EBU ÖMER
σиυя üуєѕι
  
Puan: 63
Çevrimdışı
Üye ID: 3387
Nerden:
|
 |
« : 30 Aralık 2011, 18:52:08 » |
|
 |
|
 |
 |
http://www.ufuktan.com/index.php/topic,7881.0.html
Halime Demireşik Çok Güzeldi, Ölüm Ona Yakışmaz ki Bir Genç Kız Uyanıyor (Yaşanmış Hikâye)

Genç kız, uzun uzun çalan telefonun sesi ile uyandı. Bedeni yatağa âdeta yapışmıştı. "-Sabahın köründe kim bu arayan?!" diye söylenirken başucundaki saat 14: 30'u gösteriyordu. Gece ikide eve geldiğini hatırladı. Telefona yetişemedi. Aradan birkaç dakika geçince tekrar çalmaya başlayan telefon, iyice sinirlerini bozmuştu. Çantasında telefonu arıyor, ama bir türlü bulamıyordu. Çantasını önüne döktü. Telefonun onuncu defa çalışında ancak açabildi.
Ahizeden sadece çığlıklar ve ağıtlar duyuluyordu. Daha kimse konuşmadan önce, genç kız, tepeden tırnağa ürpermişti.
"-Alo, kimsiniz, kimsiniz?" diye sormaya başladı.
Karşı taraf biraz ağırdan alıyordu. Nihayet sesi duyuldu:
"-Alo, ben Reyhan."
"-Ne oldu Reyhan, neden ağlıyorsunuz?"
"-Âmine!.. Dün akşam, dün akşam Füsun trafik kazası geçirmiş. Şimdi ölüm haberini aldık. Hemen gel!.."
Şimdi şaşırma sırası Âmine'ye gelmişti. Karşı taraf telefonu kapatmış, Âmine, telefon elinde donakalmıştı. Daha dün gece birlikteydik, diye düşündü. Yedik, içtik, eğlendik, sinemaya gittik. Ne kadar güzel bir gece geçirdik, hep birlikte... Dün kanlı canlı olan kız, şimdi ölmüştü, öyle mi?! Aklı bir türlü almadı.
"-Ölmüş olamaz!.." dedi, bir anda... "Ölmüş olamaz, daha 19 yaşındaydı. Hem ölüm ona yakışmaz ki!.."
Neden sonra kendine geldi, toparlandı. Hemen üstünü giydi, çantasını yerleştirdi ve yola çıktı. Füsunların evine gidiyordu. Herhalde bütün arkadaşlarına haber vermiş olmalıydılar. Aceleyle bir taksiye bindi ve kısa zamanda cenaze evine ulaştı. Şimdiye kadar koştura koştura gelen ayakları, nedense binanın önüne geldiğinde adeta yere çakılı kalmıştı. Bir türlü ayağını kaldıracak güç ve cesaret bulamıyordu. Orada Füsun'un cesedi ile karşılaşmak korkusu içten içe kendisini kemiriyordu. Aslında tam olarak dile getiremese de, ona ürkütücü gelen, ölümün bu kadar yakınına kadar gelmiş olmasıydı.
Cenâze evinden yükselen ağıtlar, daha apartmanın girişinden duyuluyordu. Kendine biraz cesaret telkin etti, ben, Füsun'un bunca yıllık arkadaşıyım. Onu, ölümün kollarında yalnız bırakmamalıyım, dedi ve yavaş yavaş merdivenleri çıktı. Zile bastı. Kapı açıldığında, içerideki mâtem havası âdeta dışarıya taştı. Ağlayanlar, sızlayanlar, feryatlar, ağıtlar... Birbirinin omzuna yaslanıp gözyaşlı dökenler, ne yapacağını bilmez şekilde çaresizce bir köşeye büzülmüş olanlar... Genç kızlar bir araya toplanmıştı. Hiçbirinin ağzını bıçak açmıyordu. Daha dün gece bir aradaydılar. En genç ve en alımlı olanlarıydı Füsun... Gülücükleriyle, esprileriyle neşe saçıyordu, arkadaş grubuna... Ama şimdi, üstüne beyaz bir örtü örtülmüş ve öylece, kaskatı bekliyordu. Annesi feryadı, bütün duvarlarda çınlıyordu:
"-Gelinlik giyecekken kefen mi giydin?! Kalk, bu elbise sana hiç yakışmadı... Gençliğine yazık oldu, güzelliğine yazık oldu!.."
Bir müddet sonra âilenin erkekleri geldi ve Füsun, tabuta yerleştirilerek evden çıkartıldı. Tabut, cenâze arabasına kadar omuzlarda kaya kaya gitti. Cenâze, câmiye götürülecekti. Ezan okunana kadar bir saat kadar zaman vardı. Bu yüzden Mevlid okutmak için bir hocahanım çağırmışlardı.
Âmine, iyice kenara büzülmüş, dün geceden beri olup bitenleri zihninden süzüp duruyordu. O bambaşka bir âleme dalmıştı. Ne kapının çaldığını, ne de gelen hocahanımın sohbete başlamasını hiç fark etmedi. Hocahanım, Mevlid okumak için getirilmişti, ama Mevlid'e başlamadan kısa bir sohbet yapmak istediğini söylemiş, sonra da Kur'ân-ı Kerim okumaya başlamıştı.
Âmine, Kur'ân okuyuşunu duyana kadar kendi dünyasına dalıp gitmişti. Hocahanımın okuyuşunu dinledikçe ruhu biraz tesellî buldu, ama içinde fırtınalar kopuyordu. İçten içe bir isyan büyüyordu; gençti, güzeldi, hayatının baharındaydı, neden öldü, başka kimse yok muydu? Daha gençti, çok güzeldi. Beraberce geçirecekleri daha çok günleri vardı. Neden, neden? Bir türlü bu sorulara cevap veremiyordu. Düşünmekten başı ağrımaya başladı. |
|
 |
|
 |
|