Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cen.net cafe  (Okunma Sayısı 978 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
zeyneb ebrar
σиυя üуєѕι
****


Sen zehri şeker,şekeri zehr ediyorsun..ETME..!

Puan: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2645
Üye ID: 19

Nerden: nereye?


« : 13 Temmuz 2008, 13:10:29 »

mutlaka okuyun derim uzun ama bir bakıyorsunuz bitmiş.. Smiley


Cami imamı Abdullah hoca , resmi işlerini yaptırmak için nufus müdürlüğüne gider.

Kendisinden TC kimlik numarası istenince, en yakıninternet- cafenin yolunu tutmak zorunda kalır.
Cafenin kapısından girerken levhada yazılı isim 'fesuphânallah' lar,estagfirulla h'lar cektirir hoca efendiye, hem de peşpeşe:

CEN.NET CAFE
Cafe işleten delıkanlıya:
- Evlâdım T.C. kimlik numarası istediler benden, yardımcı olabilir misin?
- Tabi amcacım, siz şuraya oturun, şu işimi hemen bitirip sizinle ilgilenirim.

Abdullah hoca başlar beklemeye. Boylelikle bulundugu mekânı inceleme fırsatı da geçer eline.
Demek ki gençlerin girip bir türlü çıkmak bilmedikleri, internet-cafe denilen yer burasıdır.

Gözüne takılan her detaydan rahatsız olarak, huzursuz bakışlarla etrafını süzer durur.
Evin bodrumunda kurduğu fare tuzakları gelir aklına. Küçücük bir peynire tutsak olan fareler nasıl kapandan cikamiyorlarsa, ayrı telden ayrı telden oyunlara yakalanan gençlerin de buradan çıkamadıklarını düşünür. Bir 'fesuphanallah'
Bir 'fesuphânallah' daha çeker ve:
- Ähir zaman fitneleri işte canım, der kendi kendine

Hoca efendinin huzursuz olduğunu fark eden delikanlı hemen bir çay söyleyince, kendisine ikram edilmesinden memnun olur.
En azından bu da bir hürmet ifadesidir. 'Aferin' derken içinden, hayflanır, istemeden:
- Yazık oluyor bu gençlere, hayatlarını heder ediyorlar.

Boşa hayıflanmanın, vah vah demenin, bir faydası olmayacağını bildiği için, delikanlıyla hasbihal etmeye karar verir:
- Delikanlı sana bir ş ey soracağım ama bilmem ne düşünürsün?
- Buyurun amca, ne soracaktınız?
- Sen ALLAH'i bilir misin?

Birbirine girmiş, hiçbir şekle benzetemediği joleli saçları, her baktığında bir 'fesuphanallah' daha çektiği sakal şekliyle
bu delikanlıdan aldığı cevap, hoca efendiyi pek şaşırtır.
Cafeyi işleten delikanlı gülümseyen gözlerle bakarak:
- Kul, kendisini yoktan var edip hayat bahşeden, düşünecek akıl, görecek göz veren Rabbini nasıl bilmez amca?

Hayretle sormaktan alamaz kendisini:
- Biliyor musun? Peki neyle biliyorsun ALLAH'ı, bana bir anlatır mısın?

Delikanlı eliyle cafedeki bilgisayarları göstererek cevap verir:
- Bu bilgisayar ile biliyorum amca.
- Bunlarla mı? Pek anlayamadım.
- Bu bilgisayarları n varlığı benim nazarımda ALLAH'ın varlığının en açık delillerinden biridir.
Bilgisayar kullananlar gayet iyi bilirler amca,böyle bir makine, ancak bir mühendis ve üstün bir teknol oji ile var olabilir.
Ateistin en önde gidenine sorsan, bu zımbırtının tesadüf eseri oluşmayacağını,
mutlaka birisi tarafindan yapılmış olduğunu söyler sana.
Meselâ Darwin kalkıp dirilse, şu laptopu göstersen, desen ki:
'Bu Älet, şu hesap makinesinin tesadüfler zinciriyle evrimleşmiş hâlidir.'
Darwin bile 'çüş lan deve' der.

Abdullah Hoca delikanlının anlattıklarından hoşlanmıştır. Keyiflenir:
- Bilgisayarın kendiliğinden yapıldığını kabul etmeyen adam , onu yapan insanın yaratılmış olduğuna gelince
kıvırıveriyor değil mi evlâdım?

