Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: BABAMA HASRET KALDIM...  (Okunma Sayısı 136 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Leşkere_Azadi
υѕтα üує
***


Özgürlüge sevdalandik delice..

Puan: 49
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 515
Üye ID: 5008

Nerden: ...


« : 31 Ekim 2011, 21:15:58 »

BABAMA HASRET KALDIM...
Boyasız evimizin sıvasız odasında zulüm akan dünyaya gözümü açtım.

21 yaşındaki babamın ilk çocuğuydum. Kulağıma ezan okuyan babam adımı Huseyn koydu. O Hz. Huseyn`in aşığıydı. Sevdalısıydı.  


Nerde Kerbela sözcüğü duysa nemlenirdi karagözleri. Ve sonra ben  merhamet çınarı olan annemin kollarında büyüdüm. Henüz bir yaşındayken  babam muhacir olmuş bilinmeyen bir yere hicret etmiş gitmişti. Onu  annemin dolabında kalan siyah beyaz fotoğrafından tanırdım. Herkes beni  babama çok benzetirdi. Ve ben bundan gurur duyardım.


Yedisine yeni  basmıştım annem köydeki okula kaydımı yaptı. Çatlamış  ellerimden tutup  pazara önlük almaya götürdü. İlk defa orda babasızlığın acı ızdırabını  çktim. Her tarafta çocuklar babalarıyla birlik ben ise çilenin izlerini  yüzünde taşıyan annemle birlikyeydim. Siyah önlüğümün üstüne beyaz bir  yaka taktıktan sonra ayağıma karalastik giyip evimizin yolunu tuttuk. O  akşam hem yarın okula başlayacağım için hem de babamı özlediğim için   gözlerime uyku girmiyordu.


Babamın bizi neden bırakıp gittiğini bir  türlü sorma cesaretini bulamıyordum kendimde. O akşam tüm cesaretimi  toplayıp anneme "Anne babam bizi neden bırakıp gitti" belki bu  soruyu yıllardır benden bekleyen annem hayretle yüzüme baktı. Saçlarımı  okşadı. Yanağımdan öptü. Kısık sesle "Oğlum" dedi "Senin  baban onurlu ve izzetliydi. Namazlarını dostdoğru kıllar müminleri  kardeş bilir, şeytan ve yandaşlarını düşman olark bilirdi.  O yüzden  düşmanlar babanı öldürmek istediler. Ve o da buralardan  göçüp gitti diğer müslüman kardeşleri gibi" Ben pek bir şey anlayamamıştım.  Ama babamın İslam yüzünden gittiğini anlamıştım.


O günden sonra hep  babamı annaeme sorardım. Neleri sevdiğini neleri sevmediğini. Babamı  taklit etmye başlamıştım. Annem "Baban bir gün gelir seni diğer  çocukların babaları gibi kucağına alır seninle oyunlar oynar" derdi.   Bir  kapkaranlık nisan gecesiydi. Hava yağmurlu  rüzgar olduğunca sert  esiyordu. Kapımız hızlı bir şekilde çalınmaya başladı. Annem o sırada  mutfakta  ben ise salonda babamın taklidini    yaparak namaz kılıyordum.  Namazı bırakıp hızla kapıya doğru koştum. Sürgüyü çektikten sonra yavaş  yavaş kapıyı açtım. Karşımda skallı, takkeli,uzun palto giymiş, gülen  dudakları arasında ışık saçan beyaz dişleri ve aslanmış gözleriyle beni  süzen bir adam duruyordu karşımda. Hiç korkmadım ben de onun yüzüne bakıp  gülümsedim. "Oğlum Huseynim" dedi "Beni tanıyamadın mı?”  Omuzlarımla beraber başımı kaldırarak  tanıyamadım der gibi yanlara doğru  salladım. O anda annem geldi yüreğinden çıkan bir sesle "MUHAMMED"  dedi ve durdu. O adam anneme baktı "AYŞE  ben geldim vefasızım"  Annem olduğu yerde donup kalmıştı. O adam eğildi benim yanaklarımdan öpüp  kucağına aldı. Göğsüne bastı. Ben de "Babam" dedim. Boynuna  sarıldım. Ayakkabılarını çıkartıp içeri girdi. Bir tarafta kucağında ben  bir tarafta yıllardır yanlız bıraktığı annemdeydi gözleri. Kucağından  atlayıp koştum. Annemin dolabını açtım. Babamın fotoğrafına baktım. Hiç  benzemiyordu. Bu fotoğrafta sakalları yoktu. Başında takesi de yoktu.  Yıllar ne kadar da değiştirmişti babamı. Aldım onu babamın yanına geldim "Sen yokken ben senin fotoğrafını öperdim" dedim. Babmın  gözlerinden yaşlar yuvarlana yuvarlana aktı. Beni bir daha kucağına  aldı. Sardı. Sarmaladı. Anneme "Ayşe" dedi "Fazla zamanım  yok gitmem gerek ben eve gelirken bakkal Ali beni gördü. Haber verir  karakola  onlar gelmeden benim gitmem gerek.” Annem "Bari bi çay  içip öyle git. Yıllardır yüzünü gördüğümüz yok” Dedi ben babamın  kucağından atlayıp gözlerin baktım. "Kim bize gelir kim?” dedim.  


Babam "Oğlum ben Huseynin askeriyim o yüzden  kaçak yaşıyorum  kendi öz yurdumda" dedi. Yine de bir şeyler anlamamıştım. Annem mutfağa  çay bırakmaya gitti. Ben babamın yüzüne bakıyordum. "Anelerin  yüzüne bakamak sevaptır” der efendimiz(s.a.v.)  . Ben o akşam babamın  yüzünde sevap arıyordum. Birazdan kalkıp gidecekti babam o yüzden gözümü  alamıyordum ondan. Hep babam gelsin de  birlikte oyunlar oynayalım  derdim. Ama ben o akşam oyunları unutmuştum. Bir yangın gibi içimde  yanıp tutuşan babasızlık o akşam son bulmuştu. Sabah kalkıp okula  koşacaktım arkadaşlarıma benim de sizlerin ki gibi  babam  var hemde  Ali`nin babası gibi sakallarıda var diyecektim. Babmın gözlerinde bu  hayallerle kaybolmuştum küçük yüreğimle.       Bir saat önce babamızı  getiren kapımız bir daha ses veriyordu. Bu sefer sesi acı acı  kulaklarımıza varıyordu. Bu sesle birlikte babamın damarlarında ki kan  beynine vurduğunu babamın yüzüne bakan herkes fark edebiliyordu. Annaem  tedirginleşti. Babam  elindeki çay bardağını bırakıp yavaş yavaş kapıya  doğru gitti. Annem ise yerinde kalmıştı. Sanki az sonra neler olup  biteceğini  biliyor gibiydi. Annemi gördüm göreli ilk defa bu akşam yüzü  gülüvermişti. İlk defa bu akşam çilenin izleri silinmişti  o nurlu  yüzünde. O kahrolası kapı sesi annemin yüzünü maziye döndürmüştü. Babam "Kim o" diye karşılık verdi o garip kapı sesine. Gelen  cevap "Muhammed yıllardır bizden kaçtın ama artık kaçış yok aç kapıyı  teslim ol." Babam bize döndü "Elveda" der gibiydi gözleri. Bize  cesaret vermek için yabancı yüzünde tebessüm meydana geldi. Yanıma geldi. Elimden tuttu bir diğer eliyle  annemin elinden tuttu. Bizi  mutfağa götürdü. "Siz burada bekleyin" dedi. Mutfağın kapısını  örtüp salona gitti. Ve kalın sesiyle "Ne istiyorsunuz benden, yıllardır  çektirdikkleriniz yetmiyor mu"? diye sitem etti. Dışardakiler "Aç  kapıyı teslim ol yoksa gerekeni yapmak zorunda kalırız" Babam "Sizlere teslim olup işkenceyle öleceğime onurumla çatışarak  ölmeyi tercih ederim" dedi. Bu sözler babamın dudaklarından bir ok gibi  çıkıp saplanmıştı rejim bekçilerin beyinlerine. İnsan seslreri yerini  kurşun seslerine bıraktı. Kudurmuş namlular susmak nedir bilmiyorlardı.  Evimiz ateş ablukasına alınmıştı. Babam ara sıra "Allahuekber"  diye bağırır elindeki tabancayla karşılık veriyordu. Annem beni sıkı  sıkı sarmış adeta vucudunu bana siper etmiş kalkan yapmıştı. Babmın  tekbir sesleri hala hayatta olduğunun habercisiydi. Annem salavatlar  getiriyor dualar ediyordu o her şeye kadir olan ALLAH`a. Bir ara babamın "Allaaaaaaaaaaah" diye  bağırdığını duydum. Annem babamın  vurulduğunu anlamıştı. Beni bırakıp kadın yüreğiyle salona doğru koştu.  Babam ona "Sen Huseyn`in yanına gitbeni bırak o şimdi korkar  diyordu." Annem "Olmaz Muhammed omuzun kanıyor bağlamadan gitmem  diyordu" Ben ise sıtma hastalığına yakalanmış gibi tir tir titriyordum.  Annem bir daha koşup yanıma geldi sıkı sıkı sardı beni "Oğlum  Huseynim korkma" dedi "Ben burdayım" Babamın "Allahuekber"  nidaları bir daha evimizi titretmeye başladı. Attığı her kurşun "Allahuekber" eşliğinde namluyu terk ediyordu. Çatışma  yaklaşık yarım saat boyunca devam etti. Ve sonra babmın sesi kesildi.  Bir süre sonra silah sesleride kesildi. Annem beni bırakıp babmın yanına  koştu . feryeatlar yükselmeye başladı delik deşiğe dönmüş salonumuzdan.  Dayanamadım annemim sesine emekleye emekleye salona gittim. Annem  babamın başını kucağına almış ağlıyordu. Kanlar babamın anlından olluk  olluk akıp yeşil olan kilimi kırmızıya boyalıyordu. Annemin "MUHAMMED" feryatlaeı hala kulağımda çınlıyor. Uzaktan annemi  seyre dalmıştım. Korkudan gözlerimden yaşlar akmıyordu ama yüreğim  kanıyordu. Silahlar bir daha kan kusmaya başladı  ve bir kurşun annemin  tam kalbine isabet etti. Annem bir çınar ağacının devrilmesi gibisağ  yanına düşüverdi. Annemin kalbinden akan kan babamın başından akan kanla  birleşerek kapıya doğru akıyordu. Kaçın zalimler kaçın. Kaçın tağuti  düzenin bekçileri kaçın  o kan sizi boğmaya geliyor. Zalimler kaçtılar  gittiler. Kırılmış penceremizden ve eleğe dönmüş  kapımızdan soğuk  rüzgar esiyordu. Üşüdüm. Anneme doğru emekleyerek gittim. Soğumuş ceseti  beni ısıtmıyordu artık. Kanlara bulandım durdum. Babmın alnındaki  kurşun yarasına baktım ürperdim. Annemin yüzüne baktım feryat ettim. Yardıma gelecek kimse yoktu.                Sabah kendimi babaannemin  kollarında buldum kendimi.  Ağlıyordu . Ağıtlar yakıyordu. "Oğlum     Muhammedim, yıkılsın Bingöl"  Zaten babam yokken babaannemden başkası  kapımızı çalmazdı sahip çıkmazdı. Korkuyordular rejim askerlerinden.  Anne ve babamı köyün mezarlığında   yan yana   defnettiler. Babamı  mezara indirirken kırmızıya boyanmış ak kefeni hala gözlerimin önünde.

Hadi İmamoğlu / doğruhaber
Logged

Ey özgürlük! Kırık kanatlı güzel kuşum! Keşke seni vahşet bekçilerinden,duvarları,sınırları,kaleleri ve zindanları yapanlardan kurtarabilseydim. Keşke kafesini kırıp seni sabahın temiz,bulutsuz ve tozsuz havasında uçurabilseydim. Fakat... Benim de ellerimi kırmışlar, dilimi kesmişler. Ayaklarıma zincir vurmuşlar ve gözlerimi bağlamışlar...
Leşkere_Azadi
υѕтα üує
***


Özgürlüge sevdalandik delice..

Puan: 49
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 515
Üye ID: 5008

Nerden: ...


« Yanıtla #1 : 31 Ekim 2011, 21:19:58 »

Ne kadar büyük bir acı..Sad rabbim sizleri firdevs cennetlerinse buluştursun..

Zalimler için yaşasın cehennem...

Huseynin askeri olmak ne güzel......
Logged

Ey özgürlük! Kırık kanatlı güzel kuşum! Keşke seni vahşet bekçilerinden,duvarları,sınırları,kaleleri ve zindanları yapanlardan kurtarabilseydim. Keşke kafesini kırıp seni sabahın temiz,bulutsuz ve tozsuz havasında uçurabilseydim. Fakat... Benim de ellerimi kırmışlar, dilimi kesmişler. Ayaklarıma zincir vurmuşlar ve gözlerimi bağlamışlar...
ewindaren_azadi
üѕтα∂
*****



Puan: 153
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3257
Üye ID: 5112

Nerden:


« Yanıtla #2 : 31 Ekim 2011, 22:32:50 »

Ne kadar büyük bir acı..Sad rabbim sizleri firdevs cennetlerinse buluştursun..

Zalimler için yaşasın cehennem...

Huseynin askeri olmak ne güzel......
Logged

[/img]
ewindaren_azadi
üѕтα∂
*****



Puan: 153
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3257
Üye ID: 5112

Nerden:


« Yanıtla #3 : 31 Ekim 2011, 22:33:09 »

Cry Cry Cry Cry

Logged

[/img]
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: