EBU CENDEL AMEDİ
üѕтα∂
   
Puan: 66
Çevrimdışı
Üye ID: 5033
Nerden:
|
 |
« : 22 Şubat 2011, 15:48:39 » |
|
 |
|
 |
 |
1978 Temmuzu'nda "İslam Devrimi"nin(!) ilanından sonra gerçek yüzünü ortaya koyan Kaddafi Sünneti inkar etmekle meşhurdur. Kaddafi'nin, Yeşil Kitabının İslam'la bağdaşmadığını söyleyen bir ulema grubu çıktı ortaya.
Fakat Kaddafi bu sefer derhal İslam'ın duyarlı olduğu noktalara saldırmaya başladı. İslam'ın temeli olan Sünnet, hadis, kıyas, icma ve Şer'iatın, gerçek İslam olmadığını, gerçek İslam'ın, sadece ALLAH'ın kelamı olan kutsal Kur'an'dan ibaret olduğunu iddia etmeye başladı. O'na göre, bunlar İslam'ın içerisinde var olduğu sürece de şirk unsurları taşıyacaklardı.
Hizb-ut Tahrir de Sünnet'in vahy olduğunu ispatlamak için Kaddafi'ye bir heyet gönderdi. Kaddafi ile heyet arasında 4 saat süren bir görüşme gerçekleşti. Toplantıda sunulan delilleri reddeden Kaddafi heyetteki dört kişiyi üniversite kampüslerinde astırdı. O gün hala bütün Müslümanlar tarafından bir kara gün olarak kabul edilmektedir.
Sömürgeci Batı, İslâmla savaşında kendi çocuklarıyla yetinmedi, söylediğini papağan gibi tekrarlayacak ve Batı iddialarını yayacak yolunu şaşırmış müslümanların bazı çocuklarını kendi tarafına çekmeye çalıştı ve başarılı oldu. Bunların bir kısmını iktidara ulaştırdı. Libya Albayı Kaddafi gibi. Bu Albay, on senedir Sünnete karşı düzenli kampanya yaparak saldırıyor. Kendi ceza evlerinde yatan Hilâfet Devleti kurmak için çalışan İslâmi bir Hizb'e mensub olan on üç kişiyi idam etti. Çünkü bu Hizb, Kaddafi sünneti inkâr edince onunla tartışmak için bir heyet gönderdi. Bu heyet, sünnetin doğru bir kaynak olduğunu ispatladığı gibi tefekkür, siyaset ve teşri (yasama) etmek için bir kaynak olduğunu ispatladı.
Sünnetle savaşmak ve onun hakkında şüphe, kuşku meydana getirilmek istenmesinin sebebi ve hedefi nedir? İslâm'ın Râsul'u Muhammed (s.a.v)'e vahyolunması hususu hakkında şüpheler ortaya atmanın sebebi nedir? Bu tür saldırılar ve kampanyalar niçin? Bazıları; sünneti neden bir 'içtihad' olarak göstermeye çalışıyor? Kaddafi'nin iddia ettiği gibi, Kur'an'ı korumak için sünneti reddettiğine dair bahaneler niçin? Halbuki kendisi Kur'an'ı yıkmak için sünneti inkar ettiğini biliyor.
Batı ve müsteşrikler, Müslümanların Kur'an'a güvenlerini sarsamadılar. Eskiden; münafıklar da sarsamamışlardı. Kur'an'a bir şey sokamadılar, böyle işlerde başarılı olamadılar. Herhangi bir ayetle oynayamadılar. Çünkü ALLAHû Teâlâ, Aziz Kitabında dediği gibi Kur'an'ı koruyacaktır. Şöyle buyurdu:
"Şüphesiz ki zikri (Kur'an'ı) Biz indirdik ve onun koruyucuları da gerçekten Biziz." (Hicr:9) ve gerçekten de onu korudu. Bunun için, Batı ve askerleri saldırılarını sünnete yöneltmeye ve yoğunlaştırmaya başladılar. Şüphe ve kuşkuyu meydana getirmeye çalıştılar. Bundan sonra Kur'an'ı yıkmaya çalışacaklar. Misal olarak, kendisini Râsul olarak tanıtıp iddia eden Raşid Halife önce sünnete dokunup onun hakkında şüpheleri meydana getirmeye çalıştı. Başta şöyle iddia etti; "sahih hadisler azdır, sayıları yüz taneyi geçmez" kampanyasını bunun üzerine yoğunlaştırdı. Bazı cahiller kendi tarafına çekilince sünneti tamamen reddetti ve ondan sonra Kur'an'a dokunmaya başladı. 19 sayısını ayetlerin doğruluğunu ispatlamak için kullanmaya başladı. Zira, bu sayıyı Kur'an'ın mucizesi olarak sayıp bu sayıya uymayan ayeti red ediyor, onları Kur'an'dan saymıyor. Kaddafi ise, sünnet hakkında şüphe ve kuşkuyu meydana getirmeye çalıştıktan sonra onu inkâr etti. Kur'an'a dokunmaya başladı; Arap milliyetçiliğini bir ölçü olarak kullanıp Kur'an'dan bazı kelimeleri kaldırmak istedi, bazı ayetleri te'vil etmeye (yanlış yorumlamaya) başladı.
Esad Mansur'un SÜNNETLE SAVAŞMANIN, ONUN HAKKINDA ŞÜPHE VE KUŞKU MEYDANA GETİRMENİN SIRRI yazısının tamamı için tıklayınız...
Not: Albay Kaddafi'ye sunulan kitabın İngilizcesini buradan indirebilirsiniz... alıntı |
|
 |
|
 |
|