- Bak amca, burada 20 tane bilgisayar var, bunlar bir sistemle birbirine bağlı, hepsi bir program tarafından idare ediliyor.
Bu sistemi ben kurdum, burayı ben çekip çeviriyorum. Buradaki düzen benden sorulur;
Yani bir anlamda da farzi muhal buranın tanrısı benim.

Bazen oy un oynayıp, interneti kullanıp para ödemeden sıvışmaya kalkanlar oluyor.
Hemen yakaliyorum onları. 'Gel bakalım! Nereye gidiyorsunuz böyle?
Buranın nimetlerinden faydalanıp başıboş bırakılacağınızı mı zannettiniz?
'Paramız yok abi! ' derlerse; 'Yok öyle yağma! ' deyip cezalandırıyorum.
Internet-cafeyi temizletiyorum: paspas yapıyorlar, camları silip tuvaleti temizlettiriyorum.

Bir saat oyunun, internetin bedeli olur, bunun hesabı sorulur da, sayısız nimetlerle dolu koca bir ömrün hesabını sormazlar mı insana?
Bir cafenin bile işlerini düzenleyen, tertip eden biri varken, koca kâinatı kusursuz işleyen bu sisteminin bir kurucusu olmaz mı?
Olmaz diyenin ahmaklığını bütün noterler tasdik etmez mi?

- Vallahi evlâdım pek takdir ettim seni. Peki ALLAH'ı nasıl bilirsin, neye benzetirsin?
-Ben ALLAH'ı hiçbir şeye benz etmeden bilirim amca.

- Bunun böyle olacağını nasıl bildin evlâdım? Delikanlı eliyle bilgisayarları işaret etti:
- Yine bunlar sağ olsun. Bu bilgisayarları yapan mühendisler başka, bilgisayarlar başkadır. Birbirlerine benzemezler.
Programı yazan insan başkadır, ortaya konulan program ise bambaşka.
Bilgisayarda yüklenmiş bilgiler vardır, fakat benim bilmem yine başkadır.
Kamerası vardır, ses düzeni vardiır, ama benim gözlerim ve duyup konuşmam farklıdır.

Abdullah amca çocuğun feraset ve anlayışını çok beğenmişti.
Sorduğu sorulara aldığı cevaplar, gayet mantıklıydı ve berrak bir imana işaret ediyordu.
Aslında buradaki işi bitmiş, kimlik numarasını çoktan almıştı; ama muhabbete devam etmek istedi.

- Peki varlığına inandığın Rabbin için ne yapman gerektiğine dair ne biliyorsun?
&nbs p; - Ne yapmam gerektiğini biliyorum amca, fakat ne kadarını yapabildiğim hususunda kendimi yeterli görmüyorum.
- Ne bildiğini söylersen, neler yapabileceğine dair yardımcı olabilirim belki evlâdım.
- Neler yapmam gerektiğine dair şuradan biliyorum amca:
Öncelikle, Rabbim bana bir gönül vermiş. Kendisini bilmeyi nasip edip muhabbetini gönlüme yerleştirmiş.
Ben de gönlümde sadece O'na ve sevdiklerine yer vermeliyim,
O'nun istemeyeceği şeyleri gönlümden uzak tutmalıyım.

İkinci olarak bana verdiği dili razı olmayacağı sözlerden korumalıyım. Her zaman O'nu soylemeli, O'nu anlatmalıyım.
Son olarak bana verdiği bu bedeni onun razı olacağı şekilde kullanmalı, bir gün toprak olacak vücudumu
O'nun yolunda eskitmeliyim. Benim bildigim bundan ibaret.|

- Ee evlâdım daha ne yapacaksın, başka bir şey kalmadı ki!
- Efendim yapmalıyım, etmeliyim diyorum ama, bal demekle ağız tatlanmıyor ki!
Gidilecek yolu bilmek ayrı, usuluyle yolda yürüyebilmek apayrı bir şey|
Yine bilgisayar tabirleriyle söylemek gerekirse,
Şeytan denilen melun HACKER, benim sistemimde ki NEFS virusunu aktif hale getiriyor.
Üstesinden gelebilene aşk olsun. Etkili bir antivirus programı bulmam lazım belki de..

- Ben biliyorum, dedi Abdullah Hoca ve ekledi: NAMAZ
- Eveeet amca, NAMAZ anti-virus programlarından birisidir. Hayat sistemine kurup, gunde beş kere da bağlanırız
Böylece sürekli güncellenir.
Logged

İlahi, senin rahmetin sığınağımdır!
Ve alemlere rahmet olan, sevgili resulün
Senin rahmetine yetişmek için vesilemdir..

Said Nursi
ebu basir
σиυя üуєѕι
****


Puan: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 601
Üye ID: 1848

Nerden:


« Yanıtla #1 : 13 Temmuz 2008, 14:48:34 »

ALLAH razı olsun çok güzel bir paylaşımdı..

İyi güzel cevaplamışsın hocam da bizde ki bu antivirüsler pek işlev görmüyor ne olacak böyle Huh?

Elbette bununda cevabı hazır ama içinde yaşadığımız bu kapitalist düzenin dönen çarkının bir dişlisi olmaktan kurtulduğumuz zaman antivirüs virüslere karşı etkili olabilir, ancak bunun için bedeller ödemek gerekir ki ne yazıkki o bedeli ödeyecek çok az insan var...
Logged
sarsıntı
тє¢яüвєℓι üує
**



Puan: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 280
Üye ID: 1580

Nerden:


« Yanıtla #2 : 14 Temmuz 2008, 10:26:02 »

bu hikayeyi sevdim ,zaten ben biliyordum internet cafecilerin böle iyi olduklarını  Cool

teşşekür ederiz...
Logged

zeyneb ebrar
σиυя üуєѕι
****


Sen zehri şeker,şekeri zehr ediyorsun..ETME..!

Puan: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2645
Üye ID: 19

Nerden: nereye?


« Yanıtla #3 : 17 Temmuz 2008, 21:05:43 »

açıkçası internet cafe işleten birinden bunlar duymak beni şaşırttı bir o kadarda sevindirdi..okuduğnuz için teşekkürler..
Logged

İlahi, senin rahmetin sığınağımdır!
Ve alemlere rahmet olan, sevgili resulün
Senin rahmetine yetişmek için vesilemdir..

Said Nursi
ey_acı_senı_unutmadık
σиυя üуєѕι
****


şüphesiz en doğru söz ALLAHın kıtabıdır

Puan: 86
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1994
Üye ID: 2090

Nerden:


« Yanıtla #4 : 07 Ağustos 2008, 11:59:23 »

ALLAH razı olsun  cok guezl bır paylaşım  ins her kes ıntr alemı rahmanı kullanır esselam
Logged

kur,an kardeşliği salih bir ameldir
     ümmet olmanın fidesi kur,an kardeşliğidir
zeyneb ebrar
σиυя üуєѕι
****


Sen zehri şeker,şekeri zehr ediyorsun..ETME..!

Puan: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2645
Üye ID: 19

Nerden: nereye?


« Yanıtla #5 : 07 Ağustos 2008, 12:29:58 »

inş kardeşim..ALLAH cc hepimizden razı olsun..
Logged

İlahi, senin rahmetin sığınağımdır!
Ve alemlere rahmet olan, sevgili resulün
Senin rahmetine yetişmek için vesilemdir..

Said Nursi
zinnureyn
уєиι üує
*



Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7
Üye ID: 3721

Nerden:


« Yanıtla #6 : 09 Ekim 2009, 21:38:20 »

Cafe yöneticisin yaptığı benzetmeler süper,şaşırdım doğrusu inş bu hikayeden etkilenip hidayete kavuşan kişiler olur.ALLAH hepinizden razı olsun...
Logged

''SONUNU DÜŞÜNEN KAHRAMAN OLAMAZ''
                                   
                                      İMAM ŞAMİL
katre
σиυя üуєѕι
****


RABBİM SANADIR ŞÜKÜR.ayırma yolundan beni.

Puan: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3170
Üye ID: 78

Nerden: UZAKTA KALDIGIM YERLERDEN


« Yanıtla #7 : 09 Ekim 2009, 22:36:57 »

bu hikayeyi sevdim ,zaten ben biliyordum internet cafecilerin böle iyi olduklarını  Cool

teşşekür ederiz...




........kardeşim benim......hikayedeki cafe işletmecisi tanıdıkmı ne  Smiley   
Logged

Uzayıp giden bir sızı halini alınca bu sessizlik bir çocuk ağlamaya başlar buğulanmış kalplerde. Kırılgan zamanların yitik merhametiyle yüreklerde büyüttüğü bir yerdir o çocuk.
Adı: Zulümdür... Adı: Gözyaşı... Adı: Çaresizlik...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: