer değerli abi ve kardeşlerimizin katılımlarını merakla bekliyoruz...
RABBİM cümlemizden razı olsun... |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 21 Mayıs 2008, 21:08:19 Gönderen: Emrull@h C@N »
|
Logged
|
Şimdi bahar çağırıyor seni, kalbini al eve dön.. Şimdi hayat çağırıyor seni, candan geç cânan’a dön.. Şimdi Rabbin çağırıyor seni, kabından çık Kâbe’ne dön...
|
|
|
siyahsancaklı
мιя üує
  
^^HİZBULLAHİ MEKTEPTE İLİMLE CİHADDAYIM^^
Puan: 2
Çevrimdışı
Üye ID: 1682
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #8 : 21 Mayıs 2008, 21:44:17 » |
|
 |
|
 |
 |
Irkçılığa (asabiyyeye) çağıran Bizden değildir; ırkçılık için savaşan Bizden değildir; ırkçılık üzere, asabiyye uğruna ölen Bizden değildir." (Müslim, İmâre 53, 57, hadis no: 1850; Ebû Dâvud, Edeb 121; İbn Mâce, Fiten 7, hadis no: 3948; Nesâî, Tahrim 27, 28)
"Asabiyet (kavmiyetçilik) dâvâsına kalkan, onu yaymaya çalışan, bu dâvâ yolunda mücâdeleye girişen Bizden değildir." (Ebû Dâvud, Edeb 112)
Rasûlullah (s.a.v.)'a soruldu: "Kişinin soyunu, sülâlesini (kavmini, ulusunu) sevmesi asabiyet (kavmiyetçilik, ırkçılık) sayılır mı?" Hz. Peygamber şöyle cevap verdi: "Hayır. Lâkin kişinin kavmine zulümde yardımcı olması asabiyettir/kavmiyetçiliktir."(Ahmed bin Hanbel, 4/107, 160; İbn Mâce, Fiten 7, hadis no: 3949)
"Aziz ve Celil olan ALLAH sizden câhiliyye devrinin kabalığını ve babalarla övünmeyi gidermiştir. Mü' min olan, takvâ sahibidir. Kâfir olan ise şakîdir. Siz, Âdem'in çocuklarısınız. Âdem de topraktan yaratılmıştır. Bazı adamlar, (kâfir olarak ölen) kavimleriyle övünmeyi terketsinler. Çünkü onlar cehennemin kömüründen bir kömürdürler, yahut onlar, ALLAH indinde burnu ile pislik yuvarlayan pislik böceğinden daha aşağıdırlar." (Ebû Dâvud, Edeb 120, hadis no: 5116)
"Müslüman cemaatten ayrılan ve itaat yolunu terketmiş olarak ölen kimsenin ölümü, câhiliyye ölümüdür. Ümmetime karşı harekete geçerek mü'minin imanına saygı duymaksızın ve sözleşmeli bulunduğu kimseye karşı olan ahdine vefâ göstermeksizin suçlusuyla suçsuzuyla bütün ümmetimi vurmaya kalkışan kimse Benim ümmetimden değildir. Asabiyet/ırkçılık duygusuyla öfkelenen, asabiyet uğruna savaşırken yahut ırkçılık dâvâsı güderken körü körüne açılmış bir bayrak altında ölen kimsenin ölümü câhiliyye ölümüdür." (Müslim, İmâre 57; Nesâî, Tahrim 27; İbn Mâce, Fiten 7; Ahmed bin Hanbel, 2/306, 488.
"Kim hevâsına uyarak bâtıl yolda cenkeder, milliyetçiliğe (asabiyet) çağrıda bulunur veya milliyetçiliğin sevkiyle öfke ve tehevvüre kapılırsa, câhiliyye ölümü üzere (kâfir olarak) ölür." (İbn Mâce, Fiten 7)
"Bir kimseyi ameli geri bırakmışsa, nesebi, soyu onu kurtaramaz, yükseltemez, ilerletemez." (İbn Mâce, Mukaddime 17, hadis no: 225)
"ALLAH indinde en şerefliniz takvâca en ileri olanınızdır. Arabın Arap olmayan (acem) üzerine bir üstünlüğü yoktur. Arap olmayanın da Arap üzerine bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerine bir üstünlüğü yoktur, beyazın da siyah derili üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takvâ iledir." (Cem'u'l-Fevâid, 1/510, hadis no: 363)
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 21 Mayıs 2008, 21:45:54 Gönderen: siyahsancaklı »
|
Logged
|
!!!AşIğIm isLaMa BeN ŞeHaDeTe!!!
|
|
|
ey_acı_senı_unutmadık
σиυя üуєѕι
  
şüphesiz en doğru söz ALLAHın kıtabıdır
Puan: 86
Çevrimdışı
Üye ID: 2090
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #9 : 21 Mayıs 2008, 23:07:37 » |
|
 |
|
 |
 |
selamun aleykum ALLAH razı olsun cok sağolun gercekten Irkçılığa (asabiyyeye) çağıran Bizden değildir; ırkçılık için savaşan Bizden değildir; ırkçılık üzere, asabiyye uğruna ölen Bizden değildir." (Müslim, İmâre 53, 57, hadis no: 1850; Ebû Dâvud, Edeb 121; İbn Mâce, Fiten 7, hadis no: 3948; Nesâî, Tahrim 27, 28)
"Asabiyet (kavmiyetçilik) dâvâsına kalkan, onu yaymaya çalışan, bu dâvâ yolunda mücâdeleye girişen Bizden değildir." (Ebû Dâvud, Edeb 112)
sancaklı kardeşimmcok guzel değinmısın ALLAH razı olsun selam tum muvahıderını uzerıne olsun |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
kur,an kardeşliği salih bir ameldir ümmet olmanın fidesi kur,an kardeşliğidir
|
|
|
siyahsancaklı
мιя üує
  
^^HİZBULLAHİ MEKTEPTE İLİMLE CİHADDAYIM^^
Puan: 2
Çevrimdışı
Üye ID: 1682
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #10 : 21 Mayıs 2008, 23:08:52 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
!!!AşIğIm isLaMa BeN ŞeHaDeTe!!!
|
|
|
mavera
мιя üує
  
BİTECEK OLANDAN GEÇTİM,HİÇ ÖLMEYEN BİR YAR SEÇTİM!
Puan: 2
Çevrimdışı
Üye ID: 323
Nerden: kayıp şehir
|
 |
« Yanıtla #11 : 22 Mayıs 2008, 10:03:49 » |
|
 |
|
 |
 |
Kürt sorunu-mu?...
Evvela Emrulah hocamı böyle derin bir mevzuyu gündemimize taşıyıp, bize görüşlerimizi düşüncelerimizi ifade etme fırsatı sunduğu için teşekkür ederim... Ve aynı zamanda yine değerli şahsını ve kıymetli kardeşim Erbai i değindikleri hassa noktaları oldukça mahirene dile getirdikleri için tebrik ederim...
Evet kürt sorunu-mu?... Ben bu cografyada yerleşmiş sorun değil yerleştirilmiş bir sorun olarak görüyorum bunu... Ve ayrıca bu sadece Erbaininde dediği gibi kürt kardeşlerimle sınırlandırılmış bir sorun değildir bu.. Bu türklerin, kürtlerin, çerkezlerin, lazların ve dahi ırkçılık maskesi ile müslümanların üzerinde oynana bir oyundur!.. Burda bize düşen bunun idrakinde yani müslüman oluşumuzun ırkımızın önde gelişinden yola çıkarak bir birimizle kardeşlik içerisinde sukun bulan bir hayat sürmemizdir... Aziz kardeşim Erbain inan ki o cümleyi seneler boyunca asla söylemedim bağıra bağıra
NE MUTLU TÜRKÜM demedim asla... Küçüktük ama aklımız eriyordu elh.... Ben yine de haykırırdım yüreğimden NE MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE!... Dediğiniz gibi bu cumhuriyetçi düzenin bizlerin yani hepimizin üzerine empoze etmeye çalıştığı aslında kimlerin düşüncesi ve idolojisi üzerine kurulu bir oyun bunu elbette düşünenler hemen bulacaklardır... Bütün samimiyetimle söyleyebilirim ki beinm arkaşlrımın çoğu kürttür ve türk arkadaşlarımdan daha kavi bir bağ vardır aramızda ayrıca bir diğeri gürcü yine laz öteki çerkez... Bu benim için bir zenginlik oldu her zaman... Hata kürt arkadaşlarım işi espiriye vurup ya milet bizden kaçar sende yapıştın bırakmıyorsun derler bana 
Bu konuda size hayatın içinden örneklerle destek vereyim inş... Muştan akrabaları geliyor arkadaşımın ve muşun ileri gelen ailelerinin kızıdırda aynı zaman kendisi... Bilir ya benim doğu sevdamı tanışmam için çagırıyor... Davete icabet ediyorum... Tanştık sohbet başladı ama ne sohbet, benim kıyıdan köşeden ögrendiğim kürtçe yetmiyor bana Onlar benim için türekçe konuşmaya başlıyorlar daha sonra tercümanımda yeterli gelmeyince bana.. Ve çok mükemmel bir sohbet, bir kardeşlik ortamı çıkıyordu ortaya... Biz orda ırkçılıktan yada siz biz kavramını asla araya koymadan sıcak bir ortam oluşturduk... Yani şimdi burada olduğu gibi, kardeşliğin adını bir kez daha yazdık yüreğimize...
Yine söylüyorum bakınız biz bu haldeyken mevcut sorun(?) acaba kimlerin eseridir ve bu sorunlaştırlmıştı bir dayatmadır bizlere... Elbette Erbainin değindiği noktalar şuan için elzemdir ve asla göz ardı edilemez bizde bu önyargı oldukça... İnş konunun gidişatı üzerinde elbette daha söyleyecek çok sözümüz var, ve gösterelim hadi kardeşliğimizi bir kez daha 
Ayrıca tekrar teşekkür ediyorum değerli kardeşlerime konuya kıymetli katılımları adına.... Çizgimizi bozmadan edebe riayet eden bir uslüpla burda olamk duasıyla...
esenlikle....
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 22 Mayıs 2008, 10:07:51 Gönderen: mavera »
|
Logged
|
Anlat sen de
toprağı kucaklayan nehir
derin kesik, içe damlayan k a n a m a
akan yeryüzü, dağılan zakkum
anlat sen de yarakurdu
nasıl durur orta yerde
kaburgayı çatlatan zulüm
Bu kalbi tanıyın
yaklaşıyor ölüm!...
(acının ve hüznün duraklarında/bu benim yürümeyi öğrenen kalbim!..)
|
|
|
şuheda_öncü
σиυя üуєѕι
  
Puan: 5
Çevrimdışı
Üye ID: 1600
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #12 : 22 Mayıs 2008, 11:08:19 » |
|
 |
|
 |
 |
Kürtler Ortadoğu'da yaşayan Ari ırkına mensup bîr topluluktur. Kürtler de küfe, Bağdad ve diğer İslam merkezlerine yakın yerlerde ikamet ettikleri için İslam dinini kabul etmiş, siyasi, askeri, kültürel Ve ilmi alanlarda birçok başarılı çalışmalarda bulunmuşlardın .Örneğin, H. 6, asırda.Kürtlerde diğer Müslüman topluluklarla birlikte Selahaddin-i Eyyubi komutasında; Kudüs'ün Haçlıların elinden alınmasında büyük bir rol oynamışlardır
Emperyalizmin Ortadoğu'ya girişinden önce Kürtler, münzevi bir kabile hayatı yaşıyorlardı. 1. Dünya savaşında Ruslar bölgeyi işgal ettiler. Ama Kürt halkı bu işgale karşı kahramanca direndi. 1. Dünya savaşından sonra müttefikler Ortadoğu'daki işgal edilmiş toprakları paylaştırmak için bir araya toplandılar ve önceden Osmanlı'ya bağlı olan 22 Arap ülkesini kendi aralarında paylaştılar. Müttefikler bu arada bağımsız ve müstakil bir Kürd devletinin kurulmasını planladılarsa da bu plan hiç zaman gerçekleşmedi. O tarihten itibaren İngilizler İslam ümmetini parçalamak için Kürdistan’da hızla milliyetçilik fikirlerini yaymaya başladılar; Milliyetçilik bizlere Haçlılar'ın bir armağan! idi. Milliyetçilik İngilizler'in' "parçala yönet";siyasetinin bir parçasıydı. Nitekim Osmanlı'yı yıkan bir neden de bu milliyetçilik akımıydı.
19. asra kadar Ortadoğu'da milliyet ve ırk diye bir mesele söz konusu değildi. Tüm kavimler bir arada kardeşçe yaşıyordu. Velhasıl emperyalistler eskiden beri bağımsız bir Kürdistan devletinin kurulmasını istiyordu. Nitekim İngilizler 1926 yılında Irak Kürdistanı'nı işgal etmeden önce bu bölgenin bağımsız bir şekilde idare edilmesini istemekteydi. Ama burayı işgal ettikten sonra zavallı Kürd halkını şiddetle katletti ve İngiliz hava kuvvetleri Kürt halkinı acımasızca bombardıman etmekteydi...
Velhasıl Kürtler tarih boyunca hep İslam'dan uzak hain aydınlar tarafından emperyalistlere peşkeş çekilmiştir. Bizdeki PKK ye diğer sol hareketleri de bunun bir örneğidir. Dolayısıyla da İran'daki Müslüman Kürtler nasıl İslam devrimi sayesinde gerçek kimliğine kavuşmuş ve emperyalist oyunlara son vermişse bizim Müslüman Kürtler için de aynı şey söz konusudur. Kürt sorunu sadece İslam sayesinde çözümlenebilir. Zira emperyalist oyunları bozan ve her türlü ayırım ve zulme karşı olan yegane din İslam'dır. Ne PKK ve ne de diğer hain örgütler Müslüman Kürt halkının temsilcisi olamaz. Kürtler müslümandır ve dolayısıyla da sadece İslam'ı kabul ederler. "İçgüveysiden hallice" sarıldıkları bir takım çözümler ise içinde bulundukları zor şartların ve çaresizliğin neticesidir. Kürt halkı için İslam'dan başka çözüm peşinde olanlar Midyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olanlardır. Dolayısıyla Kürt sorunu da sadece İslam ve devrimci müslümanlarca çözümlenebilir. Zavallı halkı katleden PKK ve buna neden olan laik güçlerin kurt halkına verebilecekleri hiçbir şey yoktur.
Bir dönemdede;halepçede İslam savaşçıları Şafak-10 harekatıyla Kürdistan'ın tümünü ve Halepçe şehrini İslam düşmanlarının elinden kurtardı. İslam savaşçılarını tekbirlerle karşılayan Halepçe halkı yıllardır özlemini duyduğu sevgilisine kavuşmuş gibiydi. Buralardan binlerce kayıp vererek kaçmak zorunda kalan Saddam güçleri Halepçe halkının bu sevincini ve İslami duygularını görünce hemen dişlerini gösterdi Ve" onlardan intikam almaya kalktı. Sonunda 1987 sonlarında kadın-çocuk demeden 5.OOO'den fazla Kürd; halkını feci şekilde kimyasal silahlarla kattetti. Saddam bu cinayetiyle Hitler'in yüzünü aklamıştı. İnsan haklarının savunucuları olduğunu iddia edenler bu cinayet karşısında da sessiz kaldılar.
Zavallı Kürd halkı tarih boyunca hep "Zulme, aldatıcılığa, fakirliğe, ikiyüzlülüğe ve soykırıma maruz kalmıştır. 12 Eylül'de zavallı Kürd halkına yapılan zulümler insanlık tarihinde Hitler'in esir kamplarını akla getiren en acı olaylar olmasına rağmen toplumda koparılan fırtınalar arasında unutulup gitti. PKK bu zulümlere karşı bayrak açtıysa da aslında Kürt halkına en büyük zulmü yapmış, binlerce suçsuz Kürd halkını acımasızca katletmiştir... Bölgedeki Müslümanlara tahammül edememiş yüzlerce Müslümanı en feci işkencelerle katletmişti... Dolayısıyla ne ırkçı zihniyete sahip laikler ve ne de PKK; Kürd halkının acılarını, yaralarını saramaz... Kürt halkı bütün olumsuzluklara rağmen müslümandır ve İslâm da ki başka bir ideolojiyle ikna olacak değildir... Kürd halkının dostu olduklarını iddia edenler ne yazık ki bu gerçeği görememiş ve halkın kaderiyle oynamıştır; Biryandan PKK bir yandan da devlet zulmune maruz kalan Müslüman kürt halkı, bu iki zinciri koparıp atamadıkça da asla gerçek özgürlük ve hürriyetin tadını alamayacaktır... Milliyetçilik Haçlılar'in İslam ümmetinin içine: saldığı 'bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır.. Bu hastalığın yegane ilacı İslam’dır...
Asr-ı sâadette de bu İslâmi anlayış ve kardeşlik sayesinde Su-heyb-i Rumî, Selman-i Farisi ve Bilal-i Habeşi bir arada yaşamış, hiç bir kavmi diğer kavimlerden üstünlüğü söz konusu edilmemiştir. "Sen hangi kavimdensin?" diye sorulan ırkçılık kokan bir soruya Selman-i Farisi'nin "Ben İslam'ın oğluyum." diye cevap vermesi ve Peygamber (s.a.a)'in de bunu onaylaması1 bütün insanlık için kardeşlik ve eşitlik reçetesi konumundadır... Bunun dışında yollar arayanlar laik diktatörlük yerine PKK diktatörlüğüne davetiye çıkarırlar ki Kürt halkı için yine aynı zulüm devam eder...
Neticede değişen tek şey zalimler olur. Ama zulüm hep zulüm olarak kalır.. |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 09 Haziran 2008, 22:13:11 Gönderen: şuheda_öncü »
|
Logged
|
ALLAH KULUNA KAFİ DEĞİL Mİ..
|
|
|
MERYEMDUAA
σиυя üуєѕι
  
insan bir katre kan ve bin endişedir.
Puan: 34
Çevrimdışı
Üye ID: 1850
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #13 : 22 Mayıs 2008, 12:34:42 » |
|
 |
|
 |
 |
kürt meselesi bir ırk bir kavim meselesinden ziyade ,toplum mühendislerinin ademden günümüze dek fıtratı insanlığı ve kardeşliği baltalama girşiminin bir sonucudur.yani bu sorun bir bölgenin açlığa mahkum edilmesi ,bir bölgenin savaşa maruz kalması gibi bir sorundur.insan hak ve hukunkuna saldırının ,ıslahi iptal edip ifsadı hakim kılmanın çabasının ürünüdür.bu açıdan ruandadaki kenyadaki somalideki iç çatışma ve fitnelerden bağımsız farklı değildir.ırk ALLAHın katından gelendir . ırkçılık fertlerin kulların yanlış ideolojilerinin sonucudur.
medlerin kürt olduğu ve dünya medeniyetin kuruluşunda kürtlerin fonksiyonlarının etkilerinin olduğu hepimizin malumudur. kürtlerin zaman içinde bölündüğünü biliyoruz. bir bölümünün iran ,bir bölümünün ırak ,bir bölümünün türkiye ,bir bölümünün suriyede bulunduğu da malumumuzdur.
açıkçası diğer bölgelerdekini irdelemek yerine öncelikle kendi içimizdeki kürt ontolojisini irdelemek daha mantıklı gibime geliyor. erbaiin kardeşimin refleksolojisini yansıttığı problemi kültürel asimilasyon olarak da telakki edebiliriz.evet yıllarca bizler bunu zikrettik. çocukluğumuz bu nameleri terennümle geçti. fakat hem türk hem de kürt kardeşlerimizin sorguladığı bu durum halen de devam etmekte ve hitlerin gestapolarını andıran öğretmenler ,çocuk bilimcileri bu olayın akını karasını hala masaya yatıramadılar. şuheda öncü kardeşim güzel noktalara temasta bulunmuş.özel tarihçesini sağolsun aktarmış..
kürt sorununa kültürel politik çerçevede bakılması taraftarıyım.zira çift başlı bir problem var. kültürel asimilasyonun politik oyunları ve pekçok şer kuvvetin çıkarları yer alıyor. koca bir toplum bir medeniyet bu desiselerle hiçe saylıyor.en temele inersek ermeni ve kürt sorununun etkin olduğu bir bölgede ermeni sorununun rafa kaldırılıp zamanı geldiğinde özel bir servisle bizlere sunulduğunu ve fakat kürt probleminin tc politikasında ve dahi dış mihraklarda ana dinamik olduğunu görürüz. ve kürt sorunu pasif bir sorun da değildir.sönecek etkisini yitirecek bir sorun gibi de durmuyor. kürt meselesinin ermeni meselsinden farklı bir şekilde ilerlemesinin temelinde İSLAM vardır. zira bir tarafta canını malını islama adamış insanlar .öte taraftan tam da tağuti güçlerin ideallerine uygun komünist leninst atesit cenah ve diğer yanda da bizantinist bir devletin(tc) fertleri olan müslüman türk kardeşlerimizin kürt kardeşlerimizle ne kavli ne fiili çatışmaya girmek istemesi durumu ve vasatı vardır. yani buranın mezopotamyanın fitneye çok çok müsait bir alan olmasının sebeblerinden biri de budur. islam ırk ve ıslah kavramlarıyla kürt sorununun incelenmesi bizi en temel doğruya götürecektir inşaallah gayretli kardeşlerimden ALLAH razı olsun.yorumlar güzel. |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 22 Mayıs 2008, 12:42:45 Gönderen: MERYEMDUAA »
|
Logged
|
İman ,ALLAH'la olan sözleşmedir. islam teslimiyettir. kalu bela Karakter andıdır.ve amel sözleşmenin gereğidir.
|
|
|
hüseyni
мιя üує
  
Puan: 1
Çevrimdışı
Üye ID: 1399
Nerden: ?*?*
|
 |
« Yanıtla #14 : 22 Mayıs 2008, 19:39:01 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
azadiya_welat
уєиι üує
Puan: 0
Çevrimdışı
Üye ID: 2103
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #18 : 24 Mayıs 2008, 22:07:42 » |
|
 |
|
 |
 |
Milli meseleleri konuşurken, dar ideolojik kaygılardan, örgüt ve parti menfaatlerine göre düşünmekten kendimizi alıkoyabilmeliyiz. Biz Kürdler, şahsiyetleri, örgütleri ve partileri aşan bir mefkûrede ittifak edemediğimiz için yol alamıyor veya yolumuzu bulamıyoruz.
Malumunuz Kürdler bölünmüştür. Toprakları da öyledir. Birçok Kürd için siyasi olarak bağlı oldukları ülkenin sistemine, rejimine, hükümetlerine sadık kalmak; kendi milli davalarına bağlı kalmaktan veya ülkelerine bağlı olmaktan önce gelir. Böylesi bir halkın medeni dünyada hak ettiği yeri alması kolay değildir, zaman ister, emek ister.
Bağdat, Ankara ve Tahran ne kadar derdimize deva olabilir. Belki dindaşlık ( ekser Kürdler açısından ), dildaşlık ( Farslar açısından ), tarihi beraberliğin ( İran ve Türkiye ) bir anlamı vardır ve olmalıdır. Ama bizi bir taraf olarak kabul etmeden, tarihi ve siyasi haklarımızı teslim etmeden bu dostlukta ısrar etmek ne kadar anlamlıdır.
Kürdlerin Türklerle dindaş olduğu doğru ama dil ve mezhep farkını hemen zikretmeliyiz. Araplar din, dil ve tarih ve coğrafi birliğe rağmen yirmiden fazla devlet tarafından temsil edilmektedirler.
Keza, bizim Türklerle dini birliğimiz olduğu gibi Farslarla da lisan, tarih ve din birliğimiz vardır. Fakat hem Türklerle hem de Farslarla mezhep birliğimiz yoktur. Kaldı ki Kürdler de kendi aralarında Alevi ve Sünni diye ayrılırken, gayrimüslim Kürdler de vardır. Keza, Kürdistan"da Kürd olmadığı halde saygın bir tarihe, kültüre sahip azınlıklar, kadim milletlere mensup gruplar da vardır.
Niye mi anlatıyoruz. Beraber yaşamamız lazımdır, binlerce yıldır beraberiz gibi sözlerle sorunların, özgürlük talebini ötelemeye çalışanların sözlerini duyunca, insan mecbur kalıyor konuşmaya, yazmaya.
Evet, binlerce yıldır insanlık âlemi beraber gâh barış gâh savaş içerisinde yaşıyor ve yaşamaya da devam edecektir. Birlikte barış içerisinde yaşamak güzeldir. Bizim itirazımız köleliğe, inkâra ve tuğyanadır.
Dünya barışına katkı bulunmak, ihtilafları diyalog ile çözmek, haklarımızı hukuki güvencelere bağlamak hem hak hem de vazifemizdir. Türk resmi tezine göre Türkiye"de yaşayan herkes Türk"tür, Türkiye de Türklerindir. Her gün okula giden çocukların kökeni ve aidiyeti ne olursa olsun; varlıkları Türk varlığına armağan-kurban olmalıdır.
Faşist Kemalist rejim eleştirilemez, Kemalizm"e, Türk ordusunun ideolojik pratiğine, Türk hükümetinin gayriinsanî siyasetlerine karşı gelmek; hiç ilişkisi olmadığı halde Cumhuriyete, Türklere, ülkenin esenliğine karşı gelmek olarak lanse edilmektedir.
Oysa Kürdler, kendi esenlikleri kadar diğer insanlarında esenliğini düşünür. Türk medyası her gün Türk ordusu saflarında ölen gariban Anadolu çocuklarının "şahadet" haberlerini verirken ( ki birçoğu da Kürd"tür ) Türk devletiyle ihtilaf içerisinde olan ve bu devletin asi vatandaşları olan PKK"lı gençleri terörist olarak nitelendirmektedir. Oysa bu gençlerin anne babaları, akrabaları, milyonlarca yandaşları bu ülkede, bizimle ve sizinle beraber yaşamaktadırlar.
Medya inlerden bahsetmekte, inlerinde kıstırıldıklarından bahsetmektedir. Oysa ayıları avlamak bile suçtur. Kaldı ki bu gençlerin ayı olmadığını, bizim gibi insan olduğunu, idealleri veya başka nedenlerle bu yola girdiklerini herkes biliyor. Yani, soruna çözüm getirmeyen, kışkırtan, linçlere zemin hazırlayan bir söylem ile sap ile saman karıştırılmaktadır.
DTP"liler barış toplantısı da yapsa fayda etmez. İlle de kışkırtma. PKK"nın tüm istediği bu aşamada kültürel bazı açılımlar ve bazı hukuki güvencelerin anayasa ile saplanmasıdır. Bu talepler PKK olsun veya olmasın tabii, ilahi, doğuştan, vazgeçilemez, devredilemez, ertelenemez haklardır.
PKK bir bahanedir. Seksen öncesi bu haklar yoktu, altmış öncesi yoktu, yirmi beşten sonra verilmedi. Var olanlar da inkâr edildi. PKK silah bıraksa da, olmasa da gene inadım inat diyorlar. Oysa hukuk ve adalet taleplerin kimden ve ya kimlerden geldiğini değil, hukukiliğine bakar.
Kürdlerin meşhur bir deyişi vardır; wijdanê Kerê Teda, derler. Vicdanınız elveriyor mu ki; iki milyonluk Kosova, Yüzbin Kıbrıs Türkü devlet olsun da, yirmi milyon Kürd koca bir coğrafyada, kendi evinde kültürel haklardan, hatta aidiyeti bile tanınmadan yok sayılsın.
Irak"taki Türkmenlerin partisi, bayrağı, lisanlarıyla eğitim hakkı, televizyonları varken, Türkiye bu hakları için kıyameti koparırken, Türkiye"deki Kürdlere bu hakların hiçbirini tanımıyorsunuz. KKTC, Azerbaycan kardeş ülke, Federal Kürdistan ise ya ikinci İsrail ya da kokla olarak tanımlanıyor. Bilmeyen de Türkiye"yi İsrail karşıtı veya ABD karşıtı sanacak. Manası; kuklalığı da, İsrail"e hizmeti de ben yaparım. Kürdlerin böyle bir konumu ve niyeti olmamamsına rağmen, vehim de olsa Türk devleti böyle bir hisse kapılıyor.
Zavallı yığınları Kürdler karşı kışkırtarak, hak ve adalet gereği vermesi gereken hakları daha fazla öteleyebileceklerini sanıyorlar. Zavallı Kürdler de sorunun PKK ile sınırlı olduğunu zannederek; 1925, 1937 ve elan devam süreci görmezden geliyorlar. Gençlerimizin çoğu 1971–72 yılında yaşanan Komando zulmünü bile bilmiyor. 12 Mart muhtırası sonrasında Türk ordusunun Kürd köylerindeki fiiliyatı acaba neydi?
Dersim"de katledilenler, Zilan deresinde yaşananlar acaba hangi cürümün eseriydi. Süngülenen bebekler, savunmasız kadınlar ve yaşlılar. Talan edilen mal ve mülkler için bir özür bile dilenmemiştir. Tıpkı Ermeni katliamı gibi bunlarda yaşanmamış kabul ediliyor. Ya geçen sene, 2007 de, Türk devletinin en itibarlı kurumu tarafından yayınlanan bildiride dile getirilenler ki Türk devletini resmen bağlıyor; Türklüğüyle övünmeyenleri hain ve cumhuriyet karşıtı ilan eden 27 Nisan Bilidirisini ne yapacağız.
Türk olmadığımız halde kendimizi Türk kabul ederek kimlik bunalımı yaşayacak, bununla da kalmayarak Türklüğümüzle övünerek münafık olacak ve bunalıma girecek, bunları yapmadığımız zaman ise düşmanlık göreceğiz. Anayasa mahkemesi, uluslar arası kurumlar, adalet, vicdan buna ne diyor. |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
muhtar
тє¢яüвєℓι üує

Söz Bitmiştir...
Puan: 3
Çevrimdışı
Üye ID: 1803
Nerden:
|
 |
« Yanıtla #19 : 25 Mayıs 2008, 14:50:58 » |
|
 |
|
 |
 |
Selamunaleykum... Paylaşımlarda bulunanlardan ALLAH razı olsun.. b] |
|
 |
|
 |
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 25 Haziran 2008, 12:45:05 Gönderen: muhtar »
|
Logged
|
Vakit Bir Sabah Muştusudur...Ve Gözlerim, Ufukta Sökmeye Yakın Fecri Sadığı Seyre Durdu...
|
|
|
|