Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: BUNLARA RAĞMEN İSLÂM DEVLETİNİN KURULMASI MÜMKÜN MÜDÜR?  (Okunma Sayısı 44 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
EBU CENDEL AMEDİ
üѕтα∂
*****


Puan: 66
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2328
Üye ID: 5033

Nerden:


« : 28 Ocak 2012, 14:54:17 »

Günümüzde bir çok müslümanın zihni-ni meşgul eden, karamsarlığa ve yanılgıya sebeb veren bir çok yanlış ve bozuk fikirlere sahiptir.

Bir çok müslüman, zaman değişti, araçlar gereçler gelişti ve insanlar başkalaştı. Şimdiki asır deve, at ve katır çağı değildir. Şimdiki zaman kılıç, ok ve kalkan kullanma zamanıda değildir. Teknoloji, sanayi ve silah gelişti. Nükleer başlıklı füzeler, atom bom-baları, modern silahlar icad edildi. Bu ne-denle İslam  devletini kurmak mümkün değildir.

Bir kısım insanlar derlerki, şeriat bu asırda uygulanamaz. Onun zamanı geçti diyerek yukarıdaki sebepleri gösterirler. Şimdiki asır demokratik kuruluşların döne-midir, kanunlar geliştirildi. İslam’a bunlar uyarlanmaz. Çok sorun var, İslam onları tedavi edemez. Şeriatta öye çözüm yoktur. Hatta, aşırıya gidenler var. İslam çöl kanu-nudur iddiasında bulunurlar. Medeni hayata onu uygulamak mümkün değildir. Bir kısım derki, İslam devleti kurmak ütopya, hayaldir. Bununla uğraşanlar hayalcidirler.

Bir kısım müslümanlar derlerki İslam devleti bu asırda kurmak pek zordur. Çünkü, Amerika ve Avrupa gibi büyük devletler onun kurulmasını engeller. O kurulur kurul-maz ona saldırırlar ve yok ederler. İslam dünyasındaki kurulu olan rejimler, yöneti-ciler, istihbarat ve emniyet güçleri bu devleti kurmak isteyenleri ezerler. Bunlara dersen; peki ne yapalım, yatalım mı? Cevapları şöyledir: “ALLAH’u alem (ALLAH daha iyi bilir) ALLAH’a havale edelim” “Mehdi gelecek onun mucizesiyle kurulacaktır.” “Zaten kıyamet günü yaklaştı. Bununla uğraşmaya luzum yoktur.” “Bu yüzlerce seneye muhtaçtır. Yeni nesilleri ve çocukları yetiş-tirmekle meşgul olalım.” derler

Bir kısım müslümanlar ve bir takım insanlar müslümanlar ve İslam cemaatları bir devleti yürütmek için hazır değildir. Bir haftalık radyo veya televizyon proğramı çizemezler, kadıları ve hakimleri yoktur. Kimi yargıç tayin edeceksin, kaç kişiniz hazır bu işe?! Öyleyse kadro hazırlamak lazımdır. Bilginleriniz ve alimleriniz yoktur. Sanayi ve teknoloji devrimi gerçekleştire-mezsiniz. Batı’ya dayalı kalacaksınız. Bir takım İslam düşmanı şunu eklerler: “Müslü-manlar ancak savaşı ve kan dökmeyi bece-rirler, bir devleti idare etmeyi beceremezler. İşte Afganistan bir örnektir.

İslam Hilafet devletini kurmak için çalışanlara karşı bu tür insanlar bu tür itirazlarıyla beraber ortaya çıkarlar. Faaliyet gösterenlerin azimlerini ve şevklerini kırmak isterler. Onların himmetlerini ve morallerini bozmakta isterler. Onların sahih ve samimi iradelerini zedelemek ve zayıflatmak ister-ler. Çünkü, onlar çalışmıyorlar veya çalış-mak istemiyorlar. Ya rejimlerden korktukları için yada fedakarlık göstermek istemedik-lerinden böyle yüzeysel laflar atıp geçerler. Bir kısım insanlar şeriat düzenine inanma-dıkları ve laik rejime veya sosyalizme inandıkları için söylerler.

Bir kısım müslümanlar ve insanlar: İslam cemaatlarına bakın hepsi birbirine düştüler, birbirinin düşmanıdır. Hangisine inanayım? derler. Veya bütün bu cemaatler çıkarcıdır, hiç birisi ALLAH için çalışmıyor. Bir kısım insanlar derki: “Bütün bu cemaat-lara girdik ve onlardan çıktık, hepsi boştur. Bunlar mı İslam devletini kuracaklar? Baş-kaları şunu derler: “Bunlarda islam devleti kurmak için proğram yoktur. Bunlarda bir tasarı yoktur. Anayasa tasarıları yoktur. Devlet sisteminin kanunlarını hazırlama-dılar. Hatta bilmezler.”

Bütün bu olumsuz, çürük ve basit iddiaları gerek kasdi gerekse bilgisiz ve fikirsizlikten dolayı söyleyen ve savunan insanlara hakikatları şöyle sıralayabiliriz. İsam araçların gereçlerin ve aletlerin geliş-mesini istiyor. Kur-anı Kerimde Casiye süresinin 12’nci ayette gemiler denizde yürüsün diye ALLAH bize denizleri boyun eğdirdi ve bu sûrenin 13’üncü ve Lokman süresinin 20’inci ayetinde göllerde ve yeryü-zünde ne varsa ALLAH bize boyun eğdirdiğini açıklıyor. Bunun manası; denizleri, gökleri, yeryüzünü ve içinde bulunanlardan istedi-ğimiz şekilde yararlanmak ve kullanmak. Lokman 20, Fatır 13 ve İbrahim 33 ve diğer başka sûrelere bakın. Aynı anda, bunları ve kanunları keşfetmek için ilmi öğretmeyi farz kıldı. Bu nedenle müslümanlar, bu ayetleri ve bunlarla ilgili hadisleri anlayarak ilmi keşifleri gerçekleştirdiler. Her alanda gelişmislerdi. Enfal sûresi 60’ıncı ayette ALLAH (cc) düşmanı korkutmak için ne kadar kuvvet hazırlayabilirsek hazırlamamızı isti-yor. Bunun manası, silahı geliştirmektir. Bu nedenle, Resulullah (sav) döneminden beri müslümanlar silahı geliştirmeye başlamış-lardı. Hatta, Avrupa topun icadını kabul etmediler, müslümanlar kabul edip Bizanslı-ların başkenti olan Kostantin şehri olan İstanbul’u bu yeni icad ile surları bombala-yıp fethettiler. Nahl sûresinde 8’inci ayette atları, katırları ve eşekleri birer araçlar olarak ALLAH bize yaratırken ilerde bilmedi-ğimiz araçlar yaratacağını bildirmiştir.

Bu nedenle, şer-i hükümler çerçevesin-de bütün mevcut olan araçları kullanacağız ve daha güzelini imal edeceğiz ve daha güçlülerini ve aktiflerini icad edeceğiz. Teknolojiyi geliştireceğiz. Bilginleri yetişti-recek bilgimiz mevcut ve istediğimiz bilginleride dışardan parayla getirebiliriz. Ham maddeler bizde çoktur, parada çoktur. İş gücü olarak bir hayli iş gücüne sahibiz. Bu nedenle diğer ilerlemiş devletleri geride bırakarak onları geçeceğiz. Bu nedenle, İslam devletini kurmak ve onu geliştirmek mümkündür.

Asrın sorunlarına gelince; İslam’da ictihad farzı kifayedir. Bir ve birkaç müctehidin bulunması gerekir. Ne sorun doğarsa doğsun, müctehid bu sorunu inceler onunla ilgili ayetleri ve hadisleri araştırır, sorunla ilgili mana veya illet bulur, bu şekilde hüküm verir. Çünkü, insanın sorunları içgüdüleri ve uzvi ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır. İslam bunlarla ilgili genel ve detaylı fikirler gösterdi. Ancak araçlar ve şekiller değişir. Bu nedenle, bu asırda İslam uygulanır ve bütün dünya sorunlarını çözer. Buna göre İslam devletini kurmak ve yürütmek mümkündür.

Her devlet bir fikre dayalı olarak kurulur. Resulullah (sav) ve sahabeler İslam fikrini yayınca Medine’deki insanlar iman edip oradaki kuvvet ehlinin yardımıyla İslam devletini kurabildiler. Oysa, daha önce ne İslam vardı ne müslüman ve nede İslam devleti vardı. Halbuki şu anda İslam fikri ve ümmeti vardır. 76 sene önce İslam devleti vardı. Bu fikir bir hizb tarafından diriltilip kavratılırsa ve yayılırsa ümmet ona sahip çıkar. Çünkü, İslam ümmeti buna inanır, ümmetin kuvvet ehli bunu benimserse o zaman devlet kurulur. Bu sebeple devletin kuruluşu mümkündür. Hayal veya ütopya değildir. Zaten, bu devlet kurulmak üzeredir. Ancak kafir güçler ve ajanları müslümanları ezmekle ve maddi güçleriyle, değişik saptır-ma yollarıyla onun kuruluşunu engellemeye çalışıyorlar. Bu belli zamana kadar geçerli olur. Fakat, müslümanlar dayandıkça, fikri ve siyasi mücadelelerini sürdürdükçe maddi imkanlar, ümmetin gücünü kazanır ve ALLAH’ın yardımı ile o devleti kurarlar. Şu unutulmamalıdır ki, sebatlılık gösterip mücadele verenlere zaferle ilgili ALLAH’ın sözü vardır. Ona tevekkül ve dayanmak çok önemlidir. Kapitalistler ve komünistler gibi bâtıl fikre dayandıkları hade devletlerini kurabildiler. Oysa ki, ALLAH’a inanıp dayanan doğru ve hak fikre sahip olan müslümanlarmı devletlerini kuramıyacak-lar?! Sadece mücadele süresi kısa olabilir veya uzayabilir. Ama nihayet zaferi kazanıp İslam devletini kuracaklar. Ancak, yüzeysel düşünenler, azimkar olmayanlar, iradeleri zayıf olanlar veya ufukları dar olanlar İslam devletinin kuruluşuna hayal, ütopya diyebilir. Kafir güçler bunu söyleyemiyorlar. Tersine bu devletin kuruluşunu gerçekleşe-bilir olarak görüyorlar. Fakat onun kuruluşu-nu engellemeye çalışıyorlar. İstihbarat ve emniyet güçleriyle, ajanlarının güçleriyle, bu tahakkuk edebilecek devlete karşı mücadele ediyorlar.

Bunun kurulması zor diyenlere gelince, onlara derizki herşey zor görülebilir. İnsan için bir okulu bitirmek zordur, ama beş-altı sene sürekli ve ciddi şekilde çalışırsa onu başarır. Şu anda, İslam Devletinin kuruluşu zor görünüyor, çünkü çok engel var. Fakat, sürekli ve ciddi çalışmayla bu zorluk aşılır ve her iş kolaylaşır. Nitekim davetin iki merhalesi geçildi. Bunları geçmek zordu. Fakat, ALLAH’ın yardımıyla, ve sürekli ciddi çalışmayla başarıldı. Üçüncü merhale kaldı, o ise kuvvet ehli kazanıp istinat noktasına geçmektir. Bunu gerçekleştirmek için çok teşebbüsler oldu. ALLAH’ın izniyle bir gün olacaktır. Mehdi beklemek veya bir mucize beklemek söz konusu değildir. Çünkü, bu mümkündür. İnsanın gücü dahilindedir. Bu mücadele sürdürülürken çocuklarla ilgile-nilir ve onlar yetiştirilir. Buna karşı engel yoktur. Çocuklara bir şey vermek kolaydır. Ancak babaları ve anneleri veya devlet engel olmasın. Buna göre çocukları yetiştirme işi insanlara İslam devletinin fikrini kabul ettirdiğimiz zaman kolaylaşır. Zalim devlet-lere karşı mücadelemizi yoğunlaştırdıkca  kolaylaşır. Bir baba İslam devletinin kurulmasını kabul etmiyorsa çocuğunu İslam davetini yüklenenlere teslim etmez.

İslam cemaatları ne kadar değişik olursa olsun, aralarında ihtilaf olsa bile, bir kısmı çıkarcı olsa dahi İslam devletinin kuruluşunu engelleyemezler. Diğer engeller gibi oda aşılır. Ortada, en azından bir samimi ve ciddi hizbin bulunması yeter. Diğer cemaatlar basit meselelerle ve menfaatları temin etmek ile meşgul olurken,  samimi ve ciddi hareket büyük davalarını yaymak için mücadele verecektir. Nitekim, ümmet arasında en az bir hizb samimi ve ciddidir. Diğer cemaatlar ve rejimler karşı-sında durmasına rağmen dünya çapında yayılıyor ve güçleniyor.

Kadro yetiştirme meselesine gelelim

Davayı yüklenenler fikirlerini kavrar-larsa siyaseti çizebilirler ve devleti yürütebi-lirler. Nitekim, İslam devletini kurmak için mücadele eden hizb böyle insanları yetiştirir. Teknik ve uzmanlık işleri ise istedikleri kişiyi tayin edebilirler. Müslüman olmayan-lar dahi tayin edilir, onlar görevlendirilir. Onlara ücret vermekle her işi sizin için yaparlar. Siyaseti yürütenler ne yapmak istediklerini söylerler onu gerçekleştirirler. Misal olarak; radyo ve televizyon şöyle ve böyle proğram yapın dersin yaparlar ve yaptıklarını kontrol edersin. Kadılık gibi görevlere ise fıkhı anlayan müslümanları tayin edersin, onlara kanunları ve ana fikirleri gösterirsin. Onlar kadılık görevini güzelce yaparlar ve aynı anda yaptıklarını kontrol edersin. Devlet dairelerinde kafir olsa bile uzman ve ehil olanları tayin edersin, ana fikirleri ve talimatı, gösterirsin ve müfettişler yoluyla onları kontrol edersin. Şimdi ise İslam devletinin siyasetini yürütebilecek kimseler yetişti. O zaman İslam devletinin kurulması mümkündür.

Öteyanda, ciddi ve samimi hizbler, hem İslam devletinin anayasasını hazırladılar, hem devletin nizamını ve siyasetini çizdiler, vede proğramlar hazırlandı. Yönetim, iktisat, sosyal (ictimai) ve mâli sistemleri, ceza kanunlarıda hazırlandı. Dış, iç, ziraat, ticaret, sanayi, harbi ve öğrenim siyasetleri çizdilir. Bunları da kavradılar. O halde İslam devletinin kurulması mümkündür. Yeterki, azim, ciddiyet ve tam ihlas gösterilsin, zalimlerin zulümlerine ve insanların eziyetlerine karşı dayanılsın ve taviz vermeden bu fikir ve metod üzerine sebatlık gösterilsin. ALLAH’ın izniyle zafer yakındır. Zafer yakındır. Zafer yakındır.

 
esadmansur hilafet dergisi 122. sayı şubat 2000
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: