Yahya Abbas Müsavi
уαя∂ıм¢ı уöиєтι¢ι
Puan: 280
Çevrimdışı
Üye ID: 30
Nerden:
|
 |
« : 08 Haziran 2011, 15:33:49 » |
|
 |
|
 |
 |
Ahmed-i Hani'nin torunları Zerdüşt olamaz! BDP ve terör örgütü yandaşlarından “Kürtlerin Zerdüşt olduğu” görüşü yükselirken, tarihi gerçekler “Ahmed-i Hani'nin torunları Zerdüşt olamaz” diyor. 
Hakkarili Kürt tarih ve edebiyatçı Ahmed-i Hani'nin eserlerinde Zerdüştlükten eser yok.
Ahmed-i Hani kim?
Ahmed-i Hanî, 17. Yüzyılın Sünnî İslam düşüncesine vakıf ve bu bilgisini halka mal etmek için eserler yazmış bir şahsiyettir
Ahmed-i Hanî 165-1707 yılları arasında yaşamıştır. Hanî, iyi bir medrese eğitimi aldıktan sonra İshak Paşa sarayında divan katipliği görevini ölünceye kadar sürdüren bir Osmanlı bürokratıdır.
Hanî, bürokrat kişiliğinin yanı sıra dini ve edebî eserler de veren inançlı bir Müslüman'dır.
Türkçe de bilmekle beraber Ahmed-i Hanî, kitaplarını Kürtçe yazmıştır. Başta Divan olmak üzere, Nûbahar-ı Biçukan, Akîde-i Îman, Akîde-i İslam, Fî- Beyan-ı Erkan-ı İslam adlı dinî eserleri ve Mem u Zin adlı edebî-dinî bir mesnevisi vardır.
Nûbahar-ı Biçukan adlı eseri, Kürt çocuklarının İslamiyet'i öğrenmeleri için hazırlanmış bir Arapça-Kürtçe terimler sözlüğüdür.
Akîde-i Îman, Akîde-i İslam ve Fî- Beyan-ı Erkan-ı İslam adlı eserleri ise, İslamiyet'in muhtelif konularındaki görüşlerini açıkladığı Kürtçe eserlerdir.
Ahmed-i Hanî'ye şöhret kazandıran eseri ise, Mem u Zin adlı mesnevisidir. Hanî, bu mesnevisinde Mem ve Zin adlı iki gencin aşk hikayesini anlatır. Ancak, başta Leyla ile Mecnun mesnevisi olmak üzere, klasik mesnevilerin çoğunda olduğu gibi, Ahmed-i Hanî için, aşk hikayesi bir vasıtadır; asıl amacı ALLAH aşkını anlatmaktır.
Bütün klasik metinler gibi Hanî de eserine ALLAH'ın adını zikrederek başlar:
Ser-nameė name namė Ellah Bî-namė vî na-temam e vellah
(Kitabın baş yazısı ALLAH'ın adıdır Onun adı olmazsa vallahi kitap eksik demektir.)
Mem u Zin'in tamamına Sünnî akide sinmiştir; şair pek çok beyitte de ALLAH aşkını doğrudan işler.
Mem u Zin'de, Hz. Muhammed ile ilgili olarak da pek çok beyit vardır. Özellikle eserin Miraciye kısmında Hanî, Hz. Muhammed'in yer ve gök var olmadan bütün peygamlerlerin serveri olarak yaratıldığını; feleklerin yaratılma sebebinin Hz. Muhammed olduğunu; bütün meleklerin O'na secde ettiğini; alemlere rahmet olarak gönderildiği söylendikten sonra; O'nun gelişiyle tüm din ve milliyetlerin ortadan kalktığını söyler ve müjdeci olarak gelen Hz. Muhammed'in ateşperestlerin mabetlerinin yıkıldığını şöyle söyler:
Mensûh kirin vi dîn u millet Me'lûl kirin ‘elîl u ‘illet But-hane biagirî dişuştin Âteş-gede cumlekî ve kuştin
(Tüm dinleri ve milliyetleri yok saydı, Tüm hastalık ve hastaları yok etti. Puthaneleri ateşle yıkardı. Bütün ateşperestlerin (Zerdüştîlerin) tapınaklarını yok etti.)
Özellikle ikinci olarak verdiğimiz beyitte, Ahmed-i Hanî, “ateşgede” kelimesiyle Zerdüştlüğü ifade etmiştir. Bilindiği gibi Zerdüştlük inancına göre, ateş kutsaldı ve ona tapınılırdı. Hz. Muhammed dünyaya geldiğinde gerçekleşen mucizelerden biri de Zerdüşt tapınaklarındaki ateşin sönmesidir. Ahmed-i Hani, bu beytinde bu olaya dikkat çekmektedir.
Mem u Zin adlı mesnevisinde, tasavvuf geleneğindeki “fenafillah, bekabillah” anlayışını da nakış nakış işleyen Ahmed-i Hani'nin, diğer eserlerinden ve yukarıdaki beyitlerinden de anlaşılacağı üzere, Zerdüştlükle, Mecusîlikle uzaktan yakından alakası yoktur.
Ahmed-i Hanî, 17. Yüzyılın Sünnî İslam düşüncesine vakıf ve bu bilgisini halka mal etmek için eserler yazmış bir şahsiyettir.
Yine "Kelimatü'l-Kısar müellifi ve Miladi 1010 yılında vefat eden şair Baba Tahir Üryan'ın eserlerinde; 1570-1640 yılları arsında yaşayan şair Melaye Ciziri'nin divanında ve 1590-1660 yılları arasında yaşayan Fekiye Teyran'ın şiirlerinde de Zerdüştlükten eser yoktur.
Bu şahsiyetler de sünni İslam akidelerine uygun şiirler yazmış ve hatta Sünni İslam propagandası yapmışlardır.
Habervaktim.com
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra'nın tutumuna, servet peşinde koşmanız, Karun'un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe'nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. ALLAH için söyleyin bana, MUHAMMEDi'den olanlar nerede?[/co
|
|
